Kasım 2008

Ö T E S İ

 

22.10.2017 



2008 | 2007 | 2006 | 2005 | 2004 | 2003 | 2002


ARŞİV : Nisan - 2006

 
 

Köşe Yazıları


Kuşbakışı :  Kadının sesi -  Şahin Zenginal
Türkiye yıllardır başörtüsü ve türban sorunu ile boğuşuyor. Başörtüsü ve türban sorunu diyorum. Çünkü inananların başörtüsü, başka bir deyişle başlarını örtmek gibi bir sorunu var, karşı çıkanların da türban sorunu var… Karşı çıkanlara göre başörtüsü ve türban aynı şey değil; türban siyasî bir simge! Öyle diyorlar ama türban ile başörtüsü arasındaki farkın ne olduğunu da bilmiyorlar.
()
Tutanak :  Kalk oğlum güreşelim -  Hüseyin Özbek
Babam benimle güreşir, yalancıktan yenilirdi. Yaşıtlarımla güreşip yendiğimde gözlerinin içi gülerdi, başkalarının anlayamayacağı övüncünü sezerdim. Öyle ya oğlu da sıraya karışıyordu. Pehlivanlığını uslulardan dinlediğimiz köylümüz Kara Ahmet Cumhuriyet ve 23 Nisan şenliklerinde ilçede düzenlenen güreşlerin değişmez cazgırıydı. Pehlivanları eleştirip salavatlarken söylediği sözlerin bir çoğu hâlâ kulağımdadır.
()
TeknoVizyon :  Uluslararası Ar-Ge Arenasında Türkiye Nerede, Nereye Gitmeli? -  Nilüfer Yalçın
Bir ülkede bilim ve teknolojiye verilen önem ve gelişmişliğin ölçüsü olarak, Ar-Ge harcamalarına ayrılan kaynağın, GSYİH içindeki payı alınır. Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payı yüzde 2’den fazla ise o ülkeler gelişmiş ülke sayılırlar. Teknolojik gelişme küresel bir boyut kazanmış olsa da, teknolojik gelişmeler yaklaşık 15–20 kadar gelişmiş ülkenin tekelinde bulunmaktadır.
()
Gerçek :  Mülkün Temeli -  Özdemir Özsoy
Bir devlet, milleti için var olduğunun idrakinde değilse kendi bünyesinde kanun dışı kişileri, kanun üstü kurumları barındırabilir. Öyle bir mekanizma mafyanın, çetelerin üremesine zemin hazırlar. Devletin teşkilatında sık sık değişiklikler yaparak bir deneme politikası yürütmek isteyenler, o devletin zayıf düşmesine de yol açabilirler. Yeni türeyen kurumlar, gücünü özerklik kavramından aldıkları için birbirine yabancılaşmaları belirgin hale gelir.
()
Aykırı Bakış :  Demokrasi-Yerli humanizma-Yeniden yapılanma-Kurtuluş -  Dr. Yusuf Gedikli
Türk sağının favorilerinden Yahya Kemal bir şiirinde “Duy sen de biraz tanrı olduğunu” derken bunu az da olsa batı humanizmasının etkisiyle söylemiştir. Yahya Kemal başka bir şiirinde de şöyle der: ‘İnsan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan / Bir sır gibidir az çok ilah olduğumuzdan.’ Tabii ki buradaki tanrı ve ilah kelimelerini mecaz anlamda düşünmek gerekir. Zaten Yahya Kemal milliyetçi ve mukaddesatçı bir şairdir.
()
Milli Sıtrateji :  Türklerin bayram günü… -  Dr. Alptürk Ünlü
Siz bu ülkede, Politikacıların Nevruz için halka yönelik bir faaliyette bulunduklarını gördünüz mü? 1991 sonrasındaki gelişmelerle, PKK politikasına karşı yapılan göstermelik birkaç hareket dışında ve de Atatürk’ün 1922’deki kutlamalardaki faaliyetlerinin haricinde, ben örnekler görmedim. Ayrıca ülkemizde, halkın çoğunluğu için, bırakın Nevruz için birbirini kutlamayı, bu konuyu bildiğinden bile şüpheliyim. Düşününüz! 21 Mart 2006 tarihindeki Nevruz gününde, ülkemizdeki hangi ilköğretim ya da ortaöğretimdeki okullar tatil edildi?
()
Pusula :  Bizim çocuklar (?) -  Bayram Akcan
Aslında “bizim çocuklar” kavramının mantığı çok eskidir fakat tabiri yenidir… Daha önceleri köleler vardı şimdi ise kölenin yerine “bizim çocuklar” var. “Bizim çocuklar” kelimesi kölelik kelimesinin sulandırılmış, modernize (!) edilmiş halidir. Bu yüz yılda eli bağlı, ayağı prangalı köle olamayacağı için, kölelik de şekil ve mânâ değiştirmiştir. Yani çağa ayak uydurmuştur. Herşey medenileşince köleler de bundan nasibini aldı ve onun yerine bizim çocuklar oldu…
()
Sözün Özü :  ABD’nin ipi sizin elinizde… -  Alptekin Cevherli
WASP olarak adlandırılan Beyaz-Anglo Sakson ve Protestan nüfus; yani ABD’nin belkemiği bütün koruma tedbirlerine rağmen genel toplum içinde ‘şimdilik’ % 52’lik bir grubu oluşturmaktadır. (Bilindiği gibi Irak, Afganistan ve Vietnam’da WASP’lar yerine cepheye hispanikler ve zenciler sürülmüş ve esas zayiatı bu etnik kökenliler vermiştir. ABD’nin nüfus artış hızı 2005 verileriyle % 0.92’dir. Oysa nüfus artış hızı % 1’in altına düştüğünde aslında nüfusun azalmaya başladığı anlamı taşımaktadır.
()
Tarih Bilinci :  Elli yıl sonra: H. N. Orkun -  Rasim Giresunlu
Bana hayatımda kimse, Hüseyin Namık Orkun şöyle bir insandır, eserlerini oku ve tanı demedi? Nerede, ne şekilde onun kitaplarından bazılarını bulup okudum, net bir şekilde hiç hatırlayamıyorum. Fakat tahminim, onun kitaplarından bazılarını, sahaflardan bulmuş olmalıyım. Örneğin; “Yeryüzünde Türkler” adlı kitabını bir solukta okumuştum.
()
Gezi :  Amasya -  Banu Erkmen
Sanki görünmeyen bir kadın şehrin sokaklarında mütemadiyen gezmekte, etrafa kokusunu ve sıcaklığını salmaktadır. Dönüş zamanı geldiğinde ayrılmak istemeyişinizin nedeni sizi konuk eden Amasya mı yoksa Amasya’nın ruhu o kadın mı bir türlü anlamazsınız. Geleceğin padişahlarına şehzadeliklerinde vali olarak ev sahipliği yapan Amasya’dan Evliya Çelebi dahi ayrılmak istememiş.
()
Ölçü :  Kızıl elma ve çürük elma -  Cem  Sökmen
Eserleri 20’ye yakın yayınevi tarafından basılan Ömer Seyfettin; nesilleri yetiştiren ve son yüzyılın Türkiye’sinde en çok okunan 3-4 edebiyatçı ve yazardan biridir. Yakın zamana kadar “Kızılelma” deyince akıllara hemen Ömer Seyfettin’in “Kızılelma Neresi?” isimli unutulmaz hikâyesi gelirdi. Fakat son aylarda, ülkemizde elmalarla armutları karıştırmayı kendilerine meslek edinen bazı kalemşorlar bu güzel kavramı da kara listeye almış bulunuyorlar.
()
Azerbaycan Haber :  Avrupa’nın iftira politikası -  Orhan Hasanoğlu
Azerbaycan’ı Avrupa Parlamentosunda temsil eden milletvekillerimizin de büyük çoğunluğunun dış politika anlayışının ne olduğunu yeterince bilmemesinden faydalanan AB Parlamentosu Azerbaycan konusunda istediği kararı hiç müzakeresiz alabiliyor. Nitekim bu kurumda Azerbaycan’ı temsil eden milletvekillerimizin bırakın politik tecrübelerini, büyük çoğunluğu İngilizceyi bile bilmiyorlar.
()
Ünlem ! :  Recep Bey…. Recep Bey…. Sen de bin ah var! -  Asuman Özdemir
Korutürk, ileride Ortadoğu’da bir Kürt devleti kurulabileceğinden söz eder. Bu yer için Irak’ın kuzeyinde Kerkük’ü de içine alan toprakların düşünülebileceğini anlatır. Burada kurulabilecek bir Kürt devletinin başta Amerika olmak üzere, yakın müteffikleri İngiltere ve Fransa’nın da desteğini göreceğini söyler. Eğer gerçekleşirse, bunun Türkiye için büyük bir tehlike doğuracağını, bu gelişmelerin ileride Güneydoğu Anadolu bölgemizden toprak isteme küstahlığı noktasına kadar gidebileceğini ifade eder.
()
Çapraz Ateş :  Çağımızın en güçlü silahı -  Kemal Çapraz
Bugün Türk milliyetçilerinin en önemli eksikliği bana göre iletişim sahasındadır. Milliyetçi kadroların ürettiği fikirlerin topluma ulaştırılmasında güçlük çekilmektedir. Bölücülerin ve en küçük cemaatlerin bile televizyonunun olduğu bir ortamda Türk milliyetçilerinin bir televizyonunun olmaması en büyük eksikliktir. Sadece eksiklik değil ülkemiz için de tehlikedir. Böyle bir televizyona çok acil ihtiyaç vardır.
()
Reymanca :  Kafanıza Atatürk kadar... -  Reyman Eray
Atatürk, günümüz PKK’sının 1925 versiyonu olanların ayaklanmalarını bastırmayı çok severdi. Bu O’nu daha da “önemli” kılıyordu... Atatürk, Sevr gibi teslimiyetçilik sözleşmelerini yırtıp atmayı ve Lozan gibi ayakları yere basan anlaşmalara imza atmayı çok severdi. Bu O’nu çok daha “önemli” kılmaktaydı... Tüm bunlar ve bu sayfaya sığmayacak denli özelliği, Atatürk’ü “önemli” kılıyordu...
()
Geniş Açı :  Ruh bölünmesi -  Ali Arif Esatgil
Şimdi kimileri kızacak fakat, Türk’ün ruh kumaşı böylesine acınası bir doğranma ile heder edilmiştir. Vatan diyorsun, adamın aklına Marmaris sahilleri geliyor… Bayrak diyorsun, kutu kutu biralarla tribünleri doldurmak… Görev diyorsun, oğlunun nafakası en âli uğraş olup çıkıveriyor… Sizi bilmem amma, ben gözü dikip, Ta ki abi ne diyecek onu bekliyorum. Gidiş gidiş değil yani…
()
Yakın Takip :  Vay cahil Chirac vay! -  Dr. Ünal Metin
Cumhurbaşkanı Chirac hafif bir tebessümle kulaklarını annesinin öğrettiği o güzelim dilinin melodisine odaklamıştı. Fakat o da ne! Kendi ülkesinin vatandaşı Sellere konuşmasını Fransızca yerine İngilizce yapıyordu. Chirac ilk başta bir şaşkınlık yaşadı. Kürsüye Fransız vatandaşı Seilliere yerine yoksa bir başkası mı çıkmıştı. Konuşmayı yapana iyice baktı. Hayır başkası değildi. Konuşmayı yapan Fransız vatandaşı Seillierre’di.
()
Göğe Merdiven :  Ilgaz, Anadolu'nun sen yüce bir dağısın -  Aybars Fırat
Milletimizin son dönemdeki talihsizliğini kendisinden, özünden olmayanlarca yönetilmek olarak özetleyebiliriz. Bu yöneticiler, sun'i ayırımlara tabi tutup aramıza sun'i korkular salmış olabilirler. Enerjimizi topraklamak istemiş, hatta bunu yapmış da olabilirler. Bir sahte Dervişin gelip, üç beş kelime konuşunca iki üç milyar dolarımızı cebimizden alıp gidiverdikleri mutlak doğrudur....
()
gezi :  Hassa Mimarları Ocağı ve Mimarîde 1. ve 2. Millî Dönemler -  Nazan Sezgin
1. Millîyle beraber iç ve dış cephelerde kullanılan devlet ve kudret sembolümüz Mührüsüleyman da kültürümüzden dışlanmıştır. En son görüldükleri yerler, İzmir Birlik çarşısı kapı vitrayları, Ankarada Etnoğrafya Müzesinin çatı saçaklarıdır. Dışarıdan getirilen Alman-Avusturyalı kimi rejim kaçağı, kimi aksine Nazi sempatizanı, kimi sosyalist ve Yahudi mimarların Mührüsüleyman’ın Türk hükümdarlarının şeref madalyası olduğundan haberi mi vardı ki?
()
Sağlık Meridyeni :  MALPRACTİS YASASI -  Dr. İsmail  Maraş
Eğer yasa gerçekleşirse, bu sigorta şimdilik kamudan karşılanabilecek, ileride ise büyük bir ihtimalle kişilere yönelik ferdi özel sağlık sigortacılığına kaynak aktarmaya yönelecektir. Burada sorgulanması gereken bazı önemli hususlar şöyledir. Bu yasa gerçekleşirse, hastanelerde söz konusu hatalar son bulacak mıdır? Veya bir başka husus, hekimler mesleklerine, böyle bir yasa olmadığı için özen mi göstermiyor?
()
Serbest Atış :  Açık lise kimlere açık? -  Tuncay Yıldız
Hükümetin meslek lisesi öğrencilerinin katsayı problemini çözme operasyonu yine başarısızlıkla sonuçlandı. Milli Eğitim Bakanlığının planına göre meslek lisesinde okuyan ve mezun öğrenciler açık liselere başvurup alan değiştirebilecekti. Açık liselerde gerekli kredileri alıp başarılı olan öğrenciler istediği alanda üniversite sınavına girebilecekti.
()
Son nokta :  Midilli Türkleri -  Hüseyin  Adıgüzel
Midilli adası, Ege denizindeki en büyük adalardan biridir. Türk kıyılarına en yakın ada olan Midilli, Edremit körfezinin tam batısında yer alır, Ayvalık şehrimize sekiz mil, Altınova sahillerine ise altı mil uzaklıktadır. Adanın Türk kıyılarına bu yakınlığı, ada halkı ile Türk halkının yakın ilişkiler kurmasında önemli rol oynamaktadır. Günümüzde Yunanistan’ın Adalar eyaletinin başkenti olan Midilli bir vali tarafından yönetilmektedir.
()
Hedef :  Aziz İstanbul -  Ünal  Bolat
Yahya Kemal’in daha, “Dün bir tepeden baktığı Aziz İstanbul” Nedim’in “Bir taşına yekpare Acem mülkünü feda” ettiği paha biçilmez dünya güzeli… Tevfik Fikret’in kızgın bir anda söylediği “Ey bin kocadan arta kalan bive-i bâkir” kent… Dünyada kaç şehir var, nikâhlandığı birbirinden farklı yüzlerce medeniyeti tarihin tozlu sayfalarına gömdüğü halde, kendisi hâlâ bütün güzelliği ve ihtişamıyla tarihe meydan okurcasına bozulmadan kalan.
()
Net P@no :  Kredi kartları şifreli oluyor -  Baki Günay
Cebinizdeki kredi kartları bu aydan itibaren şifreli hale gelecek. Şifreleme ile kredi kartlarınızın kopyasını yapan şebekelerin sadece yüzde 30 engellenecek. Diğerleri sizin hata yapmanızı bekleyecek ta ki yakalanana kadar...Teknoloji ile birlikte hırsız ve dolandırıcı hikâyeleri de değişiyor. Polis hırsızı artık köşe başında değil bilgisayar ve internette arıyor.
()
Köşe Taşı :  Atlatıcılar -  Prof Dr. Ali Osman Özcan
Yaşamın her alanında atlatılanların yakınmalarından geçilmiyor. Atlatılan atlatılana. Güvensizlik orduları çevremizde kol geziyor sanki. Şikâyet eden edene. Haksızlığa uğrayan uğrayana. Herkes atlatma stratejileri üniversitesinden diploma almış gibi davranmakta. Davranışların sosyal ilişki stratejisi olarak uygulama biçimlerinden biri de atlatma konusunda bilgi türünü eyleme geçirmektir.
()
Türk Ekonomisi :  Papalık ekümenikliğe karşı -  İ.Orkun  Atalay
Papalık, tüm Avrupa’ya hâkim olduğu Orta Çağ’dan sonra hiçbir zaman eski gücüne sahip olamadığı gibi, gittikçe zayıflamış, dar bir nüfuz alanı kalmış, bir de soğuk savaş döneminde ABD’nin kontrolüne girmiştir. Bugün Papalığın karşısına bir başka tehdit çıkmıştır. Bu da İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi Patriği’nin sahip olduğu iddia edilen “ekümeniklik” sıfatıdır.
()
Öteki UFUK :  Öteki Ufuk -  Süleyman Özkonuk
,
()
Bamteli :  Mâniler -  Aydil Erol
.
()
Zekice :  Siyasi partiler ve siyaset -  Zeki Hacı ibrahimoğlu
Siyasi partilerimiz şunu iyi bilmelidirler ki bölücülük ve bu suçu teşvik hiçbir zaman hürriyetler sahasında yer almamalıdır. Ama bugün bölücüler baş tacı edilmekte, Türk ordusuna hakaret edilmekte, TSK çete kurmakla suçlanmaktadır. AB ve ABD’ye PKK’nın terör örgütü olduğunu kabul ettirmeye uğraşırken Türkiye Cumhuriyeti’nde bir vilayetimizin Belediye Başkanı “PKK terör örgütü değildir. Onlar kendilerini savunuyor” diyebiliyor
()

*

Haberler


Vecihi Ofluoğlu -  Reyman Eray
On yıl öncelerine dek, pandomim sanatının en iyi örneklerini sergilemek üzere AKM ve başka merkezlerde sahne almaktaydı...
(3248)
Kocaeli’nde çağdaş yaşam imkânı -  Ufuk Ötesi
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi öncülüğündeki kentsel dönüşüm projeleri ile on binlerce kişiye çağdaş yaşam imkânları sunmasıyla bir anda dikkatleri çeken Kent Konut’un başarılı Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Karadağ, tek amaçlarının halka ekonomik, kaliteli ve güvenli konut alternatifleri sunmak olduğunu söyledi.
(2882)
"Ermeni yalanının arkasında batının idealleri var" -  Ufuk Ötesi
Tüm Arşivciler Derneği Başkanı Hacı Haldun Şahin, Ermeni meselesinin kaynağında, Şark meselesi diye adlandırılan milletlerarası bir stratejinin yatmakta olduğunu söyledi.
(2795)
Uyarca -  Reyman Eray
İstanbul Devlet Tiyatrosu, gerek Osman Wöber yönetiminde, gerekse şimdiki Tunç Günbay yönetiminde yeni bir soluk kazandı. Sahneye konan her oyun olağanüstü ilgi görüyor.
(2546)
Yeşilçam’ın gizemli sesi -  Ufuk Ötesi
Sır perdesi aralandı ve beyazperdenin esrarengiz sesi Belkıs Özener, ilk albümüyle yıllar sonra da olsa dinleyenlerin karşısına çıktı...
(2160)
“Mutlu Prens” ve “Dört Bale” -  Reyman Eray
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde, opera ve balelerin yanı sıra, müzikal öyküler de sahne almakta. Bunlardan biri, dünya edebiyatının önemli adlarından Oscar Wilde’ın “Mutlu Prens”i.
(2034)
Bizi Kim Göçürdü? -  Ufuk Ötesi
Moskova’daki mikoyanların, mirzoyanların, önderlik ettiği ermeni lobisi tabii ki, bununla barışamazdı. Eğer Azerbaycan, Dağlık Karabağ’ın karşılığında öz sınırlarına yakın ilçelerdeki Azerbaycan Türklerinin yaşadıkları toprakları talep ederse, o zaman tezlikle taktika değiştirilmelidir.
(1858)
Saygılı Yosma -  Reyman Eray
Şehir Tiyatrosu’nun gencecik “iyi aktör-iyi rejisör”ü Hüseyin Köroğlu, bu kez Jean Paul Sartre’ın başyapıtlarından biri olan “Saygılı Yosma”nın rejisiyle çıktı karşımıza...
(1840)
ATO’dan tarihi gaf -  Ufuk Ötesi
Düyun-u Umumiye Avrupalıların, 19. yüzyılın sonlarında, Osmanlı’nın son döneminde, devletten alacaklarını tahsil etmek için kurdukları teşkilatın adıdır. Osmanlı dış borçlarını ve bunu idare eden birimdir.
(1798)
“Nathalie” -  Reyman Eray
AYSA Prodüksiyon Tiyatrosu’nun bir yapımı olan “Nathalie”, sahne aldıkları her oyunda ayakta alkışlanan iki sahne prensesini bir araya getirmiş.
(1689)
"Sanatkâr yöneticinin verimi artar" -  Ufuk Ötesi
Çatalca Kaymakamı Yüksel Ayhan’ın Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi’ndeki “Yönetici ve Kültür” adlı konuşması ilgi, dikkat ve merakla dinlenildi.
(1640)

2008


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2007


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2006


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2005


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2004


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2003


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2002


NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
           
       
 
   

Karahan 2002