Kasım 2008

Ö T E S İ

 

16.12.2019 



Yakın Takip

 
Dr. Ünal Metin

Vay cahil Chirac vay!


Cumhurbaşkanı Chirac hafif bir tebessümle kulaklarını annesinin öğrettiği o güzelim dilinin melodisine odaklamıştı. Fakat o da ne! Kendi ülkesinin vatandaşı Sellere konuşmasını Fransızca yerine İngilizce yapıyordu. Chirac ilk başta bir şaşkınlık yaşadı. Kürsüye Fransız vatandaşı Seilliere yerine yoksa bir başkası mı çıkmıştı. Konuşmayı yapana iyice baktı. Hayır başkası değildi. Konuşmayı yapan Fransız vatandaşı Seillierre’di.

Avrupa Birliği’nin kurucu üyelerinden Fransa’nın Cumhurbaşkanı Chirac geçen ay yapılan ve AB ülkelerinin liderlerinin katıldığı zirvede cehaletinin (!) boyutlarını bütün dünyaya gösterdi. AB liderleri ekonomiyi iyileştirmek ve ortak enerji politikası oluşturmak için Brüksel’de bir araya gelmişlerdi. Avrupa iş dünyasının görüşlerini, toplantıya katılan AB liderlerine anlatmak için Avrupa Sanayi ve İşverenler Konfederasyonları Birliği Başkanı Fransız Ernest Antoine de Seilliere konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. Toplantıda hazır bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Chirac keyifle koltuğuna yaslanarak, ülkesinin vatandaşı olan Seilliere’i dinlemeye hazırlandı. Hafiften de gururlanmıştı. Haksız da değildi hani. Avrupa’nın tüm patronlarının başkanı bir Fransız’dı ve şimdi bütün liderlere Fransızca hitap edecekti.
Sellere mikrofonu kontrol edip, önündeki bardaktan bir yudum su alarak boğazını temizledikten sonra konuşmasına başladı. Cumhurbaşkanı Chirac hafif bir tebessümle kulaklarını annesinin öğrettiği o güzelim dilinin melodisine odaklamıştı. Fakat o da ne! Kendi ülkesinin vatandaşı Sellere konuşmasını Fransızca yerine İngilizce yapıyordu. Chirac ilk başta bir şaşkınlık yaşadı. Kürsüye Fransız vatandaşı Seilliere yerine yoksa bir başkası mı çıkmıştı. Konuşmayı yapana iyice baktı. Hayır başkası değildi. Konuşmayı yapan Fransız vatandaşı Seillierre’di.
Birden hiddetlendi. Kendisi kaba (!), cahil (!) ve modası geçmiş (!) bir milliyetçi olduğundan bütün salonun gözü önünde kürsüde konuşan patronların patronu Ernest Antoine de Seillierre’e müdahale etti. Fransızca olarak; “Neden İngilizce konuşuyorsun?” diye sertçe sordu. Fransız patron Chirac’ın bu kaba (!) hareketini büyük bir olgunlukla (!) karşılayarak; “İngilizce, iş dünyasının tercih ettiği bir dil ve bu toplantının dili de İngilizce.” diyerek küresel bir cevap verdi. Chirac bunun üzerine ayağa kalkarak Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy ve Fransa Maliye Bakanı Thiery Broton’la birlikte salonu terk etti.
Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Avrupa Sanayi ve İşverenler Konfederasyonları Birliği Başkanı Fransız Ernest Antone Seilliere konuşmasını bitirene kadar da salona dönmedi. Seillierre’den sonra konuşma yapmak için bu sefer de kürsüye Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trchet çıktı. Trchet de Fransız vatandaşıydı. O da Avrupa’daki bankacıların başkanıydı. Trchet, Seillierre’in aksine konuşmasını Fransızca yapmaya başladı. Milliyetçi Cumhurbaşkanı Chirac da salondaki konuşmacının Fransızca hitap ettiğini duyunca tekrar toplantıya geri döndü.
Salonu neden terk ettiğini soran gazetecilere Fransız Lider şu karşılığı verdi, “Fransa diline büyük saygı gösterir!” Küresel gazeteciler anlamaz gözlerle bakınca konuşmasına şöyle devam etti. “ Uluslararası kuruluş ve organizasyonlarda Fransızcanın yerleşmesi için mücadele ediyoruz. Özellikle AB içinde bu mücadele daha önemli. Bunun karşısında bir Fransız’ın, Konsey’de İngilizce konuşması karşısında derin bir şok yaşadım. Bu nedenle Fransız delegasyonu ve ben, bunu dinlemeden salonu terk ettik.”
Küresel olamayan milliyetçi Cumhurbaşkanı Chirac’ı, vizyon sahibi (!) ve allame (!) olan bazı ülkelerin başbakanları tabiî ki küçümser gözlerle izlediler. Onlar Chirac gibi değillerdi. Yabancı ülkelere gittiklerinde “This a book”,”It’s a pencil” falan diyerek ne kadar güzel İngilizce konuştuklarını göstererek küreselliklerini dünya âleme ispat etmişlerdi. Onlar Chirac’ın aksine kendi ülkesinin vatandaşlarını Almanya’da kendi aralarında Almanca konuşmaya teşvik ediyorlardı. Onlar Chirac gibi cahil cühela (!) değillerdi.

Lüzumsuz Not:

Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac iyi derecede İngilizce bilir. Buna rağmen Avrupa Birliği toplantılarında ve liderle yaptığı ikili görüşmelerde ısrarla Fransızca konuşur. Yanında her zaman bir tercüman bulundurur.


unalmetin11@yahoo.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002