Kasım 2008

Ö T E S İ

 

21.10.2019 



Serbest Atış

 
Tuncay Yıldız

Açık lise kimlere açık?


Hükümetin meslek lisesi öğrencilerinin katsayı problemini çözme operasyonu yine başarısızlıkla sonuçlandı. Milli Eğitim Bakanlığının planına göre meslek lisesinde okuyan ve mezun öğrenciler açık liselere başvurup alan değiştirebilecekti. Açık liselerde gerekli kredileri alıp başarılı olan öğrenciler istediği alanda üniversite sınavına girebilecekti.

Bu fakirin yazılarını okuyanlar bilirler bu plan çıkarılacak gürültülerle iptal edilir demiştim.
Öyle de oldu. YÖK Genel Kurulu 14 Aralık 2005 tarihli Açıköğretim Lisesi Yönetmeliği çerçevesinde yapılan kayıtların ve diplomaların geçersiz olacağı ve buna dayanılarak ÖSS’ye müracaat edilemeyeceğini bildirmiş ve hukuki mücadele başlatmıştı. Sonuçta Danıştay yönetmeliğin bazı maddelerini iptal etti.
Şimdi ne olacak? Bu yönetmeliği nimet görüp başvuran 15 bin meslek liseli öğrencinin durumu ne olacak?
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan yönetmeliğin iptali sonucu mağdur olan öğrencilerin ÖSYM’ye başvurmaları gerektiğini söyledi.
Yarımağan şöyle diyor. ÖSYM’nin 2006 ÖSS’ye başvuran adayların eski açık öğretim lisesi yönetmeliğine göre mi yoksa bazı maddeleri iptal edilen 14 Aralık 2005 tarihli yeni yönetmeliğe göre mi başvurduklarını tespit etme imkânı yok. Bu nedenle bu öğrencilerin ÖSYM’ye başvurup durumlarını beyan etmeleri gerekiyor, yoksa sonucuna katlanırlar diyor sayın başkan.
YÖK’ün ya da ÖSYM’nin dediği şu: Açıköğretim lisesinde okuyan öğrencilerin hangilerinin imam hatip lisesinden mezun olduğunu tespit etme imkânımız yok. Bu öğrenciler bize başvurup eski haklarını yeniden elde edebilirler. Yani imam hatip liseli öğrencilerin hakları neyse o standart aynen uygulanmaya devam edilir.
Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıymış. Bu söz meslek liselilerin durumunu çok iyi anlatıyor maalesef.
Hukuki alt yapısı tamamlanmamış bu girişim başarısızlığa mahkûmdu zaten.
Dikkat ediyorum hükümetin katsayı problemine yönelik girişimleri hep yargıdan geri dönüyor. Onlarca hukukçu milletvekiline sahip bir hükümet nasıl oluyor da yargıdan büyük ihtimal dönebilecek bir yönetmeliği çıkarabiliyor.
Açıkçası hükümetin bu katsayı problemini çözme konusunda samimiyetine inanan birisiyim ama yapılan bu hukuk yanlışlıkları benim iyi niyetime sürekli bir darbe indiriyor artık.
Evet YÖK’ün bu meseleye ideolojik gözle baktığı ve çözüm bulmada ayak bağı olduğu kesin ama hükümet mevcut vekil sayısını kullanarak meseleyi kökten halletme yoluna neden hiç gitmiyor? Buna da cevap var aslında; muhalefetle uzlaşılmadan yapılan YÖK yasası girişimi siyasi kriz oluşturuyor. Ana muhalefet CHP’nin bu konudaki pozisyonu da malum.
YÖK yasasında kökten reform yapılmadan yapılan her girişim yargıdan geri dönecektir.
Bunu bilen hükümet neden yargıdan döneceği büyük ihtimal olan manevralar yapıyor? İşte bu konuda ben samimiyet göremiyorum. Bile bile lades durumu bu. Kamuoyuna biz çözüm için uğraşıyoruz ama engeller çıkaranlar var diyebilmek için de olabilir bu tür girişimler.
Yapılan her girişim hukuktan geri dönüyor. Hükümet adeta meslek liseleri konusunda patinaj yapıyor. Çevremden biliyorum. İnsanlar artık meslek liselilerin katsayı probleminin çözümü, hatta üniversitelerdeki başörtüsü sorununun çözümü konusunda hükümetten umudunu kesmek üzere.
Umut tacirliği yapmak ifadesi haddini aşan bir cümle ama insanlar bunu kullanıyor artık. Çünkü hükümetin bu konuda kredisi bitmek üzere, bir kısım hükümet destekçisinin gözünde ise kredi bitmiş de denebilir.
Hükümet bundan sonra çok dikkat etmeli. Sorunu halletme adına yapacağı her hamlede daha fazla düşünmeli. Çıkarmak isteyeceği yönetmeliğin ya da yasanın yargıdan dönme ihtimallerini yok etmelidir. Çünkü gerçekten konunun mağdurları öğrenciler ve çoğu halk bu başarısız sözde çözüm manevralarından bıkmıştır.
Bu mesele halkın bilmediği bir mesele nedeniyle çözümlenemeyecek durumda ise bu sefer çözüyoruz denilerek mağdurların psikolojisi ile oynanmamalıdır.
Açıköğretim Yönetmeliğini fırsat bilip birçok meslek liseli öğrencim bu liseye kaydını yaptırdı. Bu yönetmeliğin iptal edildiğini duyup ağlayan öğrencilerim oldu. Onların gözyaşı üzerine siyaset yapanlar halk nezdinde mimlenmektedir.
Halk parti silme konusunda idmanlıdır ve gayet bilinçlidir. Türk seçmeni bu girişim olmadı ama inanın bu meseleyi halledeceğiz lakırdılarına kanmıyor artık.


mr.fizik67@mynet.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002