Kasım 2008

Ö T E S İ

 

23.05.2017 



2008 | 2007 | 2006 | 2005 | 2004 | 2003 | 2002


ARŞİV : Mayıs - 2004

 
 

Köşe Yazıları


Çapraz Ateş :  İşte batının yüzü -  Kemal Çapraz
Bu yüzü tanıyorsunuz aslında... Tarihin her döneminde karşınıza çıkar... İşkenceyle, katliamla, vurgunla, soygunla, talanla, işgalle, hep karşınızdadır. Unutmanız mümkün değildir, siz unutsanız o size yine kendini hatırlatır. Bazen Haçlı seferleri olur, bazen Kazıklı Voyvoda, bazen Çanakkale’de rastlarsınız, bazen Antep’te, ama hep rastlarsınız bu iğrenç yüze... Bugün Irak’ta karşılaştığınız gibi... Asırlar öncesinde Kızılderililerin derilerini yüzdükleri unutursunuz, bu defa masum Kızılderili çocuklarını taşlara vurarak parçalarlar, bazen yeni doğmuş bebekleri dereye atarak boğulmasını keyifle seyrederken, kaç hava kabarcığı çıkaracağı üzerine iddiaya bile girerler... Ama hep unuturuz. Onlar yaptıkları katliamları hep başkasının üzerine atarlar, tıpkı “Kızılderililer kafa derisi yüzüyor” dedikleri gibi...
()
Köşe Taşı :  Zaman direkleri arasında -  Prof Dr. Ali Osman Özcan
Bütün olayları ve oluşları kucaklayan, borçlu ve dertlilerin çok iyi tanıdığı, sonsuzluğun derinliklerinden yükselen zamanın direkleri dimdik durmakta. Bu direklere dokunan dertliler hemen şifa bulmakta. En iyi hekim olduğuna dair bazı sözler ortalıkta dolaşmakta. Olay ve oluşları, olacakları kıyaslamaya kalkanlar, evrenin müziğini sevenler onun hakkında bazı bilgiler öğrenmekte. Zaman binasını ayakta tutan bu direkler, olay ve oluşlarda acele edenlerin üzerine yıkılmakta. Zaman değirmeni bu direklerin arasından akan sularla dönmekte. Böylece öğütmediği bir tek kendisi olmakta. Zaman değirmeni bütün boşlukları öğütmeye hala devam etmekde.
()
Sözün Özü :  Nev’i şahsına münhasır bir yazı -  Alptekin Cevherli
Bir suçlamadır almış başını gidiyor. En küçük sorun çıktığında bile mazeret hazır, “Ben demiştim ama, dinlemediler ki!” Mertçe, yaptığı hatanın ardında duran yiğit insanları mumla arar hale geldik. Özür dilemek ise hak getire! Toplum olarak nasıl bir felakete doğru sürüklendiğimizin farkında bile değiliz. Kaypak, kişiliksiz, egosuna kurban yürüyen cesetler halinde ortada dolanıp duruyoruz. Kişilik denilen şeyin manâsını bilen bile müzelik olmuş... “Zaman icabı deyip” acizliğimiz utanmadan söylüyoruz da, sahip olduğumuz kuvvettin damarlarımızdaki asil kanda olduğuna bile inanmıyoruz çoğumuz...
()
Milli Sıtrateji :  Yazılarımızın Sağlamasının Yapılması (2) -  Dr. Alptürk Ünlü
Sözde Demokrasi Ve Seçimler!.. Ufuk Ötesi gazetesinin Haziran 2003 tarihindeki nüshasında yazdığımız yazıda şöyle demiştik: “Bu arada, tüm Yeşil Kuşak ülkelerinde, Türkiye modelinde olduğu gibi, bir seçim sistemi oluşmasını da istiyorlar. Türkiye’den ve o ülkelerden istemedikleri ise, millilik yaklaşımına sapmamaları konusudur. Türkiye’ye bu konuda, 1945 sonrasında, göz yummalarının nedeni de, Sovyet tehlikesinin büyüklüğü idi.” Gerçekten de Anglo-Sakson-Yahudi ittifakı, kendilerinin yönlendirdiği bir seçim sistemine yönelik yönetimler istiyor... Niçin? Bu konu ve anlayış, 1918’lere kadar uzanır...Yani, dönemin başkanı V. Vilson’a kadar bu iş gider...Bu konuyu sıtratejik anlamda başka bir yazımızda izah edeceğiz...
()
Ünlem ! :  Irak sınırının oluşmasındaki oyunlar -  Asuman Özdemir
Birinci Cihan Savaşı öncesi paylaşım görüşmeleri yapan işgâl kuvvetlerinin ele başı İngiltere 1917’de Irak bölgesini tamamen işgâle başladı. 30.10.1918’de Mondros Antlaşmasının nihaî metni imzalandı. Bırakışma taslağına son biçimin verilmesi ile eş zamanlı olarak hazırlanan haritada, Basra Körfezi’nden başlayıp, tasarlanan Ermenistan Devleti’nin güney sınırına dek uzanan ve Musul Vilâyetini yanı sıra Diyarbekir Vilâyetini de içine alan bölge “Irak-Cezire-Kürdistan” adıyla bir bütün olarak İngiliz etkinlik alanı içinde gösterilmekte idi. Osmanlı hükümetine göre Musul işgâl edilemezdi. Onlara göre antlaşma da böyle bir şart yoktu ki. Bölgede bulunan General Cassels, antlaşmanın 7. ve 16. maddelerini yorumlayarak ve 1917 tarihli bir Alman askerî raporuna gönderme yaparak Mezopotamya’nın sınırlarını tanımlıyor ve 16. madde gereğince Ali İhsan Paşa’dan Musul’u teslim alıyordu.
()
Göğe Merdiven :  Bağımsızlık için tarım -  Aybars Fırat
Değerli okuyucularım. Bugün izninizle köşemi, hayati önem verdiğim bir konuda Sadun Gürkan SÖZEN Beyden aldığım çok değerli bir makaleye ayırmak istiyorum; "Türkiye tarımsal üretim alanında, kendine yetebilen birkaç ülkeden birisidir" yıllarca bu sözle gurur duyduk, şimdilerde ise avutuluyoruz... Bir zamanlar Türkiye gerçekten de, toprakları üzerindeki tarımsal üretimiyle insanını besleyebilen, tatmin edici olmamakla birlikte ihracat da yapan bir ülkeydi...
()
Bamteli :  Necdet Yaşar’a Vefa -  Aydil Erol
Şahin Beğ’in torunları o güzel insanlar, hemşehrileri Necdet Yaşar üstadımız için Kadıköy’de bir gece düzenlemişler. Duyduklarımıza göre, o gece baştan sona bir güzellikler güldestesi olarak devam etmiş. Aynı akşam aynı saatlerde Süleymaniye’de Dârüzziyâfe’de de Ufuk Ötesi’nin “3’üncü Yaşa Merhaba” gecesi vardı. İnanınız o gece gönlümün yarısı Kadıköy’de, öteki yarısı da Dârüzziyâfe’de idi. İki arada bir derede kalmak denilen şey acaba bu mudur?.. Kuran’ı yüzünden bile okuyamayan zıpçıktı şıhlardan birine başvursaydım, onlar da himmet buyurup nefes etselerdi, acaba tayy-ı mekân edebilir, bu sıkıntıdan kurtulabilir miydim?.. Gazetenin en ak sakalı olduğumdan ötürü Süleymaniye’ye müteveccihen yola revân oldum.
()
Net P@no :  Kıbrıs ‘Echelon’ üssü mü oluyor -  Baki Günay
BOP (Büyük Ortadoğu Projesi)nde çok önemli bir yere sahip olması beklenen Kıbrıs'ın Türkiye'ye bakan uç kısmının tamamı ile bir ABD askeri üssü olması yönünde yeni atımlar atılıyor. ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'den başlıyor. Ada'nın İsrail'in yanıbaşında olması, Suveyş Kanalı'na 200 kilometre yakın olması ayrıca Türk limanlarını bloke etme özelliği nedeniyle vazgeçilemez bir yer. ABD Büyük Ortadoğu Projesini ABD, Kıbrıs üslerinden yönetmek istiyor.Dünyanın en gizli ve en etkili istihbarat toplama sistemi olan ECHELON Kıbrıs'tan koordine edilecek.Bu sistem Ortadoğu, Orta Asya ve tüm Kafkaslar'ı Kıbrıs merkezinden tarıyor.
()
Gezi :  Haliç, Eyüp Sultan Ve Hıdrellez -  Banu Erkmen
İstanbul’un eski hayatında olduğu kadar, bugün de önemli bir yer olan Haliç ve Eyüp Sultan, semt olarak taşıdıkları tarihi ve manevi değerler ölçüsünde, kutsal anılarıyla, İstanbul turizminin olduğu kadar folklorunun da önemli konularındandır.
()
Pusula :  Milli aydına çağrı -  Bayram Akcan
Bu yazı gönlü Türk vatanı için çarpan, milletini kendinden fazla seven, hiç bir baskı ve tehdide boyun eğmemiş milli aydınlar içindir. Milli meselelerimizi, gece rüyalarına kadar taşıyan vatan evlatları içindir. Bu çağrı, milletinin çıkarlarını kendi çıkarlarından daha aziz bilerek, milletini muasır medeniyetlerin zirvesinde görmek isteyen gönül erleri millî aydınlarımıza. Gönlünde, fikrinde, dilinde, düşünde ve hayatında Türk’ün Cihan Hakimiyeti Mefkuresini taşıyanlara bir çağrıdır bu. Hepimizin bildiği üzere başta Türkiye, Türk Dünyası olmak üzere İslam alemi üzerinde kara bulutlar dolaşmaktadır. Aslında bu bulutlar hep vardı fakat bugün daha bir kara, bugün daha bir fazla. Ve gökyüzü o bulutları dağıtacak bir rüzgar bekliyor. Bu rüzgar elbette ki kendini milletine adamış milli aydının gayretleriyle dağıtılacaktır.
()
Ölçü :  Dil ve Medeniyet -  Cem  Sökmen
Vaktiyle Türkiye’de çalışan bir profesör Türkçe öğrenme çabalarından 15 gün içinde vazgeçmiş. Sebebini soranlara “15-20 yıl arayla yazılmış metinler arasında insanı dehşete düşüren farklılıklar var, Türkçe öğrenmek için uğraşacağıma gider iki ayrı dil öğrenirim daha iyi” demiş. Türkiye neden böyle diye düşünenlere son derece açık bir cevap... Ahmet Cevdet Paşa kriz kelimesiyle ilk defa karşılaştığında bir gece sabaha kadar uyuyamamış ve düşüne düşüne en sonunda bu kelimenin yerine buhran demeyi uygun bulmuştur. Sonraki nesilden Peyami Safa 4400, Ahmet Hamdi Tanpınar 4200, Yahya Kemal 4000 kelimeyle yazıyordu. Biz bugün 300-400 kelimeyle anlaşmaya çalışıyoruz.
()
- :  Anne – baba sevgisi -  Ahmet Özdemir
11 Mayıs günü Anneler Günü. Yine ticari amaçla konulmuş bir gün kutlanacak. Biz yine “Anne her zaman annedir. Bir gün olur mu? Her an annelerimiz başımızın tacıdır” diyeceğiz. Bazı araştırmacılar, “Anneler Günü”nün kökenini çok eskilere, Sümerlere kadar dayandırıyorlar. Matriyarkal (anaerkil) düzenin var olduğu, ilkçağlardan bu yana İştar, Kybele, Rhea gibi adlarla analık, doğurganlık niteliğiyle ön plana çıkmış. Doğanın uyandığı bahar mevsimi ile özdeşleşmiş. Patriyarkal düzenin yerleşmeye başlaması zaman zaman kutlamaların içeriği ve şekli değişmiş. Kimi zaman gizli yapılır olmuş.
()
Sağlık Meridyeni :  Alerji Dönemine Dikkat -  Dr. İsmail  Maraş
Sevgili okuyucular, insanda dışarıdan vücuda giren yabancı maddelere ve mikroplara karşı bir savunma sistemi vardır. Buna "immun sistemi" diyoruz. Bir madde bir kez vücuda girdiğinde vücut onu tanır ve hemen o maddeyi etkisiz hale getirecek bir savunma elemanı (immunoglobulin, antikor) hazırlar. O madde ikinci kez vücuda girecek olursa bu antikor, o yabancı maddeyi-mikrobu yok eder. İşte normal olan bu reaksiyon ve savunma sistemi, yine bazı bünyelerde abartılı olarak ortaya çıkar ve alerjik reaksiyon oluşur.
()
Geniş Açı :  Yeni dünya düzeni -  Ali Arif Esatgil
Sarışın generalin mavi donuk gözlerinde, yeryüzü konuklarının başına geleceklerin sadece bir bölümüne tanık olduk. “Aptal değilim” diyordu ve Ebu Garib’deki insanlık dışı işkencelerin yemi yapılmak istediğini öne sürüyordur, Washington Post’a verdiği beyanatta. Nevada Çöllerinden, Bağdat’a uzanan bu öfke cehenneminin ardında sadece petrol, para, dünyaya hakim olma içgüdüsü mü yatıyor sizce? Dünyaya yeni bir düzen (!) vereceğini ortaya atanların ve onları yeşerten ortamın ideolojik boyutu neden gizlenir durur acaba! Adaleti, güce teslim etmenin vahim sonucunu inkarsız bir biçimde izlerken, bizim Batı uşaklarının hali geldi gözlerimin önüne...
()
Azerbaycan Haber :  Cumhuriyet -  Orhan Hasanoğlu
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kurucusu, Azerbaycan Milli Merkez Başkanı, bunların hepsinden ziyade bir Türk milliyetçisi, unutulmaz lider Mehmet Emin Resulzade 1884 yılı Ocak ayında temelini atacağı Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Başkenti olan Bakü’ye yakın Novhanı köyünde dünyaya göz açtı. Daha sonra hasret kalacağı Novhanı köyünde çok sevilen ve sayılan babası rahmetlik sayın Hacı Molla Ali Akber Resulzade, aziz annesiyse rahmetlik Zal Kızı Zeynep’tir.
()
Şiir :  Bu yol -  Orhan Seyfi Şirin
Orhan Seyfi ŞİRİN
()
Gerçek :  Ne değiştiğini görelim -  Özdemir Özsoy
Yıllar önce bir yazar, gazetesinde “Sülün Osman şimdi yaşasaydı, şeytana pabucu ters giydiren şu ustalar arasında ancak çırak olarak kalır, peştamal bile kuşanamazdı” diye yakınıyordu. Yine o günlerde bir başka yazar “Vurguncularla mücadele yoksa devlet onlara, resmen namussuzluk primi veriyor demektir. Vurguncunun, gümrük ve vergi kaçakçısının, nüfuz suistimalcisinin düğününe, yemeğine katılmak dahi aynıyla o şahıs gibi olmaktır.” diye sesleniyordu.
()
Tarih Bilinci :  Ömür, geçip giderken... -  Rasim Giresunlu
Yaşanılan hayatın çoğu birikimlerini, pek çok insan, anlamadan, tanımadan, bilmeden kendilerine dayatılan çeşitli nedenlerden dolayı, doğruluk boyutunda kabullenir veya kabullenmek durumunda kalır. Bu birikimler içersinde, hazır bulduğumuz dil, töre, gelenek, görenek gibi milli kökenli olan anlayışların yanı-sıra; medeniyet, inanç ve ideolojik unsurlar gibi uluslar arası olanları da bulunmaktadır. Bunlar topluma sıfırdan, yani doğum boyutunda katılan herkes için geçerli olabilir. Fakat, bu değerler de, yaşanılan süreç içersinde değişebilmekte ya da değiştirilebilmektedir. Bunu yaşantılarında uygulamaya sokanlar da, genel olarak ‘değiştim’ ya da ‘doğruyu buldum’ diyerek, işin içinden kolayca çıkabilmektedir.
()
Reymanca :  Kişilik... -  Reyman Eray
Yarışmacı kız şarkısını söylemek üzere sahneye geliyor... Salon hıncahınç dolu... Ön sırada jüri üyeleri... Kız şarkısını bitiriyor ve değerlendirmeleri dinlemek üzere jürinin karşısına geçiyor... Jüri üyelerinden biri “Senin bacakların çarpık !” diyor... Yarışmacı kız şaşkınlığını-kızgınlığını belli etmemeye çalışarak gülücük dağıtmayı sürdürüyor... Genç, güzel ve iyi şarkı söyleyen bir genç kıza, “çarpık” olduğu, salon dolusu izleyicinin ve milyonlarca ekranseverin önünde “naklen” söyleniyor ve kız gülebiliyor...
()
Kuşbakışı :  Teröristleri özgür bırakın şehit yakınlarını hapse atın (!) -  Şahin Zenginal
Eskiler, bir başka deyişle aksakallı diye hürmet ettiğimiz arif insanlar, anormal bir durumla karşılaştıklarında “Dünya tersine döndü” derlerdi. Bugünlerde yaşadığımız çarpıklıkları görseler, “Evren tersine döndü” derlerdi sanırım. Halkımız öyle bir noktaya getirildi ki, eğrileri düz, yalanları doğru, hilekârlık ve düzenbazlıkları da normal görmeye başladı. Eskiden doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlardı, şimdi ülkeden hatta dünyadan kovmak istiyorlar.
()
Serbest Atış :  Bir eğitim masalı -  Tuncay Yıldız
Eğitim bir ülkenin ciddi politikalarla yönetilmesi gereken bir kurumudur. Düşünün bu kurum ülkenin cumhurbaşkanını, başbakanını, bakanlarını, öğretmenini, doktorunu ve tüm birimlere kadar insan yetiştirildiği bir kurumdur. Önemi ortadadır. Eğitim siyasetten uzak bir platformda değerlendirilmesi ve uygulanması gereken bir meseledir. Politikaların büyük çoğunluğu sabit olmalı. Küçük kısmı ise günün ve teknolojinin şartlarına göre değiştirilmesi gündeme gelebilir durumda olmalıdır.
()
Hedef :  Biliyor musunuz dostlar!? -  Ünal  Bolat
Şimdi ne olacak? Rumlar “Hayır!” diye tavır koydukları halde, bizimkilerin ağzınızın suyu aka aka AB’ye üye oldular... Bizimkiler de “evet” için aferin aldı. Bu durum Turgut Özal’ın deyimiyle siyasi gelişme açısından üçün kaçı oluyor bilemem.
()
Yakın Takip :  Erdoğan: Türk Gençleri Almanca Konuşun! -  Dr. Ünal Metin
Başbakan Erdoğan 27 Nisan’da Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası’nın açılması dolayısıyla Almanya’daydı. Başbakanımız hazır Almanya’ya gelmişken burada bulunan Türk vatandaşlarına da bir konuşma yaptı. Almanya’da en zor şartlarda çalışan itilip,kakılan Türk vatandaşlarına moral vermesi amacıyla yapılan bu konuşmada, Türk Milliyetçiliğini marjinal olarak gördüğü bilinen Başbakan Erdoğan, Türk vatandaşlarına kendi dünya görüşünce bazı akıllar verdi.
()
Zekice :  3 Mayıs ve Alparslan Türkeş -  Zeki Hacı ibrahimoğlu
Türk Milliyetçisi olduğu için, 1980 darbesi ile gözaltına alınan ve Ankara Sıkıyönetim Mahkemelerinde yargılanan merhum Alparslan Türkeş beği saygı ve rahmetle anıyorum. Kendisinin yargılandığı mahkemede avukatlığını yapma şerefine nail olduğum içinde ayrıca şeref duyuyorum. Dünya Türklüğünün lideri büyük insan başbuğ Türkeş’i bir gazetede, bir köşe yazısı ile anmak ve anlatmak mümkün değildir. O büyük insan, hayatını Türk milletine adamış, bu uğurda işkenceler görmüş, vatanından sürgün yemiş insanı, onun için kurulacak bir araştırma enstitüsü ile, Türk milletinin tarihine damgasını vuran kimse olarak tarihe geçirmek her Türk’ün onur görevi olması gerekmektedir. Başbuğumuzun idealinde değil yarın, yarınlarının da yarınları vardı. Bu sebeple harekete, hareketin en özlü hali olan düşünceye ölüm tanımamıştır. Onu sayı çokluklarının, matematik ifadelerinin yekunu ile değerlendirmemiştir.
()
Aykırı Bakış :  Azerbaycan Cumhurbaşkanı sayın İlham Aliyeve açık mektup -  Dr. Yusuf Gedikli
Sayın Cumhurbaşkanım! Azerbaycan bir Türk devleti olduğu ve bu satırların yazarı aynı zamanda kendisini Azerbaycanlı bir Türk olarak kabul ettiği için zat-ı alinize böyle hitabıma izin veriniz (Şu ana kadar telif, tertip ve tercüme ettiğimiz 22 eserin 16’sı Azerbaycan edebiyatı ve Azerbaycan tarihiyle alakalıdır ve doktoramızı Azerbaycan İlimler Akademisinde yaptığımız için Azerbaycana minnet borcumuz vardır).
()
Tutanak :  Kırk yıllık Korfmann olur mu Osman -  Hüseyin Özbek
Almanya/Tübingen’den Tuncer BALKAN’ın gazeteye yansıyan haberi şöyle: “Truva Kazıları başkanı Türk vatandaşı oldu. Prof. Korfmann Osman adını aldı. Çanakkale’de 30 yılı aşkın bir zamandır yaptığı çalışmalarla Türkiye’ye büyük hizmetlerde bulunan Prof. Korfmann, ÇANAKKALE 18 MART ÜNİVERSİTESİ tarafından Mart 2003’te Türk Vatandaşlığına önerildi. Bakanlar Kurulunda 12 Aralık 2003 tarihinde kabul edildi.” Prof. Dr. Manfred Korfmann,Türkiye’ye ve Türk insanına minnet borçlu olduğunu belirtmiş. Osman adını kendisinin seçtiğini vurgulamış.
()

*

Haberler


Turizmde umutlu beklenti -  Ufuk Ötesi
TUYED Türkiye Turizm Gazetecileri Yazarları ve Editörleri Derneği, Turizm’de 2004 yılı beklentileri için turizm sektör temsileriyle toplandı düzenledi. Toplantıya Türkiye’ye yönelik Rusya ve Hollanda pazarında en etkili firmalar Odeon ve Corendon’un temsilcileri katıldı.
()
Fındık, pestil, pekmez ödüllü yarışma -  Ufuk Ötesi
“Karadeniz” konulu, “Hikmet Okuyar 8. Ödüllü Şiir Yarışması” yapıldı. Yarışmanın ödülleri ise dikkat çekiciydi. Birinciye 30 kg fındık ve 30 adet kitap, ikinciye 20 kg pestil ve 20 adet kitap, üçüncüye 10 kg pekmez ve 10 adet kitap hediye verildi.
()
Son Perde -  Ufuk Ötesi
Tiyatroların bir bir perde kapatmaya ya da turneye hazırlandığı günlerde, Hadi Çaman Yeditepe Oyuncuları yeni oyununu sergilemeye başladı: “Son Perde”.
()
Bahçesaray Bülteni -  Ufuk Ötesi
Kırım Türkleri’nin haklı mücadelesini hür dünyaya yıllarca “Emel Dergisi” çok iyi bir şekilde duyurmuştu. Emel Dergisi’nin uzun zamandır çıkmaması gerçekten çok büyük bir eksik. Ama şimdilerde bu eksiği önemli ölçüde Bahçesaray Bülteni kapatıyor. 18 Mayıs 1944 yılında Kırım Türklerinin vatanlarından topyekün sürülmesinden sonra Kırım faciası hakkında kamuoyuna en aydınlatıcı bilgileri Emel Dergisi yayınlıyordu. Emel Dergisinin bu günlerde faaliyetini durdurması Kırım’daki mücadelelerin duyurulmasında çok önemli bir boşluğa sebep oldu. İşte Bahçesaray Bülteni böyle önemli bir dönemde yayın hayatına başladı.
()
Monsieur Pierre Örneği -  Ufuk Ötesi
Saatlerini, günlerini ve “emekli”liğini kahvehane köşelerinde öldürenlere, “ruhu ölmüş”lere “ders” niteliğinde bir haber bu: Pierre Manestar, Avusturyalı bir ailenin, 1940 yılında Moda’da doğmuş bir çocuğu... Gençliğinin en güzel yıllarını “tahsil”le geçirmiş... İngilizce, Fransızca, Latince, psikoloji, felsefe ve matematik... Saint Michel’de ve birkaç okulda daha yıllarca öğretmenlik yapmış... İçindeki müzik tutkusuna yönelik ilk hamlesi, emeklilik sonrası, Moda’nın sevilen gitar “hoca”sı Ali Sezgin’den ders almak olmuş... Sesi ise, Devlet Opera ve Balesi tenorlarından birçoğunu kıskandırabilecek düzeyde...
()
“Kınalı Kuzular” VCD’de -  Ufuk Ötesi
ÇANAKKALE’NİN KINALI KUZULARI Ülkenin her köyünden, her dağ başından kopup gelen ana kuzularının aslanlaştığı yerin adıdır Çanakkale...
()
Bir sahne duayeni ve bir genç yetenek -  Ufuk Ötesi
Ülkemizde “ödül”ler hakkında pek iyi şeyler söylenmez ! Birçok kurum “kendi adamını öne sürme” eğiliminde olduğundan, “Körlerle sağırlar birbirini ağırlar” gibi özdeyişler türemiştir... Gene de, bu bir genelleme değil !
()
Yenises 100 sayıya ulaştı -  Ufuk Ötesi
“Yeni bir Dünyaya Doğru” sloganıyla yola çıkan Yenises Dergisi 100 sayısına ulaştı. Osmaniye’de yayın hayatına başlayan ve dalga dalga bütün yurt satına yayılan Yenises Dergisi 1 Ocak 1996 yılında yayın hayatına atılmıştı.
()
30. Yıl Coşkusu -  Ufuk Ötesi
Yeniyol Gazetesi ve Milli Eğitim Müdürlüğünün ortaklaşa organize ettiği “21.yüzyılda nasıl bir Adıyaman hayal ediyorsunuz?” konulu makale yarışması'nın ödül töreni ile birlikte, Yeniyol Gazetesi'nin 30.yıl kutlaması Adıyaman Halkeğitim salonunda çoşkulu bir şölenle kutlandı.
()
Türkmenler kan ağlıyor -  Ufuk Ötesi
Kerkük, Musul ve Süleymaniye’de Türkmenler kan ağlıyor. Genç üniversite öğrencileri MİT ajanı diye tutuklanıyor. Kürtler, Türkmenlere nefes aldırmıyor. Türkiye ise “Kürtleri kızdırmayın” diye Türkmenlere nasihat ediyor
()
İnebolu Haberleri / Celal Bekiroğlu -  Ufuk Ötesi
--- Kastamonu-İnebolu arası 45 dakikaya inecek --- Türk Ocağı Projesi Gazi Üniversitesi’nde --- Belediyeye Tarihi Mekan
()
Patrikhane çizmeyi aşıyor -  Ufuk Ötesi
Tarihçi Prof. Dr. Mehmet Çelik, Fener Patrikhanesi'nin ekümenik faaliyetlerinin İstanbul ve Türkiye açısından büyük bir tehlike olduğunu ve dini hoşgörü ile ele alınacak bir konu olmadığın söyledi
()
Kuzey Kıbrıs’a 100 bin Yahudi yerleştirilecek -  Ufuk Ötesi
İsrail’in Kuzey Kıbrıs’a özel ilgi göstermesinin sebebi anlaşıldı. Yahudilere damat olduktan sonra yıldızı parlatılan ve BM Genel Sekreterliği’ne kadar yükselen Kofi Annan’ın hazırladığı plan kabul edilseydi, Kuzey Kıbrıs’a 100 bin Yahudi yerleştirilecekti. Kıbrıs için İsrail tehlikesi devam ediyor
()
"Özgürlükler Ülkesi" tarihe karıştı -  Ufuk Ötesi
ABD'de yayın yapan televizyon ve radyoların artık yaygın şekilde otosansür uygulamaya başladılar. New York Times gazetesinin haberine göre, televizyonlar gerektiğinde canlı yayınları bile sansürleyecek teknolojiler ve uzmanlara sahip. Pek çok radyo, Elton John'dan Rolling Stones'a müzisyen ve müzik grubunun şarkılarını bile sansürlemek durumunda kalıyor.
()
UFUK ÖTESİ “3’üncü yıla merhaba” dedi -  Ufuk Ötesi
UFUK ÖTESİ, İstanbul’da düzenlenen görkemli bir toplantıyla “3. yıla merhaba “ dedi. UFUK ÖTESİ’ni görebilenlerin buluştuğu toplantıda, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş’ın mesajı ayakta alkışlandı. UFUK ÖTESİ’nin sahibi ve Basın Birliği Başkanı Kemal Çapraz, “UFUK ÖTESİ, gündemi takip etmekle kalmıyor, gündemi oluşturuyor” dedi
()

2008


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2007


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2006


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2005


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2004


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2003


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2002


NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
           
       
 
   

Karahan 2002