Kasım 2008

Ö T E S İ

 

18.11.2019 



Reymanca

 
Reyman Eray

Kişilik...


Yarışmacı kız şarkısını söylemek üzere sahneye geliyor... Salon hıncahınç dolu... Ön sırada jüri üyeleri... Kız şarkısını bitiriyor ve değerlendirmeleri dinlemek üzere jürinin karşısına geçiyor... Jüri üyelerinden biri “Senin bacakların çarpık !” diyor... Yarışmacı kız şaşkınlığını-kızgınlığını belli etmemeye çalışarak gülücük dağıtmayı sürdürüyor... Genç, güzel ve iyi şarkı söyleyen bir genç kıza, “çarpık” olduğu, salon dolusu izleyicinin ve milyonlarca ekranseverin önünde “naklen” söyleniyor ve kız gülebiliyor...

Bir genç kız, “ünlü”lük düşlerinin, “çok para kazanmak” düşlerinin yıkılmaması adına milyonların önünde aşağılanmayı bile göze alabiliyorsa, ortada bir “kişilik”sizlik sorunu var demektir !
“Sağlam” bir genç kız, -tüm sonuçlarına katlanmak pahasına- aynı milyonların önünde “Çarpıklık sizin beyninizde sayın jüri üyesi” demeliydi... Bunun adı “kişilik” olurdu; ayrıca, jüriye “gıcık” olanların gözünde yücelirdi.
* * *
Aynı kişilik yoksunluğunu, kızlı-erkekli birçok yarışmacı gencimizde görüyor, üzülüyoruz... Seçici kurul üyelerinin aşağılamaya varan alaylı sözlerine, son yıllarda gelişen “Parayı götür de nasıl götürürsen götür” anlayışı uyarınca suskun kalan; susmakla yetinmeyip bir de gülümseyen bu gençler, Atatürk’ün ülkeyi emanet ettiği gençliğe hiç benzemiyor ! Yazık !..
Kimi seçici kurul üyesinin aşağılayıcı davranışları en ciddi köşe yazarlarına bile günlerce gereç oldu; psikologlar-sosyologlar gençlere böyle davranılmasının “yanlış”lığını bilimsel olarak anlatmaya çalıştı ama, kimse gençlerimize değinmedi ! Yarışmacılar çok mu “masum”du ?..
Kişilik, Tanrı’nın insanoğluna lütfettiği, “dünyevi çıkar”lar uğruna ayaklar altına alnamayacak denli değerli bir erdemdir, ülküdür. Gelgelelim, gençlerimize “kısa yoldan üne-paraya kavuşma” hırsının (ya da “kurnaz”lığının) faturası “kişiliksizlik”le ödetiliyor; sayısız genç de buna katlanıyor, sineye çekiyor... “Star yarışması”, yalnızca bir örmek. Gençlerimize pompalanan bu “kişisel çıkar düşkünlüğü”nü son 20 yıldır yaşamın her alanında görebiliyoruz. “Avrupalı”laşıp(!) para kazanmak adına Kıbrıs’ın elden gitmesini bile sindirmeye hazır olan genç; korkarız ki 10-15 yıl sonra meclise girdiğinde, Güneydoğu’yu da satışa çıkarır...
Biraz “sert” oldu ama, bu katı gerçekler daha yumuşak bir dille anlatılamaz !


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002