Kasım 2008

Ö T E S İ

 

28.06.2017 



2008 | 2007 | 2006 | 2005 | 2004 | 2003 | 2002


ARŞİV : Şubat - 2007

 
 

Köşe Yazıları


Ölçü :  Sarıkamış harekâtı ve Enver Paşa -  Cem  Sökmen
Tek cümlelik bilgiden ancak slogan çıkabilir ve en fazla entelektüellik iddiasında olanlar sloganlardan ibaret bir dünyada yaşıyor olabilir, çünkü burası henüz onların ekseriyeti oluşturduğu yerdir. Artık Enver Paşa hakkında hâkim zihniyete ram olarak yazılmış siyasî yorumlar yerine, o zamanın şartlarını bütün yönleriyle anlamaya çalışan gerçek tarihçiliği aramak ve hakkını vermek zamanıdır. Enver Paşa ne sadece gazetecilikle ne de sadece edebiyatçılıkla anlaşılabilir.
(6210)
Gezi :  Köyceğiz -  Banu Erkmen
Köyceğiz adının nereden geldiği ise; efsaneye göre Köyceğiz, gölün alanı üzerinde bulunan bir ovada kurulmuş. Bilinmeyen bir zamanda ovayı sular basmış. Felaketin seyrine gelenler gölün doğu kısmında kalan birkaç evi ve insanı görünce: "Bütün şehir batmış, sadece kıyıda bir Köyceğiz kalmış” demişler. Güya o gün bugün de adı Köyceğiz olarak kalmış.
(4790)
Hedef :  Kültür Başkenti İstanbul’da Türk Halk Müziği Korosu Yok? -  Ünal  Bolat
Türkülerin efendisi, Türk Halk Müziği Hocası sevgili Orhan Hakalmaz’la türküler hakkında yaptığımız söyleşide önemli tespitler ortaya çıktı. Türküler üzerine yapılan polemikler, türkülerin millî değerlerimizden olup kanunla da olsa koruma altına alınması gerçeği, çok önemli bir tanesi de Kültür Başkenti seçilen İstanbul’da geleneksel Türk Halk Müziği Topluluğu’nun bulunmayışı ve oluşturulmaması.
(4284)
Bamteli :  Arif Nihat Asya’yı kıskananlar -  Aydil Erol
Kaleminin maharetine, üslubunun nezaketine hayran olduğumuz Necmeddin Sefercioğlu hocamız da, “Tanıdığım Türkçüler” (Ötüken Neşriyat, 212/251 03 50) adlı eserinde şunları söylüyor: “...dernek adına yarışmayı yürüten genel yönetim kurulu üyesi Ahmet Borcaklı, Muammer Sun’un Arif Nihat Asya’nın şiirlerinin besteleneceği bir yarışmada görev almayacağını, kurulun istediği şiiri seçmekte serbest olmasını istediğini söyledi...” (85.s.)
(4005)
gezi :  17. YY ın ŞARLATANI : SABBETAİ ZVI -  Nazan Sezgin
Soğuk savaş yıllarına rastlayan çocukluğumuzda birisi bir başkasına garez olunca komünist derdi. Bu sıfat çoğu zaman benzersiz argo sözlüğümüzden seçilen zarif sözlerle anlam bakımından pekiştirilirdi. Derken devran değişti ve komonizma tedavülden kalktı. İnsan tabiyatıyla pek uyumlu olmadığı anlaşılmıştı. Demirperde kalkınca sınırsız enerji kaynaklarına sahip Sovyetlerin bil’umum halklarından binlerce işçi Türkiyede kaçak olarak çalışmaya başladı ki bunların arasında pek çok da Ermeni olduğu söylenmekteydi (besleyin!).
(3417)
Net P@no :  17 milyon Türk MSN kullanıyor -  Baki Günay
Türkiye, MSN Messenger´den ayda gönderilen 70 milyon mesaj ile dünya 4´üncüsü, 11.8 milyon Messenger abonesi ile de dünya 5´incisi durumunda. Türkiye, gönderilen mesaj sayısında Japonya’yı 22’ye katlarken, Çin ve Amerika gibi ülkelerin önüne geçmiş durumda. Abone sayısında Türkiye’nin gerisindeki ülkeler arasında Çin ve İngiltere de var. Türkiye’nin bu sıralamada geride bıraktığı ülkeler arasında İngiltere, Meksika, Çin, Kanada ve Arjantin de bulunuyor.
(3327)
Tutanak :  Yaylaya Çıkış -  Hüseyin Özbek
Hıdrellezden sonra Yukarı Yazıy’la Aşağı Yazı Köyü’nün uslularına danışılır, keşfe gidenler dinlenir, muhtarlar imleşir, böylece yaylaya çıkış günü belli olurdu. Biz o gece sabahı zor ederdik. Anam denkleri akşamdan hazırlardı. Sacayaktan ekmek sacına, undan bulgura, yatak yorgandan aba kebeye, yayıktan sitile, çalmaca kadar yükler bir yana ayrılırdı. Sabah erkenden sığırlar çıkarılır, buzağılar, malaklar saman çitlerine yerleştirilir, buzağılayıcı inekler gelin gibi süslenirdi.
(2974)
. :  Kırım – Karadeniz – Urumlar ve Yunanistan -  Yard. Doç. Dr. Erdoğan  Altınkaynak
Daha önceki yazılarımızdan hatırlayacaksınız. Hıristiyan Türkler Urumları… Bu yazımızın konusu da onlarla ilgilenenlerdir. Urum ve Rumeyler ile önceleri Ruslar ve İngilizler, daha sonraları da Yunanistan ilgilenmeye başlamıştır. Elbetteki Yunanistan bu işte taşerondur. Yunanistan bu iki toplumla çok eskiden beri ilgilenmektedir. Dışişlerimiz de herhalde bunun farkındadır.
(2710)
Milli Sıtrateji :  “Biz Türküz” -  Dr. Alptürk Ünlü
Hepimiz değil “Biz Türküz”. Farklı kimlikler olabilir. Biyolojik gerçekler farklı algılanabilir. Ama bizlerin doğruyu algılaması önemlidir. Dünya hayatı; oturduğunuz, yaşadığınız ve de motive edildiğiniz boyuta göre değişiklik arz eder. Aynı zamanda; coğrafi konumda, iklim durumunda, beşeri yapıda, fiziki pozisyonda ve farklı geyometrik düzlemlerde de değişiklikler oluşturabilir. Bu durum sadece siyasi bir ajitasyonun neticesi değildir.
(2696)
TeknoVizyon :  Değişim, Teknoloji ve Rekabet Gücü... -  Nilüfer Yalçın
İçinde yaşadığımız yüzyılda en çok öne çıkan kavramların başında "Değişim" gelmektedir. Dünyadaki gelişmeler doğrultusunda makro ve mikro düzeyde tüm organizasyonlarda değişimin kaçınılmaz olduğundan söz edilmektedir. Çok hızlı yaşanan değişim ve küreselleşme, toplumsal sistemin bünyesinde yer alan tüm alt sistemleri ve hatta bireyleri etkilemektedir. Küreselleşme ile ortaya çıkan yeni rekabet koşulları, eskiye oranla çok daha serttir.
(2688)
Seyran :  Her sabah umutlar yeniden yeşerir! -  Hayri Ataş
Bayramların en güzel taraflarını çocuklar yaşıyordu galiba ve sanırım hâlâ da öyle. En çok onlar sevindirilir, en çok onlara ihtimam gösterilir. Şimdi masal gibi anlatılan, “çocukluğumuzda bize alınan ayakkabı ile uyur, yeni pantolonu, eteği veya kazağı giymek için sabahın olmasını iple çeker ve farkında olmadan uykuya dalardık” gibi sözler o heyecanın ve biraz da o günlere duyulan özlemin ifadesi değil mi?
(2448)
Ünlem ! :  BİZ NEREDE HATA YAPTIK? -  Asuman Özdemir
Gafil avlandım! Karne tatilinin başladığı gün hiç düşünmeden çok katlı çarşılardan birinde alışverişe çıktım. Belki çarşıda on bin çocuk vardı. Yoksa bile bana öyle geldi. Eski kitaplarda mutlulukları “cıvıl cıvıl” ifadesi ile anlatılan çocuklar çığlık çığlığa, anne babalarını çekiştirerek istedikleri her şeyi aldırıyorlardı. Ebeveynlerinin lügatinde ise “yok, olmaz” veya “bu senin yaşına uygun değil” sözcükleri yoktu.
(2410)
. :  Federal devlet yaranırsa Irak'ın bölünmesi gerçekleşir -  Sevil İrevanlı
Kürtler Kerkük şehrinin kurdukları uydurma devletin kalbi olduğunu ve bu şehrin, halen Dohuk, Erbil ve Süleymaniye olmak üzere üç vilayetten oluşan Kürt bölgesine entegre edilmesi gerektiğini savunuyorlar. Kürtler kurdukları kukla devletin asıl başkentinin Erbil değil, Kerkük olduğunda ısrar ediyorlar. Kürtlerin “Kürdistan” diye adlandırdıkları bölge 30 yıl boyunca iki hükümet tarafından yöneltildi.
(2371)
Tarih Bilinci :  “301 KİMLERE BATAR?” -  Rasim Giresunlu
Biliyorsunuz tepede durmak yerde durmaya benzemez. Tepeden aşağı nasıl inilir tarihe bakınız! Eğer Türk değilseniz, itiraf ediniz! Bilinçsiz, bilgisiz Türkleri de kandırmayınız! Türklük kavramı konusundaki vebal sizlerin üzerindedir. Attığınız adımlar gerçek yüzünüzü bu ülkede ortaya koyacaktır. Tarih birçok sahtekarların kahraman olarak nitelenmesiyle doludur. Bunları da unutmayınız! 301. maddede özellikle bazılarını rahatsız eden yegane ifade olarak “TÜRKLÜĞܔ kelimesinde düğümlenmektedir.
(2284)
Geniş Açı :  Foto/sentez -  Ali Arif Esatgil
Evet, üç fotoğraf… Ogün, Hrant, maskeli kalabalıklar… Ve medyanın köşe başını tutmuş olanlar! Sorgulayın, sorun, çıkarın ortaya bu suikastın ardındaki sırrı. Fakat, bir kez de dönün, evet evet bir kez de dönün Ogünler’in fotoğraflarına bakın. Onlar için ne yaptınız! İstanbul’un dünya ‘gay’leri tarafından yılın kenti seçilişine tam sayfa ayırırken, gözünüzün önüne hiç Anadolu bozkırları geldi mi?
(2260)
Kulvar :  Hepimiz Türk’üz öyle mi! -  Cihangir Arık
Ne garip bir durumdayız anlayamıyorum. Dünyanın hiçbir yerinde yok, olamaz da! Ülkemin insanının yüzde sekseni Türkiye de yaşamaktan, Türk olmaktan mutlu, gururlu, onurlu. Güzel buraya kadar her şey normal. Ne gariptir ki bu kadar büyük bir topluluğun sesi, bir avuç topluluktan az çıkıyor, bırakın az çıkmayı neredeyse hiç çıkmıyor. Vatana sahip çıkıyoruz diyorsanız, bu nasıl sahip çıkma! Kaç parçaya bölündüğünüzün farkında mısınız?
(2146)
Zekice :  Türkiye kuşatılırken -  Zeki Hacı ibrahimoğlu
Vatandaş Mehmet Soykan şikâyet etmiş, savcı izin istemiş, Adalet Bakanı izin vermiş, savcı dava açmış, sanık yargılanmış, mahkûm edilmiş. Sanık vekilleri temyiz etmiş, ilgili ceza dairesi hükmü onamış. Yargıtay Savcısı acele itiraz hakkını kullanmış, dosya Genel Kurul’a gitmiş ve Genel Kurul’dan da onanarak karar kesinleşmiştir. Hrant öldürülünce entel gazeteciler suçlu aramaya başlamışlar. Bunların en çarpıcı örneklerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
(2057)
Köşe Taşı :  Çömezlik Aşkı -  Prof Dr. Ali Osman Özcan
Herkes çömez olmak istiyor. Ne var bu çömezlikte bilinmez. Akıl sır ermiyor. Birinin hizmetinde olmak herhalde çok gururlandırıcı bir şey olsa gerek. Efendinin olan her şeyi onun adına kullanmak galiba çok güzel. İyi olan her şey çömezin, kötü olan ise efendinin veya patronun. Başkasının olan şeyin şerefini taşımak bu kadar önemli ise, kişinin kendi şerefi ve haysiyeti nerededir diye sorulsa gayet yeridir.
(2024)
Aykırı Rüzgâr :  Hedef Türk Boğazları ileri -  Mustafa Can
Dünya ülkelerinde evet özel kılavuzluk var ve rekabete kapalı. Ancak kılavuzluk şirketleri de bizzat kılavuz kaptanların elinde. İlk plan Gemi Trafik Hizmetleri’nin devlet elinde olsa da bir şirkete devri idi. Bunu yaptılar, hem de milliyetçilerin iktidarında, ikinci basamak kılavuzluk teşkilatının Türkiye Denizcilik İşletmelerinden alınıp Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne devri, bunu da yakında duyarsınız ve bitiş Kıyı Emniyetinin özelleştirilmesi.
(2002)
Çapraz Ateş :  Çift başlı dış politika -  Kemal Çapraz
Türkiye hem içten hem de dıştan çok ciddi bir kuşatma içersindedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yutmak ve Akdeniz’de Türk gücünü kırmak için de Rum kesimi devreye sokulmuş, Kıbrıs adası ve çevresinde petrol arama çalışmaları başlatılmıştır. Hatta konu uluslar arası şirketlere ihale edilmiş ve anlaşmalara başlanılmıştır. Türkiye’nin bu konuda ki baskıları maalesef tesirini gösterememiştir. Rum kesimi bu konuda önemli adımlar atmıştır.
(1979)
. :  Bulgar Parlamentosu’nda Irkçı Çığlıkları -  Mehmet Türker
Bir zamanlar Osmanlı’nın vilâyeti olan Bulgaristan’da ırkçılar Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarına, üç ay sonraki Avrupa Parlamentosu seçiminde oy kullanma yolunu kapatarak parlamento binasında sevinç çığlıklarıyla bayram yaptılar. Bulgaristan Cumhuriyeti içinde Türk varlığını bir türlü hazmedemeyen ırkçı Bulgarlar, 1990 yılında demokratik rejime geçtikleri günlerden itibaren asırlardan beri süren Türk düşmanlığını körüklemekteler.
(1973)
Sözün Özü :  Kıbrıs vadisinde kurtlar petrolü -  Alptekin Cevherli
ABD’nin Türk askerinin başına çuval geçirmeye kalkan kendini bilmezlere en azından kendi imkânlarıyla sinema sahnesinde dersini veren bir filme karşı aslında Rambo savaşıyordu… Kurtlar Vadisi Terör’ün şiddet içerdiği için yayından kaldırıldığı gün Amerikalıların ortağı olduğu bir TV kanalında Rambo pek rahat bir şekilde racon kesiyordu…
(1955)
Düşün/ce :  Ermeni’den Daha Fazla ’Ermeni!’ -  Olcay Yazıcı
Yüksek maaşlı küresel kiralık kalemler, müstemleke aydınları, mütareke basını, liberal, bozguncu şom ağızlar, her onurlu ve millî çıkış sonrasında, Trabzon diyor da başka bir şey demiyor. Nasıl eder de, bu şehri de sustururuz, yıldırırız diye planlar yapıyor; açık açık hedef gösteriyor; yetkili mercilere suç duyurusunda bulunuyorlar. Onlara göre bütün kargaşa bu şehirden çıkıyor; çünkü o şehir, alt edilemeyen, onuruyla, tunçtan yüreğiyle direnen bir şehir.
(1936)
Kuşbakışı :  Türk’e hakaret etmeyeni asmalı (!) -  Şahin Zenginal
Türk adına ne varsa, Türk milleti de dahil her şeyi ortadan kaldırmak istiyorlar. Bu sebeple işe Türklüğe hakaretin serbest olmasından başlıyorlar. Yarın öbür gün diğer taleplerini de sıralayacaklar. Bazı saflar da güya demokratlık adına “Efendim, bu madde eleştiriyi de yasaklıyor” diyerek 301. maddenin değiştirilmesine destek veriyor. Oysa maddenin dördüncü fıkrası eleştiri amacıyla yapılan açıklamaların suç oluşturmayacağını hükme bağlamış.
(1842)
Pusula :  Neden milliyetçiliğe saldırıyorlar? -  Bayram Akcan
Türk’üm demenin suç sayıldığı, azınlık ırkçılarının devlete ve millete meydan okuyarak açıkça bölücülük yaptığı şu dönemde, Türk Milliyetçilerine saldırılmasının elbette bir sebebi vardır. Saldırıyorlar çünkü Türk Milliyetçileri küfrün, ihanetin bütün oyunlarını bozmaktadır. Çünkü milliyetçilik emperyalizme teslim olmamış son kalemizdir. Bütün tahrikler, karalamalar, iftiralar bu son kalenin muhafızlarını yıldırmak, sindirmek ve korkutmak içindir.
(1802)
Yakın Takip :  Oyun aynı, sahneye koyanlar aynı -  Dr. Ünal Metin
İngiliz ve Fransızlar Mondros Ateşkes Antlaşmasının hemen ardından Çukurova’ya girerler. Çukurova’da yıllarca Türkleri ekonomik olarak sömürmüş ve semirmiş olan Ermenilerin aldatılmış çoğunluğu, asırlardır sinsi bir şekilde kanını emdikleri Türklerin kanını artık açık açık akıtmaktadırlar. Ermeniler arasında azınlıkta kalan bazıları ise kendi soylarından olan kişilerin bu yaptıklarına itiraz ederler ama onların da sonu masum Türkler gibi olur.
(1753)
Gerçek :  Tutucu Hangisi? -  Özdemir Özsoy
İster büyük patlama deyin, ister “kün feyekun” sırrının, tecellisi deyin, şu varlık âlemini meydana getirmek için yüce bir kudretin eksi sonsuzdan artı sonsuza kadar mevcut olacağını, hâkim olacağını kabul etmek zorundayız. Zerre kadar izan ve insafı olan bir insan zaten bunu düşünür, duyar ve şuurlu olarak bilir. Bitkilerden hayvanlardan, çiçeklerden kelebeklerden bahsetmeye gerek yok; onların bu gerçeğe hiçbir itirazı olmamıştır. Şükretmişlerdir.
(1711)
Göğe Merdiven :  Zayıflık -  Aybars Fırat
Bilim adamları, her insanda kanser hücrelerinin dağınık şekilde mevcut olduğunu, ancak bünyenin zayıf düştüğü anlarda bu hücrelerin hemen birleştiğini ve bir anda kanser hastalığını oluşturduğunu söylüyorlar. Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni de kanser hücreleri taşıyan insan vücuduna benzetebilir miyiz? Evet. Vatanın ve milletin zayıf düştüğü/düşürüldüğü durumlarda bünyemizdeki zararlıların hemen birleştiğini ve hastalığa yol açtığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
(1679)
Öteki UFUK :  Öteki Ufuk -  Süleyman Özkonuk
-
(1564)

*

Haberler


Cirit Atları Sadabat’ta Şahlanacak -  Mehmet Türker
Türk boylarının vazgeçilmez üç sporundan biri olan ciritin günümüzde geleneksel olarak yaşayıp gelişmesi için Kâğıthane Belediyesi on beş yıl önce bu spora sahip çıktı. Bu spora önem veren İstanbul Ticaret Odası ise ata sporumuzun sponsoru oldu.
(4421)
“Millî Arşiv Kanunu Tasarısı” 161 yıl sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde -  Ufuk Ötesi
Milletimizin hafızası olarak nitelendirdiğimiz arşivlerimizin tarihî, idarî, malî, hukukî değerlerinin yanı sıra araştırma, eğitim ve kültür açısından da kamu yararı taşıması nedeniyle, bu malzemenin yönetimi, denetimi ve kullandırılması kapsamlı ve etkin bir mevzuatı gerekli kılmaktadır.
(2686)
Yıldızlar altında cinayet -  Ayhan ÇİFTÇİ
Çağdaş Azerbaycan edebiyatının tanınmış yazarı Elçin’in oyunu “Yıldızlar Altında Cinayet – Katil” adlı oyunumuzun gala gösterimi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gerçekleştirildi.
(2086)
Banu Avar’a büyük destek -  Ufuk Ötesi
33 sivil toplum kuruluşu ünlü televizyon programcısına plaket verdi Aydınlar Ocağı tarafından düzenlenen "Sınırlar arasında Türk sorunu" konulu panel Eminönü Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.
(1992)
‘Dershanesiz üniversite hayal’ -  Ufuk Ötesi
Türk Eğitim-Sen’in yaptığı ankete katılan öğrencilerin büyük çoğunluğu ÖSS sistemini eleştirdi. Öğrenciler, dershaneye gitmeden üniversiteyi kazanmanın hayal olduğunu düşünüyor
(1939)

2008


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2007


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2006


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2005


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2004


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2003


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2002


NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
           
       
 
   

Karahan 2002