Kasım 2008

Ö T E S İ

 

28.06.2017 



2008 | 2007 | 2006 | 2005 | 2004 | 2003 | 2002


ARŞİV : Temmuz - 2006

 
 

Köşe Yazıları


Sağlık Meridyeni :  Migren ve baş ağrıları üzerine -  Dr. İsmail  Maraş
Sevgili okuyucular, bu sayımızda migren ve baş ağrılarıyla ilgili özet bir bilgi sunmaya çalışacağız. Ağrı her insanda farklı algılanır. Çünkü ağrı beyinde çözümlenen bir duygudur. Ağrı, beynimiz başta olmak üzere vücudumuzun birçok sisteminin alarma geçtiği çok karmaşık bir semptomdur, belirtidir. Yani ağrı, bir bakıma vücudun çağrısıdır…
(22872)
Seyran :  O Gül-endam… -  Hayri Ataş
Eminönü’nden bindiğim otobüsün arka tarafındaki koltuklarından tek boş olanına oturdum. İlk defa bir otobüsün bu kadar sessiz olduğunu görüyordum. Zaten içimdeki kasvet beni yeterince sıkıyordu. Otobüsteki bu loşluk ve sessizlik ise beni ziyadesiyle kendi iç derinliklerime doğru itmişti. Etrafıma bakıyordum ancak görmüyordum; dışarıda sesler ve gürültüler vardı, fakat duymuyordum. Otobüs köprüyü geçti ve Tophane’ye doğru kıvrıldı.
(6076)
Tutanak :  Kara tren -  Hüseyin Özbek
Yaymacıdan aldığımız Türkü Kitabı’nı sabahleyin sığırları otlatmaya çıkarırken azık pog’una koymayı unutmazdık. Günün uzununda kitaptaki türküleri baştan sona onlarca kez makamıyla devrederdik. Kitabın sonuna geldik mi hadi bakalım yeni baştan... Muzaffer Akgün, Necla Erol, Nuri Sesigüzel, Ahmet Sezgin, Mustafa Geceyatmaz, Osman Türen, Aliye Akkılıç, Ahmet Gazi Ayhan ve zamanın diğer meşhurlarının türkülerini sesimiz kısılıncaya kadar okurduk.
(5908)
Gezi :  İstanbul adaları… -  Banu Erkmen
Yaz mevsimi her sene artan sıcaklığı ile İstanbul’un üstüne çökmüşken, herkesin kafasında bir kaçış planı ve hayatında kaçmasını engelleyecek bir çok sebebi vardır. Ama Adalar bu hengâmede arada bir görülen çöldeki vaha gibi; Marmara denizinin sıralı incileridir. Son yıllarda artan ulaşım imkânları ile yeşil ormanları, mesire yerleri ve temiz koyları ile şehrin stresli hayatında yorulmuş insanları için bir enerji noktasıdır.
(4349)
Aykırı Bakış :  Azerbaycan seyahati -  Dr. Yusuf Gedikli
Azerbaycan yönetimi şark halklarının lider eksenli pisikolojisini keşfetmiş. Haydar Aliyeve �ulu önder� diyorlar. Her meydanda heykeli, büstü, her devlet dairesinde resmi asılı. Hava limanının Bine olan adı Haydar Aliyeve çevrilmiş. Her devlet dairesinde o dairenin konusuyla ilgili sözleri yazılı. Mesela Azerbaycan Pedagoji Üniversitesinde Haydar Aliyevin �Men dünyada müellimden yüksek bir ad tanımıram� sözü görülüyor.
(4075)
TeknoVizyon :  Rekabet ve Teknoloji -  Nilüfer Yalçın
Rekabet insan doğasının gereği olup, ilerleme ve gelişme ile ilişkili olması nedeniyle yıkıcı değil, pozitif sonuçlara açık bir gelişme sürecidir. Bu nedenle rekabet insanoğlunun göçebelikten tarıma, kent yaşamına ve günümüzün sanayileşmiş toplumuna ulaşmasını sağlayan temel güçtür. Rekabetin, rekabetçiliğin özünde insanoğlunun daha iyiyi başarma arzusu yatar. Yaratıcılık, rekabet ve teknoloji iç içe girmiş ve birbirini pozitif olarak etkileyen kavramlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
(3789)
Net P@no :  Teknolojik Yanıltma: Subliminal -  Baki Günay
Gördüğünüz bir obje aslında size görmediğiniz mesajlar verebilir mi? Veya duyduğunuz bir müzik parçası ile okuduğunuz bir makale size bilmediğiniz bilgileri zihninize gönderebilir mi? İnanmıyorsanız bu bilgilerin hepsi komplo olarak görebilirsiniz. Göz gördüğüne inanır diye bir söz vardır. Bu söz her zaman için geçerlimi acaba? Çünkü gözümüz gördüğü birçok bilgiyi beyne gönderir. Bizim bir anlık bile gördüğümüz her türlü bilgi bir yerlerde daha sonra karşımıza çıkabileceğini hiç düşündünüz mü?.
(3634)
Aykırı Rüzgâr :  Amerikan Donanması Karadeniz’de -  Mustafa Can
Türkiye'nin, Karadeniz kıyısında yeni bir politika geliştirmesi şarttır.. Her şeye rağmen Amerika'yı ve dengelerin değişiminden medet uman Karadeniz ülkelerinin çıkarlarına aykırı gibi görünse de (Uzun vadede zararlı olduğunu görecekler), Karadeniz'deki Amerikan askeri varlığına neden itiraz ettiğimizi iyi anlatmamız gerekiyor. Bulgaristan ve Romanya'nın NATO'ya girmesi, Gürcistan ile Ukrayna'da "Batı" yanlısı iktidarların işbaşına gelmesi, Karadeniz'de yeni dengeler oluşmasını gerektirdi..
(3194)
Sözün Özü :  Tavukların ahı tuttu! -  Alptekin Cevherli
Geçen gün bir biyoloji uzmanını dinliyordum. Kene ısırması nedeniyle hastalığın yayıldığından bahsediyordu. Konuşmasında kenelerin kuş gribiyle olan bağlantısını aktarıyordu. Meğer bizim grip olan tavuklar kenenin baş düşmanıymış. Hitlere rahmet okutacak şekilde canlı canlı yakılan tavukların ahı tutmuş. Göçmen kuşlardan bulaşan kuş gribi iddiasıyla yerli pek çok saf tavuk türünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldığı ülkemizde doğal dengenin bozulmuş olduğu artık gün gibi ortada.
(2526)
Serbest Atış :  ÖSYM Yeni sisteme hazırlıklı değilmiş -  Tuncay Yıldız
2006 ÖSS (Öğrenci Seçme Sınavı ) 18 Haziran günü yapıldı. Sınava giren 1 milyon 537 bin 433 öğrenciden 200 bini 2 yıllık, diğer 200 binide 4 yıllık fakültelere yerleştirilebilecek. ÖSS’nin konu içeriği genişletildiğinden bu sınav bir milat niteliğinde sayılabilir. Gerçi yeni ÖSS’nin geçmiş senelerdeki ÖYS (Öğrenci Yerleştirme Sınavı ) sisteminin benzeri bir sınav olacağı tahmin ediliyordu. Öyle de oldu. 2006 ÖSS tüm konuları kapsayan bir sınav olarak eğitim sistemimizde yerini aldı.
(2435)
Ölçü :  Tarihle yüzleşme nasıl olur? -  Cem  Sökmen
Batı bizim için zaten yeterince kalıp hazırlamış, tarihi kendisine göre sınıflandırmış, hangi çağın nerede başlayıp nerede bittiğini çıkarlarına göre “ders” kitaplarına kadar geçirmiştir. Çağlar arasındaki bölünme emperyalizmin sigortasıdır. Bu “büyük yalan”la mücadele etmeyi niçin göze almıyoruz? Ama bu sorgulamalar bizdeki sanal aydınların çapını aşıp sigortalarını attırmaktadır. Bu adeta “Sen düşünme, konuşma ve fikir üretme! Bunların en iyisini biz yaparız, seni de bir güzel yönlendiririz” demektir.
(2428)
Gerçek :  Adli Hata Nasıl Olur? -  Özdemir Özsoy
Bilirsiniz, bir de “uluslar arası mahkemeler” vardır. Hani asil vicdanlarımızda ve “hümanizm” aşkıyla çarpan yüreklerimizde o büyük ve eşsiz ve adalet duygusunu taşımaktayız ya, böyle bir kurumun var olması adeta bize kıvanç verir. Ama gel gör ki, bu “yüce” mahkemelerin de bir yerden sonra eli ayağı tutulur. Bunların hükümleri, yine de üçüncü sınıf sayılan “el kapısında kul köle olmaya mahkûm” ülkeler için geçerli ve dolayısıyla sınırlı olur.
(2329)
Köşe Taşı :  Ham Hayal Pilavı Yemek -  Prof Dr. Ali Osman Özcan
Her daim her dem Türklüğün var oluşunu bilme açısını küçültmek isteyenler, karınca yuvalarını ezip yağmalama planlarını uygulamakta… İbret alma nedir bilmeyen okumayı sevenler derneği üyeleri de bu planları “batıdan gelmiştir, vardır bir hikmeti” diye bilimsellik örnekleri saymakta. Son kederle yüzleşildiğinde duyulan keder ne acıdır? Kin alıp kin satanların kinden başka satacağı ne olabilir?
(2324)
Zekice :  Ey Türk milleti -  Zeki Hacı ibrahimoğlu
Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarihinin en karanlık günlerini yaşıyor haberiniz var mı?
Diyarbakır Belediye Başkanı aleyhine ceza davası açılmış bir toplantıda sordum haberiniz var mı diye kimsenin haberi yokmuş. Peki, neden dava açılmış olabilir diye sordum bölücülükten dediler. Hayır, hayır açılan dava TAŞIT KANUNUNA MUHALEFETTEN dedim.
(2169)
Bamteli :  Tütün kafalılar!.. -  Aydil Erol
Cepleri , kasaları dolu, lâkin kafalarında uzaydan daha korkunç boşluk bulunan o hilkat garibeleri bilmiyorlar ki: Mal, mülk, mevki, makam, şan, şöhret, servet.. memlekete-millete hizmet içindir; kişi oğullarına caka satmak için değil!.. Ne yazık ki, o tip nâdânlarla günümüzde de karşılaşıyoruz. Kuruyasıca soyları kesilmemişe benziyor. Herkes aptal, dünyada bir tek onlar uyanık.. Oysa dünyada en büyük aptal, karşısındakini aptal yerine koyan değil midir?..
(2154)
Ünlem ! :  Mahşerin üç atlısı yine aradaydı… -  Asuman Özdemir
II. Meşrutiyet’in ilânından sonra gayr-i Müslimler aralarındaki tüm sürtüşme ve anlaşmazlıklara rağmen, ellerinde bulunan imtiyazları korumak için hükümetle büyük bir mücadeleye giriştiler. Başlarında bulunan patrikleri, mebusları ve gazeteleri vasıtasıyla kendi aralarında bir ittifak kurarak hükümete karşı cepheyi genişlettiler.
(2151)
Tarih Bilinci :  Tarihin Tahrifatçıları -  Rasim Giresunlu
Ülkemizde Atatürk büstlerine, heykellerine yapılan saldırıları, yasalarla durdurmaya çalışan bir devlet bürokrasisi, Atatürk’ün düşüncelerine, o düşünceleri tahrif edenlere, istedikleri yöne çekerek kullananlara niçin bir şey yapmıyor? Yoksa Atatürk heykelleri ya da büstlerinin yanında, Atatürk’ün gösterdiği düşünce ve hedeflerinin önemi daha mı azdır? Belki de işi sadece büstlerle, heykellerle ilgili görenler, Atatürk’ün düşünce ve hedeflerini toplumdan gizliyor da olabilirler!
(2064)
Yakın Takip :  Erken seçim ve keneler -  Dr. Ünal Metin
Bu iş hep böyle olmuştur. Taş gibi bütçemiz var, döviz stokumuz dağlar gibi diyen siyasetçilerle alay eder gibi birileri cart diye düğmeye basar, Türkiye kaderi olan ekonomik krizlerden birini daha yaşamaya başlar. Arkasından da seçim sandığı; ödeneksizlikten hademesi olmayan okulların temizlenmemiş tozlu sınıflarına konur.
(2061)
. :  Sürülen Türklerin acı talihi -  Sevil İrevanlı
Ermenilerin Nahçıvan’da, Zengezur’da yaptıkları soykırımlar, insanlığa sığmayan vahşi cinayetlerin sonucuydu. Azerbaycan’ın doğusunda, Bakü, Kuba, Şamahı, Lenkeran ve benzeri yerlerde 1917–1918 yıllarındaki bu siyaseti S. K. Şaumyan’ın önderliği altında Ermenilerin çoğunluk teşkil ettiği “26 Bakü komünü”nün vasıtasıyla Ermeni silahlı kuvvetlerinin kanlı elleri ile hayata geçirildi.
(2018)
Türk Ekonomisi :  Milletlerarası mahkemelerinin küreselleşmenin “somutlaşmasındaki” rolü -  İ.Orkun  Atalay
Küreselleşme her ne kadar sınırları olmayan bir dünya hedefliyor olsa da, günümüze dek sadece soyut ve bağlayıcılıktan yoksun kalmıştır. Zira hala devlet egemenliği esas olup, pozitif hukukun kaynağı olarak devlet alındığından ve bu durumu değiştirebilecek bir etken henüz ortaya çıkmadığından küreselleşme somutlaşamamakta ve bağlayıcılık kazanamamaktadır. 20. yy.dan itibaren devlet egemenliğinin “mutlak” durumdan, gittikçe “soyutlaşmaya” başlaması ve “biçimsel” hale dönüşmesi süreci üç aşamada gerçekleşmiştir.
(1925)
Geniş Açı :  Çark-ı Felek -  Ali Arif Esatgil
Bu bir Türkiye klasiğidir. Ortada bir yığın sorun, yokluk, yoksulluk, adam kayırma, rüşvet, ahlaki kepazelik, başka devletlere bağımlılık vs... dolaşıp durur. Ama öğütlenmiş ve örgütlenmiş kalemşörlerin hazır formülleri vardır! Gerçeği gizleyip sanal kavramlar üzerinden günü kurtarmak. Ancak şunu da kabul etmek gerek, iletişimin gücü bugün oyunu kısmen de olsa bozmaya başlamıştır.
(1894)
Göğe Merdiven :  Uçurumun öte yüzü -  Aybars Fırat
"Karekin II, Türkiye Ermenileri Partiği Mesrob II ve Fener Rum Patriği Bartholomeos’un ziyaretinden önce, adaya 250 Çevik Kuvvet Polisi ve 10 motosikletli polis getirildi. Ancak, iki gösterici, orman içinden Ruhban Okulu önüne çıkarak slogan atıp, yaşlı bir kadını tokatlayınca, polisin sabrı taştı. Göstericiler adadan uzaklaştırıldı. Ruhban Okulu’nda basına kapalı bir görüşme yapan ruhani liderler, öğle yemeğinin ardından bahçeye çıktılar ve ellerinde begonvillerle gazetecilere poz verdiler."
(1886)
Milli Sıtrateji :  Maske Düşünce... -  Dr. Alptürk Ünlü
Ya şundadır, ya bunda helvacının kızında…Evet arkadaşlar! Mayıs 2006’da Danıştay’da işlenen cinayet aslında yukarıdaki tekerlemede olduğu gibi kamuoyuna belirli güç odaklarınca empoze edilmeye çalışılmıştı. Buna göre hedef tahtasına konanlar da şunlardı: Susurluk, Şemdinli, çeteler, emekli ya da müstafi askerler, 28 Şubat süreci ve benzerleri....Yani; ya şundadır, ya bunda...Halbuki yukarıda sayılan olayların, hiç birinin Danıştay olayı ile doğrudan ilgisi yoktu. Onlara göre amaç, ‘laf olsun torba dolsun’du. Fakat atış, tam anlamıyla serbestti...
(1819)
Kulvar :  Yeter artık -  Cihangir Arık
Türk’ün ekmeğini, aşını ye, suyunu iç, sonra da kudur salyalarını savur sağa sola! ... Haçlı isen git safını al, sonra kuduz köpek gibi sağa sola dal, neysen o ol, insan denen mahlûkun azıcık bir şerefi onuru haysiyeti olur, eğer bunların zerre miktarı varsa safını bul, ekmeği yiyip, suyunu içerek yaşadığın vatanım da değil, git gizliden yaşlandığın yoldaşının yanında hav’la. İyi de biz ne yapıyoruz! …
(1798)
Pusula :  Şu bizim iktidar! -  Bayram Akcan
Şu bizim iktidar hangi siyasi yapıdadır? Muhafazakâr desek değil, çünkü ne başörtüsü meselesini çözebilmişlerdir ne de Kur’an kursları meselesini. Sayın Başbakanın New York Katolik Kilisesi St. John Üniversitesince verilen "Tanrı’nın Kuzusu" rütbesini papaz cüppesiyle alması, Musevi cemaatince kendisine "Üstün Cesaret" ödülü verilmesi artık muhafazakâr olmadığının bir delilidir. Erdoğan’ın, dinler arası diyalog adı altında, papaz ve hahamla dinler bahçesini açması, bu diyalogdan yüz bulan papazın güneydoğuda şehid olmuş askerin mezarını kutsaması da üzerinde düşünülecek bir meseledir.
(1748)
Çapraz Ateş :  ABD’nin vizyonuna ortaklık -  Kemal Çapraz
Türkiye ile ABD arasında ortak vizyonun geliştirmek konusunda mutabakata varıldı. Bu mutabakatın açıklandığı hafta ABD’nin Silahlı Kuvvetler dergisinde Ortadoğu’nun sınırlarının yeniden çizilmesi gerektiği belirtilen bir yazı ve harita yayınlandı. Emekli Albay Ralph Peters’in yazısında Ortadoğu’da istikrarsızlıkların en önemli nedeninin Avrupalıların gelişigüzel çizdikleri sınırlar olduğu belirtilerek, “Azınlıkların durumu gözetilerek yeni sınırlar çizilmeli” diye yazdı.
(1719)
Kuşbakışı :  Göstermelik demokrasi! -  Şahin Zenginal
Demokrasi, yani halkın kendi kendini yönetmesi… Bize öyle öğrettiler ilkokul sıralarından itibaren… Bir başka deyişle, insanların kulağına daha hoş gelen ifadeyle halkın yönetimde söz sahibi olması… Peki, halk yönetimde söz sahibi mi? Olmaz olur mu? (!) Örneğin İstanbul’da vapurların şeklini oylamayla halk belirliyor…
(1710)
Hedef :  AB’ye Kıbrıs konusunda rest iyi güzelde… -  Ünal  Bolat
Başbakanı, AB’ye rest hususunda dinlerken, göğsümüz kabarmıştı. Ha şöyle dedik. Aynen bizler de “müzakereler durursa dursun” diyorduk. Çünkü artık verecek tavizimiz kalmamıştı. Aslında Başbakan halkın ve tabii kendine oy veren büyük çoğunluğun sesini iyi biliyor ve AB’ye karşı Kıbrıs konusunda resti halkın arzusu doğrultusunda yapıyordu. Doğrusu, hangi duyguyla yapılırsa yapılsın AB’ye Kıbrıs restiyle hamasi olarak gönüllerimize de su serpiyordu.
(1671)
Reymanca :  Bunu da böyle bilin -  Reyman Eray
Yükseklerde gözüm varmışmış... İftira! Bu müfritleri -Allah’ın izniye- utandıracağız. Beni en çok, kendilerini “yurtsever” olarak tanımlayanlar sinirlendiriyor. Yurdun -bu haliyle- sevilecek nesi var anlamıyorum. Bırakmıyorlar ki yurdu gerçekten de sevilecek bir duruma getirelim. YÖK’üyle, Danıştay’ıyla şusuyla-busuyla üstümüze geliyorlar... Siz ne anlarsınız eğitimden, siz ne anlarsınız hukuktan! Bırakın da işimizi yapalım!
(1669)
Öteki UFUK :  Öteki Ufuk -  Süleyman Özkonuk
.
(1497)

*

Haberler


Yemen’de Türk izleri -  Ufuk Ötesi
Yemen uzun süredir özlediğim, ancak bir türlü görmeye fırsat bulamadığım ülke idi. Bir yazar arkadaşımızın söylediği gibi “şarkıları dillerimizde, hüznü gönüllerimizde ama bizden uzaklardaki Müslüman ülke” Yemen.
(24355)
Mustafa Necati Sepetçioğlu Son Röportajını Ufuk Ötesi İle Yaptı: Vasiyet Gibi Röportaj -  Ufuk Ötesi
Türk tarihini onun sayesinde okuduk, sevdik ve benimsedik. Onunla tarihimiz, edebiyatla kol kola geniş yollardan günümüze ulaştı. Destanlarımızı o sihirli kalemden okuduktan sonra daha çok sevdik.
(3941)
Hacı Bekir Şekerciler-Pastacılar Festivali muhteşem geçti “Lailaya değil yaylaya gideriz” -  Ayhan ÇİFTÇİ
Araç’ta bu yıl ilki düzenlenen Hacı Bekir Şekerciler-Pastacılar ve Yayla Kültürü Festivali büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi.
(3449)
Eğitimde mutlu gün: Kırımlı Fazilet Olcay’ın yaptırdığı okul hizmete girdi -  Ufuk Ötesi
Kırımlı Fazilet Olcay’ın Pendik’te yaptırdığı Anadolu Lisesi törenle hizmete girdi. Okulun açılış töreninde okul müdürü Kenan Kaplan bir konuşma yaptı.
(3429)
Zaman Yolcuları -  Reyman Eray
Şenay Yılmaz, yazın dünyasında yeni bir ad. Gelgelelim, yılların yazarı gibi, “araştırmacı-gazeteci”leri bile kıskandıracak derinikte bir çalışma yapmış ve ortaya kaynakçalı, belgesel tadında bir yapıt çıkmış. Beynine, ruhuna sağlık.
(3150)
İstanbul'da Başkurt rüzgarı esti -  Ufuk Ötesi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Cemal Reşit Rey Kongre ve Sergi Sarayı (CRR)'de düzenlenen Başkurdistan Kültür Günleri gecesinde 160 Başkurt sanatçı, Başkurt, Rusya Federasyonu, Ukrayna, İnguş halk oyunlarıyla çeşitli dillerde ve Türkçe söyledikleri şarkılarıyla izleyicileri büyüledi.
(2614)
Bakü Türkoloji Konferansı -  Ufuk Ötesi
26 Şubat–6 Mart 1926’da Baküde düzenlenen meşhur Türkoloji kurultayının 80. yıl dönümü münasebetiyle 23–25 Mayıs 2006 tarihleri arasında yine Baküde, bir Türkoloji Konferansı düzenlendi.
(2489)
Romanoff ve Juliette -  Reyman Eray
Doğuş Üniversitesi Tiyatro Kulübü, Peter Ustinov’un başyapıtlarından biri olan “Romanoff ve Juliette”i, ilkyaz etkinlikleri kapsamında, çeşitli merkezlerde sergiliyor.
(2485)
Bayrak şairinin adı yaşayacak -  Ufuk Ötesi
Çatalca Endüstri Meslek Lisesi’nin ismi Çatalca Arif Nihat Asya Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi olarak değiştirildi
(2223)
Sen olmasaydın -  Reyman Eray
Cem Özer ve Nurgül Yeşilçay “Sen Olmasaydın” adlı oyunu sezon boyunca Hadi Çaman Tiyatrosu’nda sergiledikten sonra, şimdilerde yakın il ve ilçelerde turnede.
(1927)
İstanbul Devlet Tiyatrosu -  Reyman Eray
Birçok tiyatro kurumunun başına, “onun adamı-bunun adamı” anlayışıyla, “liyakat” hiç mi hiç gözetilmeden birileri oturtulur ve kaçınılmaz bir huzursuzluk başgösterir...
(1894)
Ali Sami Yen’de Türk Dünyası şöleni: Türk çiçeklerinin görkemli buluşması -  Ufuk Ötesi
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı tarafından 12incisi düzenlenen ve 38 Türk devlet ve topluluklarından gelen bini aşkın çocuk İstanbul’daki Türk Dünyası Çocuk Şöleninde buluştu.
(1856)
Atatürk’ün doğumunun 125.Yılında -  Reyman Eray
Atatürk’ün müzik devriminin ve ulusal operamızın başlangıcı olan “Öz Soy” operasının ilk temsilinin 72. yıldönümü, TBMM Milli Saraylar Daire Başkanlığı ve Semiha Berksoy Opera Vakfı’nın ortak girişimiyle 19 Haziran’da Dolmabahçe Sarayı Harem Bahçesi’nde görkemli bir dinletiyle kutlandı...
(1842)
Karadeniz’de tatbikat -  Ufuk Ötesi
Türkiye, ABD'nin Akdeniz'deki 'Aktif Çaba' isimli deniz görev gücünün Karadeniz'de görev yapmasına koyduğu çekinceyle başlayan diplomatik sorun kısmen aşıldı. Türk, ABD ve Gürcistan Karadeniz'de ortak tatbikat yaptı.
(1716)

2008


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2007


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2006


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2005


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2004


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2003


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2002


NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
           
       
 
   

Karahan 2002