Kasım 2008

Ö T E S İ

 

19.08.2017 



2008 | 2007 | 2006 | 2005 | 2004 | 2003 | 2002


ARŞİV : Ocak - 2006

 
 

Köşe Yazıları


Zekice :  Türkiye’de misyoner faaliyetleri… -  Zeki Hacı ibrahimoğlu
Misyonerlik Haçlılarla başlayan Türk Milletini Anadolu’dan çıkarma işinde, daha sonra kurtuluş savaşında işgalcilerin emrinde, bugün de batı için batı adına Hıristiyanlaştırma ve ajanlık faaliyetlerinde araç olarak kullanılmaktadır. Misyonerlik batılı güçlerin bir devlet politikası, stratejilerinin bir parçası, bugün az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kendilerine sadık topluluklar, milletler yaratma projesidir. Misyonerlik tarih boyunca sömürgeleştirmeyle iç içe yürüdü.
()
Bamteli :  Birader saçmalamaya mecbur musun? -  Aydil Erol
Fıkrayı fukara hâline getiren bu harikalar harikası fıkracı, İmralıdan nakledilenlerin törenini anlatırken de şöyle cevherler saçmıştı: “İstanbul, İstanbul olalı böyle cenaze merasimi görmedi”!!! Acemleri, Marsilyalıları gölgede bırakan bu lâfları okuyanlar da kasıklarını tutarak, gözlerinden yaş gelesiye gülmüşler ve sormuşlardı: “Yahu bu oğlan, Mareşal Fevzi Çakmak’ın cenaze törenini duymamış mı?..”
()
Tutanak :  Ermeni Sorununda Üçüncü Dalga -  Hüseyin Özbek
19. yüzyıldan günümüze, Osmanlıdan Türkiye Cumhuriyeti’ ne devredilen Ermeni sorununda üçüncü aşamayı yaşıyoruz. Taşnak çetelerinin silaha sarılmasından önce 19. yüzyılın başından itibaren emperyalist devletlerin misyonerlik çalışmalarıyla Osmanlı uyruğu Ermenilerin düşünsel, duyusal, siyasal kopuşları başlar. Aslî unsur olan Türklerden çok daha iyi koşullarda yaşayan Ermeni toplumu, bu uzun çalışmalar sonucu ayrılıkçı temelde siyasal örgütlenme süreciyle birlikte silahlanmaya başlar.
()
Pusula :  Şahsiyetsiz Kimlikler -  Bayram Akcan
�Millet, ne ırki, ne kavmi, ne coğrafi, ne siyasi, ne de iradi bir zümredir. Millet, dilce, dince, ahlakça ve güzellik duygusu bakımından müşterek olan, yani aynı terbiyeyi almış fertlerden mürekkep bulunan bir topluluktur" diyor Ziya GÖKALP. Alt kimlik-üst kimlik tartışmalarının yaşandığı şu zamanda bazı şahsiyetsiz kimlik sahipleri etnik gruplar icat ederek azınlık ırkçılığını hortlatmaktadırlar.
()
Gerçek :  Asıl Kavga Ne Zaman? -  Özdemir Özsoy
Küreselleşmenin, dünyayı bir ganimet olarak paylaşmak niyetiyle ortak hareket etmeye karar veren büyük sermaye gruplarının bir oyunu olduğunu anlayanların sayısı günden güne artıyor. Bu hak hukuk tanımayan insanlar dünyanın yeraltı ve yerüstü kaynaklarını tekellerinde tutma emellerini her zaman taşımışlardır. Ancak uluslar arası siyasi ilişkilerde baş gösteren gerginlikler yüzünden bu niyetlerini gizli tutmayı tercih etmişlerdir.
()
Aykırı Bakış :  Orhan Pamuk davası ve demokratik mücadelemiz -  Dr. Yusuf Gedikli
Malum olduğu üzere Orhan Pamuk nam muharrir, son on yılın Türkiyesinde çok sık gündeme gelir oldu. Gerçi gündeme gelmek zor bir şey değil. Her gün bir çok sade vatandaş gündeme geliyor. Ama gündemde kalmak zor. O bakımdan Orhan Pamuğun kesinlikle “acaba ne söylesem de gündemde kalsam?“ diye düşünüp durduğunu söylemek mümkün. Ve bu vatandaş eminiz her gün gündemde kalma hususunda kafa yormaktadır.
()
Milli Sıtrateji :  “Yol Geçen Hanı...” -  Dr. Alptürk Ünlü
6 Kasım 2005 Pazartesi akşamı, Şov ve Sıtar televizyonlarının akşam haberlerinde Somali’den gelmiş olan bazı ayilelerin Ankara’da yokluk içinde, çoluk çocuklarıyla yaşadığı ve hatta burada çocuklarının da doğduğu söylenmektedir. Bu açıdan bakıldığında, Türk milleti insanlığın hamalı mı? Bu ülke, yol geçen hanı yapılıp, her hangi bir yerde ve yolda bulunanlar buralara taşınıyor. Her halde Somalililer de, bu anlayışla bu ülkeye getirilmişler
()
Sözün Özü :  Sağ gösterip, sol vuran Batı… -  Alptekin Cevherli
Asırlardır dünyayı sömüren Batı’nın bu gezegenin kaynaklarını fütursuzca tüketmesi devam ediyor. Yenidünya adıyla Amerika kıtasının kaynaklarını asırlarca yağmalayan Avrupalılar, burada kurdukları sömürge devletleriyle dünyanın zengin imkânlarını adaletsiz bir şekilde “har vurup harman savuran” sonradan görmeler gibi harcıyorlar.
()
Tarih Bilinci :  Nihat Bey İçin... -  Rasim Giresunlu
Bazılarımıza zaman, zemberekten boşalırcasına akıyor gibi gelir. Bu aktığını var saydığımız sürece göre, zamanın önünde miyiz, ardında mıyız ya da tam üzerinde miyiz, fark edemeyiz. Böylesi bir süreçle hayat yolunda giderken, 22 Aralık 2005 tarihinde, Ufuk Ötesi gazetesinde, gazetenin sahibi Kemal Çapraz’dan ortak tanıdığımız kişilerden birisi olan, Nihat Özyılmaz Bey’in öldüğünü öğrendim. Üstelik Kemal Çapraz: “Nihat Bey’i geçen Çuma günü toprağa verdiklerini” söyledi.
()
Gezi :  İğneada… -  Banu Erkmen
Eşsiz kelimesini burda abartılı ve hayranlık vericiliğini vurgulayıcı bir sıfat olarak kullanmıyorum sadece, çünkü burası dünyada sadece 3 yerde bulunan longoz yani mevsimsel subasar olarak adı geçen çok özel bir ekosisteme sahiptir. Bataklıklarda oluşan Longoz Ormanı, çok nemli, balçık alanlarda yetişen alüvyal orman türünün çok özgün bir örneği, bunun için de Dünya Bankası tarafından sürdürebilir doğal kaynaklar projesi kapsamında koruma altına alınmış durumdadır…
()
Ölçü :  Bugün Bir Şey Söylemek Gerek!... -  Cem  Sökmen
Bizim aydın olarak kabul edebileceğimiz kişi bugün içinde yaşadığı toplumun karşı karşıya bulunduğu sıkıntıları dert edinen, söyleyeceği sözünü (eğer bir çalışması varsa) eline geçirebildiği bütün imkânlarla, bütün ortamlarda söyleme iradesini gösterecek olandır. Sadece para kazandığı meselelerle ilgilenen, menfaat sağlayamayacağı hiç bir konuya ilişmeyen adamın hayatta sahip olabileceği en son vasıftır, “aydın (entelektüel) olmak...”
()
Çapraz Ateş :  Aktif pazarlama yılı -  Kemal Çapraz
Yeni yıl ne getirecek ne götürecek? Bunu, Allah ömür verirse hep birlikte göreceğiz. 2005 yılında kaybettiklerimizi telefi edebilecek miyiz? Yoksa yeni yeni tavizler mi vereceğiz. Eğer ülkemizi yönetenlerin aklı başına gelmezse Türkiye Cumhuriyeti’nden 2006 yılında da çok önemli tavizler istenecek. Ben, 2005 yılına kadar hiç kendimizi böylesine sömürülen küçük düşürülen bir ülke olarak görmemiştim.
()
Ünlem ! :  KAŞ YAPAYIM DERKEN GÖZ ÇIKARMAK! -  Asuman Özdemir
Evvelemirde, genellikle Kafkasya’da ovalardaki dere boylarında eğlenmek maksadıyla evlerinden uzaklaşan güzel Çerkez ve Gürcü kızları, insan avı yapan esirciler tarafından pusu kurularak kaçırılırmış. Bazılarıysa İstanbul’da parlak bir konuma ulaşabilmek umuduyla gönüllü olarak esircilerin peşinden koşarlarmış. Esir olmanın bir üçüncü türü de zengin Çerkez beylerinin sahip olduğu esir anne-babalardan doğan çocukları da, efendilerinin malı ve esiri olurdu.
()
Öteki UFUK :  Öteki Ufuk -  Süleyman Özkonuk
.
()
Reymanca :  300 yıla bile değer... -  Reyman Eray
Kimi Ermeni’nin ve kimi Kürt’ün nedir bu Atatürk kompleksi?.. Bu adam ırk ayırımı mı yaptı? Tersine, tüm ırkları aynı toprakta kaynaştırmanın savaşımını vermedi mi? “Değerbilmezlik” denen şey bu olmalı! Bir de “kuyruk acısı” denen şey var: Büyük bir isyan çıkarıp (1925) binlerce insanımızın ölümüne yol açan ve asılan Şeyh Sait’in torunu Abdülmelik Fırat, hâlâ dedesinin intikamı peşinde...
()
Kuşbakışı :  Devletini ve milletini sevenlere çağrı -  Şahin Zenginal
Orhan Pamuk davası ülkenin tek gündemi oldu. Gazeteler ve televizyonlar sanki Türkiye’de ve dünyada başka haber yokmuş gibi sürekli bu davayı gündemde tutuyor. Medyada küçük bir azınlık hariç, büyük çoğunluğu da Orhan Pamuk’u savunuyor. Neredeyse Orhan Pamuk’a karşı çıkmak, suç olarak gösteriliyor. Aslında onlara söylenecek fazla bir söz yok. Söylemenin de faydası yok.
()
Yakın Takip :  Absolutizm -  Dr. Ünal Metin
Günümüz siyasi hayatında unutulmuş bir terim “Absolutizm”. Devleti yöneten, idare eden gücün tek elde toplanmasını ifade ediyor. Fakat bunu asla hükümdar, diktatör, cunta vb. gibi mutlak gücü temsil eden diğer yönetim biçimleriyle karıştırmamak gerekiyor. Evet, bunlarda da baskıcı bir yönetim, tek elden idare etme gibi bir görüntü var. Bu gibi tekelci yönetimleri Absolutizmden ayıran temel fark “kanun” anlayışıdır.
()
gezi :  Garp Ocaklarından Tunus -  Nazan Sezgin
Bu Garp Ocakları da neymiş diyeceksiniz. Anlatayım: Osmanlı devrinde Batı Anadolu’nun üretim dışı kalmış Yörük ve Türkmen taifesi gençleri İzmir’de şimdi ismi var, cismi yok Cezayir hanında toplanarak korsanlık yapmak üzere Garp Ocakları Teşkilatı’na katılırdı. Bu teşkilat Cezayir, Tunus, Tırablusgarb (Libya) kıyılarını yani Batı Akdeniz’i denetimi altında tutardı, ta ki 1815’te Viyana kongresinde korsanlık yasaklanıncaya kadar.
()
- :  Arif Nihat Asya Ve Bayrak Sevgisi -  Ahmet Özdemir
7 Şubat 1904’de Çatalca'nın İnceğiz Köyü'nde dünyaya gelen Arif Nihat Asya, ünlü “Bayrak” şiirini Adana’nın kurtuluş günü olan bir “5 Ocak”ın heyecanı ile yazmıştı. Kim bilirdi ki, 5 Ocak 1975 günü hayata gözlerini yumacak? Arif Nihat Asya, “Bayrak”la özdeşleşmişti. O bir bayrak şairiydi. Sevdiğim bir bilmece vardır: “Gökten ay ve yıldızı kopardılar, kanımızın içine koydular.” Cevabının “bayrak” olduğunu biliyorsunuz.
()
Hedef :  Şimdi geleceğimizi karartıyorlar -  Ünal  Bolat
Nedense, medyada küresel güçlerin uzantısı veya uşağı olanların çıkardığı sesler daha fazla alanı etkiliyor. Basın organlarındaki tuzu kuru, ekmeği kuru, soyu kuru bir kısım satılık kalemler, bu millete en olmadık hakaretleri olabildiğince ve rahatlıkla yapabiliyorlar. Üstelik de bunu milletten kazandıkları parayla yapıyorlar. Bununla da kalmayıp, toplum ahlakı ve normlarına, insanın sosyalliğine uymayan düzeysiz yaşayışlarını düzeyli birliktelik diye sunarak milleti oyalamaya devam ediyorlar.
()
Geniş Açı :  Paranın izinde… -  Ali Arif Esatgil
Nuruosmaniye’den tutun, Yenibosna’ya kadar adım attığı, postu serdiği her mekân -bilen biliyor- devletin milletin malı… Gel gör ki, karşılığını ciğeri beş para etmez uğursuza arsıza çeşitli yollarla ödediği için, herkes üç maymunu oynuyor… Bakın o sırtına basıp devleti talan ederken kullandığı şarlatanlardan hiçbiri var mı şimdi ortalarda! Cukkayı alan, baklavayı tadan kenara çekildi…
()
Net P@no :  12 milyon kaçak artık kaçamayacak -  Baki Günay
Telekomünikasyon Kurumu Türkiye’deki cep telefonlarına ait IMEI numaralarını inceleyince ortaya korkunç bir rakam çıktı. 12 milyona yakın cep telefonunun kayıt dışı olduğu, 500 bin kadarının ise IMEI numarasının klonlanmış veya değiştirilmiş olduğu belirlendi. Klonlama, hücre kopyalama, kromozomlar derken cep telefonlarımızın da klonlanıp piyasada kullanıldığını duyduk.
()
Köşe Taşı :  Düşünme ve Beceri Tipolojisi -  Prof Dr. Ali Osman Özcan
Düşünme konusunda fetva veren verene. Aklına esen her şeyi nitelikli düşünme sananlardan geçilmiyor. İçeriği nedir, biçimi nedir? diye kafa yormadan kulaktan dolma sözleri bilimsel diye satan satana. Hayret doğrusu. Sözcüklerin başına kâh sıfat, kâh mekân ve zamana ait ilişki sözcükleri getirerek yeni düşünce ürettiğini zannedenler zihinleri bulandırmakta. Bağlamından koparılan kavramlar, ideolojik amaçların emrinde köle yapılmakta.
()
Türk Ekonomisi :  Hukuk Devleti ve Egemenlik Ne Oldu? -  İ.Orkun  Atalay
Eskiden ürettikleri “kıytırık” mallar için devlet eliyle milleti soyan ve rekabet edemeyecekleri için yabancı sermayeyi ülkeye sokmayanlar, “hazinede” para kalmayınca, küresel emperyalist sermaye ile işbirliği yapıp “sömürüden pay alma” yolunu seçmişlerdir. Bunun gerçekleşmesi için de kuşkusuz önce yolsuzluk ve “arsızlık” ile altyapıyı hazırlayan, sonra “ülkeyi pazarlayan” ve “devleti satan” “gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içerisinde” siyasi iktidarlar uygun bir ortam yaratabilirdi.
()
Göğe Merdiven :  Yeni Bir Yıl! -  Aybars Fırat
Her yeni yıl, yeni bir umuttu çocukluğumuzda, tebrik kartları atardık büyüklerimize. “Yeni yılın başarı, huzur ve mutluluk getirmesini” dilerdik. Sanki gelen yıl, beraberinde bir şeyler alıp gelecekmiş gibi! Getirmezdi tabii. Aga marka radyoların devrinden bahsediyorum. Tek kanallı televizyonumuz bile daha ortalıkta yoktu. Ama her ne hikmetse ve nereden zuhur etmişse Yeni Yıl bekleniyordu.
()

*

Haberler


YERLİ MALI TÜRK’ÜN MALI -  Ufuk Ötesi
Yerli malı ve tutum haftası konusunda; bilinçli bir unutturma, yok sayma, hatta daha da önemlisi, içeriğinin tahrip edilmesi programı yürütülüyor. Öyle bir hava veriliyor ki; sanırsınız böyle bir hafta ancak 1930’ları yaşamak, nostalji yapmak isteyenlerin fantezisi !...
(24741)
Özel Güvenlik Sektöründe Son Gelişme -  Ufuk Ötesi
13 Aralık 2005 tarihinde İstanbul’da diğer dernek başkanları ile bir toplantı yaptık. İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir, illerinde kurulmuş bulunan toplam yedi derneğin başkanları ya da yetkilileri katıldıla
(12323)
Güvenlik güven ister -  Ufuk Ötesi
Özel güvenlik sektörü dosyamıza bu sayımızda devam ediyoruz. Bu kez görüştüğümüz firma HKN Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. sahibi Hakan Suiçmez sorularımızı cevaplandırdı.
(3278)
Irak’ta İşgal demokrasisi -  Ayhan ÇİFTÇİ
İnsan haklarının ve demokrasinin savunuculuğunu üstlendiğini iddia eden ve mahallenin abisi rolünü oynayan bazı güçler her geçen gün can almaya devam ediyor. Demokrasi kılıfı altında girilen Irak'ta yapılanların bir kısmı gözler önünde...
(2614)
Güle güle can dostlar -  Ufuk Ötesi
Gazetemizin Reklâm ve Halkla İlişkiler Sorumlusu Nihat Özyılmaz ve yazarımız Av. Hüseyin Aynalı’yı kaybettik. Kastamonu Temsilcimiz Erdoğan Alp’ın acısı daha yüreğimizde tazeliğini korurken iki can dostun acısı daha yüreklerimizi yaktı.
(2186)
Kumarbazın Seçimi -  Reyman Eray
Patrick Marber’dan Cengiz Bozkurt’un çevirip yönettiği “Kumarbazın Seçimi”, her çarşamba ve Perşembe Kent Oyuncuları’nın Harbiye’deki sahnesinde sergileniyor.
(2042)
Manon Lescaut -  Reyman Eray
Puccini’nin başyapıtlarından biri olan “Manon Lescaut”, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nce sahnelenmeye başlandı.
(2005)
Aymazoğlu ve Kundakçılar -  Reyman Eray
Dostlar Tiyatrosu, Genco Erkal’ın uyarlayıp yönettiği “Aymazoğlu ve Kundakçılar” adlı düşündürücü bir güldürü sergiliyor...
(1944)
Ördek Muhabbetleri -  Reyman Eray
“Ördek Muhabbetleri”, Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu’nun yeni oyunu. Cüneyt Türel-Köksal Engür ikilisinin tiyatro şölenine dönüştürdüğü bu David Mamet oyununda, Türel ve Engür bir kez daha ayakta alkışlanıyor...
(1888)
Bugün Yarın -  Reyman Eray
Mehmet Ali Kaptanlar ve Serda Kondeler Aktuna, “Bugün Yarın” (Teyzem ve Ben) adlı oyunda sahne resitali veriyor...
(1704)
Tuvaldeki zenginlik -  Ufuk Ötesi
Ünlü ressam Metin Ünsal, 2005 Art İstanbul Uluslar arası Çağdaş Sanat Buluşması’nda açtığı kişisel resim sergisi büyük ilgi gördü.
(1624)

2008


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2007


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2006


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2005


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2004


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2003


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2002


NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
           
       
 
   

Karahan 2002