Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



Irak’ta İşgal demokrasisi


İnsan haklarının ve demokrasinin savunuculuğunu üstlendiğini iddia eden ve mahallenin abisi rolünü oynayan bazı güçler her geçen gün can almaya devam ediyor. Demokrasi kılıfı altında girilen Irak'ta yapılanların bir kısmı gözler önünde...

Saddam döneminden itibaren sürekli soykırımla iç içe yaşayan Irak'taki soydaşlarımız asılsız yere tutuklanmakta ve suçsuz yere öldürülmektedirler. 1959 yılında Albay Ata Hayrullah'ın Barzani’nin adamları tarafından öldürülmesiyle hız alan bu katliamlar Saddam'ın 1980 yılında Doç. Dr. Nejdet Koçak, Albay Abdullah Abdurrahman, Dr. Rıza Demirci ve iş adamı Adil Şerif'in idam edilmesiyle körüklenmiş, bu gün ise Barzani ve Talabani yönetimiyle son halini almıştır. Iraktaki Türklerin geçmişi, sorunları ve son durumlarını Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Kemal Beyatlı ile görüştük. Anavatan bizle ilgilenemedi Öncelikle Kuzey Iraktaki Türkler hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Birinci dünya savaşında Irak'ı İngilizlerin işgali dönemi başlamasıyla birlikte Irak Türkmenleri terk edilmiş bir toplum haline geldi. Terk ediliş tarafı başta Anavatan olmak üzere diğer Türk toplumları da Türkmenler ile ilgilenmedi. Türkmenler kendi ayakları üzerinde durmaya çalıştı o da, kendi dinamikliğinden kaynaklanan bir var olma mücadelesi ile sürdürüldü. Türkmenlerin yaşadıkları bölge eskiden beri Mezopotamya denilen verimli topraklar üzerinde... Yer üstü ve yeraltı zengin kaynaklar zaman zaman Türkmenleri için baş belası haline geldi. Bu zenginlikleri elde etme güdüsü Irak rejimlerini ve bölgeyi sömürme zihniyetini taşıyanların projeleri karşısında Türkmenler önemli bir engel idi. “Türkmenler engeli idi” dediniz, peki bu engeli kaldırmak için Türkmenlere neler yapıldı? Türkmen engelini ortadan kaldırma planları Irak'a gelen bütün rejimlerin planında var idi. Bu planlar; Türkmen'i yurtlarından zorla göç ettirme, Türkmen bölgelerine başka bölgelerden getirtip diğer etnik gurupları yerleştirmek. Türkmen öğretmen, memur vs. devlet kademesinde çalışanları başta Kerkük' den olmak üzere diğer bölgelere sürmek, Türkmen esnafına ekonomi baskı kurmak ve en acısı Türkmenlere topluca soy kırımı uygulamak idi. Kim tarafından ve ne gibi soykırımlar yapıldı? Türkmenlere karşı ilk katliam 1922’de Levy katliamıdır. Daha sonra Gavurbağı 1946, Kerkük Katliamı 1959, yine Kerkük'te 1971, Türkmen lider kadronun idamı 1980, Erbil 1996 ve daha nice soykırım girişimleri ülkeyi yönetenler tarafından bilfiil uygulanmıştır. Irak'ta yaşayan diğer guruplar da bu katliamlara bizzat katılmışlardır. Bunda da en büyük rolü Kürtlerin üstlendiğini görmekteyiz. Türkmenler Irak'ta rahat denebilecek bir dönem yaşamadılar. Ama en zor dönem de Saddam rejimi dönemi oldu. Akla hayale gelmeyen yöntemler kullanarak Türkmenleri yok etmeye çalıştı Saddam rejimi. Yaklaşık 35 yıl karabulutlar Türkmen semasından eksik olmadı. ABD'nin Irak'a demokrasi getirmek vaadiyle açtığı savaş hakkında neler düşünüyorsunuz? Demokrasi geldi mi? 10 Nisan 2003 ABD ve yandaşları tarafından Irak'ı işgal etmeleri ve Irak halkını – sözde – Saddam diktatörden kurtarıp demokrasi, özgürlük getireceği vaatlerinin bir hayalin ötesinde başka bir şey olmadığını Irak halkı kadar dünya kamuoyu da görmektedir. ABD, Kürt gruplarını yanına alarak tamamen Irak'ı bir kargaşaya sürükledi. Halk arasında etnik ve mezhebi ayrımına yol açtı ve değişik yöntemlerle bunu da körükledi. Peki bu savaşla birlikte Türkmenlerin son durumu nedir? ABD işgali döneminde Türkmenler ağır darbeler yedi. Bunu, bazen ağır silahlar kullanarak Türkmen bölgelerine saldırması, Telafer de olduğu gibi, bazen de yandaşlığını sürdüren KDP ve KYP Kürt peşmergelerine saldırılar yaptıttırdı. ABD, Türkmenlere silahlı yok etme yanında bir de Irak'ın seçim ve Anayasada da yok etmeye başladı. Ocak 2005 tarihinde Irak Genel Seçiminde Türkmen nüfusunun az olduğunu göstermek için Seçim İhlallerini görmeyen duymayan kalmadı. Birçok Türkmen bölgesine seçim sandığı gönderilmedi, gönderilen yerlere gerçek seçmen sayısından çok az sandıklar kuruldu ve şehir merkezlerinden uzak yerlerde kuruldu. Oy pusulaları çalındı.… Ve bu ihlallerin belgeleri Irak Türkmen Cephesi ve Türkmen siyasi ve sivil kuruluşları tarafından Birleşmiş Milletlere verilmesine rağmen hiçbir değişiklik olmadı. Kerkük sorunu nedir? Bizce bir Kerkük sorunu yoktur. ABD ve Kürtler sorun haline getirdiler. Bütün tarihi, coğrafi, arkeoloji çalışmalar, mimari yapı vs. kanıtlar Kerkük'ün bir Türkmen şehri olduğunu söyler. Ben şahsen Kerkük'ün bir kardeş şehri olduğunu söyleyenlere de karşıyım. Kerkük bir Türkmen şehri olup ve orada Arap, Kürt ve Süryaniler de yaşar denilebilir. Kerkük'ün Türklüğü tartışılacak bir konu değildir Barzani'nin ABD ziyareti ile ilgili neler söylemek istersiniz? 26 Ekim 2005 günü ABD başkanı George Bush Barzani'yi Beyaz Saraya davet etmesi bu gün kadar ABD başkanı Bush'un Irak halkına yapmış olduğu hatalı politika zincirine bir halka daha ekledi. Biz beklerdik ki Bush Irak'ta yaşayan tüm etnik grupların liderleri ile bir arada görüşsün. Böyle yapmış olsaydı belki kendini bir miktar olsa da af etmiş olurdu! Çünkü Bush'un Irak halkına yapmış olduğu kötülükler unutulacak tarzdan değildir. Barzani'nin sık sık Irak'ı parçalayacak ve Kürtlere has bir devlet kurma peşinde olduğunu bilmeyen yoktur. Bush da Barzani'yi böyle bir ağırlamada bulunması Barzani'yi daha da şımartır. Barzani ve Bush görüşmesinde Türkiye'nin tavrı sizce yeterli miydi? Türkiye'nin de bu ağırlama konusunda sitemi haklı ve yerindedir. Ama; herkes kendi Leyla'sı için ağlar, bir deyim olarak kullanılır bizim orada. Söylemek istediğim şu: eğer Türkiye'nin müttefiki ABD ise ve bu ABD her fırsatta Türkiye'nin sırtından vurmaya çalışırsa, artık buna karşı tedbirler alınması gerekir. Kastettiğim tedbir de yalnız sözlü tedbirler değildir. Onlar sözden önce fiiliyata geçtikleri gibi Türkiye'de ciddi olarak birkaç adım atması gerekir. Ne gibi adımlar? Örnek olarak Türkiye'yi Irak'a bağlayan Habur sınır kapısı kapatıp onun yerine Ova köyden yeni bir kapı açılması gibi… Irak şimdi bir devlet ve devletin erkânı var. Birçok ülkede Irak'ın elçilikleri var. Başta Türkiye olmak üzere Irak'ın Ankara'da elçiliği var. Şimdide İstanbul da bir Irak Konsolosluğu açılma çalışmaları sürdürülüyor. E, şimdi Ankara'da KDP ve KYP' nin temsilciliklerinin ne işi var? Neden bunlar kapatılmıyor? Habur sınır kapısı Türk kamyoncuları için bir ekmek kaynağı olarak görülüyor. Siz başka bir kapının daha açılmasından bahsediyorsunuz. Biraz daha açıklar mısınız? Efendim, bir araştırma yapılsın, 1991’den beri Türkiye'den Irak'a mal nakleden şoförlerden sorulsun: TIR başına kaç para alıyorlar? Sınır geçişinde peşmergeler tarafından ne gibi muamele görüyorlar? Aldıkları para kendilerinin ve ailelerinin ihtiyacını karşılıyor mu? Can güvenlikleri var mı? Aldıkları para ile peşmergelerin keyfe keder aldıkları haraç/vergi oranı nedir? Bir de size soruyorum: Irak'ta kaç tane şoförümüz şehit edildi? Bu konuyu ciddi bir şekilde masaya yatırılmadıkça geriye kalan bazıları tarafından güdülen ucuz politikanın dışına çıkmamaktadır. Hamallığı bizim insanımız yapıyor ve ona karşıda zenginleşen peşmergeler oluyor. Konu ticari yönden açılmışken size bir şey daha söylemek isterim. Irak'ta hemen hemen hiçbir Türkmen tek başına yurt dışı ile ticaret yapmasına izin verilmiyor. Hele hele Türkiye ile ticaret yapan Türkmenlere nefes aldırtmıyorlar. Her Türkmen ticaret adamının mutlaka bir Kürt ortağı olacak. Aksi takdirde Habur sınır kapısından malları geçemeyecek. Geçerse de kasıtlı olarak didik didik aranıp ve bütün kolilerdeki mallara zarar verilerek geçişine izin veriliyor. Türkmenleri bir çeşit ekonomi çökertmeye çalışılıyor. Aynı Saddam döneminde Türkmenlere uygulanan ekonomik baskıyı şimdi, Peşmergeler; KDP ve KYP den aldıkları talimatlarla uyguluyorlar. Demografik yapı değiştiriliyor amaçlar nedir? Herkes biliyor Kerkük'e göç eden Kürtlerin sayıları hayli yüksek. Kerkük'ün demografik yapısını bozmak ve hayali Kürdistan' a katmaktır amaçları. Bu kadar insanın kısa zamanda şehre yerleşmeleri şehrin yapısını bozmuyor mu? Bozmaz olur mu, şehrin yerleşim yapısı değişti. Çarşıda pazarda alış verişlerde halk arasında dışarıdan getirilen ve Kerkük ile hiçbir alakası olamayan Kürtler hır çıkarmaya başladı. Kerkük'te yüzde doksan dükkân sahipleri Türkmen'dir. Kaldırımları Kürtler istila etmişler. İşportacılarla yollar tıkanmış durumdadır. Bir dükkânda ne satılıyorsa hemen o dükkânın önündeki kaldırımda dışarıdan gelen bir Kürt tezgâh açmış aynı malı daha ucuza satıyor. Hani İstanbullu veya İstanbul efendisi diye tabir edilen deyimler vardır. Konuşmada, alışverişte vs. konularda nazik ve duyarlı davranışlara sahip insanlardı. Nasıl da şimdi İstanbul da o insanları arar olduk. İşte Kerkük'te de aynı durum ile karşı karşıya kalıyoruz. Telafer'de neler oluyor? Telafer içler acısı. Telafer'de yaklaşık yarım milyon nüfuslu bir Türkmen kitlesi yaşamaktadır. Hemen hemen hepsi Türkmen'dir. Türkmen oldukları için Irak yönetimleri tarafından hep terk edildi. Bu kadar nüfusa sahip olmalarına rağmen hiçbir yönetim Telafer'i il yapmadı. Oysaki Irak'ta Telafer'in yarısı kadar bile nüfusa sahip olamayan ilçeler il yapıldı. ABD nin işgalinden sonra Telafer odak noktası oldu. Sebebi ise ABD tarafından Barzani için düşünülen bölge hâkimiyetinin arazisinin Akdeniz'e açılma koridoru aranmakta idiler. Bu da ancak Telafer'in üzerinden olabilme imkânı vardı. İşte uyduruk terörist bahanesiyle Telafer'e ABD güçleri ile peşmergeler Telafer halkına saldırdı. Ve bu güne kadar da Telafer de terörist dedikleri gruplardan veya kişilerden kimsenin kimliğini veremediler. Ayrıca ABD ile peşmergelerin Telafer'deki yaptıkları Türkmen soykırımını dünyadan gizlemek için bütün medya kuruluşlarını, Telafer'e girip soykırımı kanıtlayan görüntüleri almalarını yasakladı. Yalnız bazı görüntüler medyaya verildi ve oda ABD'nin onayı ile. Fakat bunun yanında da amatör fotoğraf makinelerine takılan görüntüler de az değildir. Ki, o görüntüler gerçekten de insanı ürpertilen görüntüler idi. Şimdi gidin Telafer'e haraba bir şehir ile karşı karşıya kalırsınız. Birçok ailenin erkekleri nedeni belli olmayan bir bahaneyle tutuklanmış ve bir meçhule götürülmüştür. Sizin dernek ne gibi faaliyette bulunuyor? Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği 1959’da kurulduğu tarihten itibaren Irak Türkmenlerinin tarihi, edebiyatı, folkloru, içtimai hayatını tanıtmaya çalıştık. Aynı anda dünya Türkleri ile olan bağlantılarımızı kendi hemşerilerimize aktarmaya çalıştık. Yaptığınız faaliyetler kısaca bahsedebilir misiniz? Örnek olarak Türkiye’de Türkmenler hakkında birçok kitap yayınladık. Dergiler çıkardık. Üniversitelerde mastır veya doktora tezi yapan birçok öğrenciye ister bilgi ister kaynak açısında yardımcı olduk. Çünkü Irak Türkmenleri hakkında yazılan bazı yazılar gerçekten uzak olup okuyucuyu yanıltmaktadır. Bu yazılar hep kulaktan dolma ve kısır araştırma sonucu meydana çıktığı için Türkmenler hakkında gerçekleri yansıtmamaktadır. Üzülerek ifade etmek isterim ki; yayınladığımız kitap ve dergilerimizi bir türlü Irak'ta yaşayan kardeşlerimize gönderemiyoruz. Nedeni ise Habur sınır kapısından Türkçe kitap geçişi yasaklanmış olmasındandır. Her hangi bir Türkçe kitap Habur' dan geçen bir insanın çantasında bulunursa hemen oradaki asayişe götürülüyor oradan da Erbil istihbarat birimlerinde soruşturmaya çekiliyor. İşkenceli bir soruşturma geçirdikten sonra en az beş ay gözaltında kalıyor. Ve en kolay suçlama: sen bu kitapları taşıyorsun demek ki sen Türkiye'nin casususun! Bu duruma düşen pek çok insanımız vardır.


Bu haber 3335 defa okundu.

Ayhan ÇİFTÇİ  : 2006 / 01

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002