Kasım 2008

Ö T E S İ

 

22.10.2017 



2008 | 2007 | 2006 | 2005 | 2004 | 2003 | 2002


ARŞİV : Kasım - 2006

 
 

Köşe Yazıları


gezi :  Denizlerdeki Osmanlı -  Nazan Sezgin
On yıl kadar önce ABD’den Meluncanlar adlı bir gurubun temsilcileri çıkagelmiş ve atalarının Çeşme’den giden Türk denizcileri olduklarını iddia etmişlerdi. Başı çeken Purof. Birent Kenedi de elhak Batı Anadolu’nun karayağız köylülerine benziyordu. Basını hayli meşgul eden bu konu tarihi gerçeklere hiç de aykırı değildi. Batı Anadolulu leventler 16. yy. sonlarına doğru İspanyollara esir düşmüş daha sonra I. Elizabetin kaptanlarından Firensis Direyk tarafından kurtarılmış ve galiba Luizyana kıyılarına çıkartılmışlardı.
(7125)
Tarih Bilinci :  Osman Ağa-Ali Şükrü ve Atatürk olayında Son Yirmi Günün Öyküsü-2 -  Rasim Giresunlu
Atatürk, 20 Mart 1923 gecesini Konya’da eşiyle birlikte geçirir. 21 Mart 1923 Çarşamba günü de Konya’daki Kızılay’ın Kadınlar şubesinde bir konuşma yapar:“...yürüyeceğimiz yol vardır. Büyük Türk kadının çalışmamızda ortak.yapmak, hayatımızı onunla birlikte yürümek, Türk kadınını ilmi, ahlak, sosyal, ekonomik hayatta erkeğin ortağı arkadaşı, yardımcısı ve koruyucusu yapmak yoludur.”
(6672)
Göğe Merdiven :  Ahıska bir gül idi gitti -  Aybars Fırat
İt kağnı gölgesinde yürür, kendi gölgesi sanırmış. Küresel güçlerin yerli işbirlikçileri de var oldukları günden beri tam da bu ruh hali ile davranmışlardır. Arkasına aldıkları rüzgârla Türkiye Cumhuriyetinin en mahrem yerlerini efendilerinin hizmetine açmışlardır. Devlette, sivil ve askeri bürokrasinin en kilit noktalarında, siyasette, üniversitede, sanayide, sanatta hülasa akla gelen her alanda bu işbirlikçilerden bir sınıf oluşturulmuştur.
(6377)
Bamteli :  “Işık ışık, dalga dalga bayrağım” -  Aydil Erol
Yakın zamana değin dinî bayramlarda bayramlaşır, nedense pek bayrak asmazdık. Millî bayramlarda da bayrak asar, birbirimizin bayramını kutlamazdık. Şimdi ise her ikisini de yapmaya, dinî bayramlarda hem bayramlaşmaya, hem de bayrak asmaya; millî bayramlarda hem bayrak asmaya ve hem de bayramlaşmaya başladık.Bir hafta arayla idrak ettiğimiz Ramazan ve Cumhuriyet Bayramlarında İstanbul’da üç milyon bayrak asıldı…
(5942)
Net P@no :  Polis interneti neden izler? -  Baki Günay
Teknolojinin yükselişi ile birlikte suçlar da şekilde değiştirdi, önceleri zevk için virüs gönderen kötü niyetli kişiler, şimdilerde interneti suç işleyebilecekleri yeni bir ortam olarak değerlendiriyorlar ve belirli amaçları olan domain ismi transfer etmeye, çocuk pornosuna ya da banka hesaplarından para çalmaya kadar uzanan pek çok suçu gerçekleştiriyorlar. Bu olaylardan mağdur olanların başvuracak yer bulamamaktan yakınıyordu.
(5899)
Türk Ekonomisi :  Yeni vatandaşlık kanunu tasarısı -  İ.Orkun  Atalay
15.07.1950 Tarihli ve 5682 Sayılı Pasaport Kanunu’nun ek 5. maddesi her ne suretle Türk Vatandaşlığını kaybedenlerden Türkiye’ye gelmesi mahzurlu görülmeyenler hakkında İçişleri Bakanlığı tarafından verilen izinle Türkiye’ye giriş yapılması mümkündür. Bu iznin alınabilmesi için birinci şart “mahzurlu görülmemesi”, ikinci şart “geçerli bir mazeretin” bulunmasıdır. Verilecek iznin süresi belirli ve kesin bir süre değildir.
(5604)
- :  Kırım’da Türk izleri -  Dr. Orhan  Gedikli
Kırım; 18 Mayıs 1944’te Stalin’in emri ile bir gecede evlerinden alınarak sürgüne gönderilen kardeşlerimin ülkesi. Öğrencilik yıllarımda gıyabında cenaze namazını kıldığımız büyük dava adamı Mustafa Cemiloğlu’nun yurdu. Tarih boyunca Türklerin anayurdu olmuş bu güzel ülkeyi görmek için 2 Eylül 2006’da başkent Akmescit’e doğru yola çıktım. Kırım’daki Türk izlerini anlatmadan önce bölgenin tarihi sürecine bakmakta yarar var.
(4692)
. :  Türklüğün Kırım'daki en görkemli miraslarından biri: Çift Kale -  Yard. Doç. Dr. Erdoğan  Altınkaynak
Hani şu bizim Kırım var ya! Bizim Deniz’in, kuzeyindeki yarımada… O yarımadanın her tarafında Türk’e ait bir anıt, bir eser, bir iz bulmak mümkündür. Hatta her santimetre karesinde. Bu yazımızı da o şaheserlerden birisi olan Çift – Kale’ye ayırdık. Çift – Kale, Türk düşmanları, Slavlar, Yahudi şovenistler ve gaflette olanlar tarafından ‘Cıfıt – Kale’ diye adlandırılır. Neden? Çünkü Kırım’da Türklüğe ait hiçbir ize tahammül gösterilmez.
(4466)
Sözün Özü :  ABD haritası değişiyor (mu?) -  Alptekin Cevherli
Yeni kurulacak çağda Türkiye yer bulmak istiyorsa, önce kişiliğini kabul ettirmek zorundadır. Yani Türkiye’nin kırmızı çizgileri kesin olmalıdır. Tabii bu çizgileri koruyacak gücü de bulundurmalıdır. Aksi durumda varlığımız tehdit altındadır. Elin gâvuru dediğimiz adamlar düşünce kuruluşlarında her gün yeni projeler üretirken biz ise hâlâ kıytırık bir Nobel’i tartışıyorsak; bu ülkeye ve bizlere bağlanan umutlara yazık oluyor demektir…
(4217)
Aykırı Bakış :  Hükümetin kültür politikası -  Dr. Yusuf Gedikli
Bu hükümetin kurulduğu günlerdeydi. Sultanahmette Türkiye Yazarlar Birliğinin şubesi olan Kızlarağası medresesinde, arkadaşlarla sohbet ediyorduk. Konu kültür ve turizm bakanlığının yeni hükümet döneminde neler yapacağı ve neler yapması gerektiğinden açılmıştı. Kimi arkadaşlarımız çok mutlu ve umutluydu. Kimileri de Hasan Ali Yücelin bakanlığı süresince 496 dünya kılasiği (!) basmasını büyük başarı olarak görüyordu.
(4214)
Milli Sıtrateji :  Ecevit ölmüş! -  Dr. Alptürk Ünlü
Evet Ecevit’in babası politikayla uğraşmıştı. Annesi Nazlı hanım ressamlık yapmıştı. Böyle bir ayilenin çocuğu olarak nihayetinde İstanbul’daki Robert Kolej’ine veriliyordu. Burada eşi Rahşan Aral ile tanışmıştı. Nihayet evlenmişlerdir. Ülkemizde Rahşan Aral ile ilgili olarak Yahudi dönmesi olduğunu ileri sürenler olmuştur. Ne olursa olsun Türk milletinin yokluk içinde olduğu II.Dünya Savaşı günlerinde, Bülent ve Rahşan, Robert Kolej’in kollarında büyüyüp serpilmişlerdir.
(4209)
Geniş Açı :  Adab-ı işret -  Ali Arif Esatgil
Tamam her oyunun kendine özgü oyuncu sayısı vardır. İyi hoş da, biz seyirciye hasret kaldık. N’olur tribünlerden biri pet şişe fırlatsa, küfür etse… Yok abi yok… Milletin üstüne ölü toprağı serpilmiş. Onlarca televizyon kanalı, gazete, internet sitesi, fısıltı gazetesi… El elde baş başta… İş ya elimizde patlıyor, ya yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz. Birinin karşısına kimse çıkaramadık, öbürünün listesini delemedik. Meydanlar zaten bir alem.
(4068)
Hedef :  Prof. Dr. Hüsnü Yusuf Gökalp’in Tespitleri -  Ünal  Bolat
Dünyadaki kıyasıya rekabette, kendine pazar arayan çok uluslu şirketlerin Türkiye’deki agresif yayılmacılığına kimse dur bakalım diyemezken, bu hengâmede küçük esnaf, çiftçi ve köylünün karınca gibi ezildiğinin farkına bile varılmıyor. Sosyal devlet olarak bireyi koruyucu herhangi bir önlem alınamadığı gibi, bu konuyu gündeme getirenler de siyaseten dışlanıyorlar. Halkın seçip meclise gönderdiği vekiller -ki halk kimi vekil seçtiğini bile bilmiyor o da ayrı bir konu- liderin gölgesinde varlık gösteremiyor.
(3955)
Aykırı Rüzgâr :  Pulitzer adayı-Güney Kıbrıs Sendromu -  Mustafa Can
1,5 milyon değil 2,5 milyon ermeniyi kestik. Kalanlarını da sürdük. Ortadoğu haritasında kesinlikle değişiklik yapılmalıdır. Türkiye’nin sınırları tamamen Türk’lerin yaşadığı alana kadar küçültülmelidir. Yunanlıların Megalo İdea’ları hemen şimdi gerçekleşmeli, hevesleri kursaklarında kalmamalıdır. Türk Boğazları ayıp bir laftır bu boğazların ismi Ege Boğazları veya Karadeniz Boğazları olarak değiştirilmeli, haritalarda gerekli düzeltmeler yapılmalıdır.
(3677)
Zekice :  Türkiye’ye yönelik tehlikeler -  Zeki Hacı ibrahimoğlu
Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana bugün karşılaştığımız ölçüde hayati sorunlarla, varlığının gerekçesi olan değerlere yapılan saldırılarla karşılaşılmış değildir. Küreselleşmenin önü açılmış Milli Devletler üzerindeki olumsuz tesirleri ve hayali bir AB üyeliği beklentisi ile Türkiye; Türkiye olmaktan çıkartılmakta, iddiasız, talepsiz, teslimiyetçi bir rotaya sokulmaktadır.
(3585)
Ölçü :  Gönüller yapmaya geldiler... -  Cem  Sökmen
Ramazan ayı boyunca Emin Işık, Hasan Kamil Yılmaz ve Ulvi Alacakaptan üçlüsü TRT’de yaptıkları sohbetlerle gönülleri fethettiler. Özellikle Emin Işık Hoca’nın tecrübesi ve diğer katılımcıların da ona uyum sağlaması neticesinde kültürümüzün herkesin anlayabileceği bir dil ve üslupla televizyona yansıtıldığına şahit olduk. Milletimizin hayat tarzında yer bulan, şimdilerde herkesin kolaylıkla göremediği ve mahiyetini anlayamadığı incelikler onların aktarışıyla seyredenlerin hafızalarına kazındı.
(3518)
Ünlem ! :  Ne kadınlar tanıdım… -  Asuman Özdemir
Mecbure Hanımı ise anlatmaya başlamadan önce aslında adının bu olmadığını da söylemem lazım. Sağ elinin işaret parmağını tabanca gibi evdeki küçük çocukların gözünün içine sokarcasına emir tonlaması ile devamlı iş buyurup” Mecbursun! Hemen yap!” demesinden bu ismi ona çocuklar takmıştı. Mecbure Hanım büyükhanımdı. Anaerkil ailelerde sözü en son söyleyen, oğulların, gelinlerin, damatların ona sormadan bir işe kalkışmaya cesaret edemediği kadınlardandı.
(3471)
Seyran :  İlk öğretmenlerim: Babaannem ve dedem -  Hayri Ataş
Dördüncü sınıfta idim galiba. Adeta kan kaynatan bir Ağustos sıcağında köye iki saat uzaklıktaki tarlamıza ekin biçmek için sabahın oldukça erken bir vaktinde yola çıktık. Maksat güneş iyice yükselmeden tarladaki işi kolaylamaktı. Tarlaya vardığımızda dedem hemen kollarını sıvadı, tırpanı eline alıp Haydi Bismillah dedi ve tarlanın yola en uzak kısmından ekinleri biçmeye başladı.
(3462)
Çapraz Ateş :  Medyasız fikir hareketi olmaz -  Kemal Çapraz
Artık Avrupa Birliği ve ABD’nin propagandalarından bıktık. Bazen inanın bu kanalların hangi ülkenin kanalı olduğunu düşünür hale geldik Tekrar ve tekrar söylüyorum, Türk milliyetçileri fikirlerini çağın kitle iletişim aracı olan televizyon kanalıyla yaymalıdırlar. Bu televizyon için diziler çekmeli, çizgi filmler hazırlanmalı, asırlardır bir imbik gibi süzülerek gelen büyük Türk kültürünü yansıtmalıdır. Allah aşkına çocuklarımız kültürlerini nereden öğrenecek...
(3377)
Tutanak :  BOLBOLCU -  Hüseyin Özbek
Bolbolcular İnebolu’dan gelirlerdi. Atlarına, katırlarına yükledikleri kırık leblebiyi, kuru üzümü, inciri, geçit vermez dağları, kasabaları, köyleri aşarak satarlardı. Bu ticarette asla para kullanılmazdı. Terazinin bir yanına çorap eskisi, naylon veya bakır, diğer yanına ise ne istenmişse o konurdu. Terazi dengeye geldiğinde bolbolcu alıcının cebine boşaltıverirdi. Rızaya dayalı bu ticaretin iki tarafı da sonuçtan memnundu.
(3133)
Kulvar :  ORDU VE DİĞERLERİ -  Cihangir Arık
Bu ülkede hala birileri yemek yediği kaba tükürüyor ve maalesef kanunlar bile buna çanak tutuyor ve Avrupa bunlara bu hareketi yaptığı için ödül veriyor. Yere batsın ödülünüz. Sizler, ben de göz olsanız gözümü oyardım, ayak olsanız ayağımı keserdim kanser gibi yayılmayasınız diye! Can olsanız ve o bendeki can vatanıma ihanet ve delalet içinde olur diye o canı da atardım.‘Ne mutlu ki Türk’üm’.
(3052)
Pusula :  Meydanı Boş Buldular! -  Bayram Akcan
Bir süredir TCK’nın 301’nci maddesi tartışılıyor. Bazıları özgürlükleri daha da kısıtladığını iddia ederek, maddenin kaldırılmasını istiyor. Kim istiyor mesela? Bir düşünün bakalım kimdir bu özgürlük havarileri? Orhan Ferit Pamuk, Hrant Dink, Elif Şafak, Etyen Mahçupyan ve malûm çeyrek aydınlar… Yani Türklüğe hakaret ettikleri için yargılanan fakat yargılama esnasında Başbakan’ın himmet buyurdukları kişiler!
(2971)
. :  Chirak’ın hobisi soykırım -  Sevil İrevanlı
Fransız Cumhurbaşkanı J. Chirac’ın da sahte soykırımlar meraklısı olduğunu öten yazılarımın birinde yazmıştım. Bunun somut göstergesi olarak resmi ziyaret için gittiği Ermenistan’da ayağının tozu ile soykırım anıtını” ziyaret eden Chirac Türkiye’ye ve Azerbaycan’a bir gönderme yaptı. Ermenistan’ın başkenti Erivan’da düzenlediği basın toplantısında, sahte soykırım konusundaki, soruyla ilgili yaptığı açıklamada “Yanlışlarını ve dramlarını kabul eden bir ülke büyür” diye konuşmuştu.
(2955)
Köşe Taşı :  Varsayım Kurnazları -  Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ağzı olan konuşmakta. Her kafadan ses çıkmakta. Gürültü patırtı çıkarmak moda. Yalan söylemek su içmek kadar kolay. Mantık kurallarını uygulayarak konuşan herkes düşünce ürettiği kanaatinde. Ortada fol yok, yumurta yokken birbirinin gırtlağına sarılan sarılana. Görmek istemeyen gözlerle çalışan çalışana. Varsayım kurnazlarının konuşmaları yüzünden uçuklayan dudakları kapatan kapatana. Varsayım kurnazlarıyla söyleşi yapmak için kuyruğa giren girene.
(2946)
Gezi :  TARAKLI…. -  Banu Erkmen
Türkiye’de yaşamanın ve burada turizm ile ilgili olmanın en güzel tarafı sonsuz çeşitlilik ve yeniliklerdir. Sahip olduğumuz kültürel, yerel, tarihi, mimari değerleri saymaya kalkarsak tam bitti bu da sondu derken yeni bir antik kentin bulunduğunu, yeni bir rotanın moda olduğunu ya da yeni bir yerin turizme açıldığını öğrenmemiz işten bile değildir. Bu nedenle bu toprakların bir parçası olmak hiç bitmeyen bir maceradır.
(2923)
TeknoVizyon :  Kimya Sanayiinde Değişim Rüzgârları -  Nilüfer Yalçın
İnsan yaşamının daha sağlıklı daha emniyetli ve daha üretken olmasını sağlayan kimya sanayi, bugün 2,15 trilyon dolar cirosu ile dünyanın ikinci büyük endüstrisini oluşturmaktadır. 900 Milyon doların üzerinde ihracatı ile dünyanın en büyük ihracatçısı konumundadır. Dünyada en fazla Ar-Ge yapılan endüstrilerinden biri olmasıyla, ABD’de alınan 8 patentten birine sahip olmasıyla ve bilim adamı sayısında en büyük paya sahip olmasıyla yenilikçi bir sektördür.
(2795)
Yakın Takip :  PAPA BAŞ PAPAZI DA AL GİT! -  Dr. Ünal Metin
Nazi diplomalı Papa Türkiye’ye geliyor. İslam’a ve Peygamber Efendimiz’e hakaret eden adam Türkiye’ye geliyor. Avrupa Birliği’nin lideri Türkiye’ye geliyor. Rusya ve Çin’in topraklarına sokmadığı kişi Türkiye’ye geliyor. Hıristiyanlığı İkinci Milenyum’da Asya’ya hakim kılmak isteyen kilisenin başı Türkiye’ye geliyor. Baş Papaz’ın davet ettiği Türk düşmanı Türkiye’ye geliyor. İstenmediğini bile bile; nefret edildiğini bile bile; sevilmediğini bile bile İslamın son ordusu milletin kutsal topraklarına geliyor.
(2706)
Sağlık Meridyeni :  Sizi uyarıyoruz! [1] Modern tıp ve akupunktur -  Dr. İsmail  Maraş
Tıbbın var olmasının ana sebebi insan, bu değişim nedeniyle artık neredeyse cihaz ve malzeme çöplüğüne dönüşen hastanelerde, sağlığın öznesi değil birer nesnesi durumunda kalmaya başladı. Öyle ki, birbirinden görkemli, birbirinden göz kamaştırıcı mekanik cihazlarla donatılan hastaneler adeta birer tamirhane, insanlar da tamir edilmeye mahkûm birer makine konumuna geldiler.
(2550)
Reymanca :  No! No! Nobel!.. -  Reyman Eray
Dünya –dolayısıyla Türkiye- hiç bu denli politize olmamıştı… Körlerle sağırların birbirini ağırladığı süreç bu kez çok uzadı… “Bizim adamımızsan, düşündüklerinle, yaptıklarınla, yazdıklarınla bize ve “dava”mıza hizmet ediyorsan sorun yok! Bu durumda, ayrıcalıklı dünyamızda sana da bir yer açabiliriz. Değilse, güle güle! Tanrı’nın selameti başında olsun!”
(2292)
Gerçek :  Uyuyup Kalmayalım -  Özdemir Özsoy
İster uyarma deyin, ister uyandırma; arada bir söylediğimiz olmuştur. Bizler geleneksel irtica nutuklarıyla oyalanırken “atı alan Üsküdar’ı geçiyor” diye kimse kusura bakmasın! Bu ülkenin, bekası ile ilgili, çok önemli sorunları varken hayalet taşlamakla vakit geçiremeyiz. Bilmeden, istemeden hedef saptırmış oluruz. Bıçak kemiğe dayanmış. Uluslar arası arenada öyle oyunlar sahneye konuluyor ki biz ancak üçüncü perdede konuyu kavrayabiliyoruz.
(2163)
Öteki UFUK :  Öteki Ufuk -  Süleyman Özkonuk
-
(2122)
Kuşbakışı :  İkiyüzlülük -  Şahin Zenginal
Üzerinde çok konuşuldu, çok tartışıldı. Belki de söylenmedik söz bile kalmadı. Yine de birkaç konuya dikkat çekmek istiyorum… Önce şu sözde Ermeni soykırımı… Düne kadar sadece düşmanlarımızın dillendirdiği bu iftirayı, bizden olduğunu sandığımız kimileri de dillendirmeye başladı. Orhan Pamuk, “Türkler 1 milyon Ermeni’yi, 30 bin Kürdü öldürdü” dedi. Ardından da Elif Şafak, “Kasap Türkler, Ermenileri katletti” diye kitap yazdı.
(2102)

*

Haberler


Verda Tunalıgil Doktor ve Tiyatrocu -  Reyman Eray
1966 yılından bu yana Boston’da yaşamakta olan oyuncu-yönetmen Verda Tunalıgil, İstanbul’daki Tiyatro Mie’nin kurucu başkanı. Oyunlarında gençliğe ve çocuklara “ilaç gibi” mesajlar taşıyan Tunalıgil, gencecik yaşına bir de “koca tıp tahsili” sığdırmış…
(3511)
Ömer O. Erendoruk’un ardından -  Mehmet Türker
Uzun süreden beri kalp yetmezliği rahatsızlığı olan yazar-şair Ömer Osman Erendoruk, 19.10.2006’da Yenibosna’daki evinde 72 yaşında hakkın rahmetine kavuştu.
(3261)
İkinci Beyazıt hamamı restore ediliyor -  Ufuk Ötesi
On yıllardan beri İstanbulun “orta yeri”nde “harap ve bitab” halde bulunan, ve tamiri için hiç bir şey yapılmayan İkinci Beyazıt hamamı nihayet onarılmaya başlandı.
(3009)
Şehriyar anıldı -  Ufuk Ötesi
Şehriyar doğumunun 100 ve ölümünün 18. yıl dönümünde Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul şubesinde anıldı.
(2868)
Rejimin ayırdığı aile -  Ufuk Ötesi
Azeybaycan’da yaşayan Raisa Mürşüdova ailesini arıyor: İçinde bulunduğumuz 2006’nın Temmuz ayında Bakü Kültür ve Tanıtma Müşavirliğimize annesi aslen Erzurumlu olan Raisa Mürşüdova geldi.
(2378)

2008


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2007


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2006


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2005


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2004


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2003


OCAK

ŞUBAT

MART

NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

2002


NİSAN

MAYIS

HAZİRAN

TEMMUZ

AĞUSTOS

EYLÜL

EKİM

KASIM

ARALIK

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
           
       
 
   

Karahan 2002