Kasım 2008

Ö T E S İ

 

14.12.2019 



Kulvar

 
Cihangir Arık

ORDU VE DİĞERLERİ


Bu ülkede hala birileri yemek yediği kaba tükürüyor ve maalesef kanunlar bile buna çanak tutuyor ve Avrupa bunlara bu hareketi yaptığı için ödül veriyor. Yere batsın ödülünüz. Sizler, ben de göz olsanız gözümü oyardım, ayak olsanız ayağımı keserdim kanser gibi yayılmayasınız diye! Can olsanız ve o bendeki can vatanıma ihanet ve delalet içinde olur diye o canı da atardım.‘Ne mutlu ki Türk’üm’.

Ülkemizi AB’lileştirmek adına milli değerlerden verilen tavizler artık bıçağın gırtlağa dayanmasına benzer duruma geldi. ‘Milli duruş’ adına çok şeyin laçkalaştığı, taviz üstüne taviz verildiği uydurma siyaset artık bunalttı milletimi ve bizi. Ama milli değerlerimize yapılan bu kadar saygısızlık ve edepsizlik fırtına öncesindeki sessizliğin ta kendisi. Ermeni sınır kapısını aç, Kıbrıs’ta liman aç, Kerkük’ü peşmergelere bırak, askeriniz fazla, asker sayısını azaltın…Başka!... Başka bir emriniz var mı efendim!
AB’nin Türkiye temsilcisinin bir tv kanalında sarf ettiği sözler başkalarını bilemeyiz ama vatanını seven insanlar üzerinde tarifsiz bir rahatlık oluşturduğunu düşünüyoruz.
Kim ne kadar atar kim ne kadar satar bu vatanı onu tarih gösterecek ve yargılayacak. Ama AB temsilcisinin; ‘biz ordu ile 4 yıldır görüşmek istedik fakat görüşemedik hatta olumsuz bir cevap dahi alamadık.’ Cümle aynen böyle. Şu gerçeği görmek güzeldi bu sözlerden. Demek ki hâlâ bu ülkemin milli değerlerine sahip çıkan milli değerlerden taviz vermeyen birileri var ve bu kurum ‘TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZ’. AB li temsilcinin söylediği ‘olumsuz bir cevap bile alamadık’ sözü bu ülkenin altına dinamit koyanlarla muhatap olunmadığını gösteriyor. Tabi ki ‘ret’ cevabı vermek kaale almaktı. Hiç cevap vermemek en güzel tarafıydı. Ve ordumuz bu anlamda milletimizin düşüncesine tercüman oldu. Ordudan emekli olan paşalarımız her fırsatta söylüyor ve belirtiyor Ülkemiz üzerine oynana oyunları. Yalan mı söylüyorlar? Elbette doğru söylüyorlar ve söyleyeceklerde ve bu doğrultuda baktığımızda Ordumuzun onları kale almaması da çok doğru bir karar. Ordumuzun ne kadar doğru kararlar verdiğini Lübnan’a asker gönderme meselesinde bir kez daha ortaya çıktı. Kuzey Iraktaki bölücülere vurucu hareket kullanma konusu gündemdeyken buraya olacak harekâtı engellemek amacıyla Lübnan’a asker göndermek için seferber olundu. Bizim yüreğimizdeki ateşi söndürmek varken, birilerinin koruduğu teröristlere gün doğdu. Hedef saptırılarak askerimiz Lübnan’a yönlendirildi. Ama Genelkurmay Başkanımız Sayın Yaşar BÜYÜKANIT paşam çok önemli bir mesaj verdi.’biz gitmiyoruz gönderiliyoruz’. Bu sözü herkesin çok iyi algılaması lazım.
Paşam aslında; ‘bizim öncelikle olmamız gereken yer orası değil başka yer olmalıydı, biz Lübnan’a biz istediğimiz için değil hükümet öyle istediği için gidiyoruz’ dedi. Bu çok anlam ifade ediyor bunu milletimiz çok iyi görecektir bundan eminiz. Amerika kuzey Irakta adım adım kürt devletinin kurulmasında çok önemli mesafeler kat etti. Bu bir gerçek. Bir yandan da Türkiye’nin bu durumda neler yapabileceğini düşünüyor ve Türkiye’nin aklını bu tarafta yoğunlaştırmamak için elinden geleni yapıyor. Amerika bizim sabrımızı ölçüyor, gerçi hükümet sabrımız taşıyor dese de taşmaz, taşması için olan biteni Türk ruhu ile algılaması lazım o da onlarda yok.
Bir takım görsel ve yazılı medyanın Ordu üzerinde baskı oluşturmaya çalışması da, AB’lilerce ne kadar iyi nemalandığını gösteriyor. Şu iyi bilinir ki tarih boyunca Türk milletinin en büyük gurur kaynağı Ordu olmuştur ve bu gelenek bozulmamalıdır ve Türk milleti her zaman onun yanındadır.
Bu ülkede hala birileri yemek yediği kaba tükürüyor ve maalesef kanunlar bile buna çanak tutuyor ve Avrupa bunlara bu hareketi yaptığı için ödül veriyor. Yere batsın ödülünüz
Sizler, ben de göz olsanız gözümü oyardım, ayak olsanız ayağımı keserdim kanser gibi yayılmayasınız diye! Can olsanız ve o bendeki can vatanıma ihanet ve delalet içinde olur diye o canı da atardım.‘Ne mutlu ki Türk’üm’.
Seçimli günlere girmeye başlıyoruz artık. Öyle bir laf cambazlıkları başlayacak ki yine yalanın bini bir para. Herkes milletimizin en hassa duygusu olan ‘VATAN SEVDASI’nı yine ağzına sakız yapanlarla dolacak. Meydanlar daha düne kadar ağzından ‘TÜRK’ sözü çıkmayan siyasetçilerin ‘TÜRK’ lük demeçlerine sahne olacak. Milletimizin bu demeçlere artık inanmayacağını umut ediyorum, bir ay yalan konuşup sonrada saman altından su yürütüp Vatanı karış karış satanlara inanmamaya çağırıyoruz herkesi.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 3494 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002