Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



Sözün Özü

 
Alptekin Cevherli

ABD haritası değişiyor (mu?)


Yeni kurulacak çağda Türkiye yer bulmak istiyorsa, önce kişiliğini kabul ettirmek zorundadır. Yani Türkiye’nin kırmızı çizgileri kesin olmalıdır. Tabii bu çizgileri koruyacak gücü de bulundurmalıdır. Aksi durumda varlığımız tehdit altındadır. Elin gâvuru dediğimiz adamlar düşünce kuruluşlarında her gün yeni projeler üretirken biz ise hâlâ kıytırık bir Nobel’i tartışıyorsak; bu ülkeye ve bizlere bağlanan umutlara yazık oluyor demektir…

Elimde bir ABD haritası var. Bir arkadaşım gönderdi. Üstelik de sayın ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in NATO toplantısında Türkiye’yi parçalanmış olarak gösteren ABD üniformalı albayın ortaya koyduğu harita ile ilgili özür dilediği esnada geldi.
Bu haritada neler yok ki? Büyük Ermenistan, Peşmerge devleti, Pontus devleti… Ooo ne ararsanız hepsi mevcut! Sakın sözüm ona ABD’li askerlerin hazırladığı ve en büyük ikinci askeri güç olduğumuz NATO toplantısında ortaya açılan Türkiye haritasından bahsediyorum zannetmeyin! Basbayağı ABD haritasından bahsediyorum… Hani 50 küsur devletten oluşan içinde 72,5 buçuk etnik milletin bulunduğu, terörle savaşan ama bir türlü PKK’ya gücü yetmeyen, hatırladınız değil mi?
Sayın Bakanım Vecdi Gönül, bu satırlar aracılıyla size sesleniyorum! ABD’li meslektaşınız ile bir daha karşılaştığınızda, benim adıma da siz özür dilerseniz sevinirim. “Vallahi dizgi hatası olarak sehven yayınlanmış. Yoksa bu harita Türk devlet ve hükümetinin resmi görüşünü hiçbir şekilde yansıtmıyor” dersiniz bir zahmet…
Yani dost ve müttefik bir ülkenin hem de albay seviyesinde bir subayı NATO toplantısında Türk subaylarının önüne böyle bir harita koyup bir de hâlâ o görevde devam edebiliyorsa, bizce Türkiye ABD ile bütün ilişkilerini acilen gözden geçirmesi gerekmektedir. Yahut yanlışlıkla alternatif ABD haritaları yanlışlıkla NATO toplantılarında ABD’li subayların önüne konulmalıdır.
Hani hatayla, Muavenet gemisinin vurulması gibi veya hatayla Türk istihbarat timinin başına çuval geçirip, yanlışlıkla Kerkük sokaklarında dolaştırılmaları gibi, ya da terör saldırısı sonrasında ‘Bu teröre karşı başlatılan bir Haçlı Seferidir’ denilmesi gibi…
Aksi durumda Türk Milleti’nin sabır taşı çatlama noktasındadır. Bu tepkiler dikkate alınmalıdır. Hem kendi idarecilerimiz tarafından; hem de aklı başında ütopik-ham hayallere kapılmayan ABD’li devlet adamları tarafından bu tepki dikkate alınmalıdır.
Aksi durumda zamanımız son sürat kapanmaya doğru giden bir çağa doğru gitmektedir.
Yeni kurulacak çağda Türkiye yer bulmak istiyorsa, önce kişiliğini kabul ettirmek zorundadır. Yani Türkiye’nin kırmızı çizgileri kesin olmalıdır. Tabii bu çizgileri koruyacak gücü de bulundurmalıdır. Aksi durumda varlığımız tehdit altındadır. Elin gâvuru dediğimiz adamlar düşünce kuruluşlarında her gün yeni projeler üretirken biz ise hâlâ kıytırık bir Nobel’i tartışıyorsak; bu ülkeye ve bizlere bağlanan umutlara yazık oluyor demektir…
ABD’li düşünce kuruluşu Global Security’nin resmî internet sitesinde yayınlanan yandaki haritalarda 1919’dan günümüze hayalî bir bölgenin, hayalî tarihi gösteriliyor.
Ardından da güya tarafsız bir eda ile Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası için uydurulmuş tarih yazılıyor. Hem de PKK terör örgütü ağzıyla… Aslında Türkiye şu anda çok ciddî bir kavram kargaşası yaşamakta. Türk milleti uyutularak, ölüm gösterilip sıtmaya razı edilmeye çalışılmakta... Türkiye’deki tek millet, tek devlet ve tek bayrak gerçeği yavaş yavaş ‘aman terör dursun da ne olursa olsun’ şeklinde sulandırılmakta. Türkiye için ha PKK, ha IKDP, ha IKYB, ha Kuzey Irak otonom bölgesi veya diğerlerinin hiç bir farkı yoktur! Bu gerçek açık olarak devlet adamlarımızca deklare edilmelidir. Türkiye’nin sıkıntısı, tek millet olan Türk Ulusu’nun Türk-kürt-çerkez-laz-abaza-arnavut vs. şeklinde bölünmesidir! Türkiye’nin sıkıntısı, topraklarının bir bölümünün ana vatandan koparılmasına yol açabilecek herhangi bir girişime karşı gerekli sert tepkinin verilmemesidir! Türkiye’nin sıkıntısı, bölücü veya yıkıcı herhangi bir unsurun bu ülkede fütursuzca zehrini kusmasına müsaade edilmesidir!
Türkiye’nin bir ideali vardır. O da Misak-ı Millî sınırları içerisinde bir, bütün ve iri olarak muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmaktır! Ancak bu sayede Türk Dünyası bir güç haline gelecektir.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 4652 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002