Kasım 2008

Ö T E S İ

 

14.12.2019 



Geniş Açı

 
Ali Arif Esatgil

Hayata sevgilerle…


Kurmaca bir dünyayı, yermişçesine sürdünüz önümüze… Biliyorum, zaaflarınız, ezik yanlarınız, gizli gizli ağlayışlarınız var! Yine biliyorum, tükenmişliğinizi itiraf edemeyecek kadar zavallı ve merhamete muhtaç olduğunuzu… Tunç benziniz bir riyanın ışıldaması, çakmak gözleriniz de… Özlemeyi, üzmemeyi, küsmeyi, tükürmeyi, haykırmayı, yani nasıl söylesem; insan olmaktan uzaklaşmayı mıhladınız bir yontunun umarsız gözlerine…

Bir baş yeşil soğanı… Martı çığlıklarına boğulmuş sahili… Kimsesizler mezarlığında duayı… Hıçkırıkları… Ağız dolusu gülmeyi… Masal ezberlemeyi, ninni söylemeyi… Sövmeyi, ‘hata ettim’ demeyi… Pişmanlığı, öfkeyi, kahrolmayı, umut etmeyi…
Ben size ne diyeyim, unutturdunuz hayatı…
Kurmaca bir dünyayı, yermişçesine sürdünüz önümüze… Biliyorum, zaaflarınız, ezik yanlarınız, gizli gizli ağlayışlarınız var! Yine biliyorum, tükenmişliğinizi itiraf edemeyecek kadar zavallı ve merhamete muhtaç olduğunuzu… Tunç benziniz bir riyanın ışıldaması, çakmak gözleriniz de…
Özlemeyi, üzmemeyi, küsmeyi, tükürmeyi, haykırmayı, yani nasıl söylesem; insan olmaktan uzaklaşmayı mıhladınız bir yontunun umarsız gözlerine… Zeus’un gözbebeklerini aradık çocukça bir saflıkla, arkeoloji derslerinde.
Yokoluşa yaklaştıkça kabardı kibriniz. Kibirlendikçe eridiniz!
Tahta kereveti, bakır somyayı, kuzine sobayı, kaçak tütünü yok bildiniz. Yoktu sizin gözünüzde akşam eve dönen bir babanın omzundaki hüzün… Bir siz vardınız, bir de kurmaca hayatlarınız.
Belki anlarız diye sokulduk kuytu meyhanelerinize. Ayın şavkı yitirmedi sahte gülüşlerinizi. Kristal kadehler gizlemedi ruhunuza raptedilmiş defoları. Bir trikotaj atölyesinin naylon faturaları üzerine düştü aksiniz: Biz hallederiz…
Karanlığa boğulmuş bakışlarınızı, artık sıfıra kazıttığınız pos bıyıklarınızı, feminen renkleri seçişinizi iflasın noter onayı bildik.
Lakin yine direndiniz…
Biz de öyle. Bir işporta hengâmesinde; kim kimi kandırıyor, kim kime ne diyor farkında mısınız? Talan üzerine destanlar dökülüyor, badem bıyıklı dudaklar büzüşüyor.
Hayat sürüyor…
Ve işte o anda, gözlerimi kaybettiğim bir meydanda çığırtkanların haykırışı ile uyanıyorum. Ne kadar yanılmışız meğer… Ve yanılmaya müsait ne kadar ruh çoğalmış böyle…
Duvarları, afişleri, freehand ustalığını, photoshop cambazlığını, indesign kuralsızlığını yığıyorum maharetle. Merdiven altlarında bir yığın ‘yayın’… Hepsi aynı kalemden çıkma, hepsi üslub-u beyan: Yılmayın…
Oysa, yılgınlık da insanlıktır…
Asırlar var, doyasıya bir yağmur yememişiz. Kırkikindiler’i geçtik, ahmakıslatana bile razıyız. Betsiz, bereketsiz insanların ortasında, “Yahu, yanlış yaptım işte” diyecek bir babayiğide muhtaç, bocalayıp durmuşuz…
Nereden, nereye…
Gülhane’nin orta yerinde, Aşık Veysel’e saz çaldırıp fotoğraf çektiren bu çocuklara denk gelinceye kadar her şey normaldi. Büyüyü o çocuklar bozdu. Nereden akıllarına gelmiş, niye öyle bir şey hissetmişler bilmiyorum. Üç kişiydiler. İkisi oynar gibi yapıyor, üçüncüleri fotoğraf çekiyordu. Dayanamadım bir kare de ben asıldım…
Evet, beyler dünya buraya gidiyor… Dilim varmıyor söylemeye ya, gelecek nesil bize kıçıyla gülüyor… Artık kurmaca, yutturmaca dünyalar sadece birkaç ‘fosil’ için ekmek kapısı…
Gülhane, rahmetli Veysel ve o üç delikanlı, bize yeşil soğanı, martı çığlıklarını geri getirecek ruhun halen yaşadığını gösteriyor…
Yırtınan yırtınacakmış, ne gam!
Hayat, ezberi bozacak kadar kutsal, ciddiye alınmayacak kadar da kuraldışı… Bırakın isteyen istediğini yutturmaya çalışsın…
“Uzun ince bir yoldayım…”


aliarifesatgil@hotmail.com

Bu yazı toplam 2948 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002