Kasım 2008

Ö T E S İ

 

19.07.2019 



Azerbaycan Haber

 
Orhan Hasanoğlu

Korkunç göç


Azerbaycan bağımsızlığını ilan ettikten beri semalarını kara bulutlar boş bırakmadı. Daha ilk günlerde Rus ordusu tarafından 20 ocak katliamı gerçekleştirilirken aynı yıllardan başlayarak Ermeni tecavüzüne maruz kaldı. Yalnız olmayan Ermeniler yıllardır Avrupa ülkelerinde yaşamakta olan soydaşlarından ve Ruslardan aldıkları destekle Azerbaycan halkına korkunç felaketler yaşattılar. Hâlâ da yaşatmaya devam ediyorlar.

Ülkede Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra yaşanan bu kargaşa ve Cumhuriyetin ilanından sonra bağımsızlığına yeni kavuşmuş devlet, iktisadi çöküntüyle karşı karşıya kalmakla yanaşı (beraber) bir de savaş başlayınca tamamen kan kaybına uğradı.
Çeşitli sebeplerle ve en başta emperyalist güçlerin baskısıyla halkının azatlığına kavuşmasında öncü olan, tarihinde ilk defa Azerbaycan halkının hür iradesiyle cumhurbaşkanlığına getirilen merhum Ebulfez Elcibey hakimiyetten uzaklaştırıldı. Yeniden cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan Haydar Aliyev ülkeyi toparlamaya çalışırken ateşkes sözleşmesi kabul edildi. Yalnız bir önemli noktayı belirtmek isteriz ki maalesef bu ateşkes tek taraflı kalmış bir durumdadır. Ateşkes ilan edilmesine bakmayarak (rağmen) Azerbaycan ordusunun bu tarihten beri yüzlerce askeri şehit edildi. Hâlen her gün daha çok Ağdam arazileri Ermenistan ordusu tarafindan ateşe maruz kalıyor. Eğer Azerbaycanda faaliyet gösteren siyasi partiler koltuk kavgasından vazgeçip vatan topraklarını düşman işgalinden kurtarmazlarsa bu böyle devam edecek ve ülkemiz daha çok toprağını kaybetmeye devam edecektir.
Tüm bunların ağırlığının toplamından ziyade işsizlik de ülkenin en az Karabağ sorunu kadar büyük ve önemlidir. Azerbaycan Cumhuriyetinin nüfusu resmi kayıtlarda 8 milyon 250 bin olarak belirtilmektedir. Yalnız bu rakam İstatistik Araştırmalar Enstütüsündeki kayıtlarda görülmekte ise de, ülkede korkunc bir nüfuz azalması mevcuttur. Bunu sadece Turkiye Cumhuriyetinde son yıllarda çoğalan Azerbaycanlıların sayısından görmek kabildir. Eminiz ki daha çok büyükşehirlerde yaşayanlar yolda, tirende, duraklarda, işyerlerinde, gezerken mutlaka bir Azerbaycanlıya rastlıyordur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi hudutlari içerisinde binden fazla Azerbaycanlı göçmen, ailesiyle birlikte yaşamaktadır. Buna şahit olmak isteyenler Zeytinburnu Öğretmenler parkı karşısındaki işçi durağında her gün iş bulabilmek için duran 200’e yakın Azerbaycanlı işçiyi görebilir. Bunların tamamı Nahçıvana kayıtlı vatandaşımızdır. Bir başka yer Halkalı Zeynebiye camisi karşısıdır. Buradaki işçi durağında bulunanların sayısı diğerinin iki mislidir. Aksaray, Laleli, Beyazıt ve Kumkapıda bulunanların sayısı ise binin üzerindedir. Bunların tamamını bölge bölge saydığımızda ailesini Azerbaycanda bırakarak bir parça ekmek parası için çoluk çocuğuna hasret kalanların sayısı 1993 yılından bu yana 1 milyonu aşmaktadır. Bu, Azerbaycan için korkunç bir rakamdır ve aynı zamanda Turkiyedeki işsizliğe de tesirini göstermektedir. Bununla beraber işsizlik ve bazı sebeplerden dolayı ülkeyi terkedenlerin büyük bir kısmı başta Rusya olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerine dağılmaktadır. Bu parçalanan halkı kim bir araya toplayacak? Böyle bir parçalanmayla ülkemiz, zaptolunmuş topraklarını düşmandan nasıl geri alacak? Kendi hudutlarına düşman ayak basmasın diye nasıl müdafaa edecek? Tüm bu soruların cevabını bulabilmek için değil, halledebilmek için yapılabilecek en büyük iş dünyaya dağılmak zorunda bırakılmış bu halkın başında duranlar bir araya gelmeli ve halkı bir araya toplamak için fikirlerini, güçlerini birleştirmelidir. Rahmetli Ebulfez Elçibeyin “Vahit Azerbaycan” ideali vardı. Zaten hakimiyetten uzaklaştırılmasındaki başlıca sebeplerden biri buydu. O, yalnız bağımsızlığını kazanabilmiş Azerbaycanı değil, dünya coğrafyasına dağılan ve en mühimi bu gün İran İslam Cumhuriyeti tarafından yıllardır sömürge merkezine çevrilmiş olan 30 milyon Azerbaycan Türkünün yaşadığı Güney Azerbaycanı bile birleştirip “VAHIT” Azerbaycan kurmak istiyordu.
Oysa bu gün Azerbaycan halkı kendi ana baba yurtlarını terketmek zorunda bırakılmıştır. Bilerek, isteyerek böyle bir oyun bu köklü halkın başına getirilmektedir. Nüfusunun bir milyonu çadırlarda yaşarken, bir milyondan fazlası Türkiyede kardeş kapısında ekmek ararken, yine bir milyondan fazlası dünyanın çeşitli milletlerinin “uşağı” halinde bırakılırken bu millete, bu devlete kim sahip çıkacaktır? Ne olacak bu halkın talihi?
Şimdiye kadar Azerbaycan devlet adamları defalarca bu ülkelere sefer etmişlerdi. Yalnız bir tane milletvekilleri dahi bu sokaklarda kalmış öz insanlarıyla ilgilenmemiştir. Zamanlarını rahat otellerde halkın parasını harcayarak değerlendirmişlerdir. Milletvekillleri belki haklı olabilirler, çünkü onları bu millet, bu halk seçmemiştir. Talimatla seçilmişlerdi. Yalnız Azerbaycanı temsil eden bu devlet yetkilileri, en azından ekmeğini yiyip suyunu içtikleri bu vatanın hatırına onlar için bir şeyler yapabilirlerdi. Parlamento seçimlerine daha aylar varken şimdiden ülke ülke, sokak sokak dolaşmaya başlamışlar. Bu gün Bakü caddelerinde Avrupa ülkelerinde bile göremeyeceğimiz kadar kalabalık lüküs arabalar seyir halindeler. Bunların hepsi katiyetle söyleyebilirim ki, kendi devleti dışında yaşam savaşı vermekte olan halkıma aittir ve bu devlet dünyada ilk ve tek ülkedir ki işgal olunmuş arazilerinde terör örgütleri merkezleşmiştir…


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002