Kasım 2008

Ö T E S İ

 

16.12.2019 



Yakın Takip

 
Dr. Ünal Metin

Devlet adamı ; Belediye Başkanı


İstisnalar hariç. Sermaye karşısındaydı. Basın acımasızca eleştiriyordu. Diplomatlar yalnız bırakmışlardı. Oğlu bile yalpalıyordu. Ağır bir ameliyat için vatanından uzakta, vatanı için yaşamaya inat etmişti. Yaralı balinayı kuşatan köpekbalıkları gibi muhalefet partilerinin liderleri dişlerini göstererek sırıtıyorlardı. O’nun, damarlarında asil bir kanın dolaştığını unutmuşlardı.O mayasının sağlamlığı ile ayağa kalktı. Çakallara ve tilkilere haykırdı. ‘ Bir karış vatan toprağı vermem!’

Denktaş Kurtluğunu Gösterdi
Kıbrıs Türkleri için adeta ölüm fermanı olan anlaşmayı imzalamayan Denktaş; hiç
kimsenin aklına gelmeyeni yaptı. Kıbrıslı Rumlara kapıları açtı. Türklerin güneye akın edeceğini zannedenler, Rumların akın akın kuzeye geçtiğini görünce afalladılar.
Rumlar kuzeye geçince dostlukla karşılandı. Eski evlerini ziyaret edenlere Türk’ün konukseverliği gösterildi. Aile yadigarı resimleri 30 yıl sonra sahiplerine verildi. Özel eşyaları emanetten çıkarılıp teslim edildi. Geçmişteki onca acıya rağmen düşmanlık yapılmadı.

Türkler barakalarda yaşamıyormuş
Rum yönetimi; yıllarca Türklerin kuzeyde sefalet içinde yaşadığını, barakalarda oturduklarını, Türk ordusunun işgali altında süngülerin gölgesinde sokakta gezdiklerini Rum halkına propaganda yapmıştı.
Rumlar kuzeye geçince gördüler ki; söylenenler koca bir yalanmış. Geniş caddeleriyle ve bakımlı evleriyle kuzey tarafının gelişmekte olan bir bölge olduğunu gözleriyle gördüler. İnsanlar hiçte mutsuz ve umutsuz değildiler. Gümrüğüyle, polisiyle, zabıtasıyla dört başı mamur bir devlet idi gördükleri. Kuzeye geçen binler bir anda onbinler oldu. Bir kapı yetmedi, iki kapı daha ilave edildi.

Rum liderler şaşkın
Avrupa birliğini arkasına almış Rum liderler; Denktaş’ın bu manevrası karşısında ne yapacaklarını şaşırdılar. Rum halkın gümrük kapılarından geçmeleri K.K.T.C’nin tanınması yolunda önemli bir aşamadır. Böylece adada iki devlet olduğu ve aralarında bir sınır bulunduğu Rum halkı tarafından tescillendi. Rum yönetimi Denktaş’ın bu cinliği karşısında şaşkınlıkla yeni tavizler vermeye başladılar. Koca Kurt onları açmazda bırakmıştı.

İhanetler yıldırmadı
Kıbrıs ve Irak’ta olan gelişmeler zaman açısından aynı dönemlerde başladı. Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin başında bulunan kişi Kıbrıs’ta yaşanan gelişmeler karşısında Denktaş’ı yalnız bıraktı. O’nu kendine hasım ilan etti. İlişkileri zora sokmakla suçladı. Denktaş ilk defa bu kadar yalnız kalmıştı. Ama o bir “ Devlet Adamı” idi. 1950’lerden beri kelle koltukta yürüttüğü mücadelesinde O ne engeller, ne ihanetler görmüştü. Bitti denildiği son olaylarda da “Devlet Adamı” olduğunu yine ispat etti.,
Kıbrıs’ta bunlar olurken Türkiye Irak konusunda problemler yaşıyordu. İş başında bulunan AKP hükümeti ise tam bir beceriksizlik örneği göstererek; kriz yönetiminde sınıfta kaldı. Koskoca Türk devletini birkaç aşiret karşısında çaresizliğe sürüklediler.
Devlet adamı ve belediye başkanı olmak arasındaki fark bu iki olayda iyice ortaya çıktı.
Bir devlet belediye gibi yönetilmek istenirse işte sonuç bu olur. Her platformda dışlanmış ve aşağılanmış bir ülke.
Tekrar ediyoruz
Bu köşeyi takip eden okuyucular hatırlayacaklardır. Siirt seçimlerinden önce Abdullah Gül’ün başbakan kalması gerektiğini söylemiştik. Bu bir kez daha tekrar ediyoruz. Başımızda belediye başkanı değil, devlet adamı görmek istiyoruz.


unalmetin11@yahoo.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002