Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



Aynada Görünen

 
Hüseyin Aynalı

Kefe yere değerse


Parlamenter demokrasi ile yönetilen ülkelerde iktidar; yasama, yürütme ve yargı denen üç erk tarafından kullanılır. Bu üç erk arasında “eşitlik ve denge” prensibi benimsenmiştir. Ancak teorideki bu eşitlik ve denge, uygulamada zaman zaman erklerden biri lehine, diğerleri aleyhine bozulabilmektedir.

1961 ve 1982 Anayasaları yumuşak kuvvetler ayrılığı, eşitlik ve denge prensibine dayanan Parlamenter Hükümet sistemini, kabul etmişlerdir. Bu sistemde yürütme, yasamadan ayrı ve bağımsız çalışma alanına sahip yetkili bir organdır.
Ancak 1982 Anayasasında yürütme organının yasama ve yargı karşısında güçlenmekte olduğu, üç erk arasındaki dengenin yürütme lehine bozulduğu görülmektedir. Parlamenter rejimin bu yeni şekline “Neo Parlamenter Sistem” adı verilir.
Bu yeni sistem, bir yerde ihtiyaçlardan doğmuştur. Özellikle günümüzde teknolojinin hızlı ilerleyişinin ortaya çıkardığı sorunları günü gününe izlemek, etkili, seri çözümler bulmak için çok seri kararlar alabilecek organlara ihtiyaç hasıl olmuştur. Bu organın yüzlerce milletvekilinden oluşan ve ağır bir mekanizma ile çalışan, teknik ve ekonomik bilgiden yoksun parlamento yerine, yürütme organı olması doğal karşılanabilir. Ancak kantarın topuzu kaçarsa korkarım kefe de yere değer.
İcranın meclis ve hatta yargı karşısındaki üstünlüğü, özellikle düzenleme yetkisi bakımından elde ettiği üstünlükler artık tartışılmaz bir durum arz etmektedir. Yürütmenin düzenleme alanındaki yetkisi, kanun tasarısı hazırlaması, meclis çalışmalarına katılması ve yetki kanunu aracılığı ile Kanun Hükmünde Kararname çıkarması şeklinde görülür.
Uygulamada çoğu zaman kantarın topuzu kaçmakta, yürütme organı meclisten aldığı yetki kanununa dayanarak çıkardığı kanun hükmünde kararnameler ile hem yasama organının hem de yargı organının alanına alabildiğine müdahale edebilmektedir. KHK’ler yasa gibi uygulanmakta, yargı organları bu KHK’leri uygulayarak kişi ve kuruluşları cezalandırabilmekte, mahkum edebilmektedir.
1982 Anayasası bir taraftan 91. maddesi ile yürütme organına TBMM’nin yetkilendirmesi şartı ile KHK çıkarma yetkisi verirken, diğer taraftan 121. Ve 122. Maddelerinde olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali gibi durumlarda yetki kanununa ihtiyaç olmadan KHK çıkarma yetkisi vermiştir.
Anayasanın 91. maddesine göre TBMM Bakanlar kuruluna KHK çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının, birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile, dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevler KHK’lerle düzenlenemez.
Geçmişte görüldü ki; kantarın topuzu bazen kaçabiliyor ve KHK’ler yasaların yerini alabiliyor. Böylece Anayasanın 7. Maddesine göre Türk Milleti adına yasama yetkisine haiz olan TBMM zaman zaman yürütme organının noteri durumuna düşebiliyor.
Bu durumdan bir çıkış arama gereği vardır. Bu meyanda, bir yandan Meclisin teknik ve ekonomik donanımını, insan kalitesini yükseltmek, uzman kişilerden teknik komisyonlar kurmak, ağır işleyen mekanizmasına Meclis iç tüzüğünde yapılacak değişiklerle, yetki kanunu yolu ile KHK’ler çıkarılmasını belli somut şartlara ve sınırlamalara tabi tutmak, kanaatimce daha gerçekçi bir yaklaşım olur.
Sanırım ancak o zaman kuvvetler arasındaki denge tekrar kurulur ve kefe yere değmekten kurtulur.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002