Kasım 2008

Ö T E S İ

 

10.12.2019 



Zekice

 
Zeki Hacı ibrahimoğlu

Nasıl bir Türkiye?


Türkiye 1923’den bugüne önemli mesafeler almış, ekonomik ve sosyal göstergelere göre belirli bir gelişmişlik, üretim ve rekabet seviyesine ulaşmıştır. Ancak gelir dağılımındaki bozuklukları, kronik hale gelen sosyal yapıyı bozucu ve sosyal tesirler oluşturan krizi aşamamıştır.

Türkiye, Sovyetler’in dağılması ve dünyadaki hızlı değişmelerle yeni imkanlara kavuştuğu gibi, yeni zorluklarla da karşı karşıya gelmiştir.
Türkiye’nin 21. yüzyılda sahip olacağı vizyonu bozabilecek örnek ve engeller şöyle sıralanabilir:
Türk milletine mensup olma şuurunu reddeden bölücü siyasi Kürtçülük ve mikro ırkçılık, Türk milleti dışında millet ve halkların bulunduğu görüşü “kültürel haklar” ile kamufle edilmektedir.
İslam’ı kullanmak isteyen, vatan, bayrak ve sınır tanımayan millet ve milliyetçiliği reddeden, cumhuriyete karşı “radikal İslamcı” çevreler. (Bu çevreler çoğu kere bölücü akımlar ve fraksiyonlarla işbirliğine girmektedir.)
Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter millet ve devlet olarak yanlış kurulduğunu, demokrat olmadığını dile getiren, Türk kimliğine ve laikliğe soğuk bakan, Atatürk ve cumhuriyet düşmanlarına zemin hazırlayan ve kendilerini “ikinci cumhuriyetçi” olarak ilan eden çevreler.
Türkiye Cumhuriyetini kuran iradeye bağlı olanları statükocu ve muhafazakarlıkla suçlayan romantik bir özgürlükçülük, sınırsızlık, müdahalesizlik peşinde olup ferdi aşırı bir şekilde kutsallaştıran, misyonları itibariyle yukarıdaki gruplara adeta hayat hakkı tanımakla uğraşan bazı liberal çevreler.
Demokratik bir ülkede bu ve benzeri gruplar olabilir. Herkesin her şeyi aynı şekilde düşünmesi de gerekmeyebilir.
Ancak bunlar, Türkiye Cumhuriyeti için reddedilemez ortak temel esasları hedef almaktadırlar.
Çoğu kere de görüşlerini “insan hakları, demokratikleşme, kültürel çoğulculuk” örtüsü altına gizlemektedirler.
21. yüzyılda Türkiye’nin uygun bir vizyona sahip olabilmesi ve pazarlık gücünü artırabilmesi, en az bazı ciddi devletler kadar milliyetçi tezlerle hareket etmesine bağlıdır.
Milliyetçiliği 21. Yüzyılda sadece duygusal, dışa kapalı ve pratiği olmayan bir yaklaşım olarak zannetmek son derece yanlıştır.
Böyle bir dünyada “Önce Türkiye” diyenlere düşen görev, farklı görüş ve meslek sahibi kesimler arasındaki milli mutabakatları geliştirmek ve güçlendirmektir.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002