Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



Sözün Özü

 
Alptekin Cevherli

Süryani kartı açıldı (mı?)


Türkiye’yi terk etmelerinin üzerinden 30 yıl sonra Süryaniler aileler halinde Türkiye’ye başvuruyorlar. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, 2001 yılında bir genelge yayımlayarak Süryani vatandaşların istedikleri zaman köylerine dönebileceğini açıklamıştı. Bunun üzerine yıllar önce köylerinden değişik Avrupa ülkelerine giden Süryaniler, Mardin başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu bölgesindeki vilayetlere yerleşmeye başlıyorlar. Bu bağlamda 25 bin Süryani Avrupa’dan Mardin’e dönmeye hazırlanıyor…

Tarih, 13 Mayıs 2004…
Yer, Yeniçağ gazetesi…
Anadolu Ajansı’ndan bir haber geçiyor… Gözlerime inanamıyorum!
Haberi bir daha, bir daha okuyorum. Evet, haber doğru. AB fonları ile desteklenecek şekilde devletin, Mardin’de Süryani mahallesi kurmak için karar almak üzere olduğu yazıyor…
Bilgisayarın başına geçip başlıyorum araştırmaya. O yıllarda Ermeni diasporası müthiş derecede bastırıyor. ABD ise her zamanki gibi Türkiye’den yüzlerce tavizden oluşan bir liste ile Ermeni soykırımı iddialarını tanımayabileceğini (!) bildiriyor.
İşin ilginç yanı ise Hollanda’dan ve Belçika’dan geliyor. Ermeni soykırımı iddialarının yanında bir grup Süryani de (sayıları sadece 45 kişi) ‘Süryani soykırımını Türkiye kabul etsin’ diye sözüm ona gösteri yapıyor.
Hollanda’da Dünya gazetesinin temsilcisi olan arkadaşla derhal telefonla görüşüyoruz. Sağ olsun bizi kırmıyor ve gösteriyi izlemeye gidiyor. Bu arada; geçen seneki gösteride Süryani göstericilerin basın mensubu olduğunu bildikleri halde kendisine saldırdığını bu nedenle uzaktan izleyeceğini ve dolayısıyla da ‘güzel fotoğraf’ gönderemeyebileceğini belirtiyor. Şimdi bunları size niye anlatıyorum? Yazının devamını okuyunca şaşıracaksınız…
Bakın neler yazmışız: “Türkiye’yi bölmeye yönelik olarak plan ve projeler üreten kültür mühendisleri bu kez de Anadolu’da Süryani kartını açıyorlar. Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde Süryani bölgesi oluşturmak için AB fonlarıyla faaliyete geçtiler bile… Geçtiğimiz günlerde Anadolu Ajansı’ndan geçen şu haber pek çok insanın dikkatini dahi çekmeden, sadece Türkiye’ye biraz daha fazla turizm dövizi girecek umuduyla gazetelerin magazin sayfalarına yansıdıydı. Haber şöyleydi:
Mardin'in Nusaybin ilçesinden, bölgede yaşanan terör olayları yüzünden çeşitli ülkelere göç eden Hıristiyan vatandaşlar, köylerine geri dönebilmek için Kaymakam Ömer Ulu'ya başvurdu.
Nusaybin'e bağlı Dibek köyünde de başrahip olan İbrahim Kök, AA muhabirine yaptığı açıklamada, göç ettikten sonra Almanya'nın Götersloh kasabasına yerleşerek burada 570 aileye din eğitimi verdiğini söyledi.
Kök, Nusaybin'e bağlı 7 Hıristiyan köyü halkının geri dönüp tarihi manastırlarında ibadetlerini yapmak istediklerini belirterek, bu konuda yetkililerden kendilerine yardımcı olmalarını istediklerini bildirdi.
Nusaybin Kaymakamı Ömer Ulu da vatandaşların köylerine dönmeleri için her türlü yardımı yapacaklarını belirtti.
Oysa konunun geçmişi sadece bu kadar basit değil. Daha 2003’te Hollanda’da 200 kadar Süryani Türkiye aleyhine gösteri yapmış ve AB Parlamentosu’ndan Türkiye’nin Ermeni ve Süryani soykırımı yaptığına dair rapor çıkartmasını istemişlerdi. Oysa Türkiye’nin belki de küçümseyip hafiften dudak bükerek baktığı hayal mahsulü bu iddianın peşinden bazı isteklerin geleceği belliydi…
Sözde Ermeni soykırımını anma günü etkinliklerine Süryanilerin de destek vermesi ve hatta ortak eylem kararları alınması bazı Batı başkentlerinin gizli odalarında Türkiye için ‘B planı’ olarak şimdi de Süryanilerin ortaya sürüldüğü ve Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Avrupa ve Amerika’dan ‘Süryani’ adı altında göç etmiş Hıristiyanlardan oluşan sıkı bir müttefikin yaratılması için düğmeye basıldığını gösteriyor.

İLK KAFİLE 25 BİN KİŞİ
Yıllar önce Avrupa’nın değişik ülkelerine göç ettiği iddia edilen Süryanilerin AB uyum yasaları ile kendilerini güvende hissettikleri ve terör örgütü PKK’nın faaliyetlerinin ortadan kalkmasıyla evlerine dönme kararı aldıkları açıklandı.
Türkiye’yi terk etmelerinin üzerinden 30 yıl sonra Süryaniler aileler halinde Türkiye’ye başvuruyorlar. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, 2001 yılında bir genelge yayımlayarak Süryani vatandaşların istedikleri zaman köylerine dönebileceğini açıklamıştı. Bunun üzerine yıllar önce köylerinden değişik Avrupa ülkelerine giden Süryaniler, Mardin başta olmak üzere Güneydoğu Anadolu bölgesindeki vilayetlere yerleşmeye başlıyorlar. Bu bağlamda 25 bin Süryani Avrupa’dan Mardin’e dönmeye hazırlanıyor…

KÖY EVLERİ 75 BİN EURO
Midyat ilçesine bağlı Elbeğendi köyünde uygulanacak proje ile Midyat taşlarından yapılması düşünülen ve şimdiden rüya köy olarak nitelendirilen yeni Elbeğendi’nin bedeli ise oldukça yüksek… Tarihî yapılara uygun inşa edilmesi kararlaştırılan villaların temeli atıldı. Her villanın yaklaşık 75–100 bin Euro’ya (yaklaşık 190.000 YTL) mal olması bekleniyor.
İsviçre’de 25 senedir yaşayan ve projenin yaratıcılarından Yahko Demir, köyün inşaatını, İsviçre ve diğer Avrupa ülkelerine göç eden Elbeğendi (Süryanicesi: Kafro) köylülerinin kendi imkânlarıyla yapacağını söylüyor. Ancak bu konudan AB fonlarından ve Türk devletinden de çeşitli yardım projelerinin uygulamada olduğu biliniyor.

AB’YE UYUM ADINA
Projeye göre köydeki Hıristiyanlardan kalma eski ve sahipsiz binalar da koruma altına alınacak; restore edilecek ve pansiyon olarak kullanılacak. Proje uygulayıcısı Yahko Demir, dönemin Mardin Valisi M. Temel Koçaklar ve Güneydoğu Anadolu Projesi İdaresi’nden proje için büyük destek gördüklerini, GAP İdaresi tarafından köyde şimdiden sondaj açıldığını söylemişti.
Bülent Ecevit, Avrupa Birliği’ne uyum çerçevesinde 2001 yılında Süryanilerin evlerine dönmelerini öngören bir genelge yayınlamıştı. Turabdin Süryani Metropolitliği Genel Sekreteri Yusuf Beğtaş, Süryanileri yeni projelere yönelten unsurlar arasında Ecevit’in Ekim 2001 tarihinde Süryanilere münhasıran çıkarttığı bu genelgenin büyük rol oynadığını söyledi. “Birkaç yıl öncesine kadar Avrupa’dan geri dönüş bizim için bir hayaldi” diyen Yusuf Beğtaş, Ecevit’in genelgesi ve ruhani liderin ‘geri dön çağrısı’nın bugün anlam bulduğunu dile getirdi.
Sözde Süryanilerin, ilk yerleşeceği Elbeğendi köyü, Avrupa standartlarında adeta yeniden inşa edilecek. Rüya köyün altyapı sistemleri yeraltından geçirilecek, yüzme havuzları, tenis kortları ve spor tesisleri eksiksiz olarak projelendirilerek hayata geçirilecek.

ABARTILI NÜFUSUN MAKSADI?
Terör örgütü PKK’ya yakın Avrupa mahreçli internet sitelerinde “beş bin yıllık geçmişe sahip Süryaniler” denilerek Süryanilere bir de tarih yaratılıyor.
Çoğunlukla Abid dağı ('Allah'a kulluk edenlerin bulundukları dağ' anlamına geliyor) civarındaki yerleşim yerlerinde bulunan Süryaniler, 1900’lerin başından beri başta ABD olmak üzere ve Avrupa ülkelerine göç ediyorlar.
Zaten sayıları az olan Süryani vatandaşlarımızdan şu an bölgede 3 bin civarında yaşıyor.
AB ve bölücü örgütlere yakın internet sitelerinde Süryanilerin nüfusunun 13 milyon olduğu iddia ediliyor. Bunun 1.5 milyonu Suriye'de, 1 milyonu Irak'ta, 1 milyonu Lübnan'da yaşıyor denilirken bunların Anadolu ateşiyle yanıp tutuştukları ve Türkiye’ye yerleşmek üzere başvurma hazırlıklarında oldukları dile getiriliyor. (Ve teşvik ediliyor.)
Türkiye’nin de içinde bulunduğu 22 ülkeyi kapsayan Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Türkiye’de Hıristiyan bir azınlık oluşturmayı amaçlayan ABD ve AB’nin misyonerlik faaliyetlerine verdiği desteğin ötesinde Türkiye dışından Hıristiyan unsurların da ülkeye getirilmesi ön görülüyor.
Süryanilerin bütün dünyadaki nüfusunun toplansa 3 milyonu aşamayacağı bilinirken Türkiye’nin sadece bir bölgesine Süryani imiş gibi 13 milyon Avrupalı işsiz-güçsüz Hıristiyan’ın yerleştirilmesi için bir projenin düşünülmesi bile kurulan kumpasın ülke açısından oluşturduğu tehlikeyi gözler önüne seriyor.
Bu kapsamda Ermeni ve Süryani vatandaşlarımızın da ne yazık ki bir kısmı Batı ülkelerince kullanılıyor.

ŞARAP ÜRETİM MERKEZİ KURULACAK
Rüya Köy ile ilgili projelerin arasında Süryani şarabı üretim merkezi de bulunuyor. Yahko Demir, İsviçre'de çalıştığı Mövenpick Otel'de şarap konusunda uzmanlaştığını dile getirirken, deneyimlerini Elbeğendi köyünde kurmayı düşündükleri Süryani Şarabı Üretim Merkezi'nde değerlendireceğini ifade etti. Demir, Türkiye'yi ziyaret eden her yabancı turist Mardin'e gelmeyi isteyecek. Bu bir başlangıçtır… Projelerimizin arkası gelecek. Doğup büyüdüğümüz topraklara, kader birliği yaptığımız hemşehrilerimize vefa borcumuz var. Bunu ödemeye karar verdik. Dünyada kabul gören botanik bağcılığa uygun olan köyümüzde bağcılığı geliştireceğiz. Ve dünya şarap pazarlarında rekabet edeceğiz" diye konuştu.

PASKALYA TÖRENİ VE MİLLETVEKİLİ
Mardin'de yaşayan Süryaniler yeniden doğuş anlamında gelen paskalya bayramlarını, 11 Nisan günü Kırklar kilisesinde düzenlenen ve yaklaşık 3 saat süren ayinle kutlamışlardı.
Kırklar kilisesinde düzenlenen ayini, Oxfordlu Metropolit Salibe Özmen ve Papaz Gabriyel Akyüz birlikte yönetmişti. (Daha sonra geçen sene Gabriyel Akyüz kaçırıldı iddiası ile ortalığı karıştıran Papaz Edip Daniel Savcı ile gündeme gelmiş ve dünya gündemine oturmuştu. Savcı için fidye istendiği söylenmiş, AB’den heyet üstüne heyet gelerek Türkiye’ye korkunç bir baskı uygulanmıştı. Ardından papaz efendi, pattadanak çıka gelmiş ve kaçırılmadığını söylemişti. Bu arada Akyüz’de sık sık televizyonlarda demeç üstüne demeç vermiş, pek çok ziyaretlerde bulunmuştu.) Ayinde Süryanilerin ailece bayrama katıldıkları gözlenmişti. Ayin boyunca korolar Arapça, Süryanice ve Türkçe Hıristiyan ilahileri okumuşlardı. Ayine katılan Süryaniler, sıra ile metropolitin elinde tuttuğu altın asa ve haçı öperek ibadetlerini sürdürmüşlerdi.
Ayine ‘Müslüman bayan ve erkeklerin de katılması ise dikkat çekmişti. Ayin sonunda Müslüman kızlar Hıristiyan kızlarla birlikte mum yakıp dilek dilemişti.
Kırklar kilisesinde düzenlenen törene Mardin’in üst düzey protokolü de katılmıştı…”

GELELİM GÜNÜMÜZE…
Biz uyurken bakın neler olmuş? Elimde Mardin İl Özel İdaresi’nin hizmet bülteni var. Nisan-Mayıs-Haziran 2008 sayısı. Başlık, ‘İl Özel İdare Hedef Büyüttü.’ Sayfa 6’da ise ne var tahmin edin…
“Mardin Evleri Projesi Hayata Geçiyor, Yuvaya Dönüş Mutluluğu”
Avrupa ve ABD’de yaşayan Mardinlilerin memleket özlemi, Mardin Valiliği’nin girişimleri sonucu TOKİ tarafından inşa edilecek ‘Mardin Evleri Projesi’ ile son buluyor”
Bingo!...
İlk paragrafı aynen aktarıyorum: “Dünyanın farklı ülkelerinde çalışan Mardinliler ve Türkiye’ye dönmek isteyen Süryani vatandaşlarımız için özel bir proje hayata geçiyor” Yazının devamında Elbeğendi ve Yemişli köylerinde Süryani (çoğu eski) vatandaşların kendi başlarına zaten yapmakta oldukları evleri daha derli toplu olması ve toplu konut mantığı ile TOKİ ev inşa ettiğinde maliyetlerin de düşerek ekonomik olacağı belirtiyor.
Konuyla ilgili olarak valiliğin yüz yüze bilgilendirme çalışmaları yaptığından bahsediliyor. 200 ve 220 m² olarak iki tipte inşa edilecek evler için ticari tesis ve dini tesis (kilise) inşa edileceği vurgulanarak, 100’den fazla başvuru olursa okul yapılacağı da dile getiriliyor. Başvurular ise direk Mardin Valiliği’ne yapılacakmış…
Tabi hemen TOKİ’nin madem böyle bir projesi var diyorum ve hemen TOKİ’nin internet sitesine giriyorum. Hayret! Mardin’de üç proje var (Mardin Midyat açık satış, Mardin Midyat alt gelir grubu ve Mardin Kızıltepe projeleri) ama ‘Mardin Evleri Projesi’ yok. Ama dergide denildiği gibi Mardin Valiliği’nin internet sitesinde TOKİ’nin Mardin’de Süryaniler için konut üreteceği belirtilerek başvuruyla ilgili personel ismi ve telefon numarası veriliyor.
Ne diyelim? Allah encamımızı hayır eylesin…


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 4530 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002