Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



Göğe Merdiven

 
Aybars Fırat

Ivır zıvır diplomasisi


Türkiye annesi babası tarafından şirret küçük kardeşinden özür dilemek zorunda bırakılan büyük kardeş konumundan biran önce kurtulmalıdır. Yoksa içerideki zavallı Ermeni yandaşları gerçekten dostluğu, ticareti vs. geliştireceklerini zannetmeye başlarlar. Nitekim öyle birçok zavallı mevcuttur. Mesela Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu Ermeni Şair Çarens’in evini restore ettirip hizmete sunmak için çalışıyormuş.

Yazısını en geç gönderen yazarlardan biri olmak gündeme yaklaşmayı da getirebiliyor, uzaklaşmayı da!. Okuduğunuz yazı yazıldığında yakın gündem olan, ancak okunduğunda geçmişte kalmış, belki de unutulacak, ancak unutulmaması gereken bir konudan bahsedeceğim. Bu yazıyı okurken Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül Ermenistan’a Türkiye Ermenistan futbol maçını seyretmeye gitmiş olabilir. İster gitsin, ister gitmesin, ortada vahim bir durum var. Bir "futbol diplomasisi" lafıdır almış başını gidiyor. Türkiye-Ermenistan futbol maçına Ermenistan devlet başkanının daveti üzerine Cumhurbaşkanımız Ermenistan’a gitti, gidecek çığırtkanlığı arasında bir “futbol diplomasisi”nden bahsediliyor. Daha önce de Türkiye’deki Ermeni muhipleri ülkenin çok satan gazetelerinde bir “peynir diplomasisi”nden bahsediyorlardı. Bizim peynirimizi Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye arasında ürettirmek ve Ermenistan vasıtasıyla dış pazarlara sürmek nasıl bir üstün diplomasi gerektiriyor bilmiyorum ama böyle bir kepazelik oldu. Azerbaycan’dan kimi kandırdıklarını bilmiyorum, bizde Kars Belediye Başkanının bu işlere öncülük ettiğini duydum. Güya iki ülke arasının düzelmesi, sınır kapılarının bizim tarafımızdan açılması Kars’ı abad edecekmiş! Sanki her sınır kapısı açılan belde abad oldu da Kars da abad olacak! Böyle sıradan işlere diplomasi adını koymak ve buna da üst zevatın adını karıştırmak zırvalamaktan ibarettir. Olsa olsa Ermenistan’ın menfaatine hizmettir.
Türkiye böyle ıvır zıvır işlerle diplomasi yapmış oldu ve Ermenistan’la sınırımızı açtık. Ne olacak? Ermenistan Türk Milletini soykırımcı olarak suçlamaktan vaz mı geçecek? Hayır! Ermenistan, 2015 (sözde soykırımın 100. yıldönümü) için çok yönlü ve olağanüstü bir çalışma içinde. Çeşitli alanlarda; diplomasi, basın yayın, sinema-televizyon, bilim-sanat, siyaset alanında büyük hazırlıklar yapılıyor. Dünyada soykırım kararı almayan meclisler tehdit, şantaj vb. yollarla etkilenmeye çalışılıyor. 3 T kuralı işlemeye devam ediyor. Tanıma, Tazminat ve Toprak talebi. Bunlar sırasıyla gelecek. 2015’de ne olacağını tahmin edebiliyoruz. Dünyada soykırımı tanımayan pek az ülke kalacak. Tazminat ve Toprak talepleri korkunç boyutlara ulaşacak. Baskı göreceğiz. Bu baskıya şimdiden sinema filmleri, diziler, propaganda faaliyetleriyle zemin hazırlıyorlar. Biz ne yapıyoruz? Bugüne kadar doğru dürüst bir sinema filmi yapılmadı. (Bunda Türk sinema yapımcıları içinde Ermeni yapımcıların da olması etkili oldu mu bilmiyorum.) TRT, Ermenilerin Türklere yaptıkları soykırımla (Bir milyona yakın insan soykırıma tabi tutuldu. Bugüne kadar üç yüzden fazla toplu mezar bulundu) ilgili programlara geçit vermiyor. Fransa, İngiltere, Amerika, Rusya’nın Ermenilerle işbirliğini ortaya koyan, Revan (Bugünkü Erivan) bir Türk şehri idi. Oradan göç ettirilen yüz binlerce Türk’le ilgili, Ermenilerin Türklere yaptıkları soykırımı anlatan belgeseller yapılmıyor, yaptırılmıyor. Ermenistan Devlet Başkanı bir yandan Cumhurbaşkanımızı davet ederken bir yandan da bu çalışmaları organize edip dünyayı Türkiye aleyhine kışkırtmaya çalışıyor. Sayın Gül’ü maça davet ederken, anayasalarındaki sınırları, bayraklarındaki, hatta Futbol Federasyonlarının flamasındaki Ağrı Dağı resimlerini değiştirmeyi düşünmüyor. Ama TRT, Türkiye Cumhurbaşkanı maça gidecek diye Sarı Gelin belgeselinin yayınından vazgeçiyor.
Neymiş, Türkiye ilişkileri geliştirmeye çalışıyormuş! Kardeşim, neden Türkiye ilişkileri geliştirmeye çalışsın ki? Biz onlara muhtaç değiliz, aksine onlar bize muhtaç. Sınırı kapatsak aç kalırlar. Soykırım suçlamaları filan da sona erer. Bizim büyüklerimizi kim bu kadar korkutuyor da Ermenistan’la sınır kapımızı açmaya, ıvır zıvır işlerle güya yakınlık kurmaya çalışıyoruz merak ediyorum. Hakkını aramayan bir devleti hiç kimse ciddiye almaz. Burada hakkını arayan ve sonuç alan Ermenistan olur. Çünkü cüssesine bakmayarak Türkiye’yi dize getirmiş olacaktır.
Türkiye annesi babası tarafından şirret küçük kardeşinden özür dilemek zorunda bırakılan büyük kardeş konumundan biran önce kurtulmalıdır. Yoksa içerideki zavallı Ermeni yandaşları gerçekten dostluğu, ticareti vs. geliştireceklerini zannetmeye başlarlar. Nitekim öyle birçok zavallı mevcuttur. Mesela Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu Ermeni Şair Çarens’in evini restore ettirip hizmete sunmak için çalışıyormuş. Peki kim bu Çarens? Ansiklopedilere göre 1919 yıllarında Batı Ermenistan’ın (Türkiye/Anadolu kastediliyor) bağımsızlığı için savaşmış bir Ermeni milliyetçisi. Bu yüzden Sovyetlerce yok edilmiş. Naif ve yandaşları bizim topraklarımızı başkalarının toprağı yapmak isteyenler için Barış ve Kardeşlik Abidesi diksin bakalım. Nasıl olsa seçimler yaklaşıyor, hesabını verecektir.
Bu ıvır zıvır diplomasi sonucunda Türkiye’nin ekonomik bir menfaati mi olacak? Hayır! Zaten sınırımızı sonuna kadar açmışız ve 200 binden fazla Ermeni vatandaşı Türkiye’de kaçak işçi olarak çalışmaya devam ediyor. Belki bu sayı bir milyona çıkacaktır. Diyelim ki peynircilikte ve hayvancılıkta işbirliğine gittik. Sovyet zamanından beri hayvan eti Sovyetler tarafında bizden daha ucuzdur. Ermenilerin Azerbaycan’ın işgal ettikleri bölgelerinden topladığı sığırların sütüyle yapılan peynirden üç kuruş kazansak ne olacak? Ben biraz da anlamak amacıyla düşünmeye çalışıyorum. Acaba futbol maçında ciddi diplomatik konuları konuşabilecek kadar sessizlik olacak mı? Bizimkiler 8-10 golle dönecek mi? Nezaket gösterip gol atmadan mı dönecekler? Cumhurbaşkanları o gürültü arasında sadece birbirlerine tebessüm etmekle kalacaklar diye düşünüyorum. Malum, önce birbirlerinin dillerini bilmiyorlarsa ortak bir konuşma dili bulacaklar, konuştuklarını anlayacaklar, ülkelerinin menfaatlerini koruyan ve geliştiren işler yapacaklar. Herkes bilir ki futbolla filan diplomasi olmaz. Ben de sahaların, tribünlerin diplomasiye uygun alanlar olmadığını düşünüyorum. Futbol diplomasisi olsa olsa futbolcuların yaptığı diplomasi olur. Gerçek devlet adamları böyle sıradan zeminleri diplomasi için değil, dinlenmek, gezmek, dalga geçmek için kullanırlar.
Türkiye’deki Ermeni çanak tutucuları her kesimi Ermenistan’a yanaştırmaya, Ermeni tarafının yaptıklarını alabildiğince örtmeye, bizim tarafımızdan yapılan âlicenaplıkları küçültmeye çalışıyor ve bunu da başarıyorlar. Koca Türk Milleti üç kuruşluk Ermenistan’ın kapısına gidiyor. Bu futbol diplomasisi Ermenistan’ın başarısıdır. Türkiye Anayasası, haritaları, bayrakları, aleyhte faaliyetleri yüzünden böyle bir ülkeyi tanımamalı bu maça da futbolcularını göndermemeliydi. Değil Cumhurbaşkanı, futbolcularını bile gitmemesi gerekirdi. Bu sözlerimiz şimdi ırkçılık olarak algılanacaktır ama 2015 yılında şimdi başımıza örülen çorapları gördüğünüzde ne yapacaksınız merak ediyorum! Türkiye’yi yönetenler akıllarını başlarına alsınlar. Adam gibi siyaset yapmaz, tedbir alıp Ermenistan’ı dize getirmezlerse korkarım bu saçma soykırım suçlamaları başımızı çok ağrıtacaktır.
aybarsfirat@yahoo.com


aybarsfirat@yahoo.com

Bu yazı toplam 2817 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002