Kasım 2008

Ö T E S İ

 

10.12.2019 



Yakın Takip

 
Dr. Ünal Metin

Seveyim sizin demokrasi anlayışınızı


AKP’ye açılan kapatma davasından sonra, AKP’yi destekleyen çevrelerden gelen tepki konuşmalarındaki ortak söylem; “Demokrasilerde seçimle iş başına gelenlerin gene seçimle gitmesi ve siyasi parti kapatmanın demokrasinin ilkeleriyle bağdaşmayacağı” şeklindedir. Bu düşüncelere bu köşenin yazarı da katılır.

Bize göre de demokrasilerde seçimle iş başına gelenler gene seçimle gitmelidir ve siyasi parti kapatmak en son başvurulacak bir eylem olmalıdır.
Demokrasi konusunda hassas (!) olan bu çevreler, bu konuda yaptıkları konuşmalarda ve kaleme aldıkları yazılarda Türkiye’de yaşanan parti kapatmaların Avrupa’da olmadığını, ayrıca bu gibi parti kapatılmalarının bizi Avrupa Birliği’ne almak istemeyenlerin de ekmeğine yağ sürdüğünü ilave ederler
Türkiye’de işlerine gelmedikleri bir yargı kararı olduğu zaman Avrupalı dostlarına koşarak ağlayan, sızlayan bu zevat, Türk halkını da Avrupa Birliği üyeliği sopasıyla korkuturlar.
Bunlara göre Avrupa bizi içersine kabul edecektir ama Türkiye’de yaşanan adaletsiz ortam yüzünden kabul etmemektedir. Reklâmın dediği gibi YERSEN...
Şimdi bu demokrasi aşığı, hak hukuk düşkünü insanlara sormak gerekiyor.
O çok sevdikleri, âşık oldukları Avrupa demokrasilerinde bir bakan veya başbakan ya da herhangi bir seçilmiş kişi mesela kamuya bir zarar verse veya sorumlu olduğu bakanlıkta bakanın ilişkisi olmasa bile bir yolsuzluk olsa o bakan o koltuğunda oturur mu? Ya da o bakanı o koltukta oturturlar mı?
Bakanın iş bilmezliği yüzünden ya da ihmalinden mesela yüzlerce insan tren kazasında ölse, gene bakanlığın elemanlarının ihmali yüzünden hurda uçakların bakımı yapılmadığından yüzlerce insan bir uçak kazasında ölse acaba o çok övdükleri ülkelerdeki bakanlar koltuklarına Japon zamkıyla yapışmış gibi otururlar mı?
Ya da ilgili bakanlığın denetlemekle sorumlu olduğu tersanelerde her hafta bir işçi hayatını kaybetse o demokrasilerini bize örnek verdikleri ülkelerde bakanlar televizyonlara çıkıp gerine gerine beyanat verebilirler mi?
Hiçbiri olmazdı.
O parti kapatmanın çok zor olduğu ülkelerdeki seçilmişler aldıkları en ufak bir hediyeye dahi dikkat ederler. O ülkelerdeki demokrasilerde bir belediye başkanı makam arabasıyla tiyatroya bir oyun seyretmeye giderse ertesi gün basın adamı istifaya davet eder.
O parti kapatılmanın imkânsız derecede zor olduğu ülkelerde bir başbakan özel hastane açılışı yapsa haksız rekabete sebebiyet verdiği için adamı tefe koyarlar.
O parti kapatılmasının düşünülmediği ülkelerde dışişleri bakanları ülkelerini yabancı ülkelere şikâyet etmez, cumhurbaşkanlarının eşleri kendi devleti hakkında AİHM’de dava açmaz.
Parti kapatılmasının çok kolay olmasına biz karşıyız.
Biz aynı zamanda yapanın yanında kâr kalmasına da karşıyız.
Biz koltuklarına evlatlarından daha çok sarılmış siyasetçilere de karşıyız.
Biz dün sağcı, bugün solcu, yarın futbolcu olan omurgasızlara da karşıyız.
Hak etmediğini alana, hakkı olmayana verene, rabbena hep bana diyenlere de karşıyız.
Her şeyi bu dünya görenlere, insanları aldattığı gibi yaradanı da kandırdık sananlara karşıyız.
Tek vatan, tek bayrak deyip tek millet diyemeyenlere de karşıyız.
Demokrasiyi araç görüp amaçlarını gizleyenlere de karşıyız.
Bir Fenerbahçeli olarak “Çarşı” yı kapatanlara da karşıyız.
Bu ülkede en masum muhalefete bile izin verilmez, ondan sonra birileri çıkar demokrasi nutukları atar.
Seveyim sizin o demokrasinizi.


unalmetin11@yahoo.com

Bu yazı toplam 2274 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002