Kasım 2008

Ö T E S İ

 

16.12.2019 



-

 
Mehmet Gözay

Türkiye tarım ekonomisi ve yapılması gerekenler


21. yüzyılda dünya tahıl pazarının karakteri değişmektedir. İnsanların beslenme düzeni değişmekte ve tahıl kullanımı azalmaktadır. Küresel iklim değişikliği ve dünyanın tahıl satan ülkelerinde de nüfus artışı nedeniyle, tahıl ihracatı giderek azalacaktır. Bunun anlamı, gıda fiyatlarının petrol fiyatları gibi tırmanacağıdır. Dünyada 2007 yılı tahıl üretimi 2 milyar ton/yıl olmasına rağmen yüzde 20’ye ulaşan bir ürün yetersizliği bulunuyor.

Değer ölçüsü
Dünya ekonomi tarihinin ilk ve en değerli sektörü, şüphesiz ki ‘Tarım Ekonomisi’dir. Bunu değerli yapan ise; tarımın insanın yaşamasında hava ve sudan sonraki birincil unsur olmasıdır. Dünya para sisteminin kaynağını ve ölçeğini de ‘Arpa ve Buğday Tanesi’nin oluşturma nedeni, insan gıdası ve beslenmesinde birincil unsur olmasındandır. (1) Altın, gümüş vb. metallerden üretilmiş para birimlerinin ağırlık ölçüsü buğday ve arpa tanesi, kıymetli taş ve elmasın ölçü birimi de, karat olarak adlandırılan keçiboynuzu çekirdeğidir. (2)

Dünya tarım ekonomisinin boyutu
Beslenme zincirinin son halkasını oluşturan insan gıdasının temeli olan tahıl ürünleri ile sebze ve meyveler tarım ekonomisinin temel unsurunu oluşturmaktadır.
21. yüzyılda dünya tahıl pazarının karakteri değişmektedir. İnsanların beslenme düzeni değişmekte ve tahıl kullanımı azalmaktadır. Küresel iklim değişikliği ve dünyanın tahıl satan ülkelerinde de nüfus artışı nedeniyle, tahıl ihracatı giderek azalacaktır. Bunun anlamı, gıda fiyatlarının petrol fiyatları gibi tırmanacağıdır.
Dünyada 2007 yılı tahıl üretimi 2 milyar ton/yıl olmasına rağmen yüzde 20’ye ulaşan bir ürün yetersizliği bulunuyor. Tahıl ürünleri 650 milyon ton, 800 milyon ton sebze ve 650 milyon ton meyveden oluşuyor. Ürünün ekonomik değeri toplam 6 trilyon € olarak hesaplanıyor. (3)

Türkiye tarım üretiminin ekonomik boyutu
18 milyon hektar arazide dört milyon tarım işletmesi bitkisel üretim yapıyor. Bu tarım işletmelerinin üç milyon adedi aynı zamanda 12 milyon hektar çayır ve merada 15 milyon büyükbaş, 60 milyon küçükbaş hayvan beslemektedir.
Üreticilerin yüzde 92’si çok küçük üretici olup; sahip oldukları ortalama tarım arazisi 2-6 parçalı olarak toplamı 65 dekar/dönümdür. Küçük işletmelerin tamamı 14 milyon hektar arazi üzerinde klasik yöntemli ve verimi düşük tarım işletmeciliği yapmaktadır.
Orta ölçekli tarım işletmelerinin sayısı 680 bin adet olup; sahip oldukları ortalama tarım arazisi 2-3 parçalı olarak toplamı 500–100 dekar/dönüm arasında değişmektedir. 2,1 milyon hektar üzerinde kısmen modern tarım işletmeciliği yapılmaktadır.
Büyük işletme sayısı 40 bin kadar olup toplam 2,2 milyon hektar arazi üzerinde verimli bir tarım işletmeciliği yapmaktadır.
ABD ve AB ülke tarım üreticileri, aynı arazi büyüklüğünde 2,5 kat tarım ürünü üretmekte ve Türkiye hayvan varlığının iki katından fazla hayvan beslemektedir. (Bkz. ABD ve AB Tarım Üretimi ve Hayvan Varlığı FAO Raporları. 2006 / 7)
Son 20 yılda toplam tahıl üretimi 13-14 milyon hektar alan ekimi ile 29 milyon tondan 34 milyon tona çıkmıştır. Yüzde 17’lik ürün artışına karşılık, nüfus artışı; 52,5 milyondan 72 milyona ulaşmıştır. Nüfusta yüzde 37’lik bir artışla birlikte, ürün yetersizliği giderek artmakta ve pahallılaşmaktadır. Paranın enflasyonu sıfır olsaydı, fiyat artışı en az yüzde 20 olacaktı. Oysa ürün maliyetleri 5 kat artarken; parasal satış fiyatları da 10 kat artmıştır.(4)
Tarım işletmelerinin ürettiği ürünlerin toplam gelir hacmi 35 milyar YTL (28 Milyar ABD doları) seviyesindedir. Türkiye’nin tarımsal gayr-ı safi milli hâsılasının en az 5 kat artış ile 175 milyar YTL (100 Milyar Euro) seviyesinde olması gerekmektedir. Bunun açık anlamı Türkiye tarım ürünleri yıllık üretiminin 60 milyon ton/yıl olarak hedeflenmesi gerekmektedir. Bu ise, ürünlerin kalite artışının yüzde 100, miktar artışının da yüzde 150 seviyesinde olması ve 60 milyon ton ürün üretilmesi anlamındadır.

Tarım ürünleri ihracatı
Temelde Türkiye ihraç piyasalarına uygun tür/cinslerde üretim yapmıyor. Piyasalarda tarım ihracatında lider ülkelerin temel ölçüsü “Nüfusun ihtiyacı ürünün yüzde 20 fazlasını üreterek ihracat yapma hedefini yakalamış olmalarıdır.
İhracatın ölçüsü de üretilen tarım ürünlerinin beşte birinin miktar ve kalite standardının korunmalı olmasıdır.
Türkiye tahıl ürününün yüzde 2’sini ihraç etmektedir. Pazarda kural koyucu olmak yerine, kurallara uyucu ülkedir. Ortalama 50 ülkeye meyve ve 60 ülkeye sebze ihraç eden Türkiye için sorunun odak noktası; ürün kalitesindeki ve miktarındaki azlıktır.

Üretici ve tüketicinin durumu
Türkiye nüfusunun bir takvim yılında gıda tüketimi için yaptığı harcamaların toplam değeri 300 Milyar YTL’yi aşmaktadır. Kişi başı açlık giderici gıda harcaması 1800 YTL/yıl’dır. Toplam tarım nüfusu 20 milyon olup; kişi başı yıllık reel brüt gelir 1750 YTL/yıl’dır. Aile başına bu gelir 4x1750 YTL= 7000 YTL /yıl olmaktadır.
Hedef ürün üretimi ile kişi başı yıllık reel gelir 10,000 Euro/yıl, aile başına ise 4x10,000=40,000 Euro/yıl olması gerekmektedir.
Tarım ürünlerinin son kullanıcısı olan tüketiciler ise; 150 milyar Euro/yıl ödeme yapmaktadır. Üreticiler ile tüketiciler arasındaki pazarlama hizmetlerinin toplam maliyeti 50 milyar Euro karşılığı 100 milyar YTL olması gerekirken; bu rakam 85 milyar Euro ile 170 milyar YTL’ye, artış ile 270 milyar YTL’yi aşmaktadır. Tüketici cebinden alınan 270 milyar üretici dışındaki toptancı, ara toptancı, sigorta+finans birimlerine ve firmalarına akmaktadır. Sonuçta üretici 300+ (X) milyar YTL öderken, üreticiye 35 milyar YTL kalmaktadır. Üretici de, tüketici de yoksulluklar içinde ömür tüketmektedir.

Beslenmenin temeli buğday ve pirinçtir
Tarım ürünlerinden işlenmiş madde yapım yöntemlerini ‘Hububat Teknolojisi’ gösterir. Tarımsal hammaddeler içinde temel besin maddesi buğday ve pirinçtir. Dünya nüfusu, günlük enerji gereksiniminin yüzde 60'dan fazlasını hububattan, özellikle buğday ve pirinçten sağlamaktadır. Uzmanlara göre buğdayın biyokimyasal özellikleri, insan biyolojisinin gerek duyduğu temel besindir.
1- Buğday çeşitli iklim ve toprak şartlarına uyabildiği için dünya topraklarının büyük kısmında üretilmektedir.
2- Verimi yüksek ve tarımı kolaydır.
3- Depolanması basit (su oranı ortalama yüzde 12) ve besin değeri yüksektir.
4- Buğday öğütüldüğünde tane ağırlığının 3/4 oranında un elde edilir. Yan ürünler hayvan yemi olarak kullanılır.
5- Buğday unu su ile yoğrulduğu zaman, undaki protein parçacıkları yaş öz gluten maddesi oluşturur. Gluten hamurun kabarmasını ve kaliteli ekmek yapımını sağlar. Buğdaydan başka hiçbir hububat çeşidindeki protein öz oluşturmaz.
Sonuçta, insanının en çok tükettiği besin maddesi; undan yapılan gıda maddeleridir.

Yapılması gerekenler
1. Türkiye’deki mevcut tarım işletmeleri yeniden yapılandırılmalıdır. Yeni ‘Tarım-KOBİ Sistemi’nin; yasal, teknik, finansal altyapı, insan gücü eğitimi, çalışma sitemi ile pazarlama organizasyonu, üretim -hedef ve kalite kodeksine göre baştan aşağı yeniden kurulmalıdır.
2. Türkiye tarım arazileri envanteri, toprak analizleri ile ürün üretimi ve kalite standartları yeniden belirlenmelidir. (5)
3. Su kaynakları, sulama iş ve işlemleri, iklim değişiklikleri baz alınarak yeniden altyapı olarak inşa edilmelidir.
4. Tahıl üretim alanlarını ve topraklarını iyileştirme, zenginleştirme ve güçlendirme çalışmaları ile ürün üretimi ve kalitesini yükseltici iş ve işlemleri gerçekleştirici en az 5000 tarım ve 5000 hayvan üretim istasyonunun tam donanımlı olarak kurulması ve hizmete açılması gerekmektedir. Avrupa tarım ürünleri üreticileri ve perakendeciler birliğince oluşturulan ‘Entegre Ürün Üretimi Standartları’ ürün, üretim ve tesis konusunda yeni ölçülerinin de tam olarak değerlendirilmesi kaçınılmazdır.
5. Toprak Mahsulleri Ofisi, Zirai Donatım Kurumu, Et-Balık Kurumu, Sümerbank, Tahıl Ürünleri Satış Ofisi, Gübre Denetim Tedarik ve Satış Ofisi, Ziraat Bankası Üretici Birlikleri, Tahıl Borsa ve Sigortası Kurumu ile Ziraat Bankası kurumları yeniden yapılandırılmalı ve güçlü olarak hizmet sokulmalıdır.
6. Çok maksatlı Ziraat Gereçleri, Tarım Sektörü Sanayi Ürünleri teknik standartlar ve standardizasyon şartnamelerine göre, makine parkının rehabilite edilmesi gerekmektedir.
7. Tüm üreticilerin sertifikalı üretici programları ile standart eğitimden geçirilmesi, yetkisiz ve ilgisiz kimselerin tarım alanlarına sokulmaması ve gerekli emniyet tedbirlerinin oluşturulması.
8. Tarım ekonomisinde belirlenen hedefler için gerekli yıllık fon ihtiyacı 30 milyar YTL olarak hesaplanmıştır. Toplam fon ihtiyacı ise 50 yıl süreli olarak 1500 milyar YTL’dir. (Türkiye’nin 25 yıllık faiz tutarıdır)
9. Tarım ekonomisinde temel hedef:
Organik tarımla 60 milyon ürün üretimi, mevcut tahıl ve hayvansal ürün fiyatlarının önce yüzde 50, 7 yıllık dönem boyunca yıllık yüzde 5-10 fiyat indirimlerini gerçekleştirici makro planı uygulamak ve hedefe ulaşmaktır. Tüketiciler, ihtiyaçlarının tamamını; mevcut birim fiyatların 6-8 kat altında alabilecekleri ekonomik ürün satış fiyatlarını gerçekleştirmektir. Bu hedefe ulaşılabilirlik analizleri ve fiili uygulamalar, hedefin gerçekçiliğini teknik olarak ispatlamıştır.
Tarım ve hayvansal ürünler ihracatında üretimin yüzde 20’si (12 milyon ton ürün) ile mutlaka 20 milyar Euro/yıl ihracat hedefine ulaşmanın gereği yerine getirilmelidir. Türk vatandaşlarının biyolojik sağlıkları, gelişimi, sağlıklı yaşamaları için; temiz çevre şartlarında yetiştirilen tarım ürünleri ile hayvansal ürünler hedeflenmelidir. Bu ürünlerin kalite ve miktarı ile ekonomik birim fiyatlarının uygunluğu uygarlığımız ve insanca yaşama imkânlarının oluşturulmasının temel hedefidir.
Hükümetler ve siyasiler, laf üretme yerine vatandaşlarına ettikleri yeminin, aldıkları maaşın, kullandıkları imkânların karşılığını vermek için iş ve imkân üretmeye çalışmalıdırlar. Bu konuda hiç bir mazeretleri de geçerli olamaz.
Okurlarımıza ve yurttaşlarımıza esenlik ve saygılarımızla,

( 1 ) Para kelimesinin etimolojisi ve tarihçesi için çok sayıda araştırma yapılmıştır. Ülkemizde paranın tarihi konusunda kronolojik ve senkronistik araştırma dizisi ne yazık ki halen yoktur. Bunun için de orijinal kaynakları kullanmak çok yorucu ve yıllar süren akademik çabayı gerektirdiğinden; yabancı kaynakları kullanmaktayız.
Bknz: A History Of Money - From Ancient Times to the Present Day Glyn DAVIS Universty Of Wales Press Cardiff 1994, Reprinted 1997

( 2 ) Orta Asya, Çin ve Ön Asya uygarlıklarında ölçü ve değişim aracı olan paranın ölçeği “Kışlık Sert Buğday Tanesi olup; ağırlığı 20 miligram kabul edilir. (1 Gram = 1000 miligramdır)
Sümer ve İbrani uygarlığında arpa tanesi temel ağırlık ölçüsü alınmıştı. Sümer dilinden İbraniceye geçmiş Arpa sözcüğü “Se – kel”dir. İbrani para biriminin bugünkü adı da Şekel’dir. (1 Arpa tanesi ağırlığı =46,7 miligramdır). Günümüz yabancı para birimlerinin kaynağı olan Roma paralarının da ölçü birimi arpa tanesidir. Karat ise 200 miligramlık ağırlık ölçüsüdür. Keçiboynuzu Arapçada kırrat , Yunanca keration, İngilizce carob‘dur. Elmas ve diğer değerli taşların kütlelerinin ölçümünde kullanılır.

( 3 ) 16. Dünya Meyve Sebze Fuarı (Fruit Logistica) (www.fruitlogistica.com ) 68 ülkeden 2110 katılımcıyla 7-9 Şubat 2008 tarihlerinde gerçekleşti.2007’deki katılımcı sayısı 1856 idi. Bu yıl 3 ülke (Uruguay,Madagaskar ve Letonya) ilk kez katıldı. Bu yıl bir de paralel fuar yapıldı. 14 ülkeden 62 katılımcıyla, Fraeshconex / Fresh - Cut -Convenience (Taze kesilip paketlenmiş) ürünleri sergilendi.
2006’da dünya meyve-sebze üretimi 1,4 milyar ton oldu (900 milyon ton sebze ve 500 milyon ton meyve ). 2007’de meyvede dünya ticareti yüzde10 artarken, sebzedeki artış yüzde 3,5 idi. AB’nin üretimi son 1 yılda yüzde 2 artarak, meyvede 37 milyon ton (rekor üretim) ve sebzede ise 57 milyon ton üretim gerçekleşti. Fuara 36 ülke (İtalya 69 şirketle birinci sırada, Türkiye ise 1 firmayla İran, Hindistan, İrlanda ve Macaristan’la birlikte son sırada) katıldı.

( 4 ) Tarım girdisindeki enerji, gübre, tohum, ilaç, üretim araçları satın alma, işletme, bakım onarım maliyetleri ile işçilik, ulaşım ve depolama maliyetleri toplamındaki 3 katlı artışın yanı sıra, üretim finansman maliyetindeki yüksek faiz ve nihayet hükümetlerin yanlış ve ekonomik kural dışı uygulamaları ile; tahıl ürünleri kalite düşüklüğüne rağmen, sürekli fiyat artışı ile bugüne gelindi.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 7905 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002