Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



Net P@no

 
Baki Günay

Cep’iniz mi önemli sağlığınız mı?


Bağımlılık açısından 21. yüzyılın sigarası olarak kabul edebileceğimiz cep telefonu insanlık için bir tehdit olabilir mi? Sigaranın zararlı oluşu gibi teknoloji nimeti cep telefonları da zararlı mı? Cep telefonu artık hayatımızın olmazsa olmazları arasına girmiş bulunmakta. İşimizi bu kadar kolaylaştıran bu cihaz sağlımızı acaba nasıl etkiliyor biliyor muyuz?

Bu konuda o kadar tartışmalar yaşanıyor ki her gün. Kimi kaynak çok iyi, kimi ise aman uzak durun diyor. Peki uzak mı duralım yoksa kontrollu mü konuşalım?
GSM FAYDALI DA HİÇ Mİ ZARARI YOK?
Şu aşamada Türkiye’de kaçak GSM’leri de sayarsak nerede ise Türkiye nüfusuna denk bir cep telefonu sayısı var. Bir tane ile yetinmeyen insanlarımız artık bir kaç cep telefonunu yanında taşıyarak konuşuyor. Peki, bunca konuşmanın bizden alıp götürdüğü sadece ay sonundaki faturalar mı? Elbette değil. En büyük kaybımız burada dikkat edilmez ise sağlımız olabilir. Her ne kadar sağlığa zararı yok denilse de siz yine de şu uyarılarımızı bir kenara not edin derim.
Çünkü bu konuyu araştıran uzmanların sözlerini dinlemekte fayda var. Hacettepe Üniversitesi'nin laboratuarlarında yapılan bir deney bizleri bu konuda tekrar düşünmeye sevk etti doğrusu. Çünkü cep telefonunun bir robota bile zarar verebildiği gözlendi. Üniversite yetkilisi Ejder Oruç, 'telefonlar zararsız' demenin büyük hata olduğunu vurguluyor. Yapılan deneyde kobay olarak robot kullanılıyor. Robotun kafa kısmına, beynin özelliklerine uygun olarak üretilmiş özel bir sıvı yerleştiriliyor. Cep telefonu da, robota aynen konuşma sırasındaki gibi yerleştiriliyor. Konuşma halindeki telefon senaryoları aynen robota uygulanıyor. Robot, 128 noktada beyni temsil eden sıvı üzerinde tarama yapıyor. Her bir noktada, elektromanyetik soğurulma miktarı ölçüyor. En fazla soğurulma olan noktalar, ikinci kez taranıyor. İkinci taramada, derinlik biraz daha artırılıyor. Böylece, cep telefonunun en derindeki alana yaptığı etki belirleniyor. Ejder Oruç, laboratuar ortamında yapılan incelemeler neticesinde, cep telefonunun zararsız olduğunu söylemenin büyük hata olacağını savunuyor
Bu deney ile cep telefonu ile konuşmayı bilmeyenlerin büyük zarar görecekleri tekrar teyit ediliyor. Ama sınırlar aşılmadığı takdirde, insan sağlığı üzerinde olağanüstü bir şey olmayacağını belirtiliyor. Sınırdan kast edilen durum ise saatlerce cep telefonu ile konuşmanın beyne getirdiği tahribat ve cilt kanseri olma ihtimalinin artması.
ETKİLERİNDEN NASIL KORUNABİLİRİZ?
Cep telefonun zararlarından nasıl kurtulabiliriz diyorsanız şunlara dikkat ederseniz hiç olmazsa zararını azaltmış olursunuz. Cep telefonları, bilinenin aksine etrafımızda bulunan baz istasyonlarından daha tehlikelidirler. Özellikle birisini arama esnasında (karşıdaki kişi telefonu açana kadar geçen süreçte) telefon yaydığı güç ile insan beynine ciddi anlamda zarar verebiliyor. Bu yüzden, cep telefonu kullananlara en çok tavsiye edilen korunma yöntemlerinden biri, arama esnasında çalma tonunu kulağımızda dinlemek yerine cep telefonu beynimizden uzak tutarak karşı tarafın telefonu açmasını beklemek. Telefon çalar çalmaz hemen kulağınıza götürmeyin. Çünkü bu anda telefon en çok enerjiyi harcar. Bu da insan sağlığını olumsuz etkiler.
İkincisi de eğer telefonda ahizesiz konuşma özelliği (handsfree), araç kiti veya kulaklık bulunuyorsa, görüşmeyi bu yollarla gerçekleştirmek. Böylelikle telefon yine beynimizden uzakta duracaktır. Bu telefonun yaydığı zararlı etkileri 10’da 1 oranında azaltır. Telefon ile kulağınız arasında 15 derecelik bir açının olmasına dikkat edin. Cep telefonunu kulağınıza ya da yüzünüze yapıştırmayın. Beyin gelişimi açısından 16 yaşından küçük çocukların cep telefonuyla konuşmasına fırsat vermeyin.
Uzun süreli konuşmalardan da mümkün olduğu kadar kaçınmak, alınabilecek en etkili önlemler arasında.
Bunları uygularsanız teknolojiyi sağlıklı bir şekilde kullanabilirsiniz.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 2502 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002