Kasım 2008

Ö T E S İ

 

10.12.2019 



Gezinti

 
Ebru Tenli Günaydın

‘Cennet vatan’ın şirin bir köşesi: Salihli


Kimi zaman sessizliğin sesini dinlemek lazım... Biz de bu ay öyle yapıp kendimizi vuruyoruz yollara. Yolumuz eski bir tarihi olan Salihli’de bu ay… Bizim için “Orda bir köy var uzakta” dediğimizden beri gidilmez oldu o köye. İçilmez oldu suyundan, çıkılmaz oldu ağaçlarına… Ayağımızdaki diken yaraları geçtiğinden beri hatırlamaz olduk oraları… Kim bilir kaç zamandır oralardaki yıldızların seyrine doymamışızdır…

Aslında yıllar önce annem kolumdan tutmuş:
“Hadi Salihli’ye Müşerref teyzenlere gidiyoruz” demişti.
Anneme ben gitmek istemiyorum diye yalvarmıştım. Ama nafile, zorla da olsa gitmiştim. Salihli’den dönüşüm ise ağlayarak olmuştu. Çünkü hiç dönmeyi istememiştim. İşte Salihli’ye ilk gidiş ve dönüş hikâyem böyle olmuştu. Ve yıllar sonra yine yolum düşüyor bu güzel şirin mi şirin ilçeye…
Benimle bu şirin, eski bir tarihi olan bu ilçeyi gezmek ister misiniz?
Hadi! O zaman hazırlanın gidiyoruz. Çaylar benden, belki yemek de ısmarlarım. Hadi! Ya! Gelin. Hadi! Yaslanın arkanıza sanki birlikte gitmişiz gibi hayal ederek çıkın bu yolculuğa.
Ah! İşte bu kadar hadi ne duruyorsunuz…
Salihli, Manisa’ya bağlı bir şirin bir ilçe. İlçe merkezi yakınlarındaki Sardes, Lidya Krallığı’nın başkenti ve tarihte ilk paranın basıldığı yer. Ünlü ilk Yedi Kiliseden biri de Sardes'te bulunuyor. Bintepeler Kral Mezarlığı, Daldis ve Çakallar Tepesindeki Pleistosen (Dördüncü) çağında yaşamış insanlara ait fosil ayak izleri önemli diğer tarihi değerler. Salihli’de her yerden şifalı sular akıyor. İlçenin, su kaynakları, tarihî değerleri ve üzüm bağları meşhur.
Bunların yanında da çok güzel piknik alanları, parkları ve kaplıcası var.
Ben önce sizi ‘’Allah diyen’’adıyla anılan bir yere götürmek istiyorum. Yalnız epeyce bir tepe çıkıyorsunuz. Bu yüzden idmanlı olmanız lâzım. Ama arabayla çıkarım derseniz o zaman iş değişir. Ancak yine de bir sorun var. Sakın arabanızı tıka basa doldurmayın. Yoksa arabanın amortisörlerini değiştirmek zorunda kalabilirsiniz. Benden söylemesi.
tırmandıkça temiz hava ve manzara muhteşem. Yukarıya çıkarken, bir taraf uçurum gibi ve yol dönemeçli, ama müthiş eğlenceli. Kendinizi bir an rüzgârın kızı gibi hissediyorsunuz
Adala'da bir de Kız Köprüsü denilen bir yerde piknik alanı var ki anlatılamaz güzellikte. Kocaman bir orman içerisinde bir setten su akıyor ve ortada boşluğa toplanıyor. Siz suyun içerisinde masalara oturmuş yemek yiyorsunuz. Hadi! Oturun siz de yemek yiyin. Ama sakın bu mevsim ayaklarınızı suya sokmayın. Ben onu temmuz ayında yapmayı düşünüyorum. Şimdiden heyecanlanıyorum.
Demir Köprü Barajı’na gittiğinizde tarihî Kız Köprüsü’nü görmek mümkün, orası da doğayla iç içe çok hoş bir yer. Harika suyun içinde önce tüm stresinizi atın. Sonra da bir mangal keyfi yapın.
Salihli Kurşunlu Kaplıcaları buraya gittiğinizde unutulmaması gereken bir yer. Tesis, çok temiz; yeşilliği bol, yiyecek ve içecek yerleri mevcut. Kükürtlere ulaşabileceğiniz yeri de var. Kükürt banyosu âdeta doğal bir nemlendirici. Hepimizin el ve ayakları yumuşacık oldu.
Bin Tepeler Mezarlığı görülmeye değer. Yaklaşık 16 kilometre yol gidiyorsunuz. Lidyalılar ölülerini toprakla gömerlermiş. Üzerlerine de toprak yığarak yüksek tepeler oluştururlarmış. Bu şekilde yapılan mezarları görmek mümkün.
Salihli standart bir ilçe değil. Burada aradığınız her şeyi bulmak mümkün. Birkaç yıl önce yarı olimpik havuz açıldı. Her gittiğimde kalabalıklaşıyor. Eski sessiz hâli ilçe içinde azalmış ama yinede evinizden çıktığınızda her yeri ağaçlık olan mis kokulu çok hoş parkları var.
Şimdi Salihli’nin en güzel mevsimi. Ama bence bu kadarı yeter. Merak edip seyahat listenize alın. Pişman olmazsınız inanın. Hele üzüm bağlarının arasında yürümek harika. Halkı çok cömert. En önemlisi de size yabancı turist muamelesi yapıp alış verişlerde fiyatları yukarı çekmiyorlar.
Salihli’ye her gidişim arabanın bagajı üzümle döndüm. Hadi! Siz de üzüm bağları ve kiraz bahçeleri arasında dolaşmak istiyorsanız, hiç düşünmeyin…
Buraya 1950’li yıllarda Ali Bek Hakim’in önderliğinde binlerce kilometreden gelen Kazak Türklerini görmeyi de sakın ola ki ihmal etmeyiniz.
Daha sonraki zamanlarda da sizleri, Salihli’nin en önemli tarihî yerine Sart’a götürmeyi istiyorum.
Sevgiyle güle kalın…


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 3918 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002