Kasım 2008

Ö T E S İ

 

09.12.2019 



Kulvar

 
Cihangir Arık

Medyanın elinde oyuncak olduk…


Aklımıza birkaç şey takıldı. Susurluk’ta kıyametler kopartıldı. Sonuç ne oldu, koskoca bir hiç! Şemdinli’de bölücüler ordumuz üzerinde oyun oynadı, medya idamlık mahkûmiyetler çıkardı. Sonuç; bomba medyanın elinde patladı. Sonra Ümraniye’de bombalar (!) bulundu. Sonuçlanmadı ama o bombalar da medyanın elinde patlayacak. Bu sadece birkaç örnekti. Örnekleri onlarca var. Adama sormazlar mı (medyaya) kuzum siz ne iş yaparsınız? Sizin amacınız ne?

‘Talihin elinde oyuncak oldum
Kader böyle imiş bulmuş alın yazım’.

Bu uzun zaman önce yazılmış bir şarkı sözü. Zaman öyle bir zaman oldu ki artık talihin elinde değil medyanın elinde oyuncak olduk. Hiçbir şeyin önemi kalmadı artık. Her şeyi çekip çeviren medya oldu. Öyle bir hızla gündem belirleniyor ve değiştiriliyor ki akıl bile geride kalmaya başladı. Bunda kabahatli kim? Buna pirim veren kim? Kendini bütün kanunların üzerinde gören bu kurum bu cesareti kimden ve nerden alıyor? Bundan sonra çetele tutmak lazım. Medyanın kendince suçlu ilan ettiği kişi ya da kurumların yargı önünde kaç tanesi suçlu? Biz pek şahit olmadık daha. Gerçek suçluların üzerine gidemiyorlar. Gerçek gündem oluşturacak olayların içinde medya yok. Nasıl olsun ki, onların o konularda susması için gereken güzellikler yapılıyor. Şunu iyi görüyoruz ki milli değerler için canını malını hiçe sayan insanların arkasında medya olmadığı için gariban durumdalar. Medya da milli hassasiyetlerin karşısında olduğu için bunu düşünen kesimle uğraşmaları kolay olur. Derler ya zenginin parası züğürdün çenesini yorar. Bir ülkede milyonların inancına, milli hassasiyetlerine göz olan, kulak olan bir medya olmazsa sonuçlar böyle olur.
Aklımıza birkaç şey takıldı. Susurluk’ta kıyametler kopartıldı. Sonuç ne oldu, koskoca bir hiç! Şemdinli’de bölücüler ordumuz üzerinde oyun oynadı, medya idamlık mahkûmiyetler çıkardı. Sonuç; bomba medyanın elinde patladı. Sonra Ümraniye’de bombalar (!) bulundu. Sonuçlanmadı ama o bombalar da medyanın elinde patlayacak. Bu sadece birkaç örnekti. Örnekleri onlarca var. Adama sormazlar mı (medyaya) kuzum siz ne iş yaparsınız? Sizin amacınız ne? Soru sorulur da cevaplayabilecek olan var mı? Çünkü medyanın işi ülkede gereksiz gündemler oluşturmak, son günlerde olduğu gibi. Ülkemizin asıl problemleri hiç önemli değil. Önemli olan medyanın oluşturduğu gündem. Bir insanın suçlu olup olmadığı hiç önemli değil. Medya o insanı suçlu ilan etmişse mesele bitmiştir. Yargıya ne gerek var, medya yargılıyor ya yetmez mi? Bunlara dur demeye kimsenin gücü de yetmiyor. Müdahale etmeye görsünler bakalım medya nasıl da alaşağı ediyor. Medyanın kıyametler kopardığı her olayın ardından ‘Dağ fare doğurdu’ tabiri ‘cuk’ diye oturuyor. Birilerinin güdümünde olan medya ancak böyle olur. Farklı bir şey beklemek hayalcilik olur zaten. RTÜK geçtiğimiz günlerde tv kanalının birine bir uyarı göndermiş. Eğer bu programı bir daha tekrarlarsanız; size çocukları eğitici programlar, belgeseller yayınlatırız diyor. Bu utanç verici bir durumdur. Demek ki medyada insanları eğitici programlar ancak ceza ile yayınlanabilecek. Dünyada kaç ülke vardır böyle rezalet durumda olan. Ne yani bizim medya insanları sadece, boş kafalı, düşünmeyen, üretmeyen toplum haline getirsin diye mi var? Evet, maalesef bunun için var. Gün öyle bir hale geldi ki artık surlarda gedik açmaya, topu tüfeği alıp bir ülkeyi yıkmaya hiç gerek yok. Bir ülkede böyle bir medya oluşturun, hiçbir şey yapmanıza gerek yok. Düşünmeyen, üretmeyen, okumayan, yazmayan bir toplum oluşturun yeter. Bir kaç yıl sonra her şeyi ile teslim edersiniz ülkeyi. Yanlış anlaşılmasın okumayan, yazmayan derken biz bir ülkenin geleceğini etkileyecek okumadan yazmadan bahsediyoruz. Yoksa magazini yazan ve onu okuyan değil kastettiğimiz.
Akşam Pınar’ın maceraları ile ayrılıyoruz ekrandan, sabah Seda’nın yeni bulduğu sevgilisi ile başlıyoruz güne. Öğle arasında biraz dramatize edilen hayatlardan kesit. Akşam yemeğinde ekranların yeni haber bombaları (!). Bir gün böyle başlayıp böyle biter. Diğer günleri anlatmaya gerek yok. Bir gün diğer günün kopyala yapıştır hali zaten.
Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 2689 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002