Kasım 2008

Ö T E S İ

 

18.11.2019 



Yakın Takip

 
Dr. Ünal Metin

Yeldeğirmenleriyle Don Kişotlar


Kendilerine bilim adamı, münevver, aydın, ulema, yazar, çizer süsü verenler aslında rüzgârın estiği güçlü tarafa dönen birer yeldeğirmenidir. Geriye kalanlar da Don Kişotlar. Yeldeğirmenleri görünüşte azametli olurlar. Görünüşlerine aldanırız. Bu görünüşün tersine, yeldeğirmenleri rüzgâr hangi yönden eserse o yöne dönmek zorundadırlar. Rüzgâra boyun eğmeyen yeldeğirmeni yoktur.

150 yıllık aydınlanma tarihimiz aslında bir Cervantes masalıdır.
Aydınlanma diye bize yutturulan yeldeğirmenleriyle Don Kişotların mücadele tarihidir.
Kendilerine bilim adamı, münevver, aydın, ulema, yazar, çizer süsü verenler aslında rüzgârın estiği güçlü tarafa dönen birer yeldeğirmenidir. Geriye kalanlar da Don Kişotlar.
Yeldeğirmenleri görünüşte azametli olurlar. Görünüşlerine aldanırız. Bu görünüşün tersine, yeldeğirmenleri rüzgâr hangi yönden eserse o yöne dönmek zorundadırlar. Rüzgâra boyun eğmeyen yeldeğirmeni yoktur.
Bizim azametli aydınlarımız da esen rüzgâra boyun eğen zavallı yeldeğirmenleridir.
Yeldeğirmenleri olunca bunun tamamlayıcısı Don Kişotlar, Sanço Pançolar da olması gerekir.
Çünkü birileri yel değirmeni inşa ederken bunların karşısına Don Kişotları, Sanço Pançoları da yetiştirmeleri lazımdır.
Don Kişotlar duygusaldır, çabuk gaza gelirler. Ölümden korkmazlar.
Don Kişotlar değirmencinin unuyla değil yeldeğirmenlerinin görünüşleriyle uğraşırlar.
Yeldeğirmenleri esen rüzgâra göre yön değiştirip fırıl fırıl dönerken içerdeki uyanık değirmenci de ununu öğütmektedir.
Değirmenci Don Kişotların ve Sanço Pançoların yeldeğirmenlerinin bir dev olduklarını düşünmelerini ister. Uyanık değirmencinin onların esen rüzgâra göre yön değiştiren bir köle olduklarını Don Kişotlara ve Sanço Pançolara hissettirmemesi gerekir.
Don Kişotun mızrağını çekip yeldeğirmenine saldırması lazımdır. Don Kişot yeldeğirmeniyle uğraşırken değirmeci ununu elemiştir bile.
Değirmencinin en büyük korkusu Don Kişotun kendisini fark etmesidir. Don Kişot aslında buğdayını öğütenin değirmenci olduğunu fark ederse oyun bozulabilir. Onun için Don Kişotların düşman olarak yeldeğirmenlerini görmeleri zorunludur.
Şimdi bizim eski değirmenciler yeni yeldeğirmenleri piyasaya sürdüler.
Don Kişotlar, Sanço Pançolar hemen bu yeldeğirmenlerine saldırmaya başladılar.
2008’e girerken bir karar vermemiz gerekiyor artık.
Yeldeğirmeni mi olacağız yoksa Don Kişot mu?
Ya da...
Ne yeldeğirmeni ne de Don Kişot.
İçerde ununu öğüten değirmenciyi mi fark edeceğiz?


unalmetin11@yahoo.com

Bu yazı toplam 4690 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002