Kasım 2008

Ö T E S İ

 

09.12.2019 



.

 
Yard. Doç. Dr. Erdoğan Altınkaynak

Kırım Karay dostlar buluşuyor


Her sene, birkaç kere, çeşitli vesilelerle, değişik ülkelerde yaşayan Kırım Karayları bir araya gelirler. Bu birliktelik her zaman faydalı neticeler doğurmuştur. Kırım Karayları Bilim Kurulu Türkiye Temsilcisi olarak her sene bu toplantıların, bilimsel nitelikli olanlarından en az birine katılır ve Karay dostlarla hasret gideririz. Yine Karay dostlarımızla yeni gelişmeler ve faaliyetler hakkında veya kültür ve geçmiş ile ilgili yeni bulunan belgelere yönelik bilgi alışverişinde bulunuruz.

Bu yıl Kırım’da yapılacak olan toplantılardan, bilimsel niteliği olan, Kırım Karay Dostlar Buluşuyor adlı festivale Türkiye’den Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gürer Gülsevin, Dr. Selma Gülsevin, Kırşehir Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. İsmail Doğan olmak üzere katıldık. Aslında Türkiye’den katılımcı olmak için istekli bir hayli fazla idi. Ramazan ayı ve diğer başka bazı sebepler, katılımın sayısını düşürdü. Kırım’da iken, Hacettepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Ayten Sezer Arığ Hanım ve eşi Nejdet Arığ beyle karşılaştık, onlar da Kırım’a başka bir araştırma projesi kapsamında gelmişler, festivali baştan sona ilgi ile takip ettiler.
Han Süreyya Şapşal’ın torunlarından ve şimdiki Kırım Karay Cemaati lideri Vladimir Örmeli Lenin Meydanı’nın arkalarındaki sokaklardan Kirilova’da ikamet ediyor. Kirilova’nın ilerisinde Kırımçakların derneği bulunuyor. Festival için buluşma adresimiz Prof Dom Soyuz adıyla bilinen ve Lenin Meydanı’nın hemen yanında bulunan binanın olduğu sokaktan hareket ediyoruz. Kirilova sokağının bir sokak gerisinde, Çehova Sokağı 13 numarada da eskiden Kırım Karay Kız Lisesi olan ve şimdilerde Akşam Sanat Okulu olarak faaliyet gösteren yerde, Assotsiatsiya Kırimskih Karaimov adıyla Kırım Karaylarının dernek merkezi var.
İlk gün, Kırım Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti Akmescit (Simferopol)’de, Kültür ve Sanat Üniversitesi konferans salonunda, 14.09.2007 tarihinde katılımcıların kayıtları yapıldı ve tebliğler sunuldu. Ukrayna’nın 3 milli kanalı bu toplantı için gelip çekimler yaptı. Bir hayli kalabalık olan tebliğcileri, özellikle Türkiye’den gelen bizler için dinlemekte bazı güçlükler de çektik ama bunun sebebi tamamıyla teknik malzeme eksikliğindendi. Bizlere adeta anında birebir çeviri yaparak yardımcı olan Natalya Budnik Hanıma, bu satırlar aracılığıyla ayrıca teşekkür etmek gerek. Bizim tebliğ konumuz, ‘Türkiye’de Kırım Karayları Hakkında Yaptığımız Çalışma ve Yayınlar’ idi. Davut El, Sinani Ağa, Viktor Zaharoviç Tiryaki, Yuri Palkanov, Vladimir Örmeli ve diğer Karay dostlar tarafından ilgi ile dinlenildi. Ve peşinden hemen bir itiraz yükseldi. Daha önce yazılarımızı takip eden Palkanov ve Ormeli Beyler, Natalya Budnik vasıtasıyla tepkilerini dile getirdiler. Onlar ‘Biz Yahudi değiliz. Neden bizi Yahudi gibi söyledin?’ diyorlardı. Söz konusu serzeniş, aslında bana değil, Ufuk Ötesi’nden önce yazılarımızın yayınlandığı yayın kuruluşunun redaktörüne idi. Durumun bir yanlış anlaşılmadan ve tamamen iyi niyetten kaynaklandığını kendilerine ilettim.
Akşam programında ise Polonya’da yaşayan Kırım Karaylarının halk dansları gurubu ‘Kardaşlar’ın gösterisini seyrettik. Kırım Karay halk danslarını sergileyen 3 grup vardır. Ukrayna/ Kırım’da ‘Fidan’, Polonya’da ‘Kardaşlık’, Litvanya’da ‘Dostlar’. Bu 3 grubun da hocası Kefeli Hanım. Folklor gruplarının içinde en zengini hiç şüphesiz Gözleve’deki ‘Fidan’ grubudur.
15.09.2007 tarihinde de, Gözleve (Evpatoriya)’de Kırım Karaylarına mahsus ibadet merkezi Kenasa ve kompleksi etrafında geçti. Cumartesi günü, Türkçe dualarla yapılan ayine iştirak edildi. Misafir ve katılımcılara Karay mutfağının çeşitleri ikram edildi.
16.09.2007 tarihinde, Kırım Karaylarının ata ocağı diye adlandırdığı Çift-Kale’ye, uzun ve maceralı bir yolculuk akabinde çıkıldı. Sabah yağan yağmur, orman yolunu yumuşatmış, bizleri götüren midibüsler, patinaj yaptığı için, yol kenarından taş toplama ve araçlara insan gücü ile destek verme ve yolun bazı kesimlerini yayan yürüme de dahil bir hayli zahmetli oldu. Burada Panaroma gazetesinin Türkiye redaktörü ile karşılaştık. O da misafirler arasında idi ve toplantıya katılmıştı. Daha sonra bu gazetede Rusça ve Türkçe olarak yayınlanan haberleri de okuduk.
Bahçesaray’ın hemen yanında, Kırk-Yer mevkisinde, Meryem-Dere’nin üst kısmında bulunan Çift-Kale ve Balta Tiymez ormanındaki Karay mezarlığı ziyaret edildi. Çift-Kale’de onarım gören Kenasaların içinde, Kırım Karaylarına mahsus tarihi belgeler ve fotoğrafların sergisinin açılış törenine katılındı.
TİKA tarafından desteklenen Balta-Tiymez ormanı ve mezarlığı üstünde yapılan onarım ve kataloglama çalışması bir hayli mesafe almış. Mezarlığın dış duvar tamiratı hemen hemen bitmiş, içerde de parselasyonlara uygun bir biçimde işe yaramayan çalı-çırpı temizlenip, mezarlığın gün yüzüne çıkartılması adeta gerçekleştirilmiş. Tabi henüz bitmemiş. Ama bittiğinde insanlık mirasına Kırım Karay Türklerinin katkılarından bir kısmı gün gibi ortaya çıkacak. Bu mezarlık sıradan bir mezarlık değil. Mezarlıktan alınarak Rusya’nın Sanpetersburg şehrinde bulunan Şedrina adındaki kütüphanenin depolarında saklanan 44 mezar taşı, Türk tarih, kültür ve medeniyeti için de çok önemli belgelerdir ki bu taşlar, büyük Türkolog A. Firkoviç’in koleksiyonunun önemli parçalarını oluşturmaktadır. İşin bir diğer tuhaf tarafı da Rus yetkililer tarafından, Sanpetersburg’da bulunan bu koleksiyon, diğer parçaları ile birlikte herkeslerden gizlenmekte ve gün yüzüne çıkarılmamaktadır. Koleksiyonun diğer önemli parçaları ise, Karasubazar’da Firkoviç tarafından maceralı bir şekilde bulunan Kırımçak dua evine ait yazma eserlerdir. Bu eserler içinde, Türk dili ile yazılı yazmalar mevcuttur. Eğer ortaya çıkarılırsa, Türk Dili kaynaklarına bilinenlerin dışında yenileri eklenebilir ve en eski yazılı belgenin tarihi de değişebilir. Özellikle Hazar Türkçesi üzerine yeni görüşler ortaya konulabilir, eski Türk dini hakkında yeni bulgular ve Kuzey Museviliği hakkında yeni bilgiler elde edilebilir. Sanpetersburg’da yaşayan dostumuz Michel Kazaz, bu belgelerin görülebilmesi için, çok önceden ve üniversiteler arasında yazışmalar yapılarak özel izin alınması gerektiğini anlatıyor. Ancak, Prof. Dr. İsmail Kerimov ve Dr. Neriman Abdulvaapa, Bahçesaray’dan götürülen ve Sanpetersburg’daki Milli Kütüphane’de bulunan koleksiyonlar için gittiklerinde, sadece varlığını duyduklarını, özel izinli olmalarına ve teklifin de Rusya tarafından gelmesine rağmen kendilerine Firkoviç Koleksiyonunun gösterilmediğini beyan etmekteler.
Kırım Karaylarının bu toplantısına Litvanya’dan bir veya iki katılımcı oldu. Bu bir eksiklik değil… Hemen hemen aynı tarihlerde Litvanya’da da bir toplantı var idi ve yaklaşık 200 kişilik cemaati olan Polonya Karaylarından bir kısım da oraya gitmişti.
Her ne hikmetse, Türkiye Karaylarından bu toplantılara katılanları hiç görmedim. Halbuki son Karay Hanı Süreyya Şapşal’ın torunlarından birisi de İstanbul’da yaşamakta ve İstanbul’da da bir hayli Kırım Karay Türkü yaşamakta… Sayın Örme Beye duyurulur…
Bu toplantıda elime, ‘Karay Halk Ansiklopedisi’nin VI. cildini tutuşturdular. ‘Karay Evi’ üzerine hazırlanan bu ciltte, Türkçe olarak benim Kırım Karayları üzerine yapmış olduğum bir çalışma da yer alıyor. Hazırlayanları ve emeği geçenleri tebrik ederim. Sınırlı sayıda basılmış olsa da önemli bir eksikliği tamamlamış.
Bu gidişimizde ziyaret edemeden geri geldiğim için üzüldüğüm tek yer, Akyar (Sivastopol)’da Dergaçi – Sapungara arasındaki Türk şehitliğidir. Bu şehitlik, meşhur Osmanlı ittifakıyla Rusların savaşında şehit düşen askerlerimiz için, dışişleri mensuplarının olağanüstü gayretleri sonucu yakın zamanda inşa edilmişti.
Selma Gülsevin Hanım, Kırım Karay Türkçesi üzerine doktora tezi hazırlamaktadır. Kendisinin ifadelerine göre, Kırım Karay Türkçesinin artık yaşamadığı, ancak ve ancak tarihi belgeler ve kayıtlarla takip edilebileceği ortaya çıkmıştı.
Pazar akşamı, herkesi kalacakları yerlere dağıtırken seneye yeniden buluşmak üzere sözleştik. Seneye yeniden, aramızda eksilenler ve yeni katılacak olanlarla birlikte, Kırım’da, Kırım Karay dostlarla buluşmak umuduyla…


erdelel@yahoo.com

Bu yazı toplam 3479 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002