Kasım 2008

Ö T E S İ

 

09.12.2019 



Hedef

 
Ünal Bolat

KEİ ve rolünün farkında olmayan Türkiye


Yeniden gündeme gelen Karadeniz Ekonomik İşbirliği fikri 1980'li yılların sonunda Doğu Avrupa Ülkeleri ve Sovyetler Birliği'ndeki değişim sürecinin hızlandığı bir dönemde doğmuştur. Türkiye’nin öncülüğünü yaptığı bir kuruluştur. Bölgesel düzeyde uluslararası bütünleşme yönünde, siyasal ve ekonomik alanda yeniden yapılanma sürecinin bir ürünüdür. Ancak Türkiye bu coğrafyadaki rolünün farkında değildir.

Türkiye’de yeniden toplanan Karadeniz Ekonomik İşbirliği toplantıları sebebiyle KEİ hakkında önemli birkaç noktayı vurgulamak istedik.
Türkiye’nin Batı bloğunda olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda Türkiye hem NATO’ya üye hem de AB ile müzakereler sürdüren bir ülkedir.
Ne var ki, Karadeniz’de kıyısı olan diğer ülkeler eski Doğu Bloğu ülkeleridir. Burada bir başka realitenin de altını çizmekte yarar vardır. Bu ülkelerden Rusya hariç hemen hepsi NATO’ya ve AB’ye üye olmak istemektedir. Bu istek gerçekleşecek olursa Karadeniz bir NATO-AB gölü haline gelecektir.
Türkiye millî menfaati icabı Karadeniz’in NATO - AB gölü haline gelmesine ve ABD’nin Karadeniz coğrafyasındaki girişimlerine gönülsüz davranmaktaydı.
Bu şu demektir: Türkiye Karadeniz’de mevcut durumu savunmaktadır. Dolayısıyla burada Karadeniz Ekonomik İşbirliği ve Black Sea Naval Cooperation Task Group dışında bir organizasyonun oluşmasını istememekteydi.
Buna rağmen KEİ coğrafyasında başlangıç dönemi ile günümüzdeki şartlar oldukça farklılaşmıştır. Çünkü bölgedeki ülkelerin öncelikleri ve birbirleriyle ilişkilerinde köklü değişmeler olmuştur.
Bir kere AB ve NATO’nun Karadeniz’e doğru genişlemesi ve bölge ülkelerinin AB ve NATO üyelik isteği bu iki platforma göre çok daha güçsüz olan KEİ’yi gölgede bırakmıştır.
En manidar olanı da KEİ’nin fikir babası Türkiye AKP iktidarıyla daha bir hız kazanan şekilde bütün enerjisini AB’ye üye olmaya yöneltmiştir.
Türkiye’nin aşırı AB hayranlığı, AB’ye üye olmaya niyetli diğer Karadeniz ülkelerine kötü örnek olmuştur. Bize Karedeniz İşbirliği öneren Türkiye, kendisi AB’nin peşinde koştuktan sonra bu birliğin oluşmasının ne anlamı vardır demektedirler. Böylece bölgede Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin cazibesi kalmamıştır.
28 Ekim 2005 tarihinde Moldova-Kişinev’de yapılan KEİ Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı’nda bu amaç açıkça ifade edilmiş ve hatta AB’ye Karadeniz’e yönelik bir bölgesel politika geliştirmesi çağrısında da bulunmuşlardır.
Bu arada Karadeniz’e ilgisi gittikçe artan ve bölge ülkeleriyle ilişkilerini derinleştiren ABD’de de söz konusu toplantı da gözlemci üyeliğe kabul edilmiştir. ABD’nin KEİ içindeki aktivitesinin ne olacağı henüz belli değildir. Bunu zaman gösterecektir. Çünkü Türkiye’nin bu anlamda strateji belirleyen bir yorumu olmamıştır.
KEİ’nin etkinleştirilmesini tüm üye ülkeler dile getirmekte ayrıca KEİ’de, Şanghay Örgütü’nde olduğu gibi güvenlik konusuna da ağırlık verilmesi istenmektedir.
Türkiye ve Rusya Federasyonu ise KEİ içinde düzenlemeler ve yeni inisiyatifler almakla teşkilatın yenilenmesini savunmaktadır.
Türkiye ve Rusya Federasyonu KEİ’nin bir ekonomik işbirliği örgütü olduğunu, üyeler arasındaki bu tür sorunların KEİ’ye taşınmasının örgütü felç edebileceğini, siyasi sorunların esasen AGİT, Avrupa Komisyonu gibi zeminlerde ele alınmasının uygun olacağını savunmaktadır.
KEİ’yi kurmaya Türkiye’yi yönelten temel düşüncelerden biri de Karadeniz’de bürokrasiyi azaltarak ticaretin, yatırımların ve girişimciliğin önünü açmak olmuştur. Ancak, Rusya Federasyonu’nun içe dönük ekonomi politikalarına yönelmesi ve diğer KEİ üyelerinin AB ile bütünleşmeye yönelmesi ile KEİ bu işlevini kaybetmiştir.
Karadeniz’de Rusya’dan doğan boşluğu ancak Türkiye doldurulabilecek iken Türkiye uyuyan dev konumunu korumaya devam etmektedir. Karadeniz’de en uzun sınırı olan Türkiye’nin önümüzdeki on yıllarda bölgedeki ağırlığının ne olacağı ise belirsizliğini korumaktadır.
AB, Kıbrıs ve Ortadoğu gündemiyle yorgun düşen Türkiye’nin Karadeniz coğrafyasındaki tarihsel miras ve sorumluluğuna sahip çıkması, bu bağlamda Karadeniz’deki çıkar ve hedeflerini yeniden tanımlaması gereği her zamankinden daha çok öncelik arz etmektedir. Çünkü, bir Karadeniz ülkesi olan Türkiye’nin Karadeniz halkları ile tarih, dil, din, kültür, etnik bağlara dayanan akrabalığı bulunmaktadır.
Türkiye nüfusunun önemli bir yüzdesi Karadeniz’den son iki yüz yıldır zorunlu göç ve soykırım sonrası göçenlerin torunlarından oluşmaktadır. Rusya’dan sonra bölgenin en büyük ekonomik ve askerî gücüne sahip Türkiye, aynı zamanda 1923’ten bu yana Batı’ya bölgenin en entegre siyasî, ekonomik, askeri ve kültürel sistemine sahip birikimli bir ülkesidir.
Türkiye’nin orta ve uzun vadede yeni gelişmelere açık olan Karadeniz’de yeni politikalar oluşturması ve uygulaması çok önem arz etmektedir. Türkiye, başta Rusya Federasyonu olmak üzere Karadeniz’deki bütün ülkelere ve hatta ABD ile AB’ye en yakın ve onların güvenine en sahip olan tek aktör olarak “rolünün farkında” olmalıdır. Türkiye’nin bölgede alacağı eksen rol Karadeniz’de muhtemel bir bölünmenin önüne geçebilir.


unalbolat@netbulmail.com

Bu yazı toplam 2978 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002