Kasım 2008

Ö T E S İ

 

07.12.2019 



.

 
Sevil İrevanlı

Federal devlet Kürtlere kolaylık sağlar


Geçen sayıda, “Batı Azerbaycan topraklarından Türkleri zorla ve silah yoluyla çıkaran Ermenilerin, oynadığı oyunlar şimdi, Kürtler tarafından Kerkük’te Türkmenlere karşı oynanıyor” diye yazmıştım. “Kerkük, Kürtlere bağımsızlıklarını garanti altına alabilmelerini sağlayacak düzeyde refaha taşıyacak zengin petrol yataklarına sahip bir şehir.”

Ermeni-Rus işbirliği senaryosu başarıyla sonuçlandığı için görevi kılıf değiştirerek devir alan, Amerikan-Kürt işbirliği bu senaryoda ne kadar başarılı olacak, henüz belli değil?! Dış desteğin şımarttığı PKK terör örgütü, artık Irak’ta Amerika ve Kürt yönetiminde büyük adımlarla ilerliyor.
PKK’nın terörist bir örgüt olduğu kabul edilmişse de Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt’ın da söylediği gibi, PKK’nın varlığı kuzey Irak’ta artık kök salmıştır. Süleymaniye hava alanında Kürt bayrağı ve Kürt milli marşı çalınıyor. Merkez Bankası kuruluyor, para basıyor, kendi parasını kullanıyor…
Amerikalı siyasetçiler kendilerinin de ifade ettiği üzere Irak, Ortadoğu ve Kürtlerin geleceği konusunda iyi ya da kötü-bir vizyona sahipler. Dahası Amerika’nın PKK özel temsilcisi olan General Jozeph Ralston en sonunda görevinin mahiyetine açıklık getirdi. Ralston kısa süre önce katıldığı bir kongre oturumunda “Biz hem Türkiye’yi hem de Kürt tarafını-hali hazırda PKK ile değil, Kürt yönetimi ile görüşüyorum-oturup sorunların bazılarını çözmeleri konusunda yüreklendiriyoruz” dedi.
Yani problemi yaratan Amerika bu problemler ve nasıl çözülecekleri konusunda bir fikir sahibi. Demek ki, Kürt yönetimini yüreklendiren Amerika’nın PKK özel temsilcisi olan ikiyüzlü Jozephf Ralston “Tazıya tut, tavşana kaç,” demekle görevini yapmış oluyor.
Kuzey Irak’taki PKK terör örgütüne koruma bölgesi yaratan Amerika’nın Kürt grubu ile doğal bir müttefiklik sağladığı da inkâr edilemez. Hatta Amerika’nın görevi sona eren Irak Büyükelçisi Zalmay Halilzad “Irak’ın pek çok bölgesinde çok fazla acı ve şiddet var ancak neyse ki “Kürdistan’da değil” dedi. Kâğıt üzerinde federal bir bölge oluşturan Kürtler karşıdaki perspektifte Ermeniler gibi bağımsız “Kürdistan” devleti yaratmaya can atıyorlar.
60’lı yılların başlangıcında muhtariyat (otonomi) uğrunda mücadeleye kalkan Kürtler 1974 yılında isteklerine kısmen de olsa ulaştılar. Birinci Körfez savaşından sonra ise bu istek daha farklı boyutlarda kendini göstermeye başladı. Meselenin özü şudur ki; Irak federatif bir kuruluşa geçtikten sonra Kürtlerin ilerde bağımsız devlet kurmaları zemininin neredeyse hukukî esası ortaya koyulmuş olur.
Irak’ta gittikçe yükselen federal devlet açıklamaları ve federal kuruluşu en çok Kürtlerin desteklemesinin sebebi de odur ki, bu süreç gerçekleştikten sonra “Büyük Ermenistan” iddiası “Büyük Kürdistan” iddiasını ortaya çıkaracak. Kürtler şimdi bu istikamette büyük çaba göstermekteler. Kürtleri en çok ilgilendiren diğer faktörlerden biri de Irak’ın kuzeyindeki zengin petrol kaynaklarıdır. Çünkü Irak’ın sahip olduğu petrol kaynakları Kürtlerin yaşadığı kuzeyde ve Şiilerin yaşadığı güneyde yerleşir. Kerkük’ün federal sisteme dahil olması halinde petrolden elde edilen gelirler daha çok Kürtlere yarayacaktır. Gittikçe artan petrol fiyatlarının değeri ise ilerde Kürtlere büyük meblağlı menfaatler vaat ediyor. Neticede uzun yıllar uygulanan ambargolar ve savaş neticesinde ülke ekonomisinin berbat halde olmasını ihraç olunacak petrolle telafi etmek mümkündür.
Onun için Kerkük en sıcak nokta olarak Kürt ve Amerikan işbirlikçilerinin hedefi haline gelmeden, Kerkük’te bir katliam yaşanmadan bu bölgede istikrarı sağlamak için Türk Ordusun Kuzey Irak’a bir operasyon yapması fayda sağlar ve bu kaçınılmazdır Aksi takdirde çok geç kalınabilir. Bunun aynısını Azerbaycan Türkleri yaşadı. Kerkük etrafına toplanmış peşmergeler katliam yaptıktan sonra Irak’a operasyon yapmanın hiçbir anlamı kalmaz.
Yeniden Irak’taki çözümlere dönmüş olursak, Aralık 2006’da Washington’da ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Başkan George Bush’la görüşen Iraklı Şiilerin Lideri Abdülaziz el Hekim, Amerikan birliklerinin Irak’tan hemen çekilmesine karşı olduğunu belirtmişti. El Hekim ayrıca Bush ile yaptığı görüşmede Irak’ta sorunların çözümü için “dışardan gelecek” yardımı reddederek, meselenin Irak’ın kendi gücü ile çözülmesi gerektiğini ve Irak’ın sorunlarını çözme yönündeki her türlü uluslar arası ve bölgesel çabaya şiddetle karşı olduğunu dile getirmişti: “Irak, kendi sorunlarını çözme konumunda olmalıdır” demişti.
Başbakan Nuri El Maliki ise ülkesinde barışın sağlanması için iki yıl önce Mısır’ın Şarm El Şeyh kentinde uluslar arası bir Irak konferansı düzenlemiş, ancak akıntıya karşı kürek çekmekten öteye gidilememişti. Mehz o zaman Washington’ın olayları tek başına denetleyebileceği ve etkisi altına alabileceğine inanıyordu. Fakat iki yıl sonra, ortadaki tablo tamamen değişti: Sıradan Iraklıların hayatına bakınca Saddam Hüseyin döneminde koşulların daha iyi olduğu söylenebilir:
“Zalim bir diktatör baştaydı.” Ama sokağa çıkabiliyorlardı, çocuklar okullarına gidip geliyor, anneler babalar “Evladımı bir daha görebilecek miyim diye endişe etmiyorlardı.” Irak’ta giderek artan şiddet eylemleri ve ABD’de iktidar dengelerinin değişmesi, Beyaz Saray’ı yeni stratejiler üretmeye zorladı. Savunma Bakanı Robert Gates’in de açıkça ifade ettiği gibi, ABD’nin Irak’ta zafer kazandığını söylemek mümkün değil. Ve Baker Komisyonu, Amerikan birliklerinin ülkeden çekilmesi gerektiğinden söz ediyordu. Komisyonun, sorunun çözümü için İran ve Suriye’nin desteğini alma önerisine ise Başkan Bush Aralık 2006’da kulaklarını tıkadı.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 3637 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002