Kasım 2008

Ö T E S İ

 

09.12.2019 



.

 
Sevil İrevanlı

Hocalı o gece yakılmıştı


1992 yılında Hocalı Türkleri için yıllara denk bir facia gerçekleşti. Ermeni vahşiliğinin neticesi olarak, Ermeniler tarafından son yüzyılda Türklere karşı gerçekleştirilmiş katliamlar içinde “Hocalı soykırımı vahşetin boyutu ve acımasızlığı ile diğerlerinden çok farklıdır. Bu sebeple de bu katliamın üzerinde durulması, bunu gerçekleştiren güçlerin açıklanması, hem bölge halkları, hem de bu bağlamda Türkiye için çok önemlidir.

O gece karlar üzerine şehitlerin kanı yağmıştı
O gece bütün anneler ağlamıştı
O gece bütün erler silaha sarılmıştı.
O gece çocukların yüzü solmuş, sararmıştı.

“Hocalı katliamı” Rusların Kafkasya’ya egemen olduğu 19. asırdan başlayarak, Erivan hanlığı arazisinde meskunlaşan Ermeni Taşnak teröristlerinin, Azerbaycan Türklerine karşı yürüttüğü soykırım ve etnik temizleme siyasetinin bir uzantısıydı. Tarih boyu Azerbaycan Türklerine karşı maksatlı ve sinsice soykırımlar gerçekleştiren Ermeniler, Rus emperyalizminin himayesi altında Güney Kafkasya’da meskunlaştıkça, bu toprakların asıl sahibi olan Türklere karşı mütemadiyen en çirkin usullerle, vahşi katliamlar yapmışlardır.
“Büyük Ermenistan” hayallerini gerçekleştirmeyi planlayan Ermeniler öz menfur niyetlerine ulaşmak için muntazam olarak, açık ve gizli bir şekilde etnik temizleme siyaseti yürütmüşlerdir.
20. asrın başlarından başlayarak, on binlerce sivil silahsız soydaşımızı gaddarca katletmiş, kovmuş, milyonlarca Azerbaycan Türkünü öz tarihi topraklarından Batı Azerbaycan’dan göçe zorlayarak ayırtmışlardır.1987 yılından itibaren mevzi çatışmalar şeklinde başlayan çatışmalar, 1991 yılına kadar mütemadiyen yapılan dövüşler, artık bir savaşı başlattı
1992 yılında Hocalı Türkleri için yıllara denk bir facia gerçekleşti. Ermeni vahşiliğinin neticesi olarak, Ermeniler tarafından son yüzyılda Türklere karşı gerçekleştirilmiş katliamlar içinde “Hocalı soykırımı vahşetin boyutu ve acımasızlığı ile diğerlerinden çok farklıdır. Bu sebeple de bu katliamın üzerinde durulması, bunu gerçekleştiren güçlerin açıklanması, hem bölge halkları, hem de bu bağlamda Türkiye için çok önemlidir.
Dağlık Karabağ’ın en büyük ilçelerinden sayılan, Hocalıya 1988’de Batı Azerbaycan’dan kovulan Türkler ve 1989 yılında Özbekistan’ın Fergane bölgesinde meydana gelen hadiselerden sonra kovulan Ahıska Türkleri de yerleştirilmişti. Yukarı Karabağ’da 7 bin kişilik nüfuza sahip ve coğrafi konumu itibariyle bölge için stratejik öneme sahip bulunan Hocalı ilçesi merkezi hükümetin özellikle de Ayaz Mutallibov hakimiyetinin sessizliği ve gizli desteği ile 26 Şubat 1992 tarihinde Ermenilerin yeni bir soykırımının adresi olmuştur.
Tarihi müttefikleri sayılan Rus ordusunun bölgede yerleşen 366 Alayı’ndan da destek alan Ermeniler Hocalı’nın giriş ve çıkış yollarını kapatıp 25 Şubat gecesi katliam için harekete geçmişti. Hankendi’nde yerleşen 366’cı motoatıcı alayın 40 tankı, 20 zırhlı aracı 10’na yakın grad kurguları vardı. Hocalı’nın eli silah tutan fertleri bütün imkansızlıklara rağmen direnmekteydi. Lakin ateşten kan kusan silahlarla bütün halk hiçbir ayrım yapılmadan, Ermeniler ve Ruslar tarafından vahşice katledilmişti. Hemen gece sanki kar üstüne kan yağmıştı. Ermeniler katliamdan kaçmaya çalışanları da, burada takip edip katletmiştiler. Karın üzerinde sanki ot biçilmişti. Ekserisi de kadınlar ve çocuklardı. O gece Hocalı tamamen yandı. Sabah saat 5’te kent tamamen işgal edildi. Resmi açıklamalara göre o gece 613 kişi katledildi denilse de, aslında öldürülenlerin sayısı binden fazlaydı. 83 çocuk 106’sı bayan olmak üzere acımasız yöntemlerle işkence yapılarak öldürülmüştür. Ayrıca 487 kişi ağır yaralanmış ve 1275 kişi ise rehin alınmış, geri kalan nüfus ise bin bir zorlukla canını kurtarmıştı. 130 çocuk öksüz kalmıştır. 1992’de Hocalı valisi olan Elman Memmedov’un açıklamalarına göre Hocalıda 14 nesil tamamen mahvedildi. Trajedinin boyutları çok büyüktü ve bu bir halk bir millet için bir faciaydı. Saldırıdan geri kalanlar utanç vericiydi. Sivil eli silahsız insanlar çocuk, kadın, ihtiyar demeden katledilmişti. Hocalı’yı insanlık adına utanç vesilesi yapan, ölü yaralı sayısına ilişkin rakamlar değildi. Hocalı ile kıyaslandığında daha fazla insanın katledildiği vakalar hem Azerbaycan, hem de dünya tarihinde ortaya konabilir. Hocalıyı bunlardan ayıran da vahşetin boyutudur.
Öldürülenler gözleri oyularak, kafataslarının derisi soyularak ve vücutlarının farklı organları kesilerek ve daha nice insanlık ayıbı yöntemler kullanılarak öldürülmüştü. Bu vahşet sahnesini kelimelerle anlatmak imkansızdı. Lakin sahte “Ermeni soykırımı” iddialarını Avrupa parlamentolarına taşıyan Ermenilerin himayecileri olan Batılılar bütün bunları görmezden geldiler.
Kısacası saldırıdan geriye kalanlar amacın Hocalı’yı işgal etmek gibi bir askeri hedeften çok bir, katliam yapmaya yönelik planlı bir girişim olduğunu ortaya koymaktadır. Hiç çekinmeden ve telaşa kapılmadan, zevkle insanların gözlerini oymak annesinin gözü karşısında çocuğunun başını kesmek, kafatası derisini soymak, Türk düşmanlığından öte bir insanlık düşmanlığıdır. Bütün bunların başka türlü açıklaması yok.
Hocalıda bilinçli ve planlı bir şekilde bu katliam gerçekleştirildi. Çünkü Hocalıda yaşananlar etraf ilçelerin boşaltılmasında kolaylık sağlayacaktı. Dolayısıyla Hocalı katliamında kastın olduğu da açıktır. Kastın sebebi Karabağ ihtilafı veya iki kesimin de bir birine karşı duydukları nefretten çok daha farklı bir nefretin olduğunu görebiliriz. Nitekim bu nefretin sebebi hala 12. asırdan başlayarak bu günümüze kadar gelen ve gittikçe artan, Türk düşmanlığı ve Türk coğrafyasıdır…


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 2955 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002