Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



TeknoVizyon

 
Nilüfer Yalçın

Teknoloji masum mu?


Zamanımızda insan ilişkileri oldukça yıpranmıştır. Paranın icadı ile başlayan süreç kapitalizmin yayılmasıyla insan vaktinin birçoğunu öldürmüştür. İster istemez ben çok paylaşımcı biriyim diyen kişilerde bile egoizm vardır. Yok diyen yalan söyler. Şöyle bir düşünelim taş devirlerini… Toplamacılık ve avcılık ile yaşanan bir hayat. Ticaret var ama takas yoluyla yapılıyor. Biri hayvan derisi topluyor, öteki meyve topluyor. Daha sonra da birbirleriyle takas edip, ihtiyaçlarını gideriyorlar.

Bugüne kadar hep teknolojinin insan hayatına getirdiği yararlardan söz ettik. Olmazsa olmaz dedik. Tıpkı bir hastalığın tedavisinde kullandığımız ilaçlar gibi. İyileştirirken bir miktar zarar veriyor, üstelik doğru kullanmazsak vereceği zarar yararından fazla oluyor. Bir arkadaşımız teknolojinin insan hayatına olan olumsuz etkilerini yorumlamış. Ben olduğu gibi yayınlıyorum burada. Yorum size ait.
“Dünyamız ilk çağlarından beri sürekli bir değişim içerisindedir. Yapılan icatlar ve keşifler sürekli ve durmaksızın bir gelişme sürecine sokmuştur dünyayı. İnsan
akıllanmış, sadece bilek ile değil akıl yolu ile üstün gelinebileceğini görmüştür. Hayat zamanla her geçen gün daha da kolay olmaya başlamıştır. Bunun faydaları tabii ki oldukça fazladır. Ancak yin yang doğruluğunu bu noktada da kanıtlamıştır. Neydi efendim? Her iyiliğin içinde bir kötülük, her kötülüğün içinde bir iyilik vardır. Gerçekten de öyledir.
Zamanımızda insan ilişkileri oldukça yıpranmıştır. Paranın icadı ile başlayan süreç kapitalizmin yayılmasıyla insan vaktinin birçoğunu öldürmüştür. İster istemez ben çok paylaşımcı biriyim diyen kişilerde bile egoizm vardır. Yok diyen yalan söyler. Şöyle bir düşünelim taş devirlerini… Toplamacılık ve avcılık ile yaşanan bir hayat. Ticaret var ama takas yoluyla yapılıyor. Biri hayvan derisi topluyor, öteki meyve topluyor. Daha sonra da birbirleriyle takas edip, ihtiyaçlarını gideriyorlar. Bu insanlar modern insandan daha cahildiler fakat modern insanın zaafları onlarda yoktu. Uğruna ölünen para mevcut değildi. Belki de öylesi daha iyiydi.
Teknoloji iletişim alanında da çığırlar açıp çığırlar kapatmıştır. Önceleri ateş, güvercin gibi yöntemlerle haberleşen insanoğlu Graham Bell ile telefonu tanımıştır. Posta sistemi de gelişim göstermiştir. Daha sonra telefon ilerletilmiştir. Ve daha sonra birçok insanı asosyalleştirecek bir zıkkım olan internet de bunun üzerine yamanmıştır. Eskiden en ufak bir şey için bile kapı kapı dolaşılıp bire bir haber verilirken artık ruhsuz kısa mesajlar veya e-mailler almaktayız. Bizim köyde bir düğün olduğunda köy gençliği gruplara ayrılıp bütün kapıları tıklatıp haber verilir. Şimdi bu samimiyetsiz davetiyelerle halledilmektedir. O sıcaklık, o samimiyet maalesef kaybolmaktadır. Bu bir kolaylık olarak gözükse de aslında insanların yavaş yavaş birbirinden uzaklaşmasıdır. Ziyaret yerine telefon açarak konuşmak bunun en belirgin göstergesidir. Oysa ne demişler, bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.
Siyaset alanında da feci zararlar görmüştür âdemoğlu. Çare hep savaşlarda görülmüştür. Eskiden sapanlarla, sopalarla savaşan insanlar ki bunlar sadece sorun olan toplumlarla savaşmışlardır, sürekli kademe atlamışlardır. Kılıç, mızrak, ok, zırhlar, hayvanlar, mancınık ve benzer şeyler savaşlarda kullanılmaya başlanmıştır. Ve barutun ateşli silahlarda kullanılmasıyla insan kendisini içinden çıkılmaz bir kısır döngünün içerisine atmıştır. Bu konuyu Köroğlu “Benden selam olsun Bolu Beyi’ne” eserindeki bir mısrada çok güzel anlatmıştır: “Tüfek icat oldu mertlik bozuldu”. Gerçekten de böyledir. Üstelik tüfekle kalsa iyi, artık atom bombaları, kimyasal ve biyolojik silahlar da boy göstermiş, kardeş kardeşi öldürmeye başlamıştır. Aslında hiç tanışmayan, hiç birbirini görmeyen, aslında hiçbir ilgisi olmayan kişiler birdenbire düşman kesilmişler. Yakıp, yıkmak, kan dökmek marifet olmuştur. Kendi türüne bu kadar zarar veren bir başka canlı türü var mıdır acaba?
Ekolojik düzen ve çevre de nasibini almıştır. Canlı türlerinin bazılarının soyları tükenmiş, bazıları tükenmek üzeredir. Atmosferdeki ozon tabakası delinmiş, güneşin zararlı ışınları insan derisine işlemektedir. Endüstri uğruna ormanlar, dünyanın akciğerleri katledilmiştir. Soluduğumuz hava artık kirlidir. Oysa yemyeşil çayırlarda koşup eğlenmek ister deli gönül. Çekmek ister mis gibi oksijeni ciğerine… Artık bunu yapabilmek çok zordur.
Bilgisayarın icadı ile hayat standartlarının birçoğu kökten bir değişime uğramıştır. En basitinden en kapsamlısına kadar hayatın her alanında kullanılmaya başlanmıştır. Birçok şeyi kolaylaştırdığı gibi birçok şeyi de alıp götürmüştür. Özellikle internetin hayata girmesiyle birçok şey değişmiştir. Öncelikle gözlüklü insan sayısı artmış, nice hayatlar bir monitörün önünde heba edilmiş, o zararlı radyasyonlar yutulmuş, toplum içerisinde geçen süre azalmış, insan avcıları bu teknolojiden faydalanarak nice canlara kıymış, öyle etmiş, böyle etmiş… Ve dünya şimdiki haline gelmiş. Bilgisayar olan bir ortamda insanın önemi azalır, aklı bilgisayara kayar olmuştur. Bilgisayar aslında sinsi bir katildir. Birçok şeyi aheste aheste öldürmektedir.” Güçlü bir irade ile teknolojinin beraberinde getirdiği olumsuzluklardan etkilenmemek mümkün bana göre. Çünkü teknoloji hayatın ilacıdır.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 6047 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002