Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



TeknoVizyon

 
Nilüfer Yalçın

Kimya Hayatın İçinde...


2007 yılının ilk yazısında bir Kimya Mühendisi olarak Kimya Sanayiinden, Türkiye’deki durumundan ve gelişme potansiyelinden söz edeceğim. Kimya Sanayii, petrol, doğal gaz, hava, su, metaller ve mineraller gibi çeşitli hammaddelerden yola çıkarak 70.000’den fazla sayıda birbirinden farklı ürün üreten, geniş üretim yelpazesine sahip, büyük ölçekli, sermaye ve teknoloji yoğun bir sanayi dalıdır.

Bu önemli sanayi dalının alt sektörleri arasında petrokimya, polimer, boya, tarım kimyasalları, ilaç, klor alkali, sülfürik asit, azot ve fosfor endüstrilerini saymak mümkündür. Kimya sanayii, çok sayıda kimyasal üretim süreçleri ile gıda, sağlık, barınma gibi temel gereksinim alanlarına olduğu kadar, biyoteknoloji, telekomünikasyon ve bilgisayar gibi ileri teknoloji alanlarına da girdi sağlayan bir sanayi dalıdır.
Dünya kimya sanayiinde son yıllarda küresel olaylar, daha iyi çevre için artan talep, artan tüketici beklentileri gibi sebeplerle büyük değişimler yaşanmaktadır. Günümüzde sürdürülebilir gelişme, iklim değişiklikleri, kimyasallarla ilgili yasal düzenlemeler, enerjinin dinamik yapısı ve teknolojinin sürekli biçimde gelişmesi kimya sanayiinde değişimin ve rekabetçi olmanın tetikleyicileridir. Gelişmiş ülkelerde kimya sektörüne yönelik üretim, araştırma-geliştirme ve yatırım etkinliklerini kolaylaştırıcı ve özendirici tedbirler alınarak bu önemli sanayi dalının değişimleri karşılaması sağlanmaktadır.
Türkiye’nin dünya kimyasal üretimi içindeki payı yaklaşık binde 6 mertebesindedir. Yurtiçi tüketimin yaklaşık yüzde 60’ı üretimle, gerisi ithalatla karşılanmaktadır. Türkiye’de kimya sanayii diğer sektörlere ara malı üreterek büyük katkıda bulunmaktadır. Örneğin kâğıt sektörü girdilerinin yüzde 50’den fazlası kimya sanayii tarafından sağlanmaktadır. Türkiye kimya sanayii ithalatının yüzde 30’u doğrudan üretime sunulurken yüzde 70’i ara malı olarak imalat sanayiinde üretimde kullanılmaktadır. Türkiye kimya sanayiinde son senelerde çok az yatırım gerçekleştirilmiştir. Bunun en önemli sebebi yaşanan ekonomik krizlerdir. Bununla birlikte, bürokratik engeller yatırımların gerçekleştirilememesinde en az ekonomik kriz kadar etkilidir. 2002 yılı başı itibariyle Yatırım Ortamını İyileştirme çalışmaları başlatılmış olup, bu konudaki çalışmalar devam etmektedir. Ancak genel olarak bakıldığında kimya sanayiinin ithalata bağımlı bir sektör olduğu görülmekte olup, yatırım yapılmadığından ve kimyasalların talep artış hızı dünya ortalamasının üzerinde olduğundan, Türkiye kimyasal madde ithalat oranı sürekli artış göstermektedir. Özellikle son iki yılda ara malı ithalatlarındaki artış bunu açıkça göstermektedir.
Türkiye ekonomisi, yeni sanayileştirilmiş bir ekonomi olarak tanımlanabilir. Türkiye kimya sanayii incelendiğinde, sektörün henüz modern bir sanayi yapısından uzak olduğu, kimya tesislerinin üretim kapasitelerinin dünya ölçeklerinin gerisinde kaldığı görülmektedir. Kimya sektörü birçok sanayi dalına girdi sağlayan lokomotif sektör olma özelliğinden dolayı, Türkiye ekonomisinin geleceği açısından önem taşımaktadır. Yatırım potansiyeli yüksek olan kimya sanayiinin gelişmesi için kimyasal park yapılanmasının gerçekleştirilmesi, küçük ve büyük işletmeler arasında bütünleşme sağlanması, çevre sorunlarının ortak alanlarda çözülmesi, Ar-Ge faaliyetlerinin ortaklaştırılarak üniversite-sanayi işbirliğine gidilmesi önemlidir. Türkiye kimya sektöründe de teknoloji geliştirmek, inovasyon yapmak için gerekli altyapıyı bir an önce sağlamalıdır. Hayatımızın içinde olan kimya sektörünün dizginleri elimizde olsun.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 4433 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002