Kasım 2008

Ö T E S İ

 

09.12.2019 



Zekice

 
Zeki Hacı ibrahimoğlu

Uyuşturucu Maddeler ve Gençlik


Kanserden daha tehlikeli asrın vebasını ülkemiz açısından kısaca değerlendirmek istiyorum. Uyuşturucu, uyarıcı ve hayal üreten maddeler kimyasal nitelikleriyle canlı organizmanın görev ve yapısını etkileyen, ruh durumunu algı gücünü yada şuurunu değiştiren su istimali birey ve toplumun zarar görmesine yol açan her nevi kimyasal maddelerdir.

Toplumun temel direği ailedir toplumdaki sapmalar aile düzenindeki bozukluklarla doğru orantılıdır. Bir ailede Baba eve nefesi içki kokarak gelip yemekten sonrada Televizyon karşısında puro içerken ve Anne sakinleştiricinin hangi cehenneme gittiğini sorarken her ikisi yoğun bir şekilde sigara içip bu kanser çubuklarını bıraktıklarında sinirli ve gergin olurlarken bu Ailenin çocukları kendilerinin uçuran dirajeleri kullanmalarında ne gibi bir sakınca olduğunu anlamakta güçlük çekeceklerdir.
Şairin dediği gibi hayır umulur mu böyle bir gecenin sabahından, hayır umulur mu böyle bir ailenin çocuklarından. Yurdumuzda uyuşturucu, uyarıcı ve hayal üreten maddelerin su istimali yaygın olmayıp genel olarak tehlike, vahim boyutlara ulaşmamıştır. Ancak son zamanlarda çok hızlı bir şekilde yaygınlaşmaktadır. Yurdumuz Nüfusunun 1/3 ünün yaşadığı büyük şehirlerde özellikle gençlerimiz için her geçen gün tehlike çanları seslerini yükseltmektedir.
Sorumlular olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmeliyiz, ancak şuanda bunu yaptığımızı söylemek mümkün değildir. Kurumlar arası yeterli koordinasyon yoktur. Yerine getirmeye çalışırken, ökseye yakalanmış müptelaların tedavilerini yaptıracakları kurumlar henüz yeterince harekete geçmemiştir. Varlıklı Aileler çocuklarını yurt dışında tedavi ettirebilmektedirler. Ya imkânı olmayanlar zincirin bu halkasına her geçen gün yenileri ilave olmaktadır.
Tıbbi ve ilmi amaçlar dışında bu maddelerin kötüye kullanımları, onları kullananlar için yıkıcı öldürücü olduğu kadar onların mensubu bulundukları toplumlarda büyük zararlar vermiş ülkelerin sağlığını tahrip etmiş ve savunma güçlerini de yiyip bitiren bir afet haline gelmiştir.
Narkotik maddelerin kaçakçılığı bölgesel ve ulusal sınırları aşmıştır. Çok uluslu bir kaçakçılıkta çok uluslu alımlar satımlar bulunmaktadır. Yeraltı yasalarına göre işleyen kaçakçılık dünyasında para ve kaba kuvvet hâkimdir. Kaçakçılık son derece gizlilik içinde yürütülen her aşaması iyice planlanan ve uygulanan büyük kazançlar elde edilmekte ve en büyük payı finanse edenler ile örgütçüler almaktadır.
Sürekli olarak Eroin kullanan insan kısa zamanda fiziksel ve ruhsal yönden bağımlı bir insan olup çıkar. Eroinin bu özelliği uyuşturucu madde kaçakçılarının çok işine yarar malı her zaman aranan nitelikte bir maldır. Ve bunun sonucu olarak Eroin pazarı istikrarlı bir pazardır. Bu sebeple Eroin yapımında kullanılan ilkel maddeler belirli üretim merkezlerinden belirli yollar izlenerek belirli tüketim bölgelerine ulaştırılır.
Eroin bilinen yaygın olan uyuşturucu maddeler arasında en tehlikelisidir. Eroinman zaman ve enerjisinin tamamını uyuşturucu madde kullanmaya ayıran karşılaştığı sorunlara ancak uyuşturucu madde kullanarak tepki gösterebilen kimsedir. Eroine alışkanlık arttıkça daha çok Eroine ihtiyaç duyulacaktır. Kullanılan eroin dozu arttıkça insanın çalışma gücüde aynı oranda azalacaktır. Gün gelecek çalışmak, Eroin tutkusuna kapılmış kimseye işkence gibi gelmeye başlayacaktır.
Aradığı Eroini bulamayan tutkun müthiş bir acı çekmeye başlar eğer 8 ya da 12 saat eroinsiz kalacak olursa sıkıntısından terlemeye başlar. Sanki birden şiddetli bir nezleye yakalanmış gibi burnu, gözleri akmaya başlar. Bedeninde dayanılmaz ağrılar başlar kolları elleri, başı önüne geçemeyeceği biçimde terler. Bazı organlarına kramp girmiş gibi olur. Hiç uyuyamaz onu yatıştırmanın tek çıkar yolu büyükçe bir doz eroin enjeksiyonudur.
Eroin bulamayan tutkun, her türlü kötülüğü yapabilir. Bunların cinayet işlemeleri içten bile değildir. Narkotik maddeler kaçakçılığı konularına göre işlemektedir. Kaçakçılık bu maddelerin bol ve kontrolünün az olduğu bölgelerden, talebin çok olduğu bölgelere doğru seyretmektedir. Böylece arz ve talebin birbirini etkilemekte ancak madde cinsi polis kontrolünün yoğunluk derecesine tabi olarak değişme göstermektedir.
Bu nedenle polis trafik yönünü kullananların çalışmaya usul ve yöntemlerini piyasada ki değişmeleri bilmek ve takip etmek zorundadır. Ülkemizde eroin kaçakçılığı daha ziyade Van, Diyarbakır, Gaziantep üçgeni içerisinde üretilerek Büyükşehirlere nakledilmektedir. Narkotik maddeler sorunu çok yönlü bir sorundur. Bu nedenle bu çözümü araştırılırken çok yönlü yaklaşım yapmak gerekir. Ülkemizde adli idari kuruluşlar ile polis arasında karşılıklı bilgiye dayanan sağlam bir işbirliğine ihtiyaç vardır.
Böyle bir işbirliği sorununun yalnız insani yönünü değil polisiye hizmetlerin daha rahat yürütebilme olanaklarını da sağlamış olur.14 yaşında bir kız veya Erkek çocuğu uyuşturucunun nereden ve nasıl alınacağını bilmektedir. Bugün basında listeleri verilen liselerimiz uyuşturucuların gerçek pazarı halindedir. Uyuşturucunun uyarıcı ve hayal üretici narkotik maddeleri tarihi gelişimi içinde tanıyarak gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde toplum içindeki konumlarını şöyle sunabiliriz.
•Afyon, Morfin ( Beyaz Nesne ) Eroin ( beyaz, kurutoz mal maden )
•Kokain ( Yaprak Kar, Kız )
•Barhituratlar ( İlaç olarak kullanılır. Veranel adı ile piyasaya çıkarılmıştır. Yeraltı Dünyasında ( Sarı Ceket, Kızıl Şeytan Mavi Cennet ) olarak bilinir.
•Esrar
•Hayal ve Evham oluşturanlar ( Meskalin ESD, DMT haplar.)
Halkımızın özellikle gençlerimizi uyuşturucuya karşı korumak gerekmektedir.1982 Anayasasının 58. Maddesinin ikinci fıkrası bunu öngörmekte ve şöyle demektedir. Devlet Gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır. Buna göre Gençleri uyuşturucu maddelerden koruma işi bir devlet görevi ve anayasal bir görevdir.
Devlet Gençleri bu tehlikeden korumak için;
a-) Narkotik Maddelerin İllegal Ticaretini, imal ve satışını önlemek.
b-) Basınla sıkı işbirliği yaparak her fırsatta uyuşturucu su istimalinin zararlarını kamuoyuna duyurmak.
c-) Okul Yöneticileriyle işbirliği yapmak okul içi ve okul dışı davranışlarını denetim altında tutmak.
d-) Okul Yöneticileri ve Öğrenci velileriyle toplantılar düzenlemek.
e-) Gençlerin sık sık girip çıktığı lokal ve eğlence yerleri gibi mahalleri sürekli denetim altında bulundurmak.
f-) Sağlık Bakanlığınca yasaklanmış ilaç listelerini takip etmek ve yasağa uymayanlar üzerinde durmak.
g-) Diyanet İşleri Başkanlığı birimleriyle işbirliği yaparak halka camilerde uyuşturucunun zararlarının anlatılmasını sağlamak.
h-) Toplumsal açıdan soruna yaklaşırken uyuşturucu kullananları sadece bir suçlu olarak kabul edip legal ve polisiye önlemlere ağırlık vermemek, onarlı aynı zamanda hasta kabul edip tedavilerine de önem vermek gerekmektedir. Bu durum hem ceza adaleti sistemine ve hem de sosyal kontrol örgütlerine ihtiyaç göstermektedir.
Son tespitler ve netice; kimileri konuşur kimileri de yapar işte aradaki fark; Birileri yapılması lazım der birisi yapmam lazım der bu böyle devam eder. Bu problemin çözülmesi lazım bu problemi çözmem lazım yardım edilmesi lazım, yardım etmem lazım, kurtarılması lazım, kurtarmam lazım. Sorumluluğu başkalarının üzerine bırakacağımıza kendi üzerimize aldığımız zaman bütün sorunların daha kolay çözüleceğine inanıyorum.
Sigara ile başlayan uyuşturucular beyine çakılan birer ecel çivisidir. En önce akli ve iradeyi zincire vururlar. Bağımlı kendisini hapsettiği zindanın anahtarını da kaybeden gönüllü bir tutsaktır. En büyük tuzak bir defa denemekten ne çıkar? Demektir.
Uyuşturucunun ve ölümün denemesi olmaz ve sen canı can vererek almadın ki değerini bilesin.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 5829 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002