Kasım 2008

Ö T E S İ

 

07.12.2019 



TeknoVizyon

 
Nilüfer Yalçın

Teknoloji Yönetimi


Günümüzün giderek karmaşıklaşan ürün geliştirme ve üretim süreçleri şirketlerin boyutlarını aşan özellikler kazanmıştır. Bir firmanın yeni ürünlere, yeni teknolojiye veya yeni bir pazara girme kararı vermesi durumunda şirketin performansını etkileyecek değişimleri iyi yönetmesi gerekir. Böyle bir durumda, şirketlerin o güne kadar olan kuralları, yapılanması, stratejisi ve kültürü de hiyerarşik bir şekilde değişime uğrayacaktır.

Teknolojik değişimin beraberinde getirdiği öğrenme ve uyum süreci, yeniden yapılanma süreci şirketin gelişmişlik düzeyi ve bu konudaki kararlılığına bağlı olarak değişir. Değişim stratejisinin oluşturulması ve uygulanması uzun zaman alsa da asıl güçlük şirket kültürünün değişmesidir. Değişikliğin radikal olması durumunda dahi kültürel değişimin gerçekleşmesi yıllar alabilir.
Günümüzde teknolojiyi iyi yönetenler ve bilgi teknolojilerini etkin bir biçimde kullananlar kazanırken teknolojiyi iyi yönetmeyenleri ise teknolojinin kendilerini yönetmesi tehlikesi kapıda beklemektedir. Peki, teknoloji yönetimi nedir? Nasıl gerçekleştirilir? Şirketler arası rekabetin odak noktasının yeni ve yenilikçi ürünlerin doğru zamanda, istenen kalitede, ucuz fiyatla pazara çıkartılabilmesi gerçeğine kaydığı günümüzün üretim dünyasında bu üstünlüğün sağlanması bütünsel bir yönetim becerisi gerektirmektedir. Bu becerilerin bütünü teknoloji yönetimi olarak adlandırılabilir. Amerikan Ulusal Araştırma Kurumu’nun raporunda teknoloji yönetimi “ Bir organizasyonun stratejik ve taktik amaçlarının şekillendirilmesinde ve bunlara ulaşılmasında ihtiyaç duyulan teknolojik kapasitenin planlanması, geliştirilmesi ve uygulanması” olarak tanımlanmıştır. Teknoloji yönetimi, yöneticilik ile teknik uzmanlık arasındaki bağlantıyı kurmak, teknoloji transferi, teknoloji pazarlaması, teknolojik planlama, Ar-Ge, innovasyon, tasarım, imalat, test gibi teknoloji sağlama ve geliştirmeye yönelik faaliyetlerin planlanması, koordinasyonu ve kontrolü ile ilgili etkinliklerin tümüdür.
Teknoloji nasıl tanımlanırsa tanımlansın, hayatımızı kolaylaştıran, verimliliği artıran sihirli bir değnektir. Bu sihirli değneği insanların mutluluğu ve/veya refahı için kullanmak onun en iyi şekilde yönetilmesi ile mümkündür. Bu noktada üniversite-sanayi işbirliğinin önemi bir kez daha öne çıkmaktadır. Gerek üniversite, gerek sanayi bilim-teknoloji-üretim zincirinin birer halkası olup birbirinden soyutlanamaz. Yaşadığımız yüzyılda küreselleşen ve bilgi çağına giren dünyada başarının yolu rekabetten, rekabetin yolu da teknoloji yönetiminden geçmektedir. Hızlı ve zorlu rekabetin hâkim olduğu günümüzde, iş dünyasında ancak teknolojik güce sahip ve teknolojiyi iyi yöneten kurumlar ayakta kalacaklardır. Teknoloji yönetimi konusunda iki farklı yaklaşım söz konusudur: Birincisi, mikro yaklaşım; teknolojiyi firma bazında planlama, koordine etme ve yönlendirmeyi içerirken, makro yaklaşım; ülke genelindeki bilim ve teknoloji politikalarını, ülke genelinde teknoloji planlama, koordinasyon, uygulama adımlarını kapsamaktadır. Bir başka deyişle, makro yaklaşımda teknoloji yönetimi, ülkenin sosyo-ekonomik kalkınma hedeflerine bağlı olarak bilim-teknoloji planlanması, politikanın belirlenmesi, ülkenin teknolojik altyapısı ile ilgili etkinliklerin yürütülmesi konularını ele almaktadır. Hâlbuki mikro yaklaşımda, asıl hedef şirketin karını ve üretimini artırma hedefine bağlı olarak, teknik olanaklarla insan gücü kaynaklarını en uygun şekilde planlama ve koordine etmek suretiyle yönetim etkinliğini gerçekleştirmektir. Teknolojik gelişme ve teknolojik yeniliklere sahip olabilmek rekabette en güçlü silahtır. Teknolojik yenilikleri birikimleriyle birlikte yeni ürünlere dönüştüren ve ekonomik kazanç sağlayan şirketler rekabette önemli avantajlar elde ederler. Bu nedenle Ar-Ge faaliyetleri şirketlerin gündeminde küçümsenemeyecek kadar önemli bir yer tutmaktadır.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 12250 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002