Kasım 2008

Ö T E S İ

 

07.12.2019 



Tutanak

 
Hüseyin Özbek

OSMAN ÇAVUŞ�UN DONDURMASI


Merkez İlkokulunun öğle zili çalınca damdan boşalmışçasına soluğu Osman Çavuş�un dondurma güvleğinin önünde alırdık. Çavuş her öğlen halkevinin köşesindeki yerini alır, küçük külah 15, büyüğü 25 kuruştan süt beyazı dondurmasını satardı. Osman Çavuş, masmavi gözleri, akçacık önlüğü, geriye kaykılttığı kasketi, � dondurma kaymak!.. � diye cingir cingir sesiyle sanki şu an karşımda.

Çavuş ilçede buzdolabının bulunmadığı o yıllarda, dondurma için kar kuyular, kuyudan çıkardığı karla dondurmasını soğuturdu. Dondurması çam ve süt kokardı.


Osman Çavuş ekmeğini taştan çıkaran adamdı. Dondurmanın süyümünün olmadığı aylarda kahvecilik yapardı. Gemi Köyündeki çiftini çubuğunu da boşlamayan Çavuş, müşterisini diliyle ağırlardı. İşlettiği kahvehanelerde müşteri sıkıntısı olmazdı.


Anadolu�da askerliğini çavuş, onbaşı olarak yapanlar, muvazzaflıktan sonra da bu rütbelerini lakap olarak taşırlar. Bu rütbelerin itibar sıfatı olarak ömür boyu sürmesi, Türklerin derin bilinçaltlarında yaşattığı askeri kültürle ilgilidir.


Çavuştan sonra çok dondurmacı tanıdım. Ama hiçbirinde Çavuşun dondurmasının ne tadını, ne çam kokusunu bulabildim. Dondurmasını çamdan güvleğinde, kol gücüyle, saatlerce çevirerek öyen Çavuş�un emeği , kekik sütünün, çam rayihasının yanında tadın sihirli kimyasıydı belki de.


Aile olarak gittiğimiz pastanelerde, kızlarım Aslı ve Şirin kendi siparişlerini verdikten sonra garsona beni göstererek;�Babama Osman Çavuş�un dondurmasından� derler. O gün bu gündür ben sade dondurmayı tercih ederim. Kastamonu Araç�a her gidişimde gözlerim Halkevinin köşesinde Osman Çavuş�u arar. Birden karşıma çıkacak, o sıtma görmemiş sesiyle ortalığı çin çin öttürecek sanırım.


Çavuş terki dünya edeli yıllar oluyor. Benim kuşağımın damağında, hâlâ Çavuşun kekik sütlü, çam kokulu dondurmasının tadı var. Çavuş, kuşkusuz gurbette, askerlikte gördüğünü kapan, öğrendiği zanaatın hakkını veren Türk insanın somut bir örneğiydi. Kısacası Türk yaratıcılığının, namerde muhtaç olmadan çoluk çocuğunu yetiştirmenin, Nasrettin Hoca�nın, İnicili Çavuş�un, Keloğlan�ın esintilerinden birer parçayı kişiliğinde taşımanın sayısız örneklerinden biriydi Çavuş.


Tadı, Çavuşun dondurması gibi olmasa da, hiç olmazsa rengi tuttuğundan, ben yine Osman Çavuş�un dondurmasına devam edeceğim. Anamın Oğmaç çorbasına, kaplıca bulğuruna, ak denesine devam ettiğim gibi.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam 3491 defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002