Kasım 2008

Ö T E S İ

 

07.12.2019 



Kulvar

 
Cihangir Arık

Ne oldu sana vatanım!


Bir vatanım vardı; dağları yeşil yeşil, ovaları ekin dolu, dereleri berrak, yaylaları serindi, kuşlar uçardı cıvıl cıvıl, rüzgârlar eserdi serin serin, insanım vardı yüreği dağ, yüreği yâr, yüreği yârendi!...Şimdi ne oldu sana canım vatanım?.. Dağların ihanet yüklü, ovaların kalleş pusu, derelerin ihanet salyası, yaylaların kahpelik uzantısı, kuşların leş kargası, rüzgârların ters, insanım gaflet ve ihanet içinde, insanım atasını töresini unutmuş, insanım yârini unutmuş!

Nerden bulaştın güzel vatanım bu ihanet çamuruna?..Bu keşmekeşe hangi hain eller bulaştırdı, yıkılmaz dediğim kalelerinde kimler delik açtı, kimler bıçak attı sinene?..
Canım vatanım şimdi en mahrem yerlerinde en kalleş eller dolanır, bir tek gülünü koklamaya kıyamadığım gül vatanım, şimdi talana uğramış bir gül bahçesi vatanım! İçimde, ta içimde ıstırap çekiyorum, hiçbir yanıma sığdıramadığım için her gün kahroluyorum, kiminle dertleşeyim, kime şikâyet edeyim sana yapılan bu zulmü!
Ey güzel vatanım, toprağına basmaya kıyamadığım, basarsam her karışındaki şehidimin ruhunu incitirim diye korktuğum vatanım! Üstünde ihanet üstüne kalleşlik var, hangi yöne yatsam, hangi yöne baksam, hangi dalı tutsam incinmişliğin, kırılmışlığın dağlıyor yüreğimi.
Yüzüm yok yüzüne yüzüm sürmeye, özüm tutmuyor özünde yer etmeye, içinde mi kaldık, çanak mı tuttuk sana saplanan ihanet hançerine, öz yurdunda parya mı oldun, öz yurdunda garip mi kaldın canım vatanım.
Bozkırında at sesleri, dağlarında kuş cıvıltıları, bedenlerde senin için çarpan yürekler, seni her an düşünen beyinler arşa varmadıkça üzerinde yaşamak ar geliyor canım vatanım!... Hani
bizi anlatan bir söz vardır: ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır/ Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır’. Şimdi uğruna ölünmesin diye bin bir çaba içerisinde ihanetin elleri.
Ama sana söz olsun vatanım gül tenine kimse kirli elini süremeyecek, sana uzanan eller bu güne kadar nasıl kırıldıysa öyle kırılacak yine, bu Alplar, bu Alperenler geçmişte nasıl kendini feda etmişse yine kendini feda edecek uğruna…


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002