Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



Sağlık Meridyeni

 
Dr. İsmail Maraş

İthal Malı Doktor Gerekli mi?


Amansız bir dertten hasta olan bir yakınını, “filan ülkedeki falan doktor iyi edebilecekmiş” deseler o doktorun getirilmesini kim istemez? Eğer amaç, bazı ülkelerde çok ucuza çalışan doktor ve sağlıkçıların Türkiye’ye getirilerek hekimlikte ücret rekabeti oluşturmak gibi sakil bir düşünceyse, bu hem düşünce sahiplerinin hem düşünceyi kabul edebilecek hekimlerin ahlaki seviyesini gösterir.

Ben önce insan sağlığını düşünürüm.
Sağlık sorunlarımızı çözmede ithal malı doktorlar bize artı bir değer katacaksa başımız üstüne derim.
Örneğin; ithal malı doktor geldiğinde vatandaşın muayene için randevu alma sorunu ortadan kalkacaksa, bir hekimin günde 100-150 hastaya bakmak gibi beyhude çabası son bulacaksa, muayene bile yapılmadan ilaç yazma trajedisi bitecekse, gereksiz ilaç yazma hoyratlığından vazgeçilecekse; hastalar acil bir vakada, mevzuatlara takılmadan en yakın hastanede derhal kabul görebilecekse; âcil yanıklarda, âcil zehirlenmelerde, âcil ameliyatlık durumlarda; akrep, böcek, yılan sokmalarında, ilaç zehirlenmelerinde, anaflaksilerde, ishal vakalarında vb özel veya tüzel tüm hastanelerimiz hiç ayrım yapmaksızın herkese aynı ilgiyi gösterebilecekse, ithal malı doktorlar bu sıkıntıları çözebilecekse onların getirilmesine kim ne diyebilir?
Bu konuda meslektaşlarımın da benim gibi düşüneceğini tahmin ediyorum. Amansız bir dertten hasta olan bir yakınını, “filan ülkedeki falan doktor iyi edebilecekmiş” deseler o doktorun getirilmesini kim istemez?
***
Eğer amaç, bazı ülkelerde çok ucuza çalışan doktor ve sağlıkçıların Türkiye’ye getirilerek hekimlikte ücret rekabeti oluşturmak gibi sakil bir düşünceyse, bu hem düşünce sahiplerinin hem düşünceyi kabul edebilecek hekimlerin ahlaki seviyesini gösterir.
***
Eğer amaç, İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkelerde başarıyla uygulandığı gibi, Afrika’dan Hindistan’dan veya Uzak Doğu’dan hekim getirtilip -hatta doktor olmasalar bile doktorların yanında çalışmalarına izin verilip- onların çeşitli bitkisel ilacından “örneğin egzamada, sedefte, vitiligoda, kaşıntıda”; masaj tekniklerinden “örneğin, bel ve boyun ağrılarında, kronik yorgunluk sendromunda” ve daha birçok değişik tedavi yöntemlerinden değişik rahatsızlıklarda yararlanmak istemek çok yerindedir. Ülke sağlığına mükemmel bir katkı olur.
***
Eğer amaç, ileri teknolojik cihaz ve malzemelerle birlikte bunları kullanacak doktorları ithal ederek, bir avuç elit kesime, yurt dışında aldığı masraflı sağlık hizmetini yurt içinde alma kolaylığı sağlamak ise hem bir doktor hem bir vatandaş olarak bu kararı yadırgadığımın altını çizerim.
***
Eğer doğruyu söylemek gerekirse, bu kararın gerisinde, Türkiye’nin belirli ülkelere tıbbi teknoloji pazarı yapılma arzusu olduğunu tahmin ediyor, bunun endişesini taşıyorum.
Çağın sağlık sistemi “insan sağlığına” odaklanmaktan süratle uzaklaşıp, “teknolojik cihaz ve malzemeye paralı hasta bulmaya” yöneldiği için Batı’da da çıkmaza sürüklenmektedir.
Bugün bin kişiye götürülecek sağlık hizmetini, yüz kişiye götürüp aynı parayı kazanma arzusu vardır. Bu yüzdendir ki örneğin binlerce insanın derdi olan bir ishal vakası kimseyi ilgilendirmezken, bilgisayar eşliğinde operasyon esnasında kullanılan cerrahi bir aletin, hangi anatomik bölgede bulunduğunun hastanın tomografik görüntüleri üzerinde gerçek zamanlı olarak izlenmesi büyük bir gelişme sayılmaktadır.
Bu ve benzeri durumlar hekimleri, elinde malzemesi olmadığında hekimlik yapamaz hale getirmekte, kendine güvenini ortadan kaldırmaktadır. Oysa ne kadar mükemmel olursa olsun cihaz ve malzemenin hekime katkısı en fazla yüzde 15’tir.
***
Bence sağlık sistemimizin sorunu ne ithal malı doktor ne ithal cihaz ve malzemedir. Bu ülkede insana yatırım yoktur. Hıncal Uluç bir makalesinde diyor ki:
“… Amerika'da çok büyük ün yapan beyin cerrahı bir kuzenim vardı. "Beni bu duruma getiren ülkeme hizmet etmek istiyorum artık" diye geri döndü... Devletten iş istedi. Bu büyük beyin cerrahını, beyin ameliyatı yapacak tek aleti olmayan ücra bir Anadolu hastanesine gönderdiler.” [ Sabah /21/02/2006]
Netice:
Eğer ülkenin sağlık sistemine artı bir değer katacaksa yurt dışından elbette doktor gelmeli, bu konuda yasal bir engel varsa kaldırılmalı, meslektaşlarımız da, sağlık sistemimize değer katacak olan hekimlerden yüksünmemelidir. Fakat bu düşüncenin amacı, eğer gerçekten ülke sağlığına değer katmak ise, ülkemizde görev yapmaya can attıkları halde, mevzuatlardaki hantallık, sistemdeki yanlışlık, yönetimdeki duyarsızlık gibi nice arızî sebepler yüzünden yurt dışında hekimlik yapmak zorunda olan ve gerçekten her biri mükemmel bir doktor olan Türk hekimlerini ülkeye getirmek için gereken şartlar sağlanmalıdır.


www.marasakupunktur.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002