Kasım 2008

Ö T E S İ

 

16.12.2019 



Hedef

 
Ünal Bolat

AB’den emir almak


Türkiye’nin, Cumhuriyet tarihi boyunca kendine yaptığı en büyük kötülük, her hal ve şartta AB’ye girme politikasıdır. Bu tutum ve davranış bir kere Türk’ün karakterine terstir. “İstenmeyen yere gidilmez” atasözü bize aittir. Türkiye’nin inisiyatif kullanıp, “Arkadaş, ben de ortak olacağım!” diyebilecek bir yaptırımı varsa girsin. Ama Türkiye’nin adeta yalvarması, millete layık mıdır?

Bu, geçmişimize, tarihimize, kendimize ve geleceğimize saygısızlık değil midir?
Ondan daha da kötüsü, AB’nin istediği dayatmaları, “AB değil biz istediğimiz için yapıyoruz” diyen siyasiler yok mu? Çileden çıkartıyor insanı. Neymiş efendim, biz kendimiz çağdaşlaşma yolunda yapmamız gerektiği için yapıyormuşuz.
-Yani?
-Yani AB dayatmıyor.
-Yalan, külliyen yalan… Yıllar boyu temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp önümüze getirilen Ermeni soykırımı saçmalığı AB’ye girebilmenin şartları arasında değilse çağdaşlaşmanın şartı olarak mı kabul edilecektir.
Bu sözlerin birer yalan olduğunu ortaya koyacak iki örnek yeter de artar sanırız.
Bebek katilinin idamına karar verilmişken, devletin idamı kaldırması memleketin çağdaşlaşmasıyla mı ilgilidir?
Öyleyse bebek katilinin yeniden yargılanması da çağdaşlaşmayla ilgili. Türk milletine her zeminde hem de ağzınızı yaya yaya söylediğiniz “laik ve hukuk devletinin” verdiği hukuki kararı AB istediği için değil (!) tamamen çağdaşlaşma için, siz istediğiniz için bir kenara bırakın. Hukukun yara almasını önemsemeyin. Çünkü yargıladığınızda çağdaş olacaksınız. Hatta bir de serbest bırakırsanız daha da çağdaş (!) olacaksınız. O kadar çağdaş ki, ardınızdan çağ bile yetişemeyecek.
***
Yine geçen ay İngiltere’de yayımlanan Financial Times gazetesine demeç veren Dışişleri Bakanı Gül, ''Orhan Pamuk'un hapse girmeyeceğinden eminim'' demişti.
Abdullah Gül; Orhan Pamuk davası ve ifade özgürlüğüyle ilgili bir soru üzerine, yapılan reformların Türk yargı sistemi tarafından özümsenmesinin zaman alacağını ifade etmiş ve demişti ki: “Türkiye’de yargı sistemi tutucu, savcılar ise ondan daha tutucu.”
Ardından da eklemişti:
“Eminim sayın Pamuk'un davasına bakan mahkeme de doğru kararı verecektir.”
Ne demişti Pamuk bir İsviçre gazetesine?
"Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden başka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi."
Bu açıklamada bulunmuş, bunun üzerine Pamuk hakkında ‘Türklüğe hakaret’ davası açılmıştı. Pamuk’un davanın duruşmasına gelmemesi halinde ‘polis zoruyla’ getirilmesi için de karar çıkarılmıştı. Üç yıla kadar hapsi istenen Pamuk savcılık ifadesinde, "Ben Türküm ve bununla da gurur duyuyorum" demişti. [CNNTÜRK])
***
Fırtınaya karşı durabilmek için önce, çelik gibi bir irade, vazgeçilmez bir haysiyet gerekmektedir. Sonra da içinde yaşadığı toplumun realitesini görmek.
Eğer bir çağdaşlaşma olacaksa, toplumun arzu ve isteklerine paralel kararlar almak gerekmektedir.
Gerisi lâf ü güzaftır…
Yapılan değişiklikler, milletin istediği değişiklikler değil, başkalarının istediği değişikliklerdir.
Millet menfaatiymiş, ekonomik sebeplermiş, dünyanın globalleşmesiymiş…
Geçiniz bunu…
Hiçbiri Türk toplumunun ilgi alanındaki konular değil.
Türk toplumu hâlâ çağın elli sene yüz sene gerisinde yaşamaya mecbur bırakılmış halde.
***
Sizin kriterleriniz, adı isterse Kopenhag olsun, bu toplumu değil çağdaş medeniyete taşımak, bir sene ileriye bile taşıyamaz.
Bu kriterler olsa olsa ülkeyi bölmeye gayret gösterenlerin daha rahat hareket etmesine, kapkaççı, hırsız, dolandırıcının gözaltına alınamadan salınmasına yönelik dayatmalardır.
Bunların Türk toplumuyla alakası yoktur.
Siz emir almaya devam ettiğiniz sürece, size verilecek emirlerin de sonu gelmeyecektir.
Dolayısıyla millet adına, milletin reyini alarak, milletle alakası olmayan konuları, millete dayatmak için AB’den emir almak ne politikadır, ne siyaset.


unalbolat@netbulmail.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002