Kasım 2008

Ö T E S İ

 

09.12.2019 



SİZDEN GELENLER

 
Ayhan ÇİFTÇİ

Sizden Gelenler


Hep düşünürüz sorarız biz neden kendi gücümüzü tanımaktan ve onu kullanmaktan aciziz? Bir çok Batılının aklında bulunan hizmetçinin sadık ve itaatkâr olmasından emin olmak için yapacağı ilk şey hizmetçiyi kendi kişiliğinden yoksun bırakmaktır, zira kişilikli bir insanın iyi bir hizmetçi olamayacağı apaçıktır. Ruhen ve ahlâken zayıflatılan halk yük hayvanları gibi kullanılmaya itiraz etmeyecektir. Tarihinde kölelik ve hizmetçilik bulunmayan, canını köleliğe ve esarete karşı feda eden bir milletin evlatları olarak hiçbir zaman kişiliğimizden ödün vermeyeceğiz.

Değerli bir okurumuzun bu konuda hassasiyetle değinmiş olduğu, Batının, sadece bizleri değil bütün Doğuyu hedef alan “kişiliksizleştirme planı” hakkında yazmış olduğu e-postayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
* * *
Değerli Ufuk Ötesi gazetesi yazarları Batının emperyalizmine karşı verdiğinin mücadeleyi sonuna kadar desteklediğimi ve her zaman yanınızdayım. Zor bir dönemin içinde olduğumuzun farkına varan az sayıdaki insanları tek çatı altında ve her geçen gün gücünün arttığını görmekten büyük bir sevinç duyuyorum. Batı bizi her yönüyle elinin altına aldığını görmek sanırım artık hiç de zor değil. Bir çok kişinin üzerinde fazla durmadığı bir dönemi sizlerle paylaşmak istiyorum. 18. yüzyıldan itibaren endüstriyalizmin hızlı gelişmesi, üretici ülkelerin ihtiyaçlarını aşan büyük miktarda imal edilmiş malların dışarıya satılmasıyla sonuçlanmıştır. Artıklarını satmak için sanayi dünyası, Asya’yı, Afrika’yı, Latin Amerika’yı ve Avusturalya’yı bir çöplüğe döndürdü. Fakat onun karşılaştığı büyük sorun, tüketici dünyanın yerli çeşnisine uymayan ürünlerinin, sıtoklarının pazarlamasına dayanır. Sözgelimi, Afrika’dan bir kadının kozmetiklere veya Avrupa sitili güzellik araçlarına ihtiyacı olmayacaktı. O, özel bitkilerden ve ağaçlardan elde edilen yerli ziynetleri kullanacak ve kendi yerli elbiselerini giyecekti. Batı sitili desenler ve renkler onun geleneksel zevkine ve âdetlerine uymayacaktı. O halde Batının sanayi dünyasında revaçta olanı kullanmayacaktı. Sorunu ortadan kaldırmak için, üretici dünya, Batılı âdetlere ilgi duysun diye üreticinin kişiliğini değiştirmede daimi bir çıkar görüyordu. Sanayi dünyası biliyordu ki, üçüncü dünyadaki pazarlarına sevk edilen ürünlerindeki farklı lezzetleri düşünmek yerine tüketicilerin farklı kişiliklerini tekdüzeleştirmek daha kârlıydı. Değişik kültürlerin farklı zevkleri vardır. Kültürel kişilik değişmedikçe kültürel tat değişmeyecektir. Bir halkın zevki ve kılığı onun kendi ırkî, dinî, tarihî, kültürel ve estetik değerlerinden gelmedir. Bunlar aynı zamanda halkı, satın almak ve tüketmek istediği malların çeşitlerini saptamaya meyleden temel etmenlerdir. Bu etmenleri azaltmak için sanayi dünyası, farklı tüketici kişiliklerini, artık onların özel zevklerine ve itibar ettiklerine bağlanmayacak şekilde, herhangi bir formda, renkte ve çeşitte bir elbise giydirilmesine itiraz etmeye istekli olmayan kuklavari şekillere dönüşebilsinler diye değiştirmeye çabaladılar. Bu günlerde günlük konuşmalarımızın çoğunu Avrupa’da moda olanı, orada günün merakının ne olduğu, Paris ve Londra’da moda sahibi insanların giydiği mayo ve elbiselerin en son şeklinin ne olduğu içermektedir. Nevruzun ve Cuma gününün değerini öğrenmeden 1 Ocak’ı, 1 Mayıs’ı yaşar olmuşuz. Sonuç olarak, biz insanlığımız ve milli şuurumuzu kaybeder olmuşuz çünkü insan olmak saçabilmeye muktedir olmak demektir. İnsan olmak düşünmeye, hareket etmeye, kendisi için karar vermeye ve kendisinin bağımsız bilince sahip olmasına muktedir olmaktır.
İsmail Alp Eren
Değerli okurlarımız siz de gazetemizle ilgili görüşlerinizi veya bizlerle paylaşmak istediğiniz düşüncelerinizi bu sayfadan okurlarımıza iletebilirsiniz.
ufuk@ufukotesi.com
ayhanciftci37@hotmail.com


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002