Kasım 2008

Ö T E S İ

 

10.12.2019 



Pusula

 
Bayram Akcan

AT İZİ İT İZİNE KARIŞINCA…


Türkiye’nin manzarasının ifadesi ne yazık ki başlıktaki gibidir. Bildiğiniz üzere Mersin’de bir süre önce Türk Bayrağına yapılan çirkin saldırı vardı. Vatan evlatları ellerine al-yıldızlı bayrağını alarak sokaklara çıkmış, hainler güruhuna lanetler yağdırıyorlardı. Kimileri de evlerinin balkonuna Türk bayraklarını asarak olayı protesto etmişti.

Bu protestolardan rahatsız olan bazı köşe yazarları “milliyetçilik tırmandırılıyor” diyerek vatandaşın en haklı ve güzel tepkisi eleştirmişti. Sayın Başbakan; “Hürriyetler istismar edilmemeli, bu vatanın ekmeğini yiyenler bayrağına da saygı duymak zorundadır” diyeceği yerde “Türk bayrağı istismar edilmemeli” diyerek son derece talihsiz bir açıklama yapmıştı.
Mersin olayı soğumaya başlarken ardından Trabzon’da, sözde bildiri dağıtan 5 kişi halkın tepkisiyle karşılaşmış, linç edilmekten polis yardımıyla kurtulmuştu. Linç girişimini tasvip etmek mümkün değil, fakat konuyu kaleme alan bazı yazarların da tutumunu anlamak mümkün değildir. Kimlerdi bildiri dağıtanlar? Bildiri dağıttıkları için mi saldırıya uğradılar? Sicilli gazete yazarlarımıza sorarsanız bunlar masum, öğrenci gençlerdi. Hatırlarsanız Hürriyet gazetesi dağdaki PKK’lı teröristlerin gitarla resimlerini tam üç gün manşetten vermiş ve 30 bin insanımızın kanına giren teröristleri masum insanlar gibi göstermeye çalışmıştı. Kim mi bu genç, öğrenci, masum sıfatlarını haiz kişiler? Bakın; Zeynep Erduğrul: KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ikinci sınıfta okurken, okulla ilişiği kesildi. DHKP/C terör örgütünün Emek ve Adalet Dergisi’nin Trabzon sorumlusu ve muhabirliğini yapıyor. Örgütsel faaliyetten Erzurum E-Tipi Cezaevi’nde tutuklu kaldı. Nurgül Acar: KTÜ Bilgisayar ve Programcılığı MYO 2. sınıfta okuyor. DHKP/C ve Trabzon Gençlik Derneği kurucu üyesi. Emre Bakır: Yasadışı terör örgütü DHKP/C ve Trabzon Gençlik Derneği kurucu üyesi. İhsan Özdil: Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Amasya Sosyal Bilimler Bölümü öğrencisiydi. DHKP/C ve Trabzon Gençlik Derneği üyesi. Bu şahıs yasadışı faaliyette bulunmaktan dolayı tutuklu bulunduğu cezaevinden olaydan tam bir hafta önce çıktı. Çetin Güven: DHKP/C ve Trabzon Gençlik Derneği kurucu üyesi.
İşte masum (!) öğrenciler… Sormak lazım terör örgütü üyeleri ne zamandır masum kabul edilmektedir. Yaraladıkları, öldürdükleri insanlar masum değil miydi? Yoksa Öcalan da masum mu? Yine bu masumların (!) sosyalist “Ekmek ve Adalet” dergisinin devlete olan düşmanlığını, Trabzon’daki olayları değerlendiren yazılarından anlıyoruz: “Provokatörler Genelkurmay'ın yönlendirmesi ile MHP öncülüğünde harekete geçirilmiştir. Genelkurmay eski yetkilerini, imtiyazlarını kaybetmek istememekte, şovenizmi geliştirerek iktidarını sürdürmek istemektedir. AKP de, bu provokasyonları engellemek yerine teşvik etmiştir.” Trabzonlu vatandaşları cani gibi göstermeye çalışan büyük medyamızın güzide (!) yazarları bu derginin şu düşüncelerine de katılıyorlar mı: “Devletin valisi, emniyet müdürü, saldırgan güruhu "bir yanlış anlama var" diye "teskin" ediyor güya; yani o beş kişi, Kürt milliyetçileri olsa, PKK bildirilerini dağıtsaydı, linç edilmeleri "normal" mi olacaktı?” Gördünüz mü masumları…
MASKELER DÜŞERKEN
Mersin’de ve Trabzon’daki olayları değerlendiren ve kendine Türk aydını sıfatını utanmadan yakıştıran 200 kadar kişi bir bildiri yayınladı. Bildiride bölücü örgütün avukatlığına soyunan bu zavallılar bakın ne demişler: “Nevruz kutlamaları sırasındaki çeşitli provokasyonlara ve birkaç çocuğun bayrak yırtmaya kalkışmasına tepkiler, devlet katlarından da destek görerek hızla ırkçı-milliyetçi bir düzleme kayıyor. Trabzon'da, linç teşebbüsüne varan olayları ve saldırganlar yerine saldırıya uğrayan gençlerin gözaltına alınmasını tepki ve kaygıyla izliyoruz. Yurttaşların bayrağa saygı duygusu istismar edilerek, uzlaşmazlık hedefinde buluşan Türk ve Kürt aşırı milliyetçiliğinin kışkırtmalarıyla, kitlesel histeriye dönüştürülüyor.” Soruyorum size: Bu bildiriye bir Türk aydını imza atabilir mi? Atatürk Türk milliyetçisi değil miydi?
Bildiriye imza atanlara dikkat ediniz. Ne kadar Türk’e düşman olan, bölücülüğe çanak tutan sicili bozuk adam varsa imza atmış ve buna aydınlar bildirisi demişler. İşte bazı Türk (!) aydınları: Musa Ağacık, Taner Akçam, Halil Berktay, Ali Nesin, Mehmet Ali Birand, Mehmet Altan, Tarık Ziya Ekinci, Ufuk Uras, Can Dündar, Baskın Oran, Cüneyt Ülsever, Oral Çalışlar, Çetin Altan, Derya Sazak, Doğu Ergil, Etyen Mahcupyan, Zülfü Livaneli, Adalet Ağaoğlu, Ercan Karakaş, Herkül Millas, Hikmet Çetinkaya, Hrant Dink (AGOS Genel Yayın Yönetmeni), Müjde Ar, Mete Tunçay, Yavuz Önen (İnsan Hakları Vakfı Genel Başkanı), Yusuf Alataş (İHD Genel Başkanı)…
İŞTE DÜŞMANLIĞIN BELGESİ
Aydınlar bildirisi hazırlanırken bir çok kişiye haber verilmiş, imza atması istenmişti. Bildiriyi okuyanlardan isteyenler imza atmıştı. Daha sonra bildiri metninde bazı değişiklikler yapıldı. Bildiride geçmeyen “Kürt milliyetçiliğinin de tırmandığı” cümlesi ilave edildi. İşte ne olduysa bundan sonra oldu. Bu ifadeyi beğenmeyen bir yığın sözde aydın bildiriden imzasını çekti. Yani onlara göre Kürtçülük yok, Türk ırkçılığı var. Ve böylece maskeler bir kez daha düştü, ihanet perdesi aralanmış oldu. İbret vereci bir hâl. Suçlanan Türk Milliyetçiliği olunca imzayı basan basana, ama Kürt milliyetçiliği geçince imzayı çeken çekene. Bildiriden imza çekme olayını, bildiride imzası bulunan Oya Baydar Milliyet gazetesindeki röportajında açıkladı. Bildiriye şak diye imzayı basan Oya Bardar, röportajında bakın neler diyor: “Kürt meselesine de bütün haklarını sonuna kadar vererek bakarım. Bir insan kendi dilini nasıl kullanamaz? Diyarbakır'a gidince hasta oluyorum. Dil ve düşünce birlikte gelişir. Bu hak engellenemez. Kültürel ve siyasal tüm hakları Kürtlere verilmeli. Partiyse partidir. Daha ileri gideyim, ilke olarak 'halkların kendi kaderini tayin hakkı'nı savunuyorum.” Yani Kürdistan kurulmalıdır diyor hanımefendi. İşte çıldırmak budur. İşte insanların sokaklara dökülmesinin sebebi. 30 bin canını toprağa veren insanların bunun gibiler yüzünden sokağa çıkması normal. Evlât, kardeş, eş kaybetmeyenlerin bu acıları bilmeleri elbette beklenemez.
TARAFSIZ BAŞBAKAN OLUR MU?
Başbakan Erdoğan, Mersin ve Trabzon’daki olaylara karışanları “3-5 kendini bilmez” diye niteledi. Bir zamanlar Turgut Özal da PKK için “üç-beş çapulcu” türünden laflar etmişti. Sonra o üç – beş kişi 30 bin insanımıza mal oldu. Sayın Başbakan dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyecek bir söz daha söyledi: “Biz iki tarafa da yakın duramayız” sözleri ile yanıtları.
Siz hem Türkiye’nin Başbakanı olacaksınız, Çanakkale’de göz yaşı dökeceksiniz ve sonra da oy uğruna taraf olamam diyeceksiniz. Sayın Başbakan hangi olaya taraf olabilir? Tayyip Erdoğan bundan bir süre önce MÜSİAD’ın toplantısında “Avrupa bizi bölmek istiyor” demişti. Sayın Başbakan popülizmin dik âlâsını yapmakta. Bir gün başka, ertesi gün başka konuşmakta ve böylece idarecilik yapmaktadır. Sayın Başbakan taraf olmazsa bölücüler ve Avrupa bu işe taraftır.
Sayın Başbakan ülke sathında başlatılan “Bayrak” mitinglerinden rahatsız olduğunu da şöyle ifade etmişti: “Eğer ortada bir suç ya da hukuka aykırılık varsa, bunu soruşturacak, kovuşturacak, yargılayacak ve cezalandıracak otoriteler bellidir. Hiçbir grup, hiçbir birey, ülkesini daha çok sevdiği iddiasıyla hukukun kendisine vermediği bir hak ihdas edemez.”
Sütçü İmam, kanunların değil de şerefin, namusun ve her şeyden önemlisi Allah’ın verdiği hakkı kullanmamış mıydı? Sütçü İmam şimdi hain mi sayın Başbakan? Erdoğan milletin milli hassasiyetinden ürkmüş olacak ki; “Bizim bayrağımız oy avcılığı yapacak kadar ucuz değildir, şehidi bayrağı istismar etmek yanlıştır” demişti. Evet oy avcılığının her türlüsü kötüdür. Tarafsızlık namına oy hesabı yapmak, bölücülüğe çanak tutmak bunun en adisidir. Baş örtüsünü istismar edenler kimlerdi? Şu anda tek başına ve güçlü şekilde iktidarda bulunan Tayyip Bey neden o zaman bu sorunu çözmeye yanaşmamaktadır. İstismar yahut oy avcılığı için mi “baş örtüsü” diye meydanlarda nutuk atmıştı! Hani referansınız İslam’dı sayın Başbakan?
Mersin’deki o hain saldırıdan sonra bu milletin bayrak mitingleri yapmasının bir sebebi var. Trabzon’da milletin bu kadar çığrından çıkmasının bir sebebi var. Samsun’da vatandaşın sert tutumunda bir sebep var. Bu millet durup dururken mi böyle tepki verdi? Elbette hayır. Milleti çileden çıkaran şu olaylara bir bakın: ABD askerleri K.Irak’ta 11 Türk askerinin başına çuval geçirmedi mi? Kıbrıs, Yunan’a peşkeş çekilmek istenmedi mi? DEHAP’ın mitinglerinde Apo posterleri gösterilmedi mi? Kerkük’te Talabani’ye boyun eğilmedi mi? Vatan toprağı karış karış satılmıyor mu? Bir romancı çıkıp Türkler soykırımcı yani katil demedi mi? Zanalar, serbest bırakılmadı mı? Kürt olmak ayrıcalıklı olma haline getirilmedi mi? Daha neler neler? Herkesin bir tahammül sınırı vardır. Tahammüller zorlanmamalı, millet kışkırtılmamalı.



bayramakcan@mynet.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002