Kasım 2008

Ö T E S İ

 

09.12.2019 



Pusula

 
Bayram Akcan

MİLLET, ULUS VE BAYRAK


Millet; aynı duygu, aynı anlayış, aynı kültür, aynı inanç sahibi insanlardan meydana gelir. Yine başa dönelim: Kimler Türkiyeli? Bayrağı yakanlar Türkiyeli. Kıbrıs’ı Rum’a satmaya çalışanlar Türkiyeli. 1 milyon Ermeni’yi kestik diyenler Türkiyeli. Ekmeğini yediği ülkeyi elin gavuruna yani Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine şikayet eden Hayrünisa ve Abdullah Gül Türkiyeli.

Bir süre önce Mersin’de bayrağımızın yakılmasını, vatan evlatları
ay-yıldızlı bayrağıyla, genci-yaşlısı, doğulusu-batılısıyla saldırıyı
protesto etmiş ve evlerinin, arabalarının en güzel yerine Türk bayrağını
asmıştı. Tayip Erdoğan ve Abdullah Gül bu haklı tepkiden rahatsız oldular ki; “fazla abartılmamalı, istismar edilmemeli” türünden laflar ettiler. Türk Bayrağını kim, neden istismar edebilir? Başbakan bu açıklamayı yapacağına eline Türk bayrağını alarak (Emine Erdoğan’ı da) protesto yürüyüşüne iştirak etmeliydi. Erdoğan’ın televizyonda yayınlanan uzun konuşmasında ağzından bir defa Türk milleti yahut Türk kelimesi çıkmıyordu. Çünkü o da Türkiyeli’ydi. Hatırlarsanız bir süre önce kamuoyu ve yazarlar tarafından tartışılan Türklük ve Türkiyelilik tartışması vardı. Başbakan Erdoğan “ortak paydamız
Türkiyelilik” diyerek Türkiye’nin etnik mozaik ülkesi olduğunu söylemişti. Başbakan’ın bu hamlesiyle yüz bulan bir takım gafil güruhu da ortak paydamız Türkiyelilik diyerek Türk’ün vatanında garip ve öksüz kalmasının yolunu açmak istemişlerdi. Kimdir Türkiyeli? Veya kim Türk’tür? Bu soruyu şöyle sormak da mümkündür: Kim milliyetçi, kim ulusalcı? Bu soruya verdiğimiz cevapla birlikte kimlerin Türk olduğunu ve bayrak yakanların kimler olduğunu daha iyi anlamış olacağız. Şüphesiz bu bayrak yakanlar kendilerini Türk hissetmediklerine göre o halde Türkiyeli’dir. Türk bayrağına sahip çıkan polis ise Türk’tü. Bu hakikat karşısında, Türk Milletini millî olma
paydasında birleştirmek yerine Türkiyeli olma bilincini (aslı şuurdur)
vermeye çalışan sayın Başbakan ile bayrak yakanlar aynı noktada buluşmuş olmuyorlar mı? Almanya’da yaşayan 3 milyona yakın soydaşımıza Alman kültürüne entegre olun diyen Başbakan, neden Almanlara bu sizin zenginliğinizdir dememiştir? Mesele Türk olmakta mı yatmaktadır? Yoksa hüküm şu mudur; “Türk’sen suçlusun!”
Türkiyelilik kimliği köksüz, ruhsuz, renksiz, maneviyattan uzak, Türk’e kurulan tuzaktır. Milliyetçiliğe hasım olan Türkiyeliler, Türkiye’yi birer azınlıklar cenneti haline sokarak, “bu bizim zenginliğimizdir” diyecek kadar gerçek ve ilim düşmanıdırlar. Türkiye bir mozaiktir diyecek kadar Milliyetçiliğe düşman olmak, azınlık ırkçılığını hortlatmak demektir. Milliyetçiliği, şovenistlikle, ırkçılıkla suçlayan sahte dindar ve solak mankurtlar, Fransız İhtilaliyle milliyetçiliğin çıktığını zannederler. Gerçi onların bütün dünyası zanlar üzerine kurulmuştur. Hayatları, vehimlere, zanlara, şüphelere, ihtiraslara, kinlere göre şekillenmiştir. Türk milliyetçileri dünyayı Türk’ün penceresinden seyreder, ahlâkı Türk-İslâm ahlâkıdır…
Türkiyeliliği savunanlar milletten kopuk, duyguları, inançları, arzuları farklıdır. Ne milleti anlamak gibi gayeleri vardır ne de onlar için bir şey yapmak. Kendi inandıkları fikirler doğrultusunda onları yönlendirmek, yeri geldikçe tepeden bakarak bol bol nasihat vermekle geçinirler. “Bu milletin yüzde bilmem kaçı aptal” derler. Halbuki milliyetçiler ile halk aynı değerlere sahip olduğundan milletin derdini, isteklerini anlarlar. Onlar milletin içersinden çıkmışlardır ve hâl böyle olunca aynı kültüre, aynı inanca ve aynı arzuya sahip olmaları da tabiidir.
Millet; aynı duygu, aynı anlayış, aynı kültür, aynı inanç sahibi insanlardan meydana gelir. Yine başa dönelim: Kimler Türkiyeli? Bayrağı yakanlar Türkiyeli. Kıbrıs’ı Rum’a satmaya çalışanlar Türkiyeli. 1 milyon Ermeni’yi kestik diyenler Türkiyeli. Ekmeğini yediği ülkeyi elin gavuruna yani Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine şikayet eden Hayrünisa ve Abdullah Gül Türkiyeli. 30 bin kişinin
katili Öcalan Türkiyeli. Leyla Zanalar, Dursun Karataşlar, Fehriye Erdallar Türkiyeli. Daha saymaya gerek var mı? Soyu-sopu bozuk
olanlar Türkiyeli.Türkiyelilik, “Türkiye, etnik mozaiktir ve bu da bizim zenginliğimizdir” diyerek Türkiye’yi parçalara ayırmak isteyenlerin azınlık ırkçılarının bir oyunudur. Türkiyelilik, Türksüz bir Türkiye isteyenlerin bir oyunudur. Türkiyelilik; milli devlete karşı olanların bir oyunudur. Böyle biline!


bayramakcan@mynet.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002