Kasım 2008

Ö T E S İ

 

07.12.2019 



BAMTELİ

 
Aydil Erol

DÜNYADA TABİATI KORUMANIN ÖNCÜSÜ KİMDİR?


Ulu ağaçları kutlu sayanlara, “Yaş kesen baş keser” diyenlere, “Kıyamet kopmak üzere olsa bile ağaç dikin” diyen bir dinin mensuplarına bu sözler saygısızlık değilse nedir?.. Allahını seven söylesin: Benim bu özenti lâflara, bu ithal mallarına ihtiyacım mı var?!!

Ne mutlu bana ki Türk yaratıldım,
Gönlümün en yüksek gururudur bu;
Ne esir edildim, ne de satıldım,
Türk benliği, Türklük şuurudur bu.

İshak REFET

DÜNYADA TABİATI KORUMANIN ÖNCÜSÜ KİMDİR?

Sloganlar yayılıyor:
“Doğayı koru, yeşili sev”
Kimi sözler söyleniyor:
“Çiçek dalında güzeldir”
“Çiçekleri koparmayınız!” vb. vb.
Ulu ağaçları kutlu sayanlara, “Yaş kesen baş keser” diyenlere, “Kıyamet kopmak üzere olsa bile ağaç dikin” diyen bir dinin mensuplarına bu sözler saygısızlık değilse nedir?..
Allahını seven söylesin: Benim bu özenti lâflara, bu ithal mallarına ihtiyacım mı var?!!
1950’li yıllarda dünyanın “gelişmiş” sayılan ülkelerinde bile “tabiatı koruma” düşüncesi tartışılırken bir Türk bilim adamı çıkar ve Türkiye’de bu işin öncülüğünü yapar.
Hani bu milletin “zekâsı kıt””tı?!! Allahtan korkmadan, kuldan utanmadan, vicdanı sızlamadan bu hezeyanları savuranlar “Kaç nasiye vardır çıkacak pak ü dırahşan” mısrasındaki “nasiye”yi nisvan (=kadın) sananlar, komiksel ve gülünçsel yazarlar, Meydan Larousse’da “1947 Cenevre Tıp Kongresi’nde Türk tıbbının ve kendi ilminin kudretini gösterdi” diye anılan, “behçet hastalığını buluşu” dolayısıyla 1975 Tübitak ödülüne lâyık görülen Ord. Prof. Dr. Hulusi Behçet (İstanbul 20.2.1889-a.y. 8.3.1948)’e dil uzatıp Prof. Dr. Hasan Yazıcı’dan, hem de Cumhuriyet Bilim’de ağzının payını alan, “Mark Twain’den aparıp kısalttığı hikâyeye imza atan “keçi hırsızları”, dürtüldükleri belli olmayan yerde hortlasınlar...
Herzevekillerle uğraşmayı bırakıp gelelim “tabiatı koruma”ya... Evet, yukarıda söylediğimizi bir yol daha tekrarlayalım:
Tarih:1950’li yıllardır... “Dünyanın merkezi” kabul edilen, “gelişmiş” sayılan ülkelerde bile “tabiatı koruma” (Çevreyi değil!.. Aradaki farka lütfen dikkat edilsin.) henüz t a r t ı ş ı l ı r- k e n, (bugün nurlar içinde yattığına inandığımız) bir Türk bilim adamı Prof. Hikmet Birand (Karaman 1904-Ankara 1972) çıkar, bir avuç ormancı ve ziraatçıyla ülkemizde tabiatı korumanın bayrağını açan öncülerden olur. O yılların en deneyimli, ileri görüşlü bitkibilimcisi Prof. Birand, eserlerinden de anlaşıldığı gibi memleketi köşe bucak gezer... Bir gezgin gibi boş bakışlarla değil; bilerek, inceleyerek, severek, duyarak, anlayarak, yaşayarak yaptığı bu gezilerde elde ettiği bilgilerin bir bölüğünü kitaplaştırır... İnanılamayacak, anlatılamayacak, doyulamayacak bir Türkçeyle... O ne kalemdir ki, bilimsel meseleleri herkesin anlayabileceği bir özellikte dile getirir... İnanılacak şey değildir! Öğrencilerinden Prof. Dr. Tuna Ekim “Görüp hissettiklerini, herkesin soluk almadan okuyacağı bir hâle getirecek bir şekilde yazıya dökmesi, o kişinin herkeste bulunmayan bir özelliğini ortaya koyar. Prof. Birand, tarihimiz içinde bu özelliğe sahip nadir kişilerden olduğunu bu ölümsüz iki kitabıyla göstermektedir” derken göklere dek haklıdır.
Ekim hoca, alçak gönüllülüğün son kertesinden ses veriyor:
“Son yirmi otuz yıl içinde ben ve bazı botanikçi, zoolog meslektaşlarım, gelişen teknolojinin nimetlerinden de yararlanarak, rahmetli hocamızdan daha çok yer görmemize rağmen, gördüklerimizden elde ettiklerimizi bir türlü halkın anlayabileceği tarzda yazılmış yayınlara dönüştüremediğimiz için hayıflanır durur, çok üzülürüz. Bilimsel bulgular dışında, halkın gerçekten işine yarayacak olanlar bizlerle birlikte toprak olup gidecektir.”
Aziz hocam, Ekim hocam;
Hayıflanmanıza, üzülmenize hiç gerek yok; yeter ki yazmaya devam ediniz. Bağışlamanıza sığınarak şunu da söylemek isterim: “O güzel kaleminizden bizi yoksun bırakmaya hakkınız yok.”
Tübitak bir vefa örneği gösterip Birand hocanın ölümünden 30 yıl sonra 2 eserini son derece güzel bir biçimde, üstelik sudan ucuz bir fiyatla okuyucuya sunmakla kalmayıp kitabın arka kapağına şu notu düşmeyi de ihmal etmiyor:
“Basılı fiyatından farklı satılamaz.”
Aziz vatan toprağı, dalı yaprağı, havası suyu, goncası çiçeği, börtü böceği nasıl sevilir ve nasıl sevdirilir?... Bu meseleler bir şaheser hâlinde nasıl ortaya konur?... Merak edenler, Birand’ın Alıç Ağacı ile Sohbetler ve Anadolu Manzaraları’nı lütfen okusunlar. Bu kitaplar Gökçek Türkçemizin şaheserlerinden değilse bize de istediklerini söylesinler.


“AB’ye Uyumlu”

El oğlunun giyeceğimizden yiyeceğimize, bağımızdan özümüze (bahçe), saçımızdan sözümüze, külümüzden közümüze burnunu sokmadığı yerimiz, karışmadığı işimiz kalmadı. Devr-i dilârâ-yı Tayyib’de sad hezar hacalete muhatab olmamız kifayet itmemiş olsa gerektir ki, başımıza bir musibet daha geldi: “Kurbanların AB’ye uyumlu kesilmesi” !!!
Bunu gören bazı dostlar sordu:
“AB namazımıza, niyazımıza, abdestimize, orucumuza, iftarımıza, sahurumuza ne zaman karışacak?!!”


Mâniler
Gönlümüzün hevesi
Hoştur tizi ve pesi
Gücümüze güç katar
Yahşı Tebriz’in sesi

Güller biter mi Mine?
Bülbül öter mi Mine?
Mâniler beşe vardı
Bilmem yeter mi Mine?

Bu kurbandan bilemem
Neler düştü payıma
Gönül dolusu selâm
Süheyl Erboz dayıma

Besinleri istersen
Hem hesaplı, hem leziz
Akla ilk gelen isim:
Elbette BAKKAL İDRİS

Çocuk giyimlerinin
Belli oldu foyası
Nedense birçoğunun
Kanser yapar boyası...

Doldur çorsa tasını
Terket gönül yasını
Kastamonu’dan aldık
Pastırmanın hasını

Horyat
Ak tepe, kara tepe
Boğuldu kara tepe
Kerkük’ten ses getirir
Adile Karatepe


www.Ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002