Kasım 2008

Ö T E S İ

 

16.12.2019 



Son nokta

 
Hüseyin Adıgüzel

YAVUZ HIRSIZ


Kendisini yazar addederken birden bilim adamı vehmine kapılan Orhan Pamuk, Almanya’da kendisi ile mülakat yapan bir Alman gazeteciye inciler döktürmüş.” Türkler, bir milyon Ermeni’nin ve otuz bin Kürt’ün katili imiş(!). Zannederseniz ki, beyefendi, Türkler bir milyon Ermeni’yi ve otuz bin Kürt’ü boğazlarken yanlarında olmuş, ya da kurbanların kesilmeleri için başlarını tutmuş.

Orhan Pamuk kimdir? Orhan Pamuk bir aydın ya da bir bilim adamı değildir. Aydının ve bilim adamının bir namusu vardır.
Hatırlarsınız, bir zamanlar aynı işi Yaşar Kemal kürtlerin avukatlığını üstlenerek yapıyordu. Bugün nerede? Birkaç tatlı su aydınının dışında, onu hatırlayan ve halini soran var mı? Şimdi, Ermenilerin avukatlığına soyunan Orhan Pamuk, görevi devralmış, aklına gelenleri söylüyor. Amacı gündemde kalmak, kitaplarına yeni müşteriler bulmak.
Son zamanlarda Türk milletine ve Türk devletine hakaret ederek bir yerlere gelmek moda oldu. Pamuk da bu modaya uymuş. Adama sorarlar; tarihe havale edilmiş bir mesele hakkında, ancak tarihçiler hüküm verirken, siz kim oluyorsunuz da böyle bir hükmü verme cüretini kendinizde buluyorsunuz? Siz bir tarihçi misiniz? Yoksa, tarihçilerin çözemediği bir meseleyi gökten mesaj alarak mı çözüyorsunuz?
KAMPLAR NETLEŞİYOR
Şunu çok iyi biliniz; siz bu konuşmanızla, bizden, yani Türk milletinden olmadığınızı, ya da Türk milletinden yana olmadığınızı açık bir biçimde ortaya koydunuz. Çünkü, bunları biz, 1915 yılından beri Ermeni Taşnak çetecilerinin ağızlarından çokça işittik. PKK’nın borazan başıları da otuz bin Kürt’ün öldürüldüğünü her gün gazetelerinde ve dergilerinde yazıyorlar, sözde Türk televizyonlarında da açık açık anlatıyorlar. Onların kampları belli. Şimdi siz de hangi kampta yer aldığınızı onların ağızları ile konuşarak gösterdiniz. Acaba, bundan sonra kitaplarınızı Ermenice ya da Kürtçe yayınlamayı düşünür müsünüz? Türkleri sevmiyorsunuz, Türklerden nefret ediyorsunuz, ama, sizi anlamak mümkün değil, kitaplarınızı Türkçe yazıyorsunuz. Yoksa siz Türkleri bir koyun sürüsü falan mı zannediyorsunuz?
Türk milleti tarih boyunca, böyle bir çok ihanetle karşılaşmıştır. Ama, bakın, tüm ihanetlere rağmen hala güçlü olarak ayaktadır.
Konuşurken öylesine çoşuyorsunuz ki, sizinle mülakat yapan gazeteci bile şaşırınca” Yoksa siz de Türk milliyetçisi misiniz?” şeklindeki sorma gereğini hissediyorsunuz. Fazla söze hacet yok.
Siz” bunları söylediğim için milliyetçiler bana düşman” diyorsunuz. Kendi isteğiniz ve aklınızla karşı kampa girdiğinize göre,asıl düşmanlığı başlatan sizsiniz ve “yavuz hırsız” misali, bu mesele de bile üste çıkmaya, kendinize batılıları acındırmaya çalışıyorsunuz.
Güya yazdığınız ”Kar”isimli kitap yüzünden Kars’a gidemediğinizden söz ediyorsunuz. Çünkü, Kars ve dolaylarında Ermenilerin şehit ettiği binlerce Türk’ün torunları yaşıyor. Yazdığınız yalanları yüzünüze vuracağından korkuyorsunuz değil mi? En iyisi siz, Avrupalara gidin, Türk düşmanlarıyla birlikte, Türk milletinin aleyhinde atıp tutun. Hoş, zaten yapacağınız başka hiçbir şey de yok zaten.
İzniniz olursa (!), söyleme cesaretini bulamadığınız bazı gerçekleri size hatırlatmak istiyorum;
Erivan şehrinin eski adını biliyor musunuz? 1900 yıllarında orada kaç Türk’ün yaşadığından haberiniz var mı? Elbette bilmezsiniz, çünkü okuduğunuz kilise tarihleri bunları yazmazlar. Erivan’ın eski adı Yerivan’dır ve halis bir Türk şehridir. 1905 yılında, Rusların emri vakisi ile bu şehir Ermenistan’a verilmiş ve yapay Ermenistan’ın başkenti yapılmış. Rus kaynaklarına göre, o zamanlar elli beş bin olan şehir nüfusunun yüzde yetmiş sekizi Türkmüş. Aradan yüz sene geçmiş. Şimdi orada, bırakın orayı, Ermenilerin silah zoruyla aldıkları bütün Ermenistan arazisinde kaç Türk’ün yaşadığını biliyor musunuz? Bunu da bilmiyorsunuz değil mi? Bütün Ermenistan’da bugün, bir tane bile Türk yaşamıyor. O arazide yüz sene evvel, nüfusun yüzde yetmiş sekizini oluşturan Türklere ne oldu? Buhar olup uçtular mı?
Sayın Pamuk, onlara ne olduğunu söylemek yürek ister, yoksa, bütün alemin sözleşmiş gibi üstüne geldikleri Türklerin aleyhinde konuşmak değil. Yiğitseniz, o terörist ülke içinde yok edilen milyonlarca Türk’ten bahsedin.
Van’dan, Çatak’tan, Erzurum’dan, Kars’tan, Karabağ’dan, Şuşa’dan, Hocalı’dan, Kelbecer’den, Fuzuli’den, Laçın’dan söz edin. Oralarda öldürülen, topraklarından işkencelerle kovulan Türklerden söz edin. Yiğitlik bunu gerektirir. Kilise tarihlerinin ağzı ile konuşmayı değil, belgelerle konuşmayı gerektirir.
Büyük Sovyet Ansiklopedisi, Ermenistan’ın 1918 yılındaki nüfusunu bir milyon beş yüz on kişi olarak vermektedir. Bu belgeye göre, bu nüfusun yedi yüz doksan beş bini Ermeni, beş yüz yetmiş beş bini Azerbaycan Türk’ü, yüz kırk bini de diğer milliyetlere mensuptur.
Bir Ermeni tarihçisi olan Korkodyan’ın “Ermenistan’ın nüfusu- 1831-1931” kitabında şu ifadeler bulunmaktadır.
“ 1920 yılında Ermenistan topraklarında Taşnakların soy kırımından dolayı ancak on bin civarında Türk kalmıştır”
Şimdi, birisi Rus, diğeri Ermeni olan iki kaynağa göre, beş yüz altmış bin Türk, Taşnak çetecilerinin soy kırımına uğramış ve öldürülmüştür. Bu açık olarak hem de kendileri tarafından yazılarak ortada dururken “Türkler bir milyon Ermeni’yi öldürdü” demek bütünüyle tarihe ihanettir, insanlığa ihanettir.
Bir başka Ermeni A.A. Lalayan “İstoriçeskie Zapiski” adlı eserinde “ Ermenilerin Azerbaycan Türklerini katletmeleri, önceden planlanmış devlet politikasıydı. Taşnak hükümeti, bu soy kırımı sadece Azerbaycan toprakları ile sınırlı tutmamış, diğer Türk ülkelerine de yaymıştır. Bu yüzden, Taşnak hükümetinin otuz aylık iktidarında Türk nüfusun yüzde altmışının katledilmesine şaşmamak gerekir” diyor. Bunlara benzer, size daha yüz tane belge sunabilirim. Acaba siz, bunlardan bir tanesini gördünüz mü? Ya da inceleme lutfunda bulundunuz mu? Ama, siz, kiliselerde yazılan kitapları gerçek tarih olarak kabul edecek kadar, yani bir Taşnak kadar gözü kapalı bir Türk düşmanısınız, kilise kitapları dururken bunlara bakmaya tenezzül etmezsiniz. Ve ondan sonra da saçmalayıp durursunuz. Şimdi yukarıda sunduklarımdan sonra, izin verirseniz, size son bir soru sormak istiyorum; soy kırıma uğrayan millet Ermeniler mi, yoksa Türkler mi? Türk düşmanı olsanız bile, eğer dürüstseniz bu soruya, doğru cevap verirsiniz.
Ermeni Taşnaklarının ve PKK teröristlerinin her yerde ve her zeminde durmadan tekrarladıkları bu yaveleri,” kimse söylemiyor, bari ben söyleyeyim” diyerek Avrupalıları bile kandırmaya çalıştığınız çok açık. Çünkü, onlar bunları 1915 yılından beri dinliyorlar. Hemen hepsi, bu tür yavelerle dolu en az beş kitap okumuşlardır. Siz biraz geç kalmadınız mı?
Sizin, bizden olmadığınızı biliyorduk. Çünkü, sizin hakkınızda daha önceleri Yahudi dönmesi, Sebatayist diyenler oldu. Şimdi siz, onları haklı çıkardınız. Hatta çok daha ileri gittiniz, bize düşman olduğunuzu da gösterdiniz. Bundan sonra, her zemin ve şartta gereken cevabı alacağınızdan hiç kuşkunuz olmasın. Daha önce bizden olmayan biri gibi olan cevaplarımız, bundan sonra düşmanımıza verilecek cevap olacaktır.
Beş bin yıllık bilinen bir tarihe sahip olan Türk milleti, sizin gibi basit düşmanlarının sözleri ile yaralanmaz, yıkılmaz. Sizler gibileri konuşmaya devam ettikçe, millet kendisini bulacak, dostunu, düşmanını iyi anlayacak ve tarihteki, şan ve şeref dolu yıllarına mutlaka dönecektir. Bu yüzden, sakın durmayın, devamlı konuşun, nasıl olsa kanunlar da sizden yana, korkacak bir şeyiniz de yok. Konuşun, konuşun ki, kendimize gelelim!


www.ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002