Kasım 2008

Ö T E S İ

 

09.12.2019 



Serbest Atış

 
Tuncay Yıldız

SINAVIN MI VAR DERDİN VAR!


Üniversite sınavına hazırlık çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor. Birinci dönemin sonlarına doğru öğrencileri bekleyen bir takım tehlikeler var. Sene başındaki motivasyon bu dönemlerde yavaş yavaş çözünmeye başlar. Konular arttıkça öğrencilerin hakim olmaları gerektiği soru karakterleri arttığından sınav sonuçlarındaki net sayıları azalmaya başlar.

Bu düşüş öğrenciyi umutsuzluğa itebilir ve sınav hazırlanma yolunda erken havlu atmalar bile olur.
Başarısızlık stresi beraberinde getirir ve öğrenci bu dönemde hassas bir duruma gelir. En küçük şeylere bile alınmalar başlar. Sınavlarda veya derslerde motive olamamak, ağlamak belirtilerdendir. Tehlikeli bir yoldur bu dönem. Psikolojik destek gerekir. Ciddi dershaneler bu dönemin hassasiyetini çok dikkat ederler ve takviye rehberlik çalışmaları düzenlerler.

Nedir bu tehlikeler?
Her öğrenci kendi alanlarındaki branşlara ait bir sorunun puan olarak hemen hemen aynı olduğunu bilir. Örneğin bir matematik sorusu ile bir fizik sorusunun puan olarak bir sayısal öğrencisine getirisi hemen hemen aynıdır. Bu basit bir bilgidir ama her ne hikmetse öğrenciler bunu sınav esnasında unuturlar. Yapamadıkları bir soruyu adeta namus meselesi yaparlar ve dakikalarca bu soru üzerinde dururlar. İstatistikler çok vakit ayrılan sorular genellikle yanlış yapma ile sonuçlandığını söylüyor. Doğru yapılmış bile olsa 10 dakika harcanan bir soru bundan sonra 9 soruya bakılmasına engel olacağı anlamına geldiğinden aslında kâr değil yine zarar verdiği söylenebilir. Çünkü ÖSS’de her soruya 1 dakika vakit verildiğinden bir soruya 1 dakikadan fazla vakit harcanması diğer sorulara vakit kalmayacak anlamına gelir.
Hoş kısa sürede çözülecek sorular olduğu gibi uzun sürede çözülecek sorularda vardır ama bu kesinlikle bir soruya beş dakikadan fazla vakit ayrılabileceği anlamına gelmez.
Bu durumda yapılması gereken en mantıklı yöntem turlama yöntemidir. Yani her soruya en fazla 1 dakika vakit ayrılarak tüm sorulara bakmalı ve bunun sonunda vakit kalmışsa atlanan sorulara bakılmalıdır.
Şu tespit önemlidir. Zor sorular herkes için zordur. Bu soruya çok vakit ayıran değil atlayan kazanacaktır. Çünkü diğer sorularda yapabildikleri muhakkak olacaktır. Zor soru ile boğuşup vakti bol kepçeden kullanan bir öğrenci ilerdeki yapabileceği sorulara vakit ayıramayacaktır.
Sınav esnasında küçük aralar da verilebilir. Fakat diğer öğrencilere bakıp onlar ne kadar hızlı çözüyorlar, ben ne kadar yavaşım psikolojilerine kesinlikle girilmemelidir.
Programlı çalışmak da önemli bir faktör. Aslında en iyi program öğrencinin kendisi için yaptığı programdır. Öğrenci program yapamıyor veya bu programa uyamıyorsa kesinlikle bir rehberlik öğretmeninden destek almalıdır. Abur cubur ders çalışma ile öğrenci sadece kendini aldatır. Mantığını anlayarak programlı soru çözme bu işin piridir.
Sorular ilgili branşın mantığı çerçevesinde çözülmelidir. Öğrenciler sayılarla oynayarak doğru cevabı bulmuş olabilir. Kendine şunu sormalıdır öğrenci. Soruyu çözdüğüm bu mantıkla diğer soruları da çözebilir miyim? Bunun cevabı evetse sorun yoktur ama hayırsa bu çözüm tekniğinden vazgeçilmelidir ve konunun özüne inilmelidir.
Dediğim gibi bu yazdığım faktörleri tüm öğrenciler bilir fakat sınav heyecanı ve stresi ihmallere, unutkanlıklara sebep olabilmektedir.
Bir anlamda tevekkül yapılmalıdır. Sınav kazanmanın gerektirdiği her argümana aynen uyulmalı ve gerisi Allah’a bırakılmalıdır. Sınav her şeyin sonu değildir. Kapanan her kapı başka bir kapının açılması ile unutulur.
Sınavın mı var derdin var arkadaş. Her şeyin hayırlısı diyelim.


mr.fizik67@mynet.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002