Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



Kuşbakışı

 
Şahin Zenginal

İmam hatip çıkmazı ve türban


Bundan iki yıl kadar öncesini hatırlayın. İmam hatiplerin önlerinde ve üniversite kapılarında polisle karşı karşıya gelen körpecik kızlar… Daha 16-17 yaşlarındaki körpecik kızlar din eğitimi verilen imam hatip lisesine başörtüsü ile girmek istiyor, polis de aldığı emir doğrultusunda bu kızların okula girmelerini engelliyor. Aynı trajik manzara üniversite kapılarında da yaşanıyor. Ağlayan inleyen kızlar, kendilerini okul kapısına zincirleyen gencecik beyinler… Hangi görüşü savunursa savunsun, hangi dine mensup olursa olsun, insanın bu manzara karşısında duygulanmaması ve “Yeter artık, durdurun bu zulmü” dememesi mümkün değildi.

Çok değil aradan bir yıl geçti… Okul önlerindeki o trajik görüntüler yaşanmaz oldu… Hiçbir imam hatip lisesi önünde ve üniversite kapısında gösteri yok… Dışarıdan bakan biri başörtüsü sorununun kökten çözüldüğünü düşünecek… Ama hiç de öyle değil. Sorun artarak devam ediyor… Eskiden sadece başörtülü öğrenciler okullara alınmazdı, şimdi bazı imam hatip liselerinde başörtülü veliler bile içeri alınmıyor. Keza bazı üniversitelerde başörtülü kim olursa olsun kampus içine bile sokulmuyor. Buna rağmen hiçbir gösteri yok, hiçbir tepki yok… Herkes sus pus oturmuş… Peki ne değişti, bu kadar kısa süre içinde… Değişen tek şey vardı; iktidar.
3 Kasım 2002’de seçim oldu, DSP–MHP-ANAP’ın oluşturduğu üçlü koalisyon yerine AKP iktidara geldi. Ne büyük tesadüf ki, AKP iktidar oldu, türban sorunu bir anda rafa kaldırıldı… Gösteri yapan körpecik kızlar, sanki başörtüsü ile okula girebiliyorlarmış gibi köşelerine çekildiler ve sus pus oturdular. Tabii ki amacımız birilerini kışkırtmak ve sokağa dökmek değil. Ama insan sormadan da edemiyor. Madem sorun artarak devam ediyor, niçin kimse sesini çıkarmıyor? veya niçin o dönemde bu kadar büyük yaygara koparıldı? Başörtüsü ile okula gidememek AKP iktidarında sorun olmaktan çıktı mı? AKP iktidarında başı açık okula gitmeye fetva çıktı da bizim haberimiz mi yok! Merak ediyorum, kendilerini okul kapısına zincirleyen kızlar, AKP iktidar olunca ne değişti de seslerini çıkarmıyorlar? Yoksa onların seslerini birileri mi kısıyor?
Şimdi de imam hatiplerin üzerinde bir fırtına koparılıyor. 28 Şubat sürecinde bile 8 yıllık sorunlu eğitime geçiş sürecinde, etkin güçler imam hatipleri kapatma lafını ağızlarını almadılar. Amaçlarının imam hatipleri kapatmak olmadığını ısrarla vurguladılar…
Gel gör ki, AKP iktidarında, üstelik 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda “imam hatipler kapatılsın” sesleri yükselmeye başladı… Üstelik de imam hatip mezunu birinin başbakanlığı döneminde…
“Türban sorununu ancak biz çözeriz” diyenler, şimdi türbanlı eşleriyle kamusal alan diye havaalanına bile gidemiyorlar… Geçen dönemde Nesrin Ünal başını açıp Meclis’e girdiğinde kıyameti koparanlar, şimdi türbanlı eşlerini Meclis’teki resepsiyona bile götüremiyorlar… Hatta bazıları daha da ileri giderek 23 Nisan törenlerini statta seyredebilmek için bile eşlerinin başlarını açtırıyor… Daha da ilgi çekici olanı tribünde sadece 19 Mayıs törenlerini seyretmek isteyen başörtülü hanımların protokole yakın oturdukları iddiasıyla yerlerinden kaldırılıyor… Kim bilir, belki de Allah geçmişte din üzerine siyaset yapanlara, yaptıkları hataların bedelini ödetiyor… Etme bulma dünyası…
Sokağa dökülmeler, vurdu kırdılar, okul kapılarına birilerinin zincirlenmesi hoş şeyler değil… Geçmişte de hoş değildi, bugün yapılırsa yine hoş olmaz… Hiç kimse sokaktan ve sokak gösterilerinden medet ummamalı… Geçmişte siyasi ikballeri uğruna başörtülü öğrencileri sokağa dökenlerin ve din üzerine siyaset yapanların yaptığı hataya düşmemek lazım… Sorunlar kavgayla gürültüyle gösterilerle çözülmez. Sorunlar uzlaşmayla, anlaşarak, konuşarak ve hoşgörüyle çözülür… Geçmişte böyle hatalar yapılmasaydı, başörtüsü sorunu bugün bu noktaya gelmezdi.
Başörtülü kızlar, okul kapılarında kendilerini zincirlerken kendi siyasi ikballeri uğruna ellerini sevinçle ovuşturanlar kangrenleşen bu sorun karşısında şimdi nasıl bir tavır takınacaklar?
Geçmişte “Bizim iktidarımız döneminde rektörler başörtülü kızlara selam duracak” diyen Necmettin Erbakan, iktidara geldiğinde, bütün başörtülü kızların üniversitelerden çıkarılmasına sebep olmuştu… Kendini dev aynasında gören AKP iktidarı da hatalarının bedelini inşallah bu millete daha ağır ödetmez…


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002