Kasım 2008

Ö T E S İ

 

16.12.2019 



Ünlem !

 
Asuman Özdemir

Basınımız ve iktidar


Eylül sayımızda iktidar ile mütareke basınına kısa bir giriş yapmış, geçen onlarca yıla rağmen değişen bir şey olmadığını ifade etmeye çalışmıştım. Bu arada mütareke basını yaz tatilini bitirip, sezonunu açarken anlı şanlı, vazgeçilmeyen çok değerli (!) programcılarının, köşe yazarlarının “yeniden buluşuyoruz” diye reklâmlarını yapmaya başladı. Ayni ile vakidir ki; “Bir gün Sadrazam Fuat Paşa’ya Ahmet Vefik Paşa’nın nasıl bir kişi olduğunu sorarlar. Fuat Paşa şöyle cevap verir. “Ahmet Vefik Paşa binek taşı büyüklüğünde bir pırlantadır. Ne ziynet olarak kullanılır, ne de kaldırıma döşenir.”

Şimdi bizimkiler de öylesine pırlanta değerindeler ki, bilmedikleri konu, anlamadıkları branş olmadığı gibi, iktidara yol haritaları sunmakta, bağımsız kurumları yaptıkları yayınlarla yönlendirmekte hatta üzerlerinde baskı kurmakta, işlerine gelmeyenleri katletmekte, milletin âli menfaatleri yerine patronlarının âli menfaatlerini korumakta ve gözetmekteler.
8,5 milyar dolarlık IMF kredisini siyasi tavizler vererek tek başına imzalayan Ali Babacan değil de, başka bir hükümetin bakanı olsaydı üzerine topla tüfekle gidecek olan bu basından bazıları bilâkis görmezlikten gelmeyi hatta gelecek krediden 1 trilyon lira hissesini istemeyi tercih ediyor. Bunu da hiç utanmadan 70 milyonun gözünün içine bakarak teklif etmeyi, eğer krediyi almasa desteğini çekeceğini de ima etmeyi ihmal etmiyor. Bizler değerlilerin bu konuda tek satır olsun yazmasını beklerken, onlar ezberledikleri 5-6 kişiye mutad saldırılarına devam ediyorlar. Arada yalnız küçük bir haberi azarlarcasına veriyor. “Asker 8.5 milyar krediden rahatsızmış.”
Refahyol hükümeti döneminde istediği teşvik ve desteği iktidardan bulamayınca ortalığı yıkan, orduyu ve üniversiteyi arkasına almaya çalışan bazı değerli basın, Konya’da rektörlerin cenazelerini yıkamayacaklarını söyleyen haddini bilmez imam için “Tuhaf bir açıklama” diyor. Tuhaf. Ben bu lâfa takıldım. Asıl tuhaf olan sizlersiniz.Bu Refahyol döneminde olsa idi tutumunuz ne oldurdu? Ne kadar çabuk mezhep değiştirdiniz! Ne kadar genişmiş sizin meşrebiniz. Sizler değil miydiniz RTE’yi gerek kasetleri, gerek sözleri, gerekse icraatları ile yerden yere vuran. Sabah programlarında ağız dolusu küfreden, köşe yazılarında batırmayı âdet edinen. “Ben değiştim” demesine rağmen değişmeyen RTE, ama değişen sizsiniz.
Daha düne kadar Verheugen’in Türkiye Cumhuriyeti’ne yaptığı saldırılar “Haddini bilmez adam” olarak verilirken, Dehap’ın kararı kesinleşince, ülke seçime gitmesin diye AKP ve RTE’ye sahip çıkmasını basınınızda öne taşımak paradoks değil de nedir? Verheugen ve onun gibiler bu ülkede birilerini methediyorsa, sahip çıkıyorsa aklı başında olan herkes bunun altında bir bit yeniği var diye düşünür. AKP iktidara gelene kadar, bunların adamları Türkiye’ye gelir sadece RTE’yi ve Diyarbakır belediye başkanını ziyaret ederken hop oturur hop kalkardınız. Ankara’yı çiğneyen bu kişileri ülkenin düşmanları ilân ederdiniz. Bu gün ne oldu?
Edelman’a ne demeli? Adam gelir gelmez ayağının tozu ile YSK’yı ziyaret etti. Bana bugüne kadar bir tek büyükelçi gösterin aynı ziyareti yapan. Gıkınız bile çıkmadı. Haber, “Asuman Hn. ile Demet Hn çay içti.” mealinde verildi. Bir başka ülkede olsa ortalık ayağa kalkardı. Her gittiği yerde konuşuyor. “Ermenistan sınırı açılsın yoksa biz açmasını biliriz, Denktaş engel olmaktan vazgeçsin yoksa biz Aralık seçimlerinde hallederiz.” şeklindeki konuşmaların hepsi sürmanşetten verilmesi gerekirken iç sayfalarda hak veren yorumlarla, köşe yazıları ile veriliyor. Dedim ya bunlar bir başka ülkede olsa basın ortalığı yıkar, milyonları yürütürdü. Veya Refahyol döneminde olsa...
Siz değerli (!) basın şunu bilin ki, Türkiye Cumhuriyeti ABD’nin sömürgesi değil. Edelman ve onun patronu aynı zamanda RTE’nin de patronu olabilir. Ama bizim değil. Matematikteki geçişme özelliğinden RTE’nin patronu aynı zamanda sizlerin de patronu olabilirler. Ama bizlerin yani Türk milletinin değil. Sizlerin fiyatı olur ama bizlerin asla olmaz. Fiyatınız karşılığı sizler patronlarınıza hizmet edersiniz, bizlerse bilâbedel milletimize hizmet ederiz. Daha dün ABD’ye, İtalya’ya PKK-Kadek terörü sebebiyle küfrederken, patronlarınızın âli menfaatleri nedeni ile bugün onların koynunda sizler yatarken bizleri bağrına basan ise TÜRK MİLLETİ’dir. Bunu asla unutmayın.

asumanozdemir@mynet.com


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002