Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



Reymanca

 
Reyman Eray

Biri bizi yozlaştırıyor


Bilinen fıkradır: Adam ters yola girmiş... Tüm arabalar karşı yönden geliyor... Radyodan bir duyuru: “Dikkat ! Dikkat ! Sapığın biri ters yola girmiştir...” “Hangi bir” demiş adam... “Hepsi sapık ! Hepsi !” “Biri Bizi Gözetliyor”muş... Hangi “bir”i ? Yüzbinler -belki de milyonlar- aylardır büyük bir merakla “bu kez kim kimi eleyecek, hangisi hangisine kazık atacak” diye BBG evini gözetliyor...

Arkadaşını devre dışı bırakma becerisine sahip olanların apartman dairesi, para, otomobil ve “şöhret”le ödüllendirildiği bu yarışmada; zaman zaman hüngürdemelerin, gerginliklerin, tartışmaların ve dövüşmelerin renk kattığı bir ev var... Bu evde herkes arkadaşını “ay, ne çok seviyor!” ve elenen arkadaşın ardından “ay, ne çok üzülüyor!” gibi yapıyor... Gerçek duygu ve düşünceleri gizlemek, ikili oynamak, sinir savaşını kazanmak gibi yetenekler(!) bu evde “prim” yapıyor... Birbirine “Günaydın” demeyenlerin bile aylarca aynı evi paylaşmak zorunda olması; gladyatörleri izleyen Roma halkının aldığı tada benzer bir tat veriyor izleyiciye... Bu arada, evdekilerden kimi “bunalım”ı oynuyor, kimi gerçekten bunalıyor...
“Biri Bizi Gözetliyor”, bizimkilerin kafasından çıkmış bir yarışma değil ! Batı ülkelerinde değişik adlarla, değişik “format”larla ekranlara geliyor... “Western” filmlerindeki sıklıkla vurgulanan “vahşi batı” kavramı, yani “ezilmemek için ezeceksin” ilkesi, bire bir işliyor BBG evinde...
Yarışmaların, bilgi, kültür, sanat, beceri, dayanışma, ekip yardımlaşması, arkadaşlık, dostluk gibi kavramlar ekseninde düzenlendiğini sanırdık... Bir “yarışma” düşünün ki, kurallarındaki sayısız yasağın yanı sıra “okuma yasağı” da var... “Bir şeyler okumadığı” günü “yaşamamış” sayanların, aylarca bir şey okumadan yaşayabilenleri(!) anlaması kolay değil ! Özetle, yarışmacıların durmadan birbirini -ya da kendini- yemesi için her şeyin düşünüldüğü, her koşulun özenle hazırlandığı bir yarışma bu...
Bencilliği körükleyen özdeyişler, “atasözü” yutturmacası altında kitaplarımıza girmiş... Oysa atalarımız, o pırıl pırıl insanlar, yalnızca “erdem” içeren kavramların savunucusu olmuşlar. “Her koyun kendi bacağından”, “gemisini kurtaran kaptan” gibi laflar, olsa olsa İkinci Dünya Savaşı sonrasında edebiyata giren “kişisel kurtuluş” hezeyanlarının ürünüdür.
Biri Bizi Gözetliyor evinde, aynı “kişisel kurtuluş” hezeyanını görmekteyiz... Parayı alacak, otomobili kazanacak, ünlenecek, dizilerde oynayacak, şarkıcı, sunucu ya da bir başka “şey” -ama mutlaka “bir şey”- olacak, malı götürecek... Bunun için, haftalarca -günün her saatini- birlikte yaşadığı, paylaştığı arkadaşını elemesi gerekiyorsa, eleyecek... Bu hezeyana, giderek aileler, arkadaşlar, telefonla katılan ya da “konuk” olup “kötüleme, karalama” kampanyasına katkıda bulunan “gözetleyici”ler de ortak ediliyor ve ancak psikiyatrların-toplumbilimcilerin adlandırabileceği bir “durum” çıkıyor ortaya... Eline mikrofon verilen biri “...Yetmiş milyon da görüyor ki, Viken şöyle yapıyor, Ebru böyle yapıyor...” diyebiliyor...
Hayır ! Bu salaklıkları izleyenlerin sayısı yetmiş milyon olamaz !
Ne mutlu ki, bu ülkede belgeselleri izleyen, ülkemizin geleceğinin konuşulduğu söyleşi programlarını izleyen, düzeyli filmleri-dizileri izleyen, TRT’nin sanat müziği-halk müziği programlarını izleyen milyonlar var...
Ne diyelim!.. Aylarca “böyle bir ev”e katlananların yanı sıra, hiç bir kişisel (ya da parasal vb.) sorunu yokmuş gibi, yaşamdan tüm beklentisi “BBG evindeki falancanın kazanması” olanları da Özcan Köknellere, Arif Verimlilere havale ediyoruz...


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002