Kasım 2008

Ö T E S İ

 

14.12.2019 



İnebolu Haber

 
Celal Bekiroğlu

Türk istiklalinin mihenk taşı: İnebolu


İnebolu’nun tarihi M.Ö. 5 yüzyılda başlar. Roma, Bizans ve Selçuklu yönetimlerinden sonra Candaroğlu beyliği zamanında 1397 yılında Yıldırım Beyazıd tarafından Osmanlıya katılmış ve bu günkü adını (İnebolu) almıştır.

İnebolu tarihin her safhasında yoğun bir ticaret merkezi olmuş ve liman kenti olması münasebetiyle de Anadolu’nun İstanbul’a ve diğer Karadeniz ülkelerine açılmasında çok önemli bir yer edinmiştir. İnebolu’nun gerek sosyo-ekonomik durumu, gerekse coğrafi yapısı onu Türk İstiklali’nin mihenk taşı olmaya aday kılmıştır. Mondros Mütarekesi sonrası ülkemizin düşman devletlerince istila edilmesi ve buna karşı olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün 1919’da Samsun’a çıkışıyla İnebolu’daki hareketlilik de başarılı oldu. 1921 yılı bu hareketlilik açısından en önemli yıl idi. Şöyle ki, İnebolu, Anadolu’ya, dolayısıyla cepheye uzanan en yakın liman şehriydi. İstanbul’dan ve bazı ülkelerden gelen silah, cephane, altın ve benzin gibi eşyalar ile Anadolu’ya geçecek asker-sivil, Türk ve yabancı görevli ve gönüllüler İnebolu’da toplanıyor, büyük kayıklardan çıkartılan cephane ve diğer malzemeler yaşlı, genç, çocuk, kadın demeden omuzlarda ve kağnılarda patika yollardan Ankara’ya ulaştırılıyordu. Bu durum ilçede yaşayan Pontus’çu Rumlar’ın ihanetleriyle Yunanlılar’a bildiriliyor ve İnebolu, Yunan savaş gemilerince 9 Haziran 1921’de saldırıya uğruyordu. İnebolu’nun ve onun destan yazan kayıkçı ve halkının bu vatanperverlikleri cephedeki Mustafa Kemal’in “GÖZÜM SAKARYA’DA, DUMLUPINAR’DA, KULAĞIM İNEBOLU’DA” şeklindeki sözleriyle anlamı buluyordu.
İnebolu’nun bu destansı mücadelesi, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra 11 Şubat 1924 tarihinde TBMM’nin çıkardığı 66 numaralı kanunla, beyaz şeritli İstiklal Madalyası ile taçlandırılmıştır. İnebolu’nun vatansever ve cefakar halkına verilen bu ödül Atatürk tarafından yeterli görülmemiş olmalıdır ki, Türk inkılaplarının en önemlilerinden birisi olan Şapka ve Kıyafet İnkılabı yine Ulu Önder’in 25-27 Ağustos 1925 tarihlerindeki İnebolu ziyaretlerinde söylemiş olduğu “BU SERPUŞUN İSMİNE ŞAPKA DENİR” nutkuyla İnebolu’da başlatılmıştır.
İnebolu, masmavi denizine sırtını dayamış yeşilin her tonuna hakim muhteşem doğasıyla, şanlı tarihiyle, görülmeye değer aşı boyalı evleriyle, lezzetli mahalli yemekleriyle, balı, kestanesi, fındığı, böğürtleni ve çeşitli deniz mahsulleriyle, temiz, otel, motel, pansiyon ve eğlence tesisleriyle, upuzun plaj ve koylarıyla Karadeniz’in deniz, doğa ve av sporlarının yapılabildiği turizm merkezi olarak tüm dostlarını beklemektedir.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002