Kasım 2008

Ö T E S İ

 

06.12.2019 



Düşünce Pınarı

 
Pınar Ergenekon

Milli duygu ve dil


Tanzimattan beri belki de daha öncesinden, kendi milli kültürüne yabancılaşan ve milli kültüründen kopan bir batı hayranlığı ile “batılılaşma” adına, değişim adına, siyasette, teknikte, bilimde, eğitimde, sanatta, kültür ve edebiyatta Türk Milletinin milli dili ve milli benliğinin hakim ve esas olması gerektiğini unuttuk.

Tanıtımın demo, sunucunun spiker, bakkalın market, mağazanın süper, hiper, grosmarket, ilan tahtasının billboard, merkezin center, büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun final, özlem hasretin nostalji, mesirenin piknik, bilgisayarın computer, yıldızın star, iki katlı evin dubleks, üç katlı evin tripleks, önemli çarpıcı haberin flash haber, sevimlinin sempatik, hoşçakalın bye bye olduğu ve daha nice, Türkçe kelimelerimizin yerine yabancı kökenli kelimeler ile, güzel Türkçemizin, dilimizin çalındığını, yok edildiğini görmek gerek.
Karamanoğlu Mehmet Bey “bugünden sonra divanda, dergahta, mecliste, meydanda başka Türkçe’den bir dil konuşulmaya” diye bir ferman yayınlamıştı. O günden bu güne dilimiz yabancı sözcüklerin istilasına uğradı. Maalesef aşağılık kompleksi altında, yabancı sözcük kullanılmadan yapılan bir konuşmanın ya da yabancıların olduğu bir ortamda kendi dilimiz ile konuşmanın utanılacak bir hale geldiği ve her zaman her ortamda diline sahip çıkmaya çalışanların yadırgandığı bir noktaya geldik.
Eurovision şarkı yarışmasında, ülkemizi temsil eden parçanın birinciliği Türkiye’nin özgüveni ve tanıtımı için önemli, ama; Türkçe sözler yerine her ne pahasına olur ise olsun başarıyı hedefleyen bir yaklaşımla, biz dahil 15 ülkenin düştüğü gaflet sonucu, ülkelerin kendi dillerinin güzelliklerinden feragat etmeleri, dilin ve dolayısıyla kültürlerin işgali altında kalması sonucunu doğuran tehlikeli bir süreçtir.
Dilimize sahip çıkmalıyız. Onu yabancı kelimelerden arındırmalı, zenginleştirelim derken uyduruk kelimeler ile gülünç hale getirmemeli, komplekslerimizi yenmek için illa da yabancı bir dil öğreneceğim diye dilimizdeki hakimiyetimizi kaybetmemeli, onu yabancı dillerin ve sözcüklerin işgaline maruz bırakmamalıyız. Bunun için, yapmamız gereken işlerin başında Türkçe'nin bir bilim dili olmasını sağlamak geliyor. Bilim dili olmak aynı zamanda mensubu olduğumuz milletin bir dünya devleti olmasıyla da ilgilidir. Türkçemizin bilim dili olmasının sağlanmasının yanında, yazılı ve görsel basında, günlük konuşmada, şarkıda, sokakta, tabelada, her yerde ve her ortamda dilimize, kültürümüze bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkmamız gerekmektedir. Ancak dilimize sahip çıkarken bunun yanında, eş zamanlı olarak, siyasette, teknikte, ekonomide, bilimde olumlu işler ve başarılar ile; gelişmiş, başı dik ve değerlerine sahip çıkabilen bir toplum olmanın gururunu taşıyacak hale gelmemiz gerekmektedir.
Yazımı ulu önder M.K.Atatürk’ün şu veciz sözleri ile bitirmek istiyorum;”Milli duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli duygunun gelişmesinde başlıca müessirdir. Türk dili dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesinin yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır.”


açık toplum hareketi adına

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002