Kasım 2008

Ö T E S İ

 

09.12.2019 



Reymanca

 
Reyman Eray

Yalanla Yönetilmek


Bunlar değil miydi “şeffaf yönetim”den söz eden ?.. “Sayısal üstünlüğe bakmaksızın, uzlaşmacı bir yönetim biçimi sergilemek”ten dem vuran, bunlar değil miydi ?.. Ya “Gerginliklerin tarafı olmayacağız” diyenler kimdi ?.. Yalan !.. Yalan !.. Yalan !.. Yalanla yönetiliyoruz. Hükümet, “köken”inden gelen dürtülerle, durmadan bir şeyler(!) yapmaya yelteniyor... Bu iş “o denli kolay” olmayacağı için önce bir “yoklama” çekiyor; tepkileri görünce geri adım atıyor... Geldikleri günden beri bu böyle oluyor ! “Yersen” yöntemiyle ülke yönetilemez ! Ayrıca, Atatürk’ün Türkiyesi bunları yemez !

Beş yıl “siyaset yasağı” yemiş bir liderin yetiştirdiği “mürit”lerden başka bir şey beklenemeyeceği zaten biliniyordu ! Ne var ki, iyi niyetli Türk halkı “Biz değiştik” sözüne inanmıştı ya da inanmak istemişti...
Gelgelelim değişen bir şey yoktu !
“Değişmek” koca bir “yalan”dı !..
“Yönetim becerisi”ne gelince:
Etkili-yetkili kim varsa, ekranlara taşınıp “nema”ların Nisan ayında ödeneceğini söylemiş; “söz”ler verilmişti... Ödemelerin Nisan ayında yapılacağı “yalan”ı bir yana; Mayıs ayındaki de, doğru-dürüst bir “ödeme” olamadı ! Eksiklikler, yanlışlıklar, “mevzuat hazretleri”nden kaynaklanan yığınla aksaklık ve “refah” vaadiyle gelen bir hükümet tarafından bir kez daha “mağdur” edilen, “kuyruk”lara mahkûm edilen; “mutsuz”laştırılan vatandaş...
“İktidar” olmakla “muktedir” olmak arasındaki ayrım, bir konuda daha göstermişti kendini...
* * *
Recai Kutan, basının “Emanetçi misiniz ?” sorusunu yıllarca “Hayır !” diye yanıtlamıştı... Geçtiğimiz haftalarda Kutan’ın “emanetçi”liği, alnına kondurulan bir buseyle “taltif” edildi...
“Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.”
“Yalancının evi yanmış kimse inanmamış.”
Bunlar, Atasözleri Sözlüğü’ndeki, atalarımızın “yalan”a değgin saptamalarından yalnızca ikisi.
Güzel dinimizi “referans” alan birilerinin yalanlarına yönelik yazımızı, Bakara Suresi’nin 10. ve 11. Bab’ıyla noktalayalım:
Kalplerinde bir hastalık vardır da Allah onları hastalık yönünden daha ileri götürmüştür. Ve onlar için, yalancılık etmiş olmaları yüzünden acıklı bir azap öngörülmüştür....
Onlara, “Yeryüzünde bozgun çıkarmayın” dendiğinde, “Tam tersine, bizler barış ve esenlik getirenleriz” demişlerdir.


ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002