Kasım 2008

Ö T E S İ

 

16.12.2019 



Sanal Esaret

 
Kemal Çiftçi

Sen sen misin, yoksa başkası mı?


40.000 insanın birkaç saniye içinde ölmesine sebep olan manzarayı Nagazaki’de gören Bronowski şöyle sormuştu: “Sen sen misin, yoksa başkası mısın güzelim?” Utanç içinde sorulan bu sorunun cevabı elbette ki “medeni” olarak bildiğimiz insanlık alemiydi. Bugün Irak’a ölüm kusan silahlarla saldıranlar kim? Binlerce tonluk bombalarla insanları- çocuk, yaşlı ve hasta demeden -diri diri yakan zihniyet nasıl bir ahlak anlayışını temsil ediyor? Peki ya buna seyirci kalan “çağdaş” dünya!

Tefessüh etmiş bir ahlak anlayışı bu… Televizyonlarda, maç seyreder gibi Irak’ta şehirlerin üzerine yağan bomba sağanaklarını izliyoruz. Medyamız, ne yazık ki bu görevi büyük bir keyifle yerine getiriyor. Adeta bir festival havası içinde. Sanki havai fişek gösterisi sunuluyormuş gibi… Tarih ve kültür mirasımız olan güzelim şehirlerin üzerine düşen bombaların sayısından sözedilirken, adeta maç skoru veren spikerin rahatlığı yaşanıyor sunucularımızda. Oysa o trajedinin asıl kahramanlarından hiçbir haber verilmiyor. Evet şehirler harap olurken ruhumuz duymuyor. Yuvası başına yıkılan insanların sesine kulak veren yok. Dehşete düşüren görüntüleri bir sanal gösteri gibi izliyoruz. Arada bir Amerikan uçağı düşecek olsa, sunucularımız “inşallah pilot ölmemiştir” diye temennide bulunuyor. Ama aynı uçaktan şehirlerin üzerine boşaltılan güçlü bombaların nice yuvaları dağıttığından, kimlerin canını yaktığından söz eden yok.

Her şeyden önce, medya savaşının önüne geçilmeli. Neredeler, medya etiğinden, basın ahlakından dem vuranlar? Evet, ölüm kusan uçakların ve füzelerin hedefi olan insanlar ölüyor. Ama ondan önce, medyanın çifte standardı öldürüyor onları. Medyanın mazlumların sesine kulak tıkayan tavrı ölümden de beter. Medyanın bu ahlaksız tavrı yüzünden, hakperest insanların varlığından bile haberimiz olmuyor. Ve zannediyoruz ki, tüm insanlık zulümden yana. Oysa bu haksız savaşı istemeyenlerin sayısı, savaştan yana olanlardan çok daha fazla. Savaş yanlıları, bir avuç oldukları halde onların sesi daha çok duyuluyor. Cereyan eden olaylar, sürekli onların penceresinden yansıtılıyor. Her türlü ahlaksızlığa ve çürümeye rağmen, dürüst ve cesur insanlar var dünyamızda. Ama onların sesini duyamıyoruz. Çünkü duyurmuyorlar.



ufuk@ufukotesi.com

Bu yazı toplam defa okunmuştur.

Ufuk Ötesi Gazetesi'nde yayınlanan yazı, haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek iktibas edilebilir.

UFUK ÖTESİ.COM

BU YAZIYI TAVSİYE EDİN

Adınız  Soyadınız

E-posta adresiniz
Arkadaşınızın e-posta adresi

 

Yazdır  - Sayfanın Başına Dön 

 

 Sayı :79

 KÜNYE
 
 ARŞİV
 
 ABONELİK
 
 REKLAM
 
 
  YAZARLAR
 Ali Arif Esatgil
Bayrak gibi yaşamak...
 Alptekin Cevherli
En zor yazım…
 Doç. Dr. Fethi Gedikli
Şimşek gibi çakıp geçen ülkücü
 Dr. Yusuf Gedikli
Sevgili Kemalciğim, candaşım, kardaşım, arkadaşım…
 Kemal Çapraz
Son söz...
 Olcay Yazıcı
Asil Neslin Son Temsilcisi: Kemâl Çapraz
 Bayram Akcan
“BOZKURT” Kemal ÇAPRAZ
 Aydil Erol
Bu çapraz, kimin çaprazı?!!
 Şahin Zenginal
Sensiz hayat zor olacak
 Ünal  Bolat
Sevdiğini Türk için seven Alperen
 Hayri Ataş
“YA BÖYLE ÖLÜM DEĞİL Mİ ERKEN”
 Mehmet Türker
Türk Dünyasının dervişi
 Mehmet Nuri Yardım
Kemal Çapraz diye bir kahraman
 Prof Dr. Ali Osman Özcan
Ufuk Ötesinde Çapraz Ateş
 Orhan Seyfi Şirin
Çapraz doğuştan ‘Reis’ti
 Rasim Ekşi
Kardeşim Kemal’in Vasiyeti
 Dr. Orhan  Gedikli
Sevgili Kemal Kardeşimin Ardından
 Özdemir Özsoy
Seni unutamayız
 Dr. Ünal Metin
“Ufuk Ötesi” yaşıyor
 Süleyman Özkonuk
Öteki Ufuk
 Zeki Hacı ibrahimoğlu
30 yıllık dostumdu
 Aybars Fırat
Kastamonu Beyefendisi
 Coşkun Çokyiğit
Kemal Çapraz “Tek Ağaç”lardandı
 Baki Günay
Kırım Meclisinde Kemal Çapraz sesleri
 Cem  Sökmen
Metropoldeki dâvâ adamı: Kemal Çapraz
 Ahmet Tüzün
İz Bırakan
 Hüseyin Özbek
Kemal Bey
 Asuman Özdemir
Sermayeye kurban gittin…
           
       
 
   

Karahan 2002